"İş kazası değil, iş cinayeti" - Çağdaş Öğüç

Gazetecilik yapmak, aldığın bir bilgiyi okuyucuya iletmek bizlerin görevi...
Ancak bazı haberler var ki;
onları yazarken de, yayarken de o haberi 'yazmasaydım keşke' diyoruz maalesef...
Örneklendirmek gerekirse, akademisyenlerin öldüğü kazayı yazmak bu mesleğin en zor taraflarından biri...
***
Dün sabah saatlerinde elimize ulaşan 'iş kazası' haberi de bunlardan biri...
'İş kazası' diyoruz çünkü devlet buna 'kaza' gözüyle bakıyor...
Ancak bu basit bir kazadan fazlası...
Buna 'iş cinayeti' demek daha doğru...
Peki nasıl 'öldürüldü' işçi Birol Doğan?
Girne Dağyolu üzerinde bulunan Erfuca Akansu Taş Kırma Tesisi dün sabah saatlerinde iş makinesi üzerinde çalışan Birol Doğan isimli bir işçi aracının çalışmak üzere çıktığı yerden aşağıya devrilmesi sonucu iş makinesi altında kalarak feci şekilde can verdi.
Daha da trajik olan ne peki?
Doğan, işe önceki gün başlamıştı...
***
Daha geçtiğimiz gün Kıbrıs Postası'nda da yayımlanan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 255 işyerini denetleyip, hem kaçak işçi çalıştıranlara ceza verildiğini hem de işyerlerinin çalışma koşullarını kontrol ettiklerine dair bir haber girmiştik...
Bahsi geçen haber, şüphesiz ki Bakanlığın Basın Bürosu'ndan gelmekte...
Bak şu şansa;
Haber daha 4 gün önce Bakanlık'tan açıklanmasının ardından, bir işçi daha 'öldürüldü'...
***
Seçim meydanlarında ve sonrasında 'sol'culuğu ve 'emeği' elden bırakmayan 'BİR' parti;
bir kez daha sınıfta kaldı!..
Asgari ücretin belirlenmesi sürecinde asgari ücretli işçiye 1500 TL maaşı yeterli gören 'BİR' parti, 'sol'un doğasında varolan işçi haklarının savunulması konusunda da dün bir kez daha sınıfta kaldı...
İş güvenliği konusunda yıllardır 'çok devrimci' açıklamalarda bulunan hükümetin büyük ortağı 'BİR Parti', dün Beşparmak Dağları'nda bir işçinin yaşamını yitirmesi ilgili olarak ne yapacak?
***
Tüm bunlar olurken, insanın aklına başka bir soru da geliyor tabii...
Patronlar, işyerlerinde onlarca - yüzlerce işçi üzerinden 'sınırsızca' kar elde ediyorken, sosyal sigorta, yatırımları yarım yamalak ve belki de hiçbir şekilde yapılmıyorken;
Devlet gerçekten denetim yapıyor mu?
Yapıyorsa ne yapıyor?
Kahve ziyaretine gidermiş gibi;
İşyerlerini ziyaret edip, bir de kahve alıp, sohbet mi ediyorlar?
Eğer öyleyse ben de Bakan olabilirim.
Bana da bir sade kahve!