İzmir Aliağa'da işçi kurultayı

İzmir Aliağalı işçiler, düzenledikleri işçi kurultayında, tabanda birleşme ve örgütlülüğü güçlendirmenin yollarını tartıştılar. Petrol-İş Sendikası  Konferans Salonunda yapılan kurultaya direnişteki Micha işçilerinin yanı sıra Petkim, Tüpraş, Gemi Söküm, Ege Çelik, Saybolt, Star Rafinerisi, Atik Metal ve Aliağa Belediyesi taşeron işçileri katıldı. Ayrıca İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyeleri de kurultaya katıldılar.
 
TABANDA BİRLEŞMEK
 
Açılış konuşmasını yapan kurultay komitesi üyesi belediye işçisi Sinan Uğur yaptığı konuşmada 15-16 Haziran işçi direnişini ortaya çıkaran koşulların daha da ağırlaşarak yaşanmaya devam ettiğini söyledi. İşçilerin hak kayıplarına karşı birleşmesi gerektiğini ifade eden Uğur, 23 Mayıs kamu emekçileri genel grevinin de bu gerçeği gösterdiğini belirtti.
 
Direnişteki Micha işçilerinden Fercan Atmaca da sendikal özgürlüklerin olmadığını belirterek, “Türk Metal Sendikasında örgütlendik ancak işveren bizi kanunsuz bir şekilde işten çıkardı. 35 gündür kapıda direnişteyiz. Aliağa’daki sendikalar ve demokratik kitle örgütleri bizi yalnız bırakmamalı.” diye konuştu.
 
Diğer bir Micha işçisi Hüseyin Akarsu daha baştan ‘olmaz’ diyerek değil inanarak sendikalı olduklarını, kendilerinin Aliağalı genç işçiler olarak örnek olmak istediklerini söyledi. Akarsu “Patronlar bize karşı birleşti biz de onlara karşı birleşerek gücümüzü göstermeliyiz.” diye konuştu.
 
ADETA CEHENNEM
 
Gemi Söküm Tesislerinde çalışan bir işçinin anlattıkları ise, kurultay katılımcısı işçilere yanı başlarında nasıl bir cehennem yaşandığını çarpıcı bir şekilde gösterdi. Gemi söküm işçisi; 11 yıldır bu iş yerlerinde çalıştığını, bir kez bile yıllık izin yapamadığını, resmi tatillerde bile çalıştıklarını ifade etti. Daha iki gün önce, kurultaya katılacak bir işçi arkadaşının kafasının yandığını ve şu anda hastanede olduğunu belirten gemi söküm işçisi, her gün yaralanmalı kazaların olduğunu, işyerlerinin adeta bir cehennem olduğu, işyerine geldiklerinde bir mayın tarlasına girmiş gibi olduklarını söyledi. İşverenlerin kendi akrabalarını taşeron olarak gösterdiklerini hakkını arayan işçinin işinden olduğunu, iş dışında hiçbir yaşantılarının olmadığını, örgütlenmek istediklerini ama bunun nasıl olacağını bilemediklerini belirtti.
 
11 yıldır Ege Çelik’te çalışan bir metal işçisinin anlattıkları ise sendikaların mücadeleci bir temelde dönüşmesinin ne kadar acil bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha ortaya koydu. 3 yıl önce giriş-çıkış yapılarak ücretlerinin yarı yarıya düşürüldüğünü anlatan Ege Çelik işçisi, buna karşı örgütlü oldukları Türk Metal Sendikasının sessiz kaldığını, karşı çıkan işçilerin de mimlenerek işten atıldıklarını işvereni mahkemeye verdiklerini ancak bir sonuç çıkmadığını söyledi. Demokratik bir sendika istediklerini, sendika odasında dertlerini anlatamadıklarını, sendikadan korktuklarını belirten işçi, “Kendi temsilcilerimizi kendimiz seçmeliyiz, birbirimize sahip çıkmalıyız” dedi. 

MİCHA İŞÇİLERİYLE DAYANIŞMA KARARI
 
Belediye taşeron işçilerinden Şennur Bal da yaptığı konuşmada, 20 kişilik bir komite kurarak örgütlendiklerini, 400 işçiyle beraber Genel-İş sendikasına üye olduklarını ancak Mart sonunda ihalenin Hazar adlı bir firmaya verildiğini ve yetki alamadıklarını dile getirdi. Bal, buna rağmen örgütlenmeye devam ettiklerini ve yapılan seçimle 8 temsilci belirlediklerini ifade etti.
 
Kurultay komitesi üyesi Pektim işçisi Mustafa Ediz de yaptığı konuşmada, birleşmek için bir adım attıklarını bundan sonra da bu çalışmaların sürdürülmesi ve genişletilmesi gerektiğini dile getirdi.
 
Kurultayda, Micha işçilerinin mücadelesinin desteklenmesi için çabaların arttırılması, işçilerin örgütlenmesi ve örgütlülüklerinin güçlendirilmesi için sendikalar ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi gibi oluşumlarla birlikte çalışmalar yapılması ve kurultay komitesinin genişletilerek çalışmalarının devam etmesi kararları alındı.