(1) Mevsimlik tarım işçileri: Şartlar ilkel çalışanlar köle

Yapımına yıllar önce başlanan GAP’ın, tarımı kalkındıracağı ve insanlara yeni iş sahaları açılacağının söylendiği Riha’da (Urfa) yaşayan yurttaşlar, ekmek parası için binlerce kilometre ötedeki Manisa’ya geldi. Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki Sarıbey Ovası’na bez çadırları kuran Rihalı yurttaşlar, sağlıksız ortamda zor bir hayat yaşıyor. Su ihtiyaçlarını hemen yanlarındaki dereden karşılayan mevsimlik işçiler, bulaşıcı hastalıklarla karşı karşıya. Ayrıca; muhtar, dayıbaşı ve toprak sahiplerinin bir araya gelerek belirledikleri düşük ücrete talim mevsimlik işçiler, aldıkları ücretin bir kısmını da dayıbaşına yüzdelik olarak verdikleri için “karın tokluğuna” çalışıyor.

İnsanca yaşam

Mevsimlik işçilerden Hacı Subaşı, belediyenin kendileri için yaptığı yerlerin çok yetersiz kaldığını ve ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını dile getirdi. Pirsûs’ta (Suruç) kalacak yerleri ve iş olmadığı için Turgutlu’ya geldiklerini anlatan Subaşı, en büyük sıkıntısının oğlunun engelli olması olduğunu ifade etti. Tarlaya çalışmaya giderken akıllarının çadırda bıraktıkları çocuklarında kaldığını dile getiren Subaşı, alanda yılan gibi zararlı hayvanların bulunmasından çekindiklerini de aktardı. Subaşı, en büyük isteğinin özürlü çocuğuna sosyal yardımda bulunulması ve daha insanca koşullarda çalışmak olduğunu söyledi.

Aldıkları dayıbaşına gidiyor

Engelli çocuğu olan bir diğer işçi Feyat Elmas ise, kendi imkanları ile aldıkları tekerlekli sandalyenin bozulmasından dolayı çocuğunu çadırdaki yatağa bırakarak çalışmaya gittiklerini dile getirdi. Elmas, tarlada domates toplayanlara günlük 32 TL, domates kasaları taşıyanlara ise 37 TL verildiğini aktararak, bu eşitsizliğin kaynağının fiyatları belirleyen dayıbaşı, muhtar ve çiftçiler olduğunu belirtti. Elmas, aldıkları paranın bir kısmını dayıbaşına verdiklerini, geri kalanının ise ancak karınlarını doyurmaya yettiğini dile getirdi. Fatma Karakaya ise, su ihtiyaçlarını dereden sağladıkları için salgın hastalıklarla karşı karşıya olduklarını söyledi.