x

İşçi sağlığı mücadelesi sürüyor - İSİG Meclisi

e-Posta Yazdır PDF
Kamuda yapılan ihraçlara karşı Ankara’da eyleme başlayan eğitim emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevleri cezaevi koşullarında altıncı ayını geride bıraktı. Düzce Tekno Maccaferri’de grevin yirmi beşinci gününde bizzat devlet grev kırıcılığı yaptı. Jandarma müdahalesi sonucu işçiler gözaltına alınarak mallar fabrikadan çıkarıldı. Elini iş makinasına kaptıran işçi OHAL’de kimliği yanında olmadığı için 1 saat Pamukkale Üniversite Hastanesi acil servisinde bekletildi… O kadar farklı alanlardan kapsamlı örnekler verilebilir ki bu uygulamalara şimdilik noktayı koyarken hatırlatalım: Haklar ve özgürlükler kimsenin lütfu değildir. Tarih işçi sınıfının bu ve benzeri koşullara karşı muzaffer yürüyüşlerine tanık olmuştur…

TÜİK enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre resmi enflasyon bile çift hanelere (yüzde 10,68) yeniden çıktı. Kira, gıda, yol, eğitim, sağlık masrafı derken borçlanarak veya aile yardımıyla yaşıyoruz. İşsizlik cabası. Ağustos ayında ataması yapılmadığı için ‘yaşam ışığını kaybeden’ sosyal bilimleri öğretmeni İsa Erdoğan intihar ederek yaşamına son verdi. Yine Kayseri’de işsiz Mustafa Çat iş arayıp bulamaması ve borçlarının baskısı yüzünden yaşama veda etti. Diğer yandan çalışanlar da parasını ya geç alıyor ya da alamıyor. Bu kez de Kayseri’de ücretlerini alamayan inşaat işçileri çatıya çıktı. Ya da üç aydır ücreti ödenmeyen belediye işçisi Özgür bunalıma girdi ve icraların ardından kirayı da ödeyemeyince intihara kalkıştı. Bu olaylarla artık daha sık karşılaşmaktayız.

Gece gündüz çalışıyoruz. 19 Ağustos’ta yapılan yönetmelik değişikliği ile turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürüten işlerde çalışan işçiler için gece 7,5 saatten fazla çalıştırma yasağı kaldırıldı. Değişiklikle patrona, işçiden fazla çalışma onayını dilerse iş sözleşmesinin yapılması sırasında dilerse fazla çalışma gereksinimi doğduğu anda alabilme olanağı getirildi. Yönetmelikte yapılan değişikliğe göre, işçi fazla çalışma konusunda vermiş olduğu onayı, dilerse bir ay önceden işverene yazılı bildirimde bulunarak geri alabilecek.

Peki işçinin onay vermeme gibi bir durumu var mı? Tabi ki yok. Hangi işyerinde işçi patrona hayır diyebiliyor ve pazarlık yapabiliyor ki. Bu durum fazla çalışmayı yasallaştıracak, aşırı yorgunluğa neden olacak, itiraz eden emekçinin kamuda ise en hafifinden başka bölümlere sürgününe ve genel olarak performans vb. nedenlerle işten çıkarılmasına yol açacaktır. Özetle gece çalışmak sağlığa zararlıdır…

Bony Çorap’ta İSİG mücadelesi sürüyor. Sözü işten atılan İSİG temsilcisi Hakan Gürses’e bırakalım: “Değerli halkımız; Tekirdağ Çerkezköyde bulunan Bony Çorap isimli fabrikada çalıştığım süre boyunca H&M için çorap ürettim… Ancak çalıştığım fabrikada birçok hak ihlali birarada yaşanmaktaydı. Batis Trakya sendikasının üyesi olarak işyerinde verdiğim mücadele sonucunda işçiler beni işçi sağlığı ve iş güvenliği baş temsilcisi seçtiler. Bunun üzerine patron beni işçi hakkı savunduğum için tazminatlarımı dahi ödemeden işten çıkardı… Katia&Bony patronu işyerinin önünde başlattığım protesto eylemleri boyunca defalarca gözaltına aldı. Direnişin 23.gününde Bony Tekstil patronu Çerkezköy Cumhuriyet Savcısı ve Çerkezköy Sulh Ceza Hakimi anlaşarak bana ve sendikama işyerinin önüne 100 metre yaklaşmama cezası verdirdi. Daha sonra H&M mağazalarına protesto eylemleri için gittiğimizde güvenlik görevlileri tarafından darp edildik. Şu anda Bony Çorap direnişinin 140.günündeyiz. Kurban bayramına da işsiz girdim… Ancak emek, hak, hukuk, adalet talebiyle Çerkezköy Belediyesi meydanında, işçi duraklarında, belediye arabalarında emek sömürüsü karşısında sessiz kalan markaları Bennetton, H&M, Gap, Mango, ZARA, Score BERSHKA, Pull&Bear, Tommy Hilfiger, CarrefourSA ve Katia&Bony isimli markaları üretim ve tüketim alanlarında protesto etmeyi sürdüreceğim…”