x

İHD: “Çalışarak Yaşamak Savaşarak Yaşamaktan Daha Riskli!”

e-Posta Yazdır PDF
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Çalışma Hayatı Komisyonu, işyerlerindeki hak ihlalleri ve iş cinayetlerine ilişkin basın açıklaması yaptı. İşçilerin çalışma yaşamındaki haklarını her geçen gün daha fazla gasp edildiğini ifade ederek alınmayan İSİG tedbirleri nedeniyle iş cinayetlerini hızla artmakta olduğuna dikkat çekti.

İnsan hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Çalışma Hayatı Komisyonu, işyerlerinde yaşanan hak ihlallerine ve iş cinayetlerine ilişkin basın açıklaması yaptı.

8 Şubat günü Çalışma Hayatı Komisyonu üyeleri Osman Özkan ve Özkan Doğan’ın yaptıkları basın açıklamasında Çalışma hayatının insan hakları ihlallerinin en yoğun yaşandığı alanlardan durumunda olduğunu belirtti.

İHD İstanbul Şubesi Çalışma Hayatı Komisyonu üyesi Osman Özkan, işçi ve emekçilerin çalıştıkları iş yerlerinde her geçen gün daha fazla baskı ve sömürüye maruz kaldığını ve bunun insan hakkı ihlali olduğunu ifade ederek, son yıllardaki iş cinayetlerine de dikkat çekti.

“Çalışırken Ölüyor, Yaralanıyorlar…”

“Çalışırken ölüyorlar yararlanıyorlar hastalanıyor lar Çalışma hayatı insan hakları ihlallerinin en yoğun yaşandığı yerlerden biridir” diyerek sözlerine başlayan Özkan, 15 yıldan bu yana çalışma yaşamında gerekli İSİG önlemlerinin denetlenmesi, iş cinayetlerinin durdurulması, faillerinin ve sorumlularının yargılanıp, cezalandırılması, kuralsız esnek çalışma koşullarının ortadan kaldırılması Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyulması yönünde hiçbir adımın atılmadığını belirtti.

Özellikle tekstil inşaat işkolunda fazla mesai adı altında karın tokluğuna kölelik koşullarında kayıt dışı güvencesiz kadrosuz çalıştırma işçinin kaza geçirmesine rağmen tedavi hakkının engellenerek yaralı olarak çalıştırılması, işten atılması, iş cinayetleri ücretlerini geciktirme, mobing, kadın emekçilere cinsel taciz şeklinde çalışma yaşamında insan hakları ihlallerinin devam etmekte olduğunu belirten Özkan, işten çıkarmaların ise arkası kesilmeden sürmekte olduğuna işaret etti.

İşyeri Zincirleri İşten Çıkarma Zincirlerine Dönüştü

Diyarbakır Valiliği tarafından yetkileri elinde alınan DBP’li 13 belediyeden biri olan Çınar Belediyesi’nde Kaymakam tarafından alınan bir kararla 37 kişinin işten çıkarıldığını, yine aynı belediyenin Kadın Politikalar Müdürlüğü bünyesinde kadın çalışmaları yürüten Jinvar Kadın Merkezi’ndeki 5 kadının da işten çıkarıldığını, Kadın Politikaları Müdürü Halide Türkoğlu’nun ise KHK ile görevine son verildiğini hatırlattı.

Ekonomik kriz nedeniyle her geçen gün kapanan iş yerlerinin arttığına işaret eden Osman Özkan, gerek kapanan işyerleri, gerekse de şirketlerin daralmaya gittikleri gerekçesiyle binlerce işçinin işten çıkarıldığını ifade etti. Özkan Ağustos 2016 da 81 mağazası bulunan marketler zincirinin şube sayısını 69 düşürürken işçi sayısını da azaltmaya gittiğini ve sadece 14 şubesini kapatan Onur Market yönetiminin 2700 işçiden 1200 ün işine son verdiğini belirtti.

İzmir Çiğli Organize Sanayi bölgesinde kurulu olan Birleşik Metal İş Sendikası'nın örgütlü olduğu Senkromeç fabrikasında geçtiğimiz Ocak ayında 113 işçi işten atıldığını hatırlatan Özkan, iki kadın işçinin de işten çıkarılmasıyla 30 Avon işçisinin yeni yılı işsiz karşıladığını, Schineder elektrik fabrikasında da işçi kıyımının devam ettiğini ve 29 işçi işten çıkarıldığını ve işten çıkarmaların bu kadarla da sınırlı olmadığını vurguladı.

