Bu ateş sizi de yakacak!!! -Evrim Aydoğan Aydın

3 Şubat 2011 tarihinde Ankara’da iki ateş yandı. Biri Ostim ve İvedik'te güvencesizliğin yakan ateşi diğeri Kızılay'da güvencesizliğe karşı direnenlerin yaktığı ateş.

Yanan ateşleri söndürmek için itfaiye Hem Ostim'e hem İvedik'e müdahale ederken Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin araçları da panzerlere su taşıyordu...

Birkaç açıklama paylaşmak istiyorum sizlerle. Öncelikle güvencesizliğin yakan ateşiyle ilgili olanlar:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, 6 kişinin öldüğü OSTİM’deki Özkanlar Hidrolik Makina’da meydana gelen patlamaya ilişkin, “İşletmenin işletme belgesinin olmadığını öğrendim. Gerekçelerini, sebeplerini inceliyoruz. Biz yapısal ve teknolojik tedbirleri alsak bile, eğer insanlar kendi hayatlarını önemsemiyorlarsa bu çok büyük bir zafiyettir” diye konuştu.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, “Olaylar arasında ilişki yok. 17 araba paramparça oldu” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, olayın işçilerin yanlış uygulamasından meydana gelebileceğini iddia etti.

Yetkililer bu açıklamaları yaparken 17 işçi öldü. Aynı zamanda Torba Yasa’yla da o ateşte yanacak yeni işçiler yaratmakla meşguller.

Torba Yasa güvencesizlik ateşine emekçi taşıyor...

Torba yasının 74. maddesinde özel sektörde istihdam edilecek yeni işçilere dair sigorta primlerinin işveren payının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanması düzenleniyor. Yalnızca “18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadın” işçilerin istihdamı için öngörülüyor bu madde.

64. maddesinde “çağrı üzerine çalışma, evden çalışma, uzaktan çalışma” gibi esnek çalışma biçimlerini öngörüyor.

Bu da bana yüzyıllar önce kapalı atölyelerde vahşi koşullarda çalışan kadınları hatırlatıyor. Bu seferki düzenleme evinize kapanıp çalışın oluyor. Güvencesizliğin en vahşi biçimde uygulanma biçimi ev olunca sömürü gizli kalıyor.

Taslağın 62. maddesi ise şu an 2 aylık olan deneme süresini 25 yaşın altındaki genç işçiler için 4 aya yükseltiyor.

Bu ülkede güvencesiz çalışan kot taşlama işçileri silikozis hastalığından ölüyor...

Bu ülkede tekstil fabrikalarında güvencesizliğe mahkûm edilen kadın işçiler yanarak ölüyor...

Bu ülkede daha önce Davutpaşa'da şimdi Ankara’da güvencesiz çalışan işçiler ateşte yanıyor…

Bu ülkede işçiler Torba Yasa adı altında güvensizliğin torbasının içine konulmaya çalışılıyor…

Bu ülkede işçiler güvencesizliğin ateşiyle yakılmak isteniyor...

Ve bu ülkede güvencesizliğe karşı direniş ateşi ise yanmaya devam ediyor. Dün Kızılay'da güvencesizleştirilen memurlar, öğrenciler, güvencesizliğe karşı kampanya başlatan mühendisler, taşeron sağlık işçileri vardı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin araçlarıyla panzerlere taşınan sular bu ateşi söndürmeye yetmedi, YETMEYECEK!!!

6 Şubat 2011 / Sendika.Org