(10) 'Yusuf Devran görevden alınsın!'

İstanbul Eğitim Sen 6 No’lu Şube, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Devran’ın öğrencilere ve akademisyenlere uyguladığı baskıları protesto ederek “Devran görevden alınmalıdır” dedi 

Sosyal medyada ve e-postalarla kendisini eleştiren öğrencilere ve öğretim elamanlarına uyguladığı baskılarla gündeme gelen Marmara Üniversitesi İletim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Devran, son olarak “kadına karşı şiddet” ve etnik ayrımcılık yaptığı haberleriyle gündeme geldi.

Lisansüstü eğitim mülakatlarında jüri üyesi olan Doç. Dr. Gözde Yılmaz, Devran’ın hazırladığı listeye onay vermediği için Devran’ın fiziksel ve sözel şiddetine maruz kalmış, Devran hakında suç duyurusunda bulunarak koruma talep etmişti.

‘Gözde Yılmaz yalnız değildir’
Eğitim Sen 6 No’lu Şubesi bugün (10 Ağustos) Dekan Yusuf Devran’ın görevden alınması talebiyle bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında konuşan Eğitim Sen 6 No’lu Şube Başkanı İsmet Akça, şunları söyledi: “Yusuf Devran her nekadar haberde yer alan ithamların mesnetsiz olduğunu idda etsede ayrımcılık, fişleme, hedef gösterme ve şiddet uyguladığı sayısız örneklerle ispat edildi.” Akça, tüm öğretim görevlilerinin sindirildiği bir dönemde Devran karşısında sessiz kalmayan Gözde Yılmaz’ın yanında olduklarını belirtti.

İsmet Akça, Devran’ın “ideolojik saptantılı hocaları temizleyeceğiz” diyerek göreve geldiği günden beri öğretim görevlilerine ve öğrencilere yoğun biçimde soruştuma açıldığını vurguladı.

Akça, Gözde Yılmaz’ın uğradığı şidetten sonra Marmara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından “Değişim dönemlerinde böyle şeyle olabilir. Dekanın tarzıyla ilgili şeyler olabilir” şeklinde bir açıklama yapıldığını hatırlatarak, “Yusuf Devran’ın baskıcı otoriter kayırmacı ve şiddet sever tarzının damgasını vurduğu bu “değişime” Eğitim Sen izin vermeyektir” dedi.

Akça açıklamasını şu sözlerle bitirdi: “Doç Dr Gözde Yılmaz yalnız değildir! Kadına yönelik şiddete hayır! Yusuf Devran görevden alınmalı!”


Sendika.Org  
 
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde yüksek lisans sınavında 'kabul edilecekler' listesi verildiği haberlerinin ardından ortaya çıkan bir belge, Halka İlişkiler Tezli Yüksek Lisans programı mülakatına girecek öğrencilerin fişlendiğini ortaya koydu

Marmara Ünivesitesi İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran jüriye yüksek lisans sınavında okula kabul edilecek öğrenciler için bir liste verdiği ve bunu kabul etmeyen öğretim görevlisi Doç. Dr. Gözde Yılmaz'ı tehdit ettiği ve fiziksel şiddette bulunduğu haberiyle gündeme gelmişti. Suç duyurusunda bulunması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı, Doç. Yılmaz'a çağrılı koruma tahsis etmişti.

Haberin yankıları sürerken ortaya bir belge çıktı. "Sosyal Bilimler Enstitüsü / Halkla İlişkiler / Tezli Yüksek Lisans 2012-2013 Mülakata Girecek Öğrenci Listesi"nde bazı öğrencilerin başlarında kısaltma notlar alınarak fişlendiği görüldü.

Kısaltmaların çoğunun fakültede eğitim veren hocaların isim ve soyadlarından oluştuğu ve o öğrencilerin bu hocalara yakın olduğunun vurgulandığı belirtiliyor. Bazı öğrenciler için de "P" kısaltması kullanılmış. P, kısaltmasının " PKK " anlamına geldiği ve bu öğrencilerin "terörist" olarak fişlendiği görülüyor. Bu sene Halkla İlişkiler Yüksek Lisans programına başvuran, ancak fişlendiği için kabul edilmediği belirtilen öğrencilerden Azad Bedirhan da listede adı P'yle fişlenen öğrenciler arasında yer alıyor.

