x

İş kazası sonucu yatağa bağımlı kalan Şerif Özgül: 'Hükümetler, zenginlere kanun çıkarmak için var!'

e-Posta Yazdır PDF
Antep’te 10 Haziran günü, çalıştığı binanın dördüncü katından düşen ve omurgasında oluşan hasar nedeniyle yatağa bağımlı kalan İnşaat İşçisi Şerif Özgül’ün isyanı: “Devlet TOKİ’leri taşerona veriyor da nasıl çalışıldığını neden denetlemiyor?”

Antep Şehitkamil ilçesi Beykent Yeni 666 TOKİ konutları inşaatında çalışırken iş kazası geçiren Şerif Özgül, kazanın olduğu 10 Haziran gününden beri Şehitkamil Devlet Hastanesinde yatıyor. Özgül, omurgasındaki hasar nedeniyle ayaklarını hissedemiyor. Hastanede ziyaret ettiğimiz Özgül’ün anlattıkları, işçi sağlığı ve iş güvenliği kriterlerine göre “çok tehlikeli” olarak nitelenen inşaatlarda bile işçi sağlığının ne kadar “hafife” alındığının göstergesi niteliğinde. Yirmi yıldır inşaat işçisi olduğunu belirten Özgül, “Kanunlarda boşluk var, inşaat patronları bundan yararlanıyor. Zaten hükümetler de hep zenginlere kanun çıkarmak için varlar” diyor. 

DEFALARCA UYARMIŞ!

Çalıştığı inşatta bodrum katıyla birlikte dördüncü katta dış cephe sıva işi yaparken iskeleden düşerek felç kalan Özgül, iskelenin uygunsuzluğu konusunda işvereni defalarca uyardığını söylüyor. İskelenin düz değil, yamuk olduğunu belirten Özgül’ün düştüğü esnada emniyet halatı, standartlara uygun bariyer ve güvenlik ağının olmayışı da kazaya davetiye çıkaran kusurlar arasında. Olaydan hemen sonra binadan alınan fotoğraflarda da iş güvenliği koşullarının yerine getirilmediği açıkça görülüyor. İnşaatta uyarılarının dikkate alınmadığını söyleyen Özgül, “Daha önce defalarca uyardım. Bu şekilde çalışamayacağımızı da söyledim ama dikkate alınmadı. Bir buçuk aydır bu inşaattaydım” dedi. Kazadan sonra işçinin şikâyetiyle açılan soruşturma dosyasında yer alan “iş güvenliği tutanağına” da dikkat çeken Özgül şunları kaydetti: “Bize daha işe başlarken imzalatılan bir belgeydi. İş güvenliği eğitimi verilmiş, gerekli uyarılar yapılmış ve güvenlik için gerekli tüm malzemeler sağlanmış gibi gösterilen o kağıtları imzalamasak işe giremiyoruz. Birkaç kez sorumlu kişilere, ‘Hani nerede emniyet halatı, bariyer falan?’ diye sordum. Ama her seferinde ‘Benim görevim baret vermek’ cevabını aldım. Baretle işçi korunmuyor işte, sonuç ortada!”

SİGORTASI KAZA GÜNÜ YAPILMIŞ  

İşçi Şerif Özgül, kaza geçirdiği inşaatta bir buçuk aydır sigortasız çalışmasına rağmen, olayın gerçekleştiği gün taşeronlardan olan Kayasan Yapı isimli şirkette sigortası başlatılmış. Bu durum bir yandan inşaatta sigortasız işçi çalıştırıldığının bir yandan da işçi sağlığı ve iş güvenliğine dair alınması gereken tedbirlerin kağıt üstünde kaldığının ispatı niteliğinde. Aynı gün işe başlamış gibi sigortalanan işçi bu durumda ne zaman iş güvenliğine dair eğitimlerini aldı ya da o belgeler, henüz işe başlamadan nasıl imzalatıldı, soruları ise cevaplanmayı bekliyor.

İNŞAAT İŞÇİSİNE EMEKLİLİK HAYAL!

Özgül, inşaat işçiliğine çok genç yaşlarda başlamış ve yirmi yıldır bu işi yaptığını söylüyor. 49 yaşındaki Özgül kaza geçirdiği güne kadar da altı çocuğu ve eşinin geçimini bu işten sağlıyormuş. Hastanede Özgül’ü bir an olsun yalnız bırakmayan eşi, hayatlarını altüst eden bu olaydan sonra çocukları için de her şeyin değiştiğini anlatıyor. Eğitim ve benzeri nedenlerle ailenin tek geçimi Özgül’ün çalışmasıyla sağlanırken, şimdi bir çocuklarının fabrikaya girdiğini ve onun aldığı asgari ücretle geçinmek zorunda kaldıklarını öğreniyoruz. Daha önce çalıştığı yerlerde sigorta konusunda benzer uygulamaların olduğunu söyleyen Özgül, inşaat işçileri için emekliliğin neden hayal olduğunu da şu sözlerle anlatıyor: “İnşaatlarda hep eksik gösterilir sigorta. Kimlikleri toplarlar, sanırsın sigortan yatıyor… İş biter, bakarsın 15 gün eksik, 20 gün eksik yatmış sigortan. Bu konuda kanunlarda da boşluklar var. İnşaat patronları daha çok kazanmak için her yolu deniyor. Sonuç olarak yıllarca çalışsan da bir türlü sigorta günün emekliliğe yetmiyor.”