(3) Bu kez iş kazasını beklemediler

Türkiye Maden-İş Sendikası, Elazığ'daki maden işletmesinde denetim istedi. Türkiye Maden-İş Sendikası, Elazığ'da faaliyet gösteren bir maden işletmesinde, ''İş müfettişlerinin yanıldığı, iş kazası riskleri bulunduğu ve işçi hakları ihlal edildiği'' iddiasıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'den iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapılmasını talep etti.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, sendika, söz konusu iş yerinden gelen şikayetler üzerine örgütlü olmadığı iş yerindeki sorunlarla ilgilenmeye başladı.

Şikayetler üzerine iş yerinde yapılan teftişlerde ''eksiklik bulunmadığı'' yönündeki tespitlerde bulunulması üzerine sendika, bu kez doğrudan Bakan Dinçer'e başvurdu.

Türkiye Maden-İş Sendikasının, Dinçer'e ilettiği şikayette, sendikanın, örgütlü olsun olmasın madencilerin tümünün dertleri ile ilgilenip ilgili yerlere sorumluluk duygusu dahilinde yardımcı olmaya çalıştığı vurgulandı.

Bakanlığın 13 Mayıs 2011 tarihli görev yazısı ile işyerinde mayıs ayında iki iş müfettişinin iş yerinde 3 gün teftiş yarak inceleme tutanakları düzenlediğine yer verilen şikayette, işyerinde sadece idari bir denetim yapıldığı, incelemenin kağıt üzerinde belgelerden ve işveren vekillerinin beyanları üzerinden tamamlandığı savunuldu.

İşyerinde çalışan işçilerin, ücretlerin bir kısmının banka kanalıyla bir kısmının ise elden ödendiğini, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, bayram çalışmaları karşılığı zamlı ücretlerin verilmediğini, yıllık izin kullandırılmadığını, hafta tatili ve hastalık izinlerinin bulunmadığını, beyan etmişlerse de işverence, mevzuatın öngördüğü şartlara uygun hale getirilerek tanzim edilen bilgi ve belgelerle bakanlık müfettişlerinin yanıltıldığı öne sürülen şikayette, ''Yine anılan işyerinde, özelleştirme sonrasında ölümcül kazaların, taşeron uygulamalarının sonrasında ard arda meydana gelmiş olmasına rağmen, bu konuda gerekli iş güvenliği önlemlerinin işverenlerce alınmamış olması, yaşanılan sıkıntıların başında yer almaktadır. Ancak yaşam mücadelesi içerisinde çalışma mecburiyeti olan maden işçileri, öngörülebilen ve geliyorum diyen iş kazası olasılıklarına rağmen işyerinde çalışmalarına devam ede gelmişlerdir'' ifadelerine yer verildi.

İdari ve teknik tüm bu olumsuzlukların çalışanlar tarafından kaleme alındığı ve bizzat Genel Müdür Vekili tarafından görülerek, ''1-2 ay içerisinde bu maddeler uygulanacak 6 Haziran 2011 tarihi itibarıyla işe başlanacaktır'' taahhüdü ile işçiler arasında imzalanarak kabul edildiği belirtilen şikayette, şunlar kaydedildi:

''Ülkemizde çalışan tüm maden işçileri için çalışma koşullarının iyileştirilmesi, güvenli ortamda ve insanca çalışma koşullarının sağlanması için, bakanlığınız müfettişi tarafından yapılan idari tespitlerin, işyeri gerçeklerini yansıtmadığı makamınıza da bir sureti gönderilen yazı ile anlaşılmakla birlikte işyerinde özellikle 4857 sayılı yasanın 77 ve devamı madde hükümleri doğrultusunda iş sağlığı ve güvenliğine ait hükümler doğrultusunda denetim yapılmasını, sonucundan sendikamıza bilgi verilmesi hususunu emir ve müsaadelerinize arz ederiz.''

Örgütlenmek mümkün değil

Türkiye Maden-İş Genel Başkan Yardımcısı Mahir Yiğit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu iş yerinden gelen şikayetler üzerine konuyla ilgilendiklerini ve sorumlulukları gereği bir dizi girişimde bulunduklarını söyledi.

İşçilerin iş yerinde ciddi iş sağlığı ve güvenliği problemleri bulunduğunu belirttiklerini anlatan Yiğin, işçilerin bu koşullarda çalışmaktan kaçındıklarını ve bir süredir sorunlarına dikkat çekmek için eylem yaptıklarını ifade etti.

İş yerinde, özelleştirmenin ardından yaşanan iş kazalarında 19 kişinin öldüğüne, çok sayıda işçinin yaralandığına dikkati çeken Yiğit, işyerinde sendikal örgütlenmenin ise imkanız hale getirildiğini belirtti.

Yiğit, şunları kaydetti:
''İşyerinde 7 taşeron ve onların altında da 7 taşeron daha var. Bu nedenle sendikal örgütlenme mümkün değil. Biz de sendika olarak bu işyerinde İş Kanunu'nun iş sağlığı ve güvenliği hükümlerinin uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda müfettişlerin belgeler üzerinde yaptıkları incelemeler gerçeği yansıtmıyor. Oysa bizzat işçiler tarafından işyerinde hayati tehlikeler barındıran eksikliklerden bahsediliyor. Bu nedenle bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'e başvurarak, iş yerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından denetlenmesini talep ettik.''

AA