(16) Limter-İş: 'Taammüden insan öldürmekten yargılansınlar'

Tuzla'daki Nuh Sanayi Sitesi'nde yaşanan patlamada yaralanan ve tüm müdahaleye rağmen hayatlarını kaybeden işçiler için eylem yapan Limter-İş sendikası, ölümlerden sorumlu olanların taammüden insan öldürmekten cezalandırılmasını istedi.

Yaklaşık iki hafta önce Tuzla'da yaşanan patlamadan sonra kaldırıldıkları hastanede hayatlarını kaybeden tersan işçileri için eylem yapan Limter-İş Sendikası, patlamanın yaşandığı Nuh Sanayi Sitesi önünde bir araya geldi. "Sorumlular yargılansın. İş ve can güvenliği istiyoruz" yazılı pankart açan işçiler, "Kaza değil, bu bir cinayet", "İşçiler birleşin, ölümleri durdurun" sloganlarını attı. B

Limter-İş Genel Başkanı Kamber Saygılı burada yaptığı açıklamada, Genel Sağlık Sigortası, Tam Gün Yasası ve benzer yasalarla emekçilere, daha fazla işsizlik, daha fazla kuralsız ve esnek çalışma, daha fazla iş cinayeti ve iş kazası dayatıldığını belirtti, iş sağlığı ve işçi güvenliği (İSİG) tedbirlerini gereksiz masraf olarak gören patron ve taşeronları yasaların cesaretlendirdiğini kaydetti. 

'GREVLER PATRONLARA ADIM ATTIRDI'

Son iki ayda 114 işçinin iş cinayetlerine kurban gittiğinin altını çizen Saygılı, tüm bu ölümlere karşın önlem alınmamasından dolayı ölüm haberlerinin gelmeye devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin iş cinayetlerinde Avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü olduğunu belirten LİMTER-İŞ Sendikası Genel Başkanı Kanber Saygılı, Tuzla'dan "Artık kaza haberi gelmiyor" açıklamalarına şöyle yanıt verdi: "Evet 2008 yılının Şubat ve Haziran aylarında emek dostlarıyla gerçekleştirdiğimiz grevler, tersane patronları ve hükümet üzerinde baskı gücü olmuş İSİG'e yatırım yapmak zorunda kalmışlardır. Ancak tersane patronları yapısal bir sorun olan İSİG'i teknik bir sorun olarak gördükleri içindir ki, tersanelerde azalarak da olsa iş cinayetleri devam etmiştir." 

Saygılı 2010'da 16, 2011'de 6, 2012’de ise 2 kişinin öldüğünü kaydetti.

1985'ten bu yana tersanelerde ölüm nedenlerinin değişmediğini kaydeden Kanber Saygılı, "1985 yılında Tuzla Tersanesi'nde yaşamını yitiren Şükrü Güleç arkadaşımızın ölüm nedeniyle 13 gün önce Nuh Sanayi Sitesi'ndeki patlamada yaralanan Mengiyay Yatçılık'ın teşeron firması Burcu Mobilya'da çalışan ve dört gün önce yaşamını yitiren arkadaşımız Ümit Damgacı arkadaşımızın ölüm nedeniyle aynı. Yine patlama sonucu ölüm. Şayet işçilere saç maşası kadar değer verilseydi arkadaşımız şimdi yaşayacaktı" dedi.

'PATRONLAR AZAMİ KAR PEŞİNDE'

Tersana patronlarının azami kar peşinde koştuğunu kaydeden sendika başkanı Saygılı, gemilerin yasadışı olarak taşeron firmalara yaptırıldığının altını çizdi. Bu durumun devam etmesi durumunda ölümlerin artacağını ve Anadolu'ya yayılacağını daha önce söylediklerini belirten Saygılı, üzücü olarak haklı çıktıklarını bildirdi. Türkiye'de iş kazalarının ve bununla birlikte güvencesiz çalıştırmanın da arttırıldığına değinen Saygılı, sendikasız, güvencesiz çlıştırılmanın canlara mal olduklarını Tuzla'dan Türkiye’ye gösterdiklerini ifade etti.

Tersanelerde tüm bu yaşananlara karşı Tuzla İnceleme İzlem Komisyonu'nu hayata geçirdiklerini kaydeden Kanber Saygılı, bu komisyonun artık İstanbul İşçi Sağlığı İş Güvenliği olarak faaliyet sürdürdüğünü ve tüm Türkiye'de işçinin sağlığını ve canını gözettiğini söyledi.

Tersane patronlarının arkalarında devlet desteği olmasından kaynaklı rahat olduklarını dile getiren Saygılı, işçilerin sahipsiz olmadığını, işçilerin canını ve sağlığını yine işçilerin öz örgütlülüğünün koruyacağını ifade etti. Güvenli ve güvenceli çalışma için işçileri Limter-İş'te örgütlenmeye davet eden Saygılı, iş cinayetlerine sebep verenlerin de taammüden insan öldürmekten yargılanmasını talep etti.

Eyleme Halkların Demokratik Kongresi Tuzla Meclisi, İşçi Sağlığı İş Güvenliği Meclisi, Dev Sağlık- İş destek verdi. İşçiler, "Yaşasın sınıf dayanışması" sloganıyla eyleme son verdi.