(13) Bunun adı kaza değil katliam

İstanbul'da  Esenyurt'ta  Marmara Park alışveriş merkezinin  şantiyesinde inşaat işçilerinin çadırlarında yangın faciası yaşandı. Bir anda alevlerin sardığı çadırlardan çıkamayan 11 işçi yanarak hayatını kaybetti.  Yangını söndürmek isteyen, ancak arkadaşlarını kurtaramayan işçilerden Bilal Tavşan, çadırlarda bulunan yangın tüplerinin birinin boş, diğerlerinin ise çalışmadığını idda etti.

Ayrıca yangında hayatını kaybedenlerden birinin olaydan 2 gün önce şantiyede çalışmaya başlayan 4 çocuk babası Vanlı depremzede Serkan Özen isimli işçi olduğu öğrenildi.

Esenyurt’a bağlı  Güzelyurt mahallesindeki 6’ncı Cadde üzerinde bulunan Marmara Park alışveriş merkezinin inşaatının şantiyesinde önceki gün 21.00 sıralarında işçilerin kaldığı çadırlarda yangın çıktı. Elektrik sobası ile ısınan ve 15 kişilik olduğu belirtilen ateşe dayanıksız çadırda işçiler bir anda alevler içinde kaldı.

Yangın kısa sürede bitişikteki 2 çadıra daha sıçradı. Alevler, naylon çadırların tamamını sardı ve işçilerden bazıları yanarak bazıları da dumandan zehirlenerek yaşamını yitirdi. Yangını söndüren itfaiye ekipleri, tamamen yanan çadırlarda 11 işçinin cesedine ulaştı. AVM inşatında çalışan bir işçi, çadırların 15’er kişilik olduğunu ve şantiye alanında 100’e yakın işçi bulunduğunu söyledi.

ÇADIRLARDAN ÇIKAMADILAR
Şantiyede vinç operatörü olarak çalışan ve çadırlarda kaldığını söyleyen Abbas Mendi, yangın başladıktan sonra olay yerine geldiğini belirterek 3 çadırın yandığını gördüğünü söyledi. Mendi, "Biz kendimiz müdahale ettik. İtfaiyeyi de aradık. Yapacak birşeyimiz yoktu. Çok alev olduğu için üzerine gidemedik. Alev yükselince insanlar çıkmayınca içeride kaldıklarını anladık. Bir kaçını çekerek alabildik. Gerisini kurtaramadık" diye konuştu.

YANGIN TÜPLERİ ÇALIŞMADI
Çadırların tek çıkışı olduğunu söyleyen Bilal Tavşan isimli işçi de büyük bir ihmale daha dikkat çekti. Bilal Tavşan, " Arkadaşlar çadırı yırtarak çıkmaya çalıştılar.  Biz yangını tüplerle söndürmeye çalıştık. Yangın tüplerinden biri boş çıktı iki tanesi de çalışmadı. her çadırda üç yangın tüpü var."

Bilal Tavşan ayrıca ücretlerinin tam ödenmediğinden, sigortalarının eksik yatırıldığından bahsetti. Tavşan şunları söyledi:  "Günlüğü 70 TL'ye çalışıyoruz ama ben 70 günde sadece  610 TL para aldım. Sigortamızda ilk ay 28 gün yattı. Şu anda varmı bilmiyorum."

KALANLAR MEMLEKETİNE DÖNÜYOR
Yangından şans eseri kurtulan işçilerden Rıfat Demir ise şantiyede kalan işçilerin Van, Ordu, Sivas'tan geldiğini ve çadırlarda kaldıklarını belirtti. Kendisinin de Sivas'tan geldiğini söyleyen Demir, "Bundan sonra buralarda kalamam. Sivaslı arkadaşlarla memlekete dönme kararı aldık" dedi. Bu arada şirketin tüm işçileri dün ücretsiz izne çıkardığı, işçilerin hepsinin şantiyeyi boşaltarak memleketine dönüş hazırlığına başladığı bilgisi edinildi.