Neye göre başarılı?
Öğrenci Azad Bedirhan, "Dört senelik lisans eğitimim boyunca hiçbir soruşturmaya ya da disiplin cezasına tabi tutulmadım. Not ortalamam 3.65 ama ismim Azad. Bu yüzden Yusuf Devran tarafından fişlendim" diyor. Marmara Üniversitesi öğretim üyeleri, Yusuf Devran'ın hedef gösterme, öğrenciler arasında ayrımcılık yapma, sözlü ve fiziksel şiddette bulunma gibi uygulamalarının daha önce de yaşandığını söylüyor. Azad Bedirhan, "Hem yazılı hem sözlü mülakatta tüm soruları doğru cevapladığımı düşünüyorum. Sonuçlar verilen tarihten bir hafta sonra açıklandı ve notlarımız sisteme girilmemişti. Sadece başarılı ya da başarısız ibareleri vardı. Neye göre başarılı, neye göre başarısız?" diyor.

Dekan Devran'a yargı yolu göründü
Azad, yaşananları şöyle anlatıyor:
"Yusuf Devran benim nasıl biri olduğumu, kimlerle takıldığımı bazı öğretim üyelerine, ülkücü düşünceye sahip arkadaşlarıma sormuş. "Ben dört senelik öğrenim hayatım boyunca ne bir soruşturmaya tabi tutuldum, ne de bir disiplin cezasına. Ama sırf ismimden, Kürt kimliğinden dolayı Yusuf Devran beni fişledi."

Azad, şimdi İdare Mahkemesi'nde iptal davası açacak ve Devran hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacak. Umudu, davanın lehine sonuçlanması ve yüksek lisans eğitimini planladığı şekilde tamamlamak.

Fakülte kaynıyor
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Eğitim-Sen işyeri temsilcisi Dr. Uraz Aydın da Devran'ın bu tarz uygulamalarının daha önce de yaşandığını söylüyor. Geçen sene Yusuf Devran ilk göreve geldiğinde, Marmara Eğitim-Sen e-posta grubuna yazdığı yönetime ilişkin eleştirel bir mesajdan dolayı Aydın hakkında da iki soruşturma açılmış. Aydın , bu gerilimin geçen sene üniversitede çıkan bir çatışmada kafasından yaralanan bir öğrenciyi hastaneye götürmesiyle başladığını, KCK 'den tutuklu bir öğrencinin cezaevine sınav yapmaya giden bir araştırma görevlisi aracılığıyla kendisine selam göndermesi üzerine devam ettiğini anlatıyor.

E-postadan dolayı açılan soruşturmada Aydın 'ın "ayrımcılık suçu" işlediği iddia ediliyor. Aydın , "Hakkımdaki soruşturma okul içinde ceza almam ve eğer burada suçlu bulunursam bunun savcılığa intikal etmesi yani dışarıda yargılanmama yönelik tasarlanmıştı. Bana ayrımcılıktan soruşturma açılıyorken, öğrenci alımlarında açık bir ayrımcılığın uygulanması, buna göz yummayan bir öğretim üyesinin teröristleri kollamakla ithaf edilmesi çok trajik" diyor ve ekliyor:

'Yetkilileri göreve çağırıyorum'
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Doç.Dr. Gözde Yılmaz, yazılı bir basın açıklamasıyla dekan Yusuf Devran'ın uygulamalarını ve yaşadıklarını ayrıntılı bir şekilde anlattı. Uygulamalara karşın gereğinin yapılması için yetkili makamları göreve davet etti.

Yılmaz'ın açıklaması şöyle:
"Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Yusuf Devran'ın Yüksek lisans ve doktora (lisansüstü) sınavlarında fişleme, adam kayırma, baskı yoluyla etki altına alma, hocalara ve öğrencilere iftira ve tehdit yoluyla sınav sonuçlarına müdahale etmesi üzerine 27 Haziran 2012 tarihinde Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na başvuruda bulundum. Akabindeki süreçte de Rektörlük ve Yüksek Öğretim Kurumu'nu konuyla ilgili bilgilendirdim. O günden bu güne, Prof.Dr.Yusuf Devran'ın tarafıma yönelttiği iftira, fişleme ve yıldırmalar artarak devam etmektedir. Her geçen gün can ve çalışma güvenliğim tehdit altındadır. Geçen süre içinde, Rektörlük, Prof.Dr.Yusuf Devran'ın fişleme, sınavlarda adam kayırma, tarafıma tehdit ve yıldırma eyleminde bulunmasına karşı savcılığın soruşturmasına izin vermemiştir."

