Ölüm acısını hangisi hafifletir: Beş bin lira mı, adalet mi? - Çiğdem Toker

Bir halka açık şirket düşünün; 15.7 milyon TL'lik tatil satışı yapsın, satış rakamlarını SPK'ya bildirsin. Ama yönetim kurulu başkanı, başka bir şirketiyle işlettiği maden ocağında 3 bin liralık gaz ölçüm cihazını çalışır durumda bulundurmasın.

Bir maden ocağının 'olmazsa olmaz'ı bu cihaz çalışmadığı için, asgari ücretle çalışan 19 maden işçisi yanarak ölsün...

Kucaktaki bebekler babasızlığa mahkum olur; yöneticileri cezaevine gönderilir; ihmaliyle ölen işçilerin ailelerine bizim vergilerimizden 5'er bin lira ödenirken, kendisi ortadan kaybolsun...

Yönetiminde Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası'nın Üstat Yardımcısı eski gazeteci Yaşar Aysev de olan bir şirket düşünün; devletin bir otoritesi SPK tarafından ince ince denetlensin...

Ama aynı devletin iki bakanlığı, bu kişinin madenlerindeki ihmaller zincirine göz yumsun.

Madenlerinde daha önce de işçiler ölmüşken; sahibi, maden faaliyetini sürdürebilsin. 19 kişinin öldüğü ocak sadece altı aylığına kapatılarak, acılı ailelere başsağlığı bile dileyemeyen sahibi, adeta ödüllendirilsin...

Bükköy Madencilik'in sahibi Nurullah Ercan, sadece yoksul madenci aileleri ve sendikalarca değil; yıllar önce birikimlerini devre mülkte değerlendirip mağdur olmuş orta gelir grubundaki aileler ve dahi üst gelir grubundaki borsa yatırımcıları tarafından da 'iyi' biliniyor...

Ercan'ın, Petrokent hisselerinin yüzde 90'ını akrabalarıyla birlikte ele geçirme operasyonlarının nasıl tartışıldığını, hisseleri annesi üzerinden alıp satmasının nasıl resmi uyarı konusu olduğunu öğrenmek için, internetteki onlarca yatırımcı forumuna göz atmak yeterli...

Nurullah Ercan'ın, borsa dışında hisse toplayarak sahip olduğu Petrokent'te 99 yıl tatil hakları olduğunu düşünen 3500 devre mülkçüden 'yenileme katkı payı masrafı' altında istediği 22 milyon liranın davası beş yıl önce açılmıştı.

Ercan, bu paraları ödemeyip dava yolunu seçen devre mülkçüleri, Petrokent'e sokmadı. Tıpkı Bolu'daki madenlerinde sendika isteyenleri işten çıkardığı gibi...

Rastlant ilginç; Alpagut Köyü'nde 19 işçinin yanarak öldüğü gün, devre mülkçülerin davasında Yargıtay kararı açıklandı... Birikimlerini yatırdıkları tatil köyüne sokulmayan devre mülkçülerin örgütlendiği derneğin davası, 21 milyon TL hak iadesiyle sonuçlandı.

Petrokent Devre Tatilciler Dayanışma Derneği Başkanı Semiha Sevimsoy, bundan sonra, davayı açan yaklaşık 800 kişi dışındaki üyelerin haklarını savunmak üzere mahkemeye başvurmaları gerektiğini söyledi.

Manavgat'taki Petro Clup Tatil Köyü, 5 yıldızlı Golden Coast Hotel ve Golden Beach'in sahibi Nurullah Ercan hala ortada yok.

Sevimsoy, 'Nurullah Ercan'a nasıl ulaşabiliriz?' diye sorduğumuzda, 'Ona ulaşmak mümkün değildir. Kullandığı bir cep telefonu yoktur. Ama o... Malum konular işte...' yanıtını alıyoruz. Sevimsoy'un bu ifadesi, 19 işçiye mezar olan maden ocağının tamamen değil, 6 aylığına kapatılmasıyla doğrulanıyor sanki.

Dahası, Sevimsoy bunları söylerken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, canlı yayın mikrofonlarına, 'Nurullah Ercan Bursa'daymış. Ama telefonları kapalıymış. Arkadaşlar ulaşamıyor' açıklamasını yapmamıştı.

Bakan Yıldız'ın aynı açıklamasına göre, bugün madencilik sektöründe geniş katılımlı bir toplantı yapılacak. Tanık olduğumuz tablo karşısında, bugün tartışılacak her önlemin, öncelikle toplum vicdanında yankı bulması gerektiğini belirtmek zorundayız.

Acıyı gerçekten hafifletecek olan; 3 bin liralık ölçüm cihazı uğruna ölen işçilerin ailelerine 5 bin lira ödemek değil; gerçek sorumlulara hak ettikleri yaptırımı uygulayabilmektir çünkü...

16 Aralık 2009 / Akşam