Şili’de madenciler 'kurtarılmadı'!

9 hafta göçük altında kalan maden işçilerinin yaşadıkları kapitalizmin işçi hayatına verdiği önemi gösteriyor.

Şili’de 2010 yılında göçük altında kalan maden işçileri, haftalar süre çalışmaların sonunda kurtarıldı. İşçilere “iş kazası” nedeniyle ne tazminat ödendi ne de devletin verdiği vaatler hayata geçirildi.

İşçiler yaşadıklarının etkisini atamayarak psikolojik sorunlar yaşamaya başladı.  Madencilerden Alex Vega üç çocuğunun doğumunda da hazır bulunmuş, ama orada olup olmadığını hatırlamıyor. Diğer madencilerde de benzer rahatsızlıklar baş gösterdi.

17 gün göçük altında tüm iletişim araçlarından yoksun kalan işçiler, kurtarma alışmalarındaki ekiple temas kurduktan 7 hafta sonra dışarı çıkarılabilmişti. Yaşadıkları fizik yıpranmanın ötesinde psikolojik olarak tahribata uğrayana işçilere maden şirketi ve devlet vaatler sunmuştu.

Fakat arada geçen üç yıl içinde hiçbir vaat karşılanmadı. Göçüğe neden olan gerekli önlemleri almayana maden şirketi işçilere tazminat ödemedi. Devlet işçilere vereceğini açıkladığı düzenli aylık yardımını sadece en yaşlı 14 işçiyle sınırlı tuttu.

Çoğu hâlâ psikolojik tedavi görüyor. Bazıları rahatsızlıklarından dolayı çalışamıyor ya da ancak geçici işlerde tutunabiliyor. Biri başkent Santiago'da bir psikiyatri kliniğine kapatılmış, en az ikisi de alkol ya da uyuşturucu sorunları yaşıyor.

Maden kazası olduğunda 27 yaşında olan Carlos Barrios, "İlk iki yıl iyiydim." diyor. Ardından yaşadığı travma sonucu psikiyatriste gittiğini, sadece hap verdiğini ve şimdi bağımlı olduğunu söylüyor.

Madencilerin çoğu maden sahiplerinin yargılanması için çaba harcıyor. Ancak bunun yıllar alabileceği ifade ediliyor.  Hükümet ise yapabileceklerinin “sınırlı” olduğunu söylüyor.

İşçileri hayatta kaldıklarına dahi sevinemeyecek hale getiren kapitalist sistem kâr önceliğiyle işçileri çarkları arasında öğütmeye devam ediyor.