"Lisans üstü eğitime başvuran öğrencilerimizi, sınav öncesi, sınav listeleri üzerinde MC, FS, P, ŞÖ, EÖ, gibi kodlamalarla fişlemiş, sınav sonrasında bunların alınmamaları için baskı uygulamıştır. Örneğin, adı Azad olan bir öğrenci, sınavı başarılı geçtiği halde dekan Prof. Dr. Yusuf Devran tarafından PKK 'lı olarak fişlenmiş ve bu öğrencinin yazılı ve sözlü sınav sonuçlarına müdahale edilerek kazanması engellenmiştir. Dekan Prof.Dr. Yusuf Devran, sınav sonrası beni de "bir teröristi yüksek lisansa almakla" itham ederek, gece 02.30'da sözlü saldırıda bulundu. Daha sonraki günlerde de sözlü saldırının yanısıra fiziksel saldırıda da bulunmuştur."

"Bir öğrencinin internette kendisi için kullandığı "herif" kelimesini tehdit olarak algılayıp, kendini çelik kapılar ve onlarca güvenlik görevlisiyle koruma altına alan dekan Prof. Dr. Yusuf Devran, hiçbir koruması olmayan hoca, asistan ve öğrencileri terörist, PKK 'lı, solcu, ülkücü ve sendikacı ya da polis yanlısı şeklinde fişlemekte ve karşıt gruplara hedef göstermektedir. Bu iftiraları da dedikodu yoluyla okula yayarak fişlediği kişileri (öğrenci, öğretim üyesi ve asistan) itibarsızlaştırmaktadır. Öğrencileri twitter üzerindeki yazışmalarla tetikçi ve PKK 'lı ilan etmekte ve bu öğrencileri internette afişe ederek farklı öğrenci gruplarına hedef göstermekte ve öğrencileri birbirine düşürmektedir. 5 günde 15 lisansüstü sınavının 8'ine kendisi başkanlık yapmış, sınav sonuçlarını da sınav öncesi kendisinin belirlediği şekilde, diğer jüri üyelerine söz hakkı vermeksizin baskı ve tehdit yoluyla yine kendisi belirlemiştir."

'Artarak devam ediyor'
"Fakültemizde, iletişim kökenli, doktoralı asistanlar kadro beklerken, kadrolar okulun akademik personeli yerine, dışarıdan, eğitiminin hiçbir aşamasında iletişim bilimiyle ilişkili olmamış, eş dost ve adam kayırma yoluyla dışarıdan gelen kişilere verilmiş ve kadrolaşma yoluna gidilmiştir. Dekanlığı döneminde Fakültemizde kongre, sempozyum gibi bilimsel çalışmalar hiç yapılmamıştır. Fakültenin öğretim üyelerini ve asistanlarını yıldırma girişimleri genişleyerek ve şiddeti artarak devam etmektedir. En son uygulama ise, öğretim üyelerinin talepleri olmaksızın oda değişikliğidir. 1 yılda 4 kez odalar; boya, tadilat ve yeni oturma planı oluşturma bahaneleriyle değiştirilmiştir. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu bir öğretim üyesi olarak, dekan Prof. Dr. Yusuf Devran'ı; can ve çalışma güvenliğimi ihlal ettiği, öğrencileri fişleyerek ayrımcılık ve bölücülüğü körüklediği, fakültede çatışma ortamı ve gerilim yarattığı, huzurlu bir akademik ortama izin vermediği, adam kayırdığı ve kadrolaştığı için tüm Türkiye 'ye şikayet ediyorum ve gereğinin yapılması için yetkili makamları göreve davet ediyorum."

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran ise, avukatı aracılığıyla yazılı bir açıklama yaparak Gözde Yılmaz'a koruma verilmesine rağmen hakkında çıkan tüm haberlerin gerçek dışı olduğunu söyledi.

Kaynak: CnnTurk, Bianet