Ölümle ekmeğin devlet eliyle alaşımı: Türkiye’de maden ocakları ve “iş güvensizliği”- Esmeray Yoğun

Madencilik, içerdiği riskler nedeni ile bilgi, deneyim, uzmanlık ve sürekli denetimi gerektiren ağır ve tehlikeli işlerdendir. Son yirmi yılda özelleştirme uygulamaları ile devletin küçüldüğü bu sektörde ölümlerin, kazaların ardı arkası gelmiyor. Özelleştirmelerle ehil olmayan, gözünü para hırsı bürümüş firmaların, maden işletme fırsatı elde etmiş olmasının ve kamusal denetimin yetersizliğinin son faturası ise 19 maden işçisinin canı ile ödenmiştir Bursa’da. Maden işletmeciliğinde durum o kadar vahim ki; Çalışma Bakanlığının 2005 raporunda, incelenen 774 işletmeden 638’inin korsan, 116 işyerinde havalandırmanın yetersiz olduğu, 145'inde ilkyardım ekibinin olmadığı belirtilmiş. Ancak tespit edilen işletmelerde hiçbir iyileşme sağlanmamıştır. Yılda ortalama 50 kişi ekmeği uğruna indiği yerin derinliklerde can veriyor ve 2500 işçi kaza geçiriyor. Peki facia, patlama, göçük rakamlarını bu hale getiren nedir?

Ülkemizde madencilik, devletin denetim mekanizmasından son 20 yıldaki özelleştirmelerle iyice uzaklaşmıştır. Maden işçisinin can güvenliği kar maksimizasyonu için her türlü önlemi ve uyarıyı ihlal edecek maden işletmecilerinin vicdanlarına kalmıştır. Çünkü maden ocağında işçi güvenliğine ilişkin yatırımlar, gaz ölçümleri ve teknoloji kullanım düzeyi maliyet oluşturmaktadır. İşçinin canı ise en ucuz şeydir yeraltında. Sonuç odur ki maden işletmesi sahiplerinin vicdanları da çıkarılan kömür kadar kararmış ve insanlıktan uzaklaşmıştır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre madencilik sektöründe üretim yapılan 5000’in üzerinde işyerinde yüzbinden fazla işçi çalışmaktadır. İşçilerin yarıdan fazlası özel sektördeki maden işletmelerinde istihdam edilmektedir. Genellikle bu işletmelerde esas olan düşük maliyetli üretim biçimidir. İşçilerin sendikal örgütlenme düzeylerinin çok düşük olması da sorunların vahim boyutlara ulaşmasına yol açmaktadır. Özel sektörde sürekli meydana gelen bu facia ve patlamalar, bu işyerlerinde sendikal örgütlülüğün bulunmaması ve bu nedenle iç ve dış denetim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Sendikalı kamu işyerlerinde ise, işçi güvenliği ve iş sağlığı yasa hükümlerinin belirli ölçülerde de olsa uygulanmakta, işçinin canı işverenin vicdanına kalmamaktadır. Gözden uzak ocaklar, ne yazık ki facia olmadan gündeme bile gelmemektedir. Yani bir işçi ölmeden bir maden ocağı ne devletin ne de medyanın aklına düşmektedir. İşçi sağlığı ve iş güveliğine ilişkin önlemlerin hiçe sayıldığı bu ocaklarda aslında gün geçmiyor ki bir kaza meydana gelmesin…İşte basından gruzu patlaması ve göçük başlıkları:

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki özel kömür işletmesinde grizu patlaması yaşandı. Madende, 19 işçi hayatını kaybetti.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessesesi'ne ait kömür ocağında üç işçi öldü, dört işçi zehirlendi
Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy'deki Şentaş Madencilik'e ait kömür ocağındaki grizu patlamasında 17 işçi öldü, yedi işçi yaralandı
Nevşehir'in Gülşehir İlçesi'nde, kömür ocağında meydana gelen iş kazasında yedi işçi yaralandı
Kütahya'nın Gediz ilçesinde maden ocağında patlama: 18 işçi öldü.
Zonguldak'ın Kilimli beldesinde TTK'ye ait madende iki işçi göçük altında kalarak yaşamlarını yitirdi
Zonguldak'ın Gelik beldesindeki kaçak kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında, 2 kişi öldü
Uşak Merkez Paşacıoğlu köyündeki maden ocağında meydana gelen patlamada 17 yaşındaki maden işçisi hayatını kaybetti, dört işçi yaralandı.

Yeraltından kömürün karasına bulanmış acı ölüm haberleri böylece sürüp giderken devletin açıklama ve müdahaleleri, ölenlere rahmet dilemekten ileri gidememektedir. Tek yapılan, işçilerin ölüm haberi geldikten sonra ceza kesmek ve işvereni tazminatla cezalandırmaktır. Oysa sendikalaşma ile hem iş güvenliği bilincinin yaygınlaşması hem de denetimde keyfiyetin kalkması sağlanabilir. Ayrıca devletin mevcut 300 uzmanı ile 5000’in üzerindeki maden ocağını denetleyemediği açıkça ortadadır. Bakanlığın daha fazla jeolog istihdam ederek, maden mühendisleri odalarıyla işbirliği yapması binlerce işçinin hayatını kurtaracaktır. Böylece maden işçisinin ekmek kavgası göçük manşetleri ile noktalanmayacak, ekmeklerine ölüm ve acı sinmeyecektir!

Kadın Mühendisler Aralık Bülteni

28 Aralık 2009 / Sendika.Org