Ostim İşçi Sağlığı Meclisi: Ostim’e işçinin bayramı da, sağlığı da, güvenliğini de mücadeleyle gelecek!

Ostim’deki büyük patlama ve iş katliamı üzerinden çok geçmedi. Ama fabrika ve atelyelerde, her gün yüzlerce iş kazası yaşanmaya, yeni iş katliamları hazırlanmaya devam ediyor. Ostim’de her gün birkaç işçi sakat kalıyor.

En son Ostim 56.sokak’ta otoyol bariyerleri, çelik köprü, trafik bilgi levhaları vs üretimi yapan Gürmak Metal’de meydana gelen iş kazasında elini pres makinasına kaptıran 47 yaşındaki İbrahim Sarıerikoğlu isimli işçinin sol elinin işaret parmağı koptu, diğer parmakları ezildi. İşçi kardeşimizin bir parmak boğumunu kaybederek ömür boyu sakat bırakılmasının nedeni, çalıştığı pres makinesinde el-parmak ezilme-kopma riskine karşın iki el ve iki düğmeli kontrol mekanizmasının patron tarafından iptal edilmesi, işçiyi daha seri çalıştırmak için kazalara davetiye çıkaran biçimde pedal mekanizmasının kullandırılmasıydı.

İşçi arkadaşları tarafından hastaneye kaldırılan İbrahim Sarıerikoğlu pazartesi günü 4 haftalık iş göremez raporu verilerek taburcu edildi.

Ostim İşçi Sağlığı Meclisi olarak İbrahim Sarıerikoğlu’nu hastanede ziyaret ettik. İbrahim Sarıerikoğlu’nun anlatımları şöyle: İş kazası sabah işbaşı yaptıktan hemen sonra saat 08:40 sıralarında olmuş. Pres makinasında otoyol bariyerinde kullanılan bir malzemeyi bastığını söyledi. İki elin butona basılarak yapılması gereken üretimin ayak pedalı kullanılarak yapıldığını, patronun bunu üretimin daha seri olması için söylediğini belirtti. Hastanede olduğu süre içinde patronların kendisini aramadığını söyledi. Taburcu olacağı gün Ostim İşçi Sağlığı Meclisi olarak yanında olarak iş kazası raporu tutturmasını sağladık. İş kazasının olduğu gün işyerinden vizite kağıdı almadığı için işyerini arayarak iş kazasının olduğu tarihli bir vizite kağıdını işkazasının oluş nedeni, tarihi ve saatininde eklenmesi gerektiğini belirterek faksla hastaneye gönderilmesi işçinin hakkını araması açısından gereklidir.

İşçi arkadaşımız işyerini arayarak vizite kağıdı istedi. İşçi arkadaşımızın ısrarla birkaç kez araması sonucunda faks geldi. gelen vizite kağıdının iş kazası bölümünde patron büyük bir pişkinlikle aynen şunu yazmıştı: “Presleme makinasında çalışan işçi tamamen kendi dikkatsizliğinden her iki elini presin üzerinde unutup ayağını pedala basarak ellerini sıkıştırmıştır.’’

Eee patron “üretimin işçinin sağlık ve güvenliği için iki elin makinanın üst kısmında bulunan butona basarak yapılması gerektiğini, buna rağmen üretimin seri olması için ayak pedalı kullandırdıklarını’’ yazacak değildi. Patron iş kazasının tanıklarının yazıldığı bölüme ise ogün izinli olan ustabaşını da yazmıştı. Ancak patronların bu katekulileri sökmeyecek. Bu işin peşini bırakmayacağız.

Gürmak Metal’de daha önce de, 5 işçi resmi tatil günü olan 1 Mayıs’a gittikleri için işten atılmıştı. Sarıerikoğlu, 5 işçinin 1 Mayıs’a gittikleri gerekçesiyle, “işçinin bayramı mı olur” diyen patron tarafından atılmaları olayını da şöyle anlattı:

“İşe yeni başlamıştım nisan ayıydı. Bütün resmi tatiller kullanılıyormuş. Ama patron 1 Mayıs işçi bayramında izin vermiyormuş. Resmi tatil olmasına rağmen patron’ işçinin bayramı mı olur,1 Mayıs’ta izin yok herkes çalışacak” dedi. İşçi arkadaşlar bunu kabul etmediler. 1 Mayıs’ta işe gelinmedi. Ertesi gün işe geldiğimizde patron müdüre talimat vermiş. ’1 Mayıs’ta işe gelmeyenleri Çorum da otoyol bariyeri döşeme işine gönderin’ diye. İşçi arkadaşlar bunu kabul etmediler. Ogün çalışmadılar. Ertesi gün de işe geldiler. Müdür arkadaşlara yine işbaşı yaptırmadı. İşyerini terketmedikleri halde polis çağıracağını söyledi. İşçi arkadaşlar da orada bir tutanak tuttular işbaşı yaptırılmadıklarına dair. Onlarla beraber bende işten ayrılacaktım. İşçi arkadaşlar sen yenisin daha boşuna işsiz kalma dediler. Yazdıkları tutanağı da aynı işyerinde çalışan eski bir işçiye imzalattılar ve patrona dava açacaklarını söylediler. İşçilerin dava açacağını duyan patron ise ’20 bin lira işçiye vereceğime avukatlara 40 bin tl veririm yine o parayı işçiye vermem’ demiş.”

Gürmak patronu Gürbüz Aydın’ın aynı sokaktaki işyeri sahiplerine ‘’ işçi milletine fazla yüz vermeyeceksin. Bir şey ister. onu verdinmi gerisi gelir artık. İster de ister. İşçinin kıçını fazla kaldırmayacaksın’’ dediğini de daha önce duymuştuk.

İşte sınıf karşıtlığı budur. Patronlara göre, “işçinin bayramı, sağlığı, güvenliği, yaşamı” diye bir şey olmaz. İşçinin her dinlenme soluğunun ve aldığı üç kuruş ücretin hesabı tutulur ama parmaklarının, kemiklerinin, canının hesabı tutulmaz. Ancak Ostim’de büyük patlama ve katliamdan sonra işler eskisi gibi gitmeyecek. Ostim’de patronların sermaye çarklarına kurban verilen o işçi parmakları, patronların yakasına yapışacak. Ostim’in çarklarının işçi kanıyla, kemiğiyle, parmağıyla dönüp gitmesine izin vermeyeceğiz. Ostim’e işçilerin bayramı, sağlığı, güvenliği, sınıf bilinci ve mücadelesi, işçi örgütlülükleriyle gelecek.

OSTİM İŞÇİ SAĞLIĞI MECLİSİ

Devrimci Proletarya