x

Özgür Müftüoğlu: Ülke koşulları asgari ücrette akla geliyor

e-Posta Yazdır PDF
Asgari Ücret Tespit Komisyonunun aralık ayında yapılacak toplantısı öncesi Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve hükümetten asgari ücrete dair açıklamalar geldi. TİSK, 2018 yılında uygulanacak asgari ücret için tek belirleyicinin enflasyon olmaması yönünde çağrı yaparken, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise geçen yıl yaptığı “Ekonominin realitelerini unutmamak lazım” açıklamasının benzerini yineledi. Zeybekci, bu yıl “Ülkemin kaynakları ve imkanları öyle bir noktada olsun ki refah yüksek olsun ama hayatın gerçekleri var. Ülkemizin gerçekleri ve gelirleri var” dedi.

KAYNAKLAR, KÖPRÜLER, FÜZELER...

Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer alan hükümet ve patron temsilcilerinin bu sözleri ne anlama geliyor? “Asgari ücret tespiti ‘Ülkenin olanakları bu kadar’ denilerek yapılmaz” diyen Akademisyen Özgür Müftüoğlu şöyle yorumladı: “O zaman şunu sorarlar, ‘Madem ülkenin kaynakları şu kadar yeterli’ diyorsunuz, öbür taraftan çıkıyorsunuz hiç kullanılmayan köprülere, tünellere dünya kadar kaynak aktarıyorsunuz. Sermaye için trilyonlarca liralık kaynaklar aktarıyorsunuz, öbür taraftan uyguladığınız politikalarla ülkeyi savaşa sürüklüyorsunuz. Dünya kadar silah harcaması yapıyorsunuz. S-400 füzeleri, patriotlar... Vergileri artırıyorsunuz insanların ekmeğini küçültüyorsunuz. Bütün bu politikaları uyguluyorsunuz ondan sonra işçinin emeğinin hakkı geldiği zaman da ülkenin koşulları böyle diyorsunuz. Bunların hiçbir inandırıcılığı yok.”

‘AKP EKONOMİYİ YÜRÜTEMİYOR’

TL’nin son birkaç ay içerisinde değer kaybetmesinin, yoksullaşma ve artan enflasyon olarak yansıyacağını söyleyen Müftüoğlu “Bütün bunları görmezden gelerek ‘Kaynak bulamıyoruz’ dediğiniz zaman bu ülkede çok büyük bir toplum kesimini, yüzde 80-85’i emeğiyle geçinen insanlardır, bir tarafa koyacaksınız, bir avuç azınlığın çıkarı için bir sürü ad altında kaynak aktaracaksınız. Bu şunu gösteriyor. AKP Hükümeti artık bir ekonomiyi yürütemiyor. Artık insanları mutlu edecek, refahını sağlayacak, hatta insanların karnını doyuracak bir ekonomik bir politikayı çeviremiyor. Bu aslında bir iflastır. Günde 13-15 saat güvencesiz bir şekilde çalıştırılan, OHAL koşulları altında örgütlenme hakkı engellenen emekçileri açlığa, yoksulluğa mahkum edeceksiniz, ondan sonra gerekçeler bulup uydurmaya çalışıyorsunuz” dedi. 

ZARRAB DAVASI NEDEN BU KADAR ETKİLİYOR?

Demokratik ve ekonomik açıdan derin bir sorunlar yumağı içinde olunduğunu söyleyen Müftüoğlu, “Emekçilerin şu soruyu sormaları gerekir: ‘Ne oluyor da ABD’de görülen bir dava neden Türkiye ekonomisini sarsacak noktaya geliyor? Bu ülkenin yönetenleri bu ülkeyi ne hale getirmişler ki orada görülen bir dava yüzünden buradaki ekmek küçülüyor? Bu ülke zarara uğruyor, değerler kaybediliyor. Bütün bunların hepsi birlikte sorulmalı” diye konuştu.

ALTERNATİF ÜRETİLMELİ

Ekonomik sorunların derinleşeceğinin net olduğunu ifade eden Müftüoğlu, “Buna karşı da bir alternatif üretilmiyor” diyerek şöyle konuştu: “İşyerleri kapanacak, işsizlik artacaktır. Ama bütün bunlara rağmen ne sendikalardan doğru dürüst bir ses çıkıyor, ne muhalefetten alternatif ortaya konuluyor. ‘Öyle değil de böyle olması gerekiyor’ demeli sendikalar. Sadece sendika üyelerinin değil, bütün emekçi kesimin sendikalara yönelik baskı oluşturması gerekiyor.”

TİSK, ‘100 LİRA’LIK DESTEK DEVAM ETSİN’ DİYOR

TİSK’in talepleri arasında devletin patronlara işçi başına verdiği aylık 100 liralık asgari ücret desteğinin 2018’de devam ettirilmesi var. Bunun işverenlerin yükümlülüğünün kamunun üzerine yıkılması anlamına geldiğini söyleyen Müftüoğlu, “İstihdam politikaları adı altında maliyetler kamulaştırılıyor. Devletin ödemesi demek toplumun ödemesi demek. İşverenlerin ücret ödeme yükümlülüğü kamunun üzerine yıkılmış oluyor. İşverenlere kaynak aktarmaktan başka bir şey değil” diye konuştu. 

TÜRK-İŞ’TEN HENÜZ AÇIKLAMA YOK

ASGARİ Ücret Tespit Komisyonunda işçileri temsil edecek olan Türk-İş henüz asgari ücrete ilişkin talebini açıklamadı. Türk-İş geçtiğimiz yıl asgari ücretin 1600 lira olmasını talep etmişti. Türk-İş’in ekim ayı sonunda yayımladığı açlık ve yoksulluk sınırı raporunda, dört kişilik ailenin açlık sınırı 1544 TL, yoksulluk sınırı ise 5 bin 30 TL olarak açıklandı.