VAN DEPREMİNDEN SAĞ KURTULMUŞTUJ
İsmini vermek istemeyen bir işçi de, ölen işçilerden birinin olaydan 2 gün önce şantiyede işe başlayan Serkan Özen isimli işçi olduğunu söyledi. Hepsi okula giden 4 çocuk babası olduğu öğrenilen Serkan Özen'in günlük 70 TL ücret karşılığında şantiyede çalıştığı öğrenildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İstanbul Esenyurt'ta meydana gelen ve 11 işçinin yaşamını yitirdiği yangınla ilgili inceleme başlattı. Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, yangınla ilgili “hem sosyal güvenlik ve rehberlik bakımından hem de iş teftişi bakımından” inceleme başlatıldı. Konuyla ilgili görevlendirilen müfettişler, inceleme yapmak üzere olay yerine gönderildi.
 
YAŞAMINI YİTİREN 
11 KİŞİNİN KİMLİKLERİ
 
»Bayram Ege Pehlivan (48)
»Çetin Coşkun (42)
»Seyfettin Topal (38)
»Abdurrahman Deniz (42)
»Sevdin Özen (28)
»İsa Topal (22)
»Ahmet Yağal (30)
»Barış Kıyak (30)
»Hakim Akçam (46)
»Fatih Acun (24)
»Serkan Özen

Haber yayına hazırlandığı sırada Adli Tıp Kurumu'nda işçilerin kimlik tespitleri yapılmaya çalışıyordu. İşçiler tanınmayacak durumda olduklarından işçi yakınları  Adli Tıp Kurumu'na çeşitli teste tabi tutuldu. İşçilerin kimlik tespitinin 12 saat süreceği öğrenildi.
 
Temeli geçen yıl atıldı
 
Facia, taşeron firma Kayı İnşaat'ın yaptığı Marmara Park'ta yaşandı. Ece Türkiye, Deutsche Bank’ın yatırım şirketi DWS ile Finansbank, İş GYO ve Kayı İnşaat işbirliği ile inşa edilen Marmara Park'ın temeli, 1 Mart 2011 Salı günü Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, AKP Esenyurt İlçe Başkanı Şenay Değer, Ece Türkiye Genel Müdürü Andreas Hohlmann, Finansbank Genel Müdürü Sinan Şahinbaş, İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes ve Kayı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhun Kartal'ın da katıldığı bir törenle atılmıştı.

ECE TÜRKİYE ‘YILIN YATIRIMCISI’
Marmara Park'ı yaptıran Alman firması ECE'nin Türkiye ayağı ECE TÜRKİYE. Şirket, 2000 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet gösteriyor. On yılda Metrocity, Beylikdüzü Migros, CarrefourSA Maltepe Park, Ankara’da ANKAmall, Antalya’da Antalya Migros ve Eskişehir’de Espark Alışveriş Merkezi gibi yatırımlarda bulunan Ece Türkiye Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen EGSİAD'dan da 2009 yılında bizzat Başbalan Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden "Yılın Yabancı Yatırımcısı" ödülünü almıştı.
 
KİM NE DEDİ?
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik olayla ilgili şu şekilde açıklamada bulundu: "Çalışan işçilerin çalıştıkları yerle kaldıkları yerle bütünlük arz ediyor. Aynı önlemlerin alınması gerekiyor, iş kanunumuz bunu ön görmektedir. Ne gibi bir ihmal var? Üç adet ısıtıcı olduğu iddia ediliyor. Kaç işçi kalıyor idi? Tahliyeyle ilgili nasıl sorunlar yaşandı? Çadırı kaplayan malzemenin plastik olması, mevzuatımız çerçevesinde inceleniyor. Ancak yıllardır özellikle bunun değişmesi gerektiğini ifade ettik. Neden? Önleyici olduğu için. Nerede ihmal varsa, bunlar hızlı şekilde değerlendirilecek."

