x

(1) HDP Emek Komisyonu'ndan Mevsimlik Tarım İşçileri Raporu

e-Posta Yazdır PDF
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Emek Komisyonu, Mevsimlik Tarım İşçileri Raporu yayınladı.

Adana, Ankara, Manisa ve İzmir’de mevsimlik tarım işçileri ile görüşülerek hazırlanan 12 sayfalık rapor, mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını ve çözüm önerilerini içeriyor.

1 milyonluk nüfus

Raporda yer alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, sayıları 300 bin civarında gösterilen mevsimlik gezici tarım işçileri fiilen kayıt dışı ve çocukları ile birlikte en az 1 milyonluk bir nüfusa tekabül ettiği tahmin ediliyor.

Tarımsal üretimin yoğunluk kazandığı Nisan ayı itibariyle, milyonlarca gezici tarım işçisinin mevsimlik göçü başlıyor.

Mevsimlik tarım işçilerinin sorunları

Raporda öne çıkan bilgiler şöyle:

* Hukuki korumaları yok.

Mevsimlik tarım işçileri ile ilgili özel bir yasa yok. İş Kanunu’na göre tarım sektörü çalışanlarının çok önemli bir kesimi kapsam içinde değil. 50’nin üzerinde işçi çalıştırmayan tarım işletmeleri İş Kanunu’nun kapsamı dışında. Mevsimlik tarım işçileri mevzuatta; işten atılmaları “toplu işten atılma sayılmayacak”, “yıllık izin hakları olmayacak” şeklinde düzenlemiştir.

* Sosyal güvenceleri yok.

* Temel sağlık hizmetlerinden mahrumlar

* Temel eğitim haklarından mahrumlar.

* Temel barınma sorunları var.

Mevsimlik tarım işçileri, çalışma saatleri dışında da çoğunlukla çadır ya da barakalarda elektrik, su, kanalizasyon imkanları olmadan yaşıyor. Çalışma ve barınma koşulları nedeniyle, diğer işçilerden farklı sağlık ve güvenlik tehditleriyle karşılaşıyor.

* Ulaşım sorunu yaşam hakkı ihlallerine neden oluyor.

* Ortalama çalışma süreleri 12 saatin üzerinde

* Ücretleri düşük

Mevsimlik tarım işçileri çalışacakları yer, alacakları ücret ve çalışma koşulları hakkında hiçbir söz ve karar hakkına sahip değil. Mevsimlik tarım işçileri tüm bu konularda “elçi, çavuş, dayı başı” gibi adlarla anılan ve İŞKUR tarafından “belgelendirilmiş” aracılara, komisyonculara bağımlı.

* Etnik ayrımcılığa maruz kalıyorlar

* Sosyal İzolasyona Tabi tutuluyorlar

* Çocuk işgücü yoğun.

Aileleriyle birlikte mevsimlik tarım işçiliği yapan çocuklarımız, sağlık, beslenme, barınma ve hijyen koşullarından uzak büyüyor; eğitim haklarını yitiriyor; bedensel ve ruhsal bakımdan büyük zararlar görüyor. ILO'nun “Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimi” olarak tanımladığı bu çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için devletin bir politika oluşturması şart.

* Kadın emeği sömürüsü yoğun

Tarlalarda günde 12-14 saat arası çalıştıktan sonra ev ve bakım işlerini de yerine getiriyor. Kadın, erkek ve çocuklara ödenen ücret cinsiyet ve yaş hiyerarşisi ile belirleniyor. Birçok durumda kadın işçilerin ücretleri erkek işçilere göre düşük tutuluyor. TÜİK’in 2016 yılı verilerine göre kadın işçiler günlük 33 TL, erkek işçiler 43 TL ücret alıyor.

Çözüm önerileri

Raporda yapılması gerekenler ve mevsimlik tarım işçilerine yönelik çok temel olarak savundukları politikalar ve uygulamalar şöyle sıralandı:

"Haklar kanunen koruma altına alınmalı"

*Mevsimlik tarım işçilerinin hakları, genelgeyle değil “kanunen” koruma altına alınmalı

* Mevsimlik tarım işçilerinin yaşam hakkı ihlali ile sonuçlanan iş cinayetlerine yönelik yaptırımlar sorumluları için arttırılmalı.

"Aracılık uygulamasına son"

* Zorunlu iç göçün ortadan kaldırılması ve herkesin gönüllü emek alanında iş ve üretim içerisinde olması sağlanacak.

* Mevsimlik tarım işçilerinin örgütlenme özgürlüğü tanınacak, ‘aracılık’ uygulamasına son verilecek, emeği kim veriyorsa ücreti de sadece o alacak.

* Sağlıksız, trafik kurallarına ve güvenliğe aykırı koşullarda işçi taşıyan firmaların ruhsatları, sürücülerin ehliyetleri iptal edilecek, insan taşımacılığına aykırı uygulamalar ağır yaptırıma tabi tutulacak. Ulaşım kazaları sonucu yaşam yitimleri durumunda sorumluluğu olan kişiler ve kamu görevlileri özel yaptırıma tabi tutulacak.

* Ulaşım, barınma, beslenme, temiz su, tuvalet, ücret, çalışma saatleri, iş güvenliği, sağlık, sosyal güvence gibi konular kamunun sorumluluğunda sözleşmelerle belirlenecek. İŞKUR, yerel yönetimler ve tarımsal emeğin örgütlendiği sendika ve dernek gibi kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ile sorunlara acil çözümler sunulacak.

"Eşit işe eşit ücret"

* "Eşit işe eşit ücret" uygulanacak ve her türlü ayrımcı uygulamalara karşı önlem alınacak.

* Tarım işçilerinin ücretlerinin geç veya hiç verilmediği durumlarda kamusal sorumluluk altında ücret garanti fonu oluşturulacak.

"Çocuk işçiliğine önlem"

* Çocuk işçiliği önlenecek ve çocukların eğitimi için gerekli düzenlemeler yapılacak.

* Mevsimlik tarım işçileri dahil, tarım alanı iş hukuku korumasına alınacak.

* Tarım alanına ilişkin “işçi sağlığı ve güvenliği” mevzuatı geliştirilecek ve bu konuda işverenin sorumluluğunda gerekli mesleki eğitimler verilecek.

* Başta mevsimlik tarım işçileri olmak üzere tarım alanında emeğin örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılacak ve örgütlenme özendirilecek. Bu kapsamda İŞKUR ve sendikaların sorumluluğunda kayıtlı olan tarımsal emeğin hareketleri gözlem altında tutulacak.

"Ayrımcılığa nefret suçu kapsamında yaptırım"

* Mevsimlik tarım işçilerine yönelik ayrımcı, ırkçı ve cinsiyetçi uygulamalara dair yaptırımlar “nefret suçu” kapsamında ağırlaştırılacak.

* Çalışma saatleri uluslararası sözleşmelere ve iç mevzuata uygun hale getirilecek ve fazla çalışma karşılığı ücretin de ayrıca tahsili için gerekli denetimler yapılacaktır.