(5) Savranoğlu işçileri direnişe çağırıyor

Bir deri fabrikasında çalışmak ne erkek için kolaydı ne kadın için. Uzun çalışma saatlerinde, kimyasal maddelerle, patlayıcılarla, asitlerle çalışıyordu Savranoğlu kadınları da. Sadece ağır çalışma koşullarıyla değil genç yaşlarında yakalandıkları hastalıklarla da boğuşuyorlardı. Hiçbiri tedavi olmadan çocuk sahibi olamamıştı mesela... Koşullarını tersine çevirmek için örgütlendiler diğer  işçi arkadaşlarıyla birlikte. Deri-İş sendikasına üye olunca işten atıldılar. Bu kadar çileyi çeken kadını işten atılmak yıldırabilir miydi? Yıldırmadı. Direnişteler. 8 Martı da direnişte karşılıyorlar bu yıl. Herkesi bugün direniş çadırlarında dayanışmaya çağırıyorlar.
 
KADINLAR EMEĞİ İÇİN ALANLARA
 
Esra Baysal, 8 Martın Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilan edilmesinin üzerinden 100 yıl geçtiğini hatırlatıyor, “Ne yazık ki kadınların çalışma koşullarında, sağlık ve eğitim hizmetlerinde, siyasette, sosyal ve kültürel değerlerdeki yaklaşımlarda, toplumsal konumunda yaşadığı sorunlar o dönemden bu yana pek fazla değişmedi” diyor.
 
Kadınların eşitliği ve özgürlüğü için yapılan her hareketin önemli bir adım olduğunu söylüyor Esra, “Biz Savranoğlu kadınları tüm emekçi kadınlara ışık tuttuğumuzu düşünüyoruz. Kadınların tüm haklardan kağıt üzerinde değil de toplumsal yaşamda karşılık bularak yararlanmasını istiyoruz. Öncelikle tüm kadınları, sonra herkesi emeği için mücadele etmeye çağırıyorum” diyor.
 
8 MARTTA HERKESİ BEKLİYORUZ
 
Bahar Aslan sözlerine, “Her gün haberlerde töreye kurban edilmiş kadın cinayetleriyle karşılaşıyoruz. Devletin bu konuda daha duyarlı davranmasını istiyorum” diyerek başlıyor.  Kadının ekonomik, sosyal, kültürel alanda siyasette, toplumsal yaşamda, gelenek ve göreneklerde yaşadığı eşitsiz duruma karşı kadınlarla erkekler arasında tam hak eşitliği sağlanmasını kadının toplumsal ve politik hayata katılımının her yönden desteklenmesini istediklerini belirtiyor. Bir başka Savranoğlu İşçisi Sevim Özcan da, “Savranoğlu işçisi kadınlar olarak yürünmesi gereken yolu da gösteriyoruz” diyerek bir de çağrıda bulunmak istediğini söylüyor: “8 Martta çadırımızdayız. Bütün kadınlarımızı direniş çadırımıza bekliyoruz. 17 Martta da Menemen metrosu önünden Menemen Belediye Başkanlığına kitlesel bir yürüyüşümüz olacak. Emekten yana olan herkesi yürüyüşümüze bekliyoruz.”
 
BÜTÜN KADINLAR MÜCADELE ETMELİ
 
“8 Martı direnişle karşılıyoruz” diyor Reyhan Kaçıran, bugünün baskıya sömürüye ve eşitsizliğe karşı tüm kadınların tarihe kazıdıkları bir gün olduğuna vurgu yapıyor. “Biz deri işçisi kadınlar olarak onurlu bir mücadele veriyoruz. Böylesine ağır çalışma koşullarında kadın olmanın zorluğuna karşı da mücadele ediyoruz. Bütün kadınlar haklarını kazanmak için mücadele etmelidir” diyor.
 
Songül Arslan ise ekonomik krize değiniyor. Krizin yükünün işçilerin ve emekçilerin üzerine yıkılırken en alt sıralarda yer alan kadınların yükün en ağırını çektiklerini belirtiyor ve ekliyor: “İşten atmalar ve gelen zamlarla artan yoksulluğun kadınlara etkisi daha yıkıcıdır. Kadın emeği hâlâ ikinci emektir. Ailenin geçimine yardımcı olmak için değerlendirilmektedir. Kadına yönelik her türlü baskıya hayır!”
 
KADIN KISMI FABRİKA ÖNÜNDE BEKLER Mİ?
 
Ocak tarihinden bu yana Çiğli Organizede Billur Tuz fabrikası önünde direnen işçi kadınlar da 8 Martı direniş yerlerinde karşılıyor.
 
Direnişçi işçilerden Ulviye Borazan; 8 Mart çalışmalarının içinde daha önce hiç bu kadar yer almadıklarını belirterek, mücadelenin ve diğer işçi kadınlarla birlikte dayanışma içinde,  paylaşarak yol almanın insana güven verdiğini söylüyor. Toplusözleşme ve sendika hakkı için fabrika önünde sonuna kadar direnişte olacaklarını ifade eden Borazan, “Kadınlar da hem sendikal hakları hem de kadın olarak her türlü ayrımcı ve haksız uygulamalara karşı mücadele etmeyi bilmelidir” diyor.
 
“Kadın kısmının işi ne, fabrika önünde beklemek de neymiş” diyen,  umutsuzca ama gıpta ile bakan akrabalarına karşı, “Umut olduğumuzu göstermeliyiz” diyen İşçi Hanım Camgöz ise “Eşim de arkamda, sonuna kadar direnip kazanacağız. Hiç emek vermeden başarı olur mu?” diyor. Kadınlar 8 Mart günü kendilerine katılacak emekçilerle birlikte Savranoğlu işçileri ile birlikte direniş çadırında olacaklarını belirterek, “8 Martı beraber ve en anlamlı şekilde belki de biz kutlayacağız” diyorlar ve tüm kadın emekçilerin her türlü baskıya ve haksızlığa karşı birleşerek mücadele etmeleri gerektiğini söylüyorlar.