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu itfaiyenin ve emniyetin olay yeri incelemelerinin devam ettiğini belirterek, ”Olay inceleme safhasında yangın nedenine ilişkin ulaştığımız net bir bulgu yok”dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, olay yerinde incelemelerde bulunurken,  "Burada bir facia oldu. Ağıt yakma zamanı değil. İşçiler çadırlarda kalıyordu. Konteynırlarda kalmaları geriyordu. Burayı denetlemek Çalışma Bakanlığı'nın göreviydi" şeklinde konuştu.

İnşaat İşçileri Derneği Girişimi sözcüsü Mustafa Adnan Akyol, "Ben 29 yıllık inşaat işçisiyim. Bu yaşıma kadar doğru dürüst kaldığımız bir tane şantiye gördüm. O da yurt dışındaydı. Bazı şantiyelerde konteynır hiç yok. Çadırda ısınmak zaten problem. Sorun sadece çadırlarla da sınırlı değil. Konteynırlarda da ısınma sorun. Herkes hasta. Üstelik konteynırlarda da tehlike söz konusu çünkü ısınma elektrik ocağı ile sağlanıyor. Bu tehlikenin yanı sıra temizlik de sorunlu. Benim asıl merak ettiğim nokta, biz Sapphire alışveriş merkezi şantiyesinde çalışırken bir arkadaşımızı iş kazası sonucu kaybettik. Başbakan inşaat bitince oranın açılışını yaptı sonra. Buranın da açılışını yapacak mı?”
 
İşçi çadırlarının önünde protesto
 
İŞ cinayetini protesto etmek için facianın yaşandığı işçi çadırlarının önünde dün Türk-İş İstanbul 1. Bölge Temsilciliği, DİSK İstanbul Merkez Temsilciliği, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, "Elbistan‘da geçen yıl iş kazasında hayatını kaybeden 10 işçi halentoprak altında. 24 Şubat'ta Adana‘da hayatını kaybeden 10 işçiden6‘sının cenazesine bile ulaşılamadı. Dün İstanbul Esenyurt‘ta bir inşaatın şantiyesinde çadırlarda kalmak zorunda bırakılan 11 işçi, çıkanyangında hayatını kaybetti. Bu iş cinayeti bize gösterdi ki, işçilerin barınma sorunu, çalışma hayatının parçasıdır ve çalışırken ölenler, barınırken  korunamamaktadır" denildi.
 
FACİAYA TEPKİLER
 
İSTANBUL İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ MECLİSİ: Faciayla ilgili açıklama yapan İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi bir açıklamada bulunarak devletin ihmalini gözler önüne serdi.

Açıklamada şunlar denildi: "İnşaat işçilerinin şantiyelerdeki kötü barınma sorunları sonunda bir katliama da neden oldu. Önceki gün İstanbul Esenyut'taki bir AVM'nin şantiyesinde çadırda kalan 11 işçi yanarak yaşamını yitirdi.
İstanbul’un göbeğinde 10 Aralık 2011’de yaşanan Park Otel yangınında işçilerin hangi koşullarda barındığı gözler önüne serilmişti ve işçilerin soğuk havalarda nasıl ısındığı sorusu sorulmuştu? Ülkemizdeki hemen hiçbir inşaatta sağlanmayan barınma koşulları dolayısıyla işçiler her an sağlık sorunları ve hayati risk altında çalıştığı belirtilmişti" denildi. Açıklamada  4 Aralık 1973 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile çıkan ve hâlâ yürürlükte olan İşçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğüne uyulmasını sağlamanın Çalışma Bakanlığı'nın görevi olduğu kaydedildi.

"AKP iktidarının ve sermayenin ekonominin lokomotifi dedikleri inşaat sektörünün, işçilerin kanıyla büyüdüğü gözler önüne serildi…" denilen açıklamada ayrıca, Ocak ayı iş cinayetleri raporunda Diyarbakır’dan İstanbul’a çalışmak için gelen 5 genç işçinin Fatih’te çıkan yangında önce zehirlenerek sonra yanarak hayatlarını kaybettiği de hatırlatıldı.
TMMOB: Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, “Türkiye’de işçiler iş kazaları sonucu onar, onar hayatını kaybediyor, işçilerin sağlığının korunmasında en büyük yükümlülüğün üzerinde olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise sadece seyrediyor” dedi. Soğancı ölümlerin durması için yapılacakları şöyle sıraladı:

»Bakanlık, işçilerin sağlığının korunmasında en büyük yükümlülüğün kendisinde olduğunun farkına varmalı,

 »Yasa çıkaracağız, yönetmelik çıkaracağız diye her gün bir birini tutmayan açıklamalardan vazgeçilmeli,

»Acilen, işçi sendikaları, kamu çalışanları sendikaları, TMMOB, TTB ile bir araya gelerek gerekli düzenlemelere karar verilmeli, örgütlere karşı düşmanca tavırdan vazgeçilmeli, önerileri önemsenmeli,

»İşçi sağlığı ve güvenliğinin sağlanması bir kar alanı olarak değil, kamu hizmeti olarak görülmeli, düzenlemeler bu çerçevede yapılmalı,

»İşyeri denetimleri artırılmalı,

»İşçi sağlığı ve güvenliğine yönelik cezalar artırılmalıdır.”

TÜRK-İŞ: Konfederasyonun Yönetim Kurulu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmamasının işçi ölümlerine davetiye çıkardığını vurgulayarak, gerekli önlemlerin alınmamasının iş kazalarını cinayet haline getirdiğini kaydetti. ILO’nun hazırladığı “Güvenlik Kültürü Raporu”na göre, meslek hastalıklarının tümünün, iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir kazalar olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye’de meydana gelen iş kazalarında ve ölümlerde artış olduğu kaydedildi.

DİSK: Genel Başkanı Erol Ekici faciaya ilişkin şu açıklamada bulundu: "Hızla, İşçi Sağlığı ve Güvenliği yasa tasarısı taslağını çalışanların sağlık ve güvenliğini temel alan bir anlayışla çıkarma iradesi ortaya koyulmalıdır. Sağlık, güvenlik ve çevreyle ilgili, özerk, demokratik bir işleyişe sahip olan kurumsal bir yapının sosyal taraflarla birlikte oluşturulması ve gerekli tedbirlerin alınması vakit kaybetmeksizin yaşama geçirilmelidir. Yaşamını kaybeden işçilerin yakınlarına başsağlığı diliyor, iş cinayetlerinin artık son bulmasını istiyoruz!"

EMEK PARTİSİ: Faciayla ilgili yapılan açıklamada, son 2 yılda iş cinayetlerinin tüyler ürpertici düzeye çıktığı belirtildi.
 
EMEP açıklamasında, "Yeni bir Anayasa’dan, emeğin haklarından, iş yaşamının düzenlenmesinden söz edilen günümüzde, her yeni düzenleme işçilerin yaşamını ve çalışma koşullarını daha da kötüleştirmektedir. Artan sömürü ve işçi cinayetleri kader olarak sunulmaya çalışılıyor. Emek Partisi, işçi sınıfımıza yönelik bu pervasızlık karşısında, başta işçi sınıfımız olmak üzere, sendikaları, meslek odalarını, baroları, kamu emekçilerini, direnişteki işçileri harekete geçmeye çağırmaktadır. İşçileri düşük ücretle, sosyal haklardan mahrum olarak çalıştıran, derme çatma barakalarda yaşamaya ve 11 işçiyi ölüme mahkûm edenler cezalandırılmalıdır"denildi.

 ÖDP: Faciaya ilişkin ÖDP Genel Başkanı Alper Taş şunları söyledi: "14 işçi kardeşimizin yanarak ölmesi, çok övünülen Türkiye ekonomisinin nasıl büyüdüğünün somut göstergesidir." İstanbul İl Başkanı Hüseyin Atalay ise “Bu katliam bir sobadan çıkan bir yangına bağlanamaz.Bu katliamın nedeni bellidir; Tıpkı Tuzla’daki, Davutpaşa’daki, Ostim’deki, madenlerdeki gibi nedeni daha fazla sömürme hırsıdır” dedi. 

Dilem Taştan / Birgün