(13) Plazaların harcı işçi kanı

Esenyurt’ta bir AVM inşaatında 11 işçinin yanarak ölmesi gözleri bir kez daha inşaatlardaki işçi cinayetlerine çevirdi. İSİGM’nin verilerine göre inşaat sektöründe her iş günü bir işçi ölüyor

Erdoğan “Sektörün ayağındaki prangaları çözdük” dedikten sonra kentin her köşesinde yükselen dev gökdelenlerin harcı emekçilerin kanıyla karılıyor. Patronlar iş güvenliği için kılını kıpırdatmazken, veriler inşaatların işçi mezarlığına dönüştüğünü ortaya koyuyor.  İGSM’nin raporuna göre inşaat sektöründe her iş günü yaklaşık 25, her iş saati 3, her 20 dakikada 1 iş kazası meydana geliyor. Her iş günü 1.2 kişi sürekli iş göremez duruma düşerken, 1 kişi ölüyor.

Sahte sigorta skandalı

Kimlikleri tespit edilen işçilerin cenazeleri memleketlerine gönderildi. Acılı aileler Adli Tıp Kurumu önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Bu arada iki işçiye öldükleri gün sahte sigorta yapıldığı iddia edildi.

İşçiler ölüyor gökdelenler yükseliyor

İki gün önce İstanbul’un Esenyurt ilçesinde Marmarapark şantiyesinde çıkan yangınla birlikte 11 işçi yaşamını yitirdi. Böylece en çok iş cinayeti işlenen inşaat sektörü bir kez daha gündeme geldi. Daha çok Kürt illeriyle İç Anadolu ve Karadeniz bölgesinin yoksulları tarafından yapılan inşaat işleri, onlarca kişiye mezar olurken, çalışanlar çoğunlukla da kayıt dışı çalıştırılıyor. İşverenlerin kâr uğruna denetim yapmadığı ve ihmallere yol açan taşeron çalışma sistemi, ölümlü iş kazalarına davetiye çıkarıyor.

İnşaat işçilerinin yaşamlarının her zaman zor ve risk altında olduğunu İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİGM) Ocak 2012’de açıkladığı raporlar da ortaya koyuyor. Esenyurt’taki 220 milyon euroluk parıltılı Marmarapark projesinde günlük 40 liraya çalışan işçiler, bu hikayelerin sadece birkaçını oluşturuyor. Milyon dolarlık projelerden alın terinin parasını alamadıkları için intihar eden işçiler bile oluyor.

20 dakikada bir kaza

Günde 8 saat, yılda yaklaşık 300 gün çalışıldığı kabul edildiğinde inşaat sektöründe her iş günü yaklaşık 25, her iş saati 3, her 20 dakikada 1 iş kazası meydana geliyor. Her iş günü 1.2 kişi sürekli iş göremez duruma düşerken, 1 kişi “kaza” sonucu yaşamını yitiriyor. Türkiye’de tüm iş kazalarının yüzde 1.4’ü, inşaat sektöründeki kazaların yüzde 4.2’si ölümle sonuçlanıyor. Tüm iş kazalarının yaklaşık yüzde 9.5’i inşaat sektöründe meydana gelirken, ölümle sonuçlananların ise yüzde 30’u inşaat sektöründe meydana geliyor.

Yasa var, uygulanmıyor

1973 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 47. 48. ve 54’üncü maddeleri açık bir biçimde işçilerin güvenlik koşullarını ve barınmalarının nasıl sağlanacağını belirtiyor. Metrekareye varana kadar yapılan tanımlarda, “İşyerlerinde işçilerin, içinde çalıştıkları yerler ile depo ve ambar gibi yerlerin, aynı zamanda işçi konutu olarak kullanılması ve buralarda işçi yatırılması yasaktır” ibareleri yer alıyor. Ama yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “mevzuat yok” açıklamalarının yersiz olduğuna dikkat çeken İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Gürcanlı, yasaların olduğunu ancak uygulanmadığını dile getirdi. Gürcanlı, “Başbakan’ın ödül verdiği bir şirketi denetlemek de bir müfettiş açısından zor” diye konuştu.

İşçilerin depo olarak ya da gündüzleri yemek için kullanılması gereken çadırlarda uyumasının kabul edilebilir bir durum olmadığına da dikkat çeken Gürcanlı, net olarak bir cinayet işlendiğini dile getirdi.

En tepe sorgulanmalı

Yangının, elektrik kablolarının enerjiyi kaldıramamasından ya da sobanın devrilmesinden kaynaklanabileceğini ifade eden Gürcanlı, “220 milyon dolarlık proje ama 2-3 tane konteyner koyamıyorlar mı?” diye sordu. Olayla ilgili olarak şantiye şefinin gözaltına alınmasına ve sadece taşeron firma üzerine yüklenilmesine de tepki gösteren Gürcanlı, “En tepeye kadar herkes sorgulanmalı. Ana inşaat firması olan Kayı İnşaat orada kuş uçmasından bile sorumlu” dedi.

Mucize: Ölümden sonra sigorta!

CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, İstanbul’da kaldıkları çadırda yanarak ölen iki işçinin, öldükten sonra sigortalı yapıldığını söyledi. BDP tarafından verilen Meclis araştırma önergesinin görüşülmesi sırasında konuşan Çelebi, yanarak ölen işçilerden Çetin Coşkun ve Sevdin Özen’in, işe giriş tarihinin 11 Mart 2012 olduğunu belirtti ve elindeki SGK belgesini göstererek, “SGK pazar günü çalışıyor, belge veriyor; bu arkadaşların öldükten sonra işbaşısını veriyor, sigortalı yapmış oluyor” dedi. Konuşmaların ardından BDP’nin grup önerisi kabul edilmedi.

İlk maaşını alamadı

İstanbul Esenyurt’ta 11 işçiye mezar olan çadırdaki facia bağıra bağıra geldi. Şimdi ihmaller zinciri sıralanıyor. Oysa birbiri ardına yükselen lüks inşaat projelerindeki görüntüler Esenyurt’takinden farklı değil. İşçiler, AVM inşaatının farklı işlerini yapan taşeron firmalarda çalışıyor. Kaldem firmasına bağlı çalışanların çadır, Kayı İnşaat’a bağlı olanların ise konteynerlerde kaldığı iddia edildi. İşçilerin günlük 70 TL yevmiye ile çalıştığı öğrenildi. Wan depreminden kurtulup gelen Sevdin Özer, ilk maaşını bile alamadan çadır kurbanı oldu.

Bartın’a ateş düştü

İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi inşaatı şantiyesindeki çadırlarda çıkan yangında hayatını kaybeden işçilerden Ahmet Keskin’in (47), Bartın’da yaşayan akrabaları üzüntü yaşıyor. Keskin’in memleketi Kozcağız beldesinde bağlı Şarköy köyünde yaşayan ağabeyi Rüstem Keskin, “Çok üzüntülüyüz. Yangında bir ihmal olduğunu düşünüyoruz. Sonuna kadar bunun peşini bırakmayacağız. Hukuki olarak ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

7 işçinin cenazesi alındı

Esenyurt’ta kaldıkları çadırda çıkan yangında iş cinayetine kurban giden 11 işçiden 7’sinin cesedi, Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından ailelerine teslim edildi. Cenazeleri ailelerine teslim edilen işçilerin isimleri şöyle; Fatih Acunlu (Ordu), Ahmet Keskin (Bartın), Seyfettin Topal (Ordu), İsa Topal (Samsun-Çarşamba), Sevdin Özen (Van), Ahmet Yağal (Tokat). Bedlîs nüfusuna kayıtlı işçi Hakim Alican’ın cenazesi ise bugün İstanbul’un Başakşehir ilçesi Kayabaşı Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Cenazeler ailelere teslim edilirken işçilerin bazı yakınlarının sinir krizi geçirdiği görüldü.

Çelik: Denetleyemiyoruz

Çalışma Bakanı Faruk Çelik, İstanbul Esenyurt’ta ölen 11 işçinin ailesine iş kazası maaşı bağlandığını, ayrıca 7’sine de ölüm aylığı verileceğini bildirdi. Çelik, 2 kişiyle ilgili incelemenin ölüm aylığı hakkını doldurup doldurmadığıyla ilgili olarak devam ettiğini söyledi. Çelik ayrıca, “50 kişinin üstünde işçi çalıştıran işyerleri 28 bin. 50’nin altında kalan 1 milyon 426 bin işyerinde ise istediğimiz ölçüde denetim yapılamıyor.” diyerek devletin kusurunu itiraf etti.

Başbakan’dan ödüllü şirket

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2007’de aralarında Kayı İnşaat’ın da bulunduğu müteahhitlik firmalarına ödül vermişti. 3 kıtada, 7 farklı ülkede 6 bin çalışanı bulunan Kayı İnşaat’ın ismi 2009’da vergi yolsuzluğu iddiasıyla gündeme geldi. Şirket binalarında arama yapıldı ve hesapları incelemeye alınarak 30 bin TL ceza kesildi. Öte yandan, aynı inşaat firması Erzerom Tortûm’daki olaylı HES çalışmalarıyla da gündeme gelmişti. Aynı şirket 220 milyon Euroluk yatırımda işçilerini çadırda yatırıyordu.
 
Demirtaş: İşçiye biçilen değer bu kadar ucuz mu?

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında Esenyurt’taki ölümlere değindi. Demirtaş, her hafta grup toplantılarını bir işçi katliamıyla açtıklarını belirtti. Türkiye’nin, parlamentonun hiç böyle bir katliam yaşanmamış gibi yaklaştığını söyleyen Demirtaş, 11 işveren, 11 MÜSİAD üyesi, 11 TÜSİAD üyesi ya da 11 parlamenter yansaydı hükümetin tepkisinin nasıl olacağını sordu. Demirtaş, “Bu kadar mı vicdandan ahlaktan uzak hale geldik. Bunların hiçbiri kader değil” dedi. Yüzlerce euroluk yatırım yapan hükümetin sırf işverenler ürkmesin diye iş güvenliğinden taviz verdiğini belirten Demirtaş, “Ama bir çadırın içinde yanarak öldüğünüzde değeriniz cebinizde olan bozukluklar oluyor. Başbakan bu konuda iki cümle laf edemiyorsa bu Türkiye’nin utancıdır. Neden yoksullar çünkü, işçiler, garibanlar” dedi.

Türkiye toplumunun ezici çoğunluğunu oluşturan emekçilere seslenen Demirtaş, “Birlikte mücadele etmemiz lazım. Başka yolu yok. O gençleri oraya getiren sistemi sorgulamadığımız müddetçe hepimiz o çadırda yanmış bir ceset olmaktan başka bir şey olamayız. Bu kadar yoksulluğu hak ediyor muyuz? Biz blok olarak bu hassasiyetleri korumaya devam edeceğiz. İş cinayetinde hayatını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz” dedi.
 
Kulelerin harcında kan var

Kartal’da yapımı süren ve dünyanın en büyük adliyelerinden biri olarak nitelendirilen inşaatta Kurtuluş Alioğulları, merdiven boşluğuna düşmüş, maaşını alamadığı için Mesut Yavuz isimli işçi de intihar etmişti. Seyrantepe Türk Telekom Arena stadının yapımında da Gökhan Yavuz,  Raşit Ek, Cihan Gayretli yaşamını yitirmiş, ayrıca Sapphire Tower’ın inşaatında kaybolan bir işçinin cesedi havalandırmada bulunmuştu. 18 Ekim 2008’de Çayırbaşı-Sarıyer tüneli yapımında, Ergün Bilgin, Zincirlikuyu Tat-Tower gökdelen inşaatında Şahin Çetin yaşamını yitirirken, İstinyepark alışveriş merkezi yapımında bir işçi düşerek yaşamını yitirmişti.

İSKİ’nin yapı çalışmalarında da çok sayıda ölüm meydana geldi. İSKİ şantiyesinde çalışan Salih Tarım isimli işçi yaşamını yitirirken, Şubat 2007’de Tavukçu deresinde taşeron firmanın yol açtığı kazada bir işçi yaşamını yitirdi. Eylül 2007’de Büyükçekmece’de 3 kişi atık su kolektörü içinde, Ekim 2007’de Melen projesinde çalışan Gülseren Yurttaş da vincin altında can verdi. Aynı yıl Sarıyer’de hafriyat kamyonu 1 kişinin ölümüne yol açtı. Ocak 2008’de Bağcılar’da taşeron firmada çalışan bir işçi toprak kayması sonucu yaşamını yitirirken, 24 Ekim 2010’da Haydarpaşa Garı’nda çalışan elektrik işçisi iki vagon arasında kalarak can verdi. 23 Ekim’de Bağcılar’da bir inşaatta beton pompasının kırılan kolu 2 işçinin ölümüne neden oldu. 20 Ekim’de Deniz Müzesi restorasyonunda 1 kişi öldü.

HDK’liler 11 işçi için yürüdü

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Esenyurt İlçe Meclisi, 11 işçiye mezar olan çadır yangınının sorumlularının yargılanması talebiyle Esenyurt Belediyesi’ne yürüyüş düzenledi. HDK bileşenleri, “Ölüm çadırı değil güvenli iş koşullarının yaratılmasını” istedi.

HDK Esenyurt İlçe Meclisi, 11 işçinin yaşamını yitirdiği çadır yangınını protesto etmek için Köyiçi Meydanı’nda toplandı. Sorumluların yargılanmasını isteyen HDK bileşenleri, alkış, ıslık ve sloganlarla Esenyurt Belediyesi’ne yürüdü. Sık sık “İşçiler ölüyor belediye izliyor”, “İşçiler ölüyor bakanlık izliyor”, “Kaza değil bu bir cinayet” sloganlarının atıldığı yürüyüşü, çevredeki yurttaşlar da alkışlarla destekledi. Yürüyüş sırasında bir inşaatta çalışan işçilerin de alkışlarla HDK bileşenlerine destek vermesi dikkat çekti. Belediye önünde çevik kuvvet polislerinin giriş ve çıkışları kapattığı görülürken, Devrim Avcı, HDK adına açıklama yaptı. 11 inşaat işçisinin yanarak can verdiğini belirten Avcı, patronların işçiye harcanan her kuruşu maliyet olarak gördüklerini ifade ederek, “Patronlar bu cesareti kimden alıyor” diye sordu.

Sorumlular belli

Facianın ardından AKP’li Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu’nun, “Vakitleri yetmiş” diyerek yangını “kadere” bağladığına dikkat çeken Avcı, iş cinayetinin sorumlularının belli olduğunu kaydetti. Avcı, “Sorumlular, firmaları, patronları denetlemeyen Çalışma Bakanı, görevini yapmayan Esenyurt Belediye Başkanı ve en başta da işçileri en vahşi koşullarda çalıştıran patronları ödüllendiren Başbakan’dır” dedi. Sorumluların yargı önüne çıkarılarak cezalandırılmasını isteyen Avcı, HDK olarak bu davanın peşini bırakmayacaklarını belirtti. Eylem, sloganlarla sonlandırıldı.