İşçilerin pek çok hak gaspına da maruz kaldıklarını söyleyen Özkan “Kayseri'de faaliyet gösteren OBS’de çalışan işçiler ücretlerinin geç ödendiğini önlem alınmadığı için iş kazalarında yaralanan arkadaşlarının iyileşmeden yaralı olarak çalıştırıldığını ücretlerinin geç ödenmesinden kaynaklı olarak ödenmeyen doğalgaz ve elektrik yerinin kesildiğini ifade ettiler” dedi.

“Sabah Çalışmak İçin Evden Çıktılar Ama Geri Dönemediler”

İş yerlerinde gerekli İSİG tedbirlerinin alınmayışı nedeniyle pek çok iş cinayeti yaşandığına işaret eden Osman Özkan, Şubat ayının ilk haftasında Bursa'da çalıştığı inşaatta Suriyeli mermer ustası Zekeriya Karabi’nin inşaatın çatısından düşerek hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Çalıştığı evde yaşamını yitiren ev işçisi Rukiye Şimşek in duruşmasının ise 23 Mayıs'a ertelendiğini,  Fikirtepe'de kentsel dönüşüm projesi yapan BAYSAŞ’a bağlı taşeron firmada çalışmaya başlayan Ali Girmez işe başladığı gün olan 1 Şubat'ta yaşamını yitirdiğini belirten Özkan İSİG Meclisi'nin verilerine göre yeraltı bakım istasyonunda makine bakımı yaparken aracın ezdiği Artvinli işçi Serdar Dede yaşamını yitirdiğini söyledi.

“Bir sabah çalışmak üzere evden çıktılar bir daha akşam Sağ Salim çocuklarının eşlerinin yakınlarının yanına dönemediler yaşamak Onların da hakkı ile Ama bu hakları gasp edildi” diyen Osman Özkan, son yıllardaki iş cinayetlerine de işaret etti. Geçmiş yıllara oranla her ay daha fazla iş cinayeti yaşandığına vurgu yapan Özkan, iş cinayetlerine ilişkin verileri ise şöyle aktardı:

“Geçtiğimiz Ocak ayında en az 161 işçi yaşamını yitirmiştir istek Meclisi'nde verilerine göre 2016 yılında en az 1970 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Ocak ayında yaşamını yitirenler da 155'i erkek 6’sı kadın 2’si çocuk 7'si göçmendir. Yıllara göre Ocak ayı iş cinayetleri karşılaştırıldığında 2013 yılı Ocak ayında En az 80 bir işçi 2014 Ocak ayında en az 100 bir işçi 2015 yılı Ocak ayında en az 128 işçi 2016 Ocak ayında en az 119 işçi 2017 yılı Ocak ayında ise en az 161 işçi yaşamını yitirmiştir.”

“Çalışarak Yaşamak Savaşarak Yaşamaktan Daha Riskli”

6331 sayılı yasanın işçi sağlığı sorununa bir çözüm olmadığı ortadayken, uygulanmaya başlayan OHAL sürecinde iş cinayetlerinde ve işsizlikte gözle görülür bir artış olduğunu söyleyen Özkan,  geçtiğimiz Ocak ayında ölümlerin daha çok inşaat yol taşımacılık, metal, ticaret, büro ve  diğer iş kollarında meydana geldiğini söyledi.

“Failleri ve sorumluları yargılanmadığından, yargılamalarda ödül gibi ceza aldıklarından iş cinayetleri artarak devam etmektedir çalışarak yaşamak savaşarak yaşamaktan daha riskli hale gelmiştir. Patronlarla yaptıkları toplantılarda yetkililer ‘Dileyin bizden ne dilerseniz’ diyerek milyarlarca lira teşvik paketleri dağıtırken işçilere reva gördükleri ise karın tokluğuna, kölelik koşullarında çalışmak işten atılmak, iş cinayetlerinde ölmektir” diyen Özkan, olup bitenler karşısında iş cinayetlerinin olmaması için gereken önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmeyen denetlenmeyen Çalışma Bakanlığı'nın yanı sıra suskunluğunu koruyan bu tablonun ortadan kaldırılması için mücadele etmekten başka seçeneği olmayan sendikaların da sorumluluklarının bulunduğunu belirterek iş cinayetlerinin durması, faillerinin ve sorumlularının yargılanması için kamuoyunun daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti.