(5) Savranoğlu emeği de doğayı da sömürüyor!

Sendikalı oldukları için işçileri işten atan Savranoğlu,üretiminden kaynaklanan tüm atıkları, arıtma altyapı tesisinden geçirilmeksizin kanalizasyon sisteminde izinsiz gerçekleştirilen gizli bir kapak yardımıyla kanalizasyona boşaltıyor.
 
Savranoğlu şirketine ait İstanbul-Kampana adlı firmaya ait görünen fabrikadan, sendika üyesi oldukları işverence öğrenilen 13 işçinin 2011 yılının 21 Mart'ında işten çıkarılmasıyla başlayan direniş hala devam ediyor.

Direnişleri boyunca işveren kaynaklı provakatif saldırılara maruz kalan işçiler hala direniş çadırında nöbet tutuyor. İşveren ise kapıya astığı yeni bir tabela arkasında sanki yeni bir şirkete ait yeni bir fabrika imiş gibi üretimini kesintisiz sürdürmeye devam ediyor.

Savranoğlu şirketinin emekçileri olduğu gibi doğayı da sömürdüğünü belirten işçiler Savranoğlu şirketinin doğa çevreyi kasten kirletmek suçunu da işlediğini söylüyorlar.

İşçiler tarafından yapılan açıklama şöyle:

"Şirketin maliyet oranlarını düşük tutabilmek adına fabrikadaki sağlıksız çalışma koşulları yüzünden üretim faaliyeti sırasında pek çok işçi sağlığını yitirerek çalışamaz raporu aldı. Ve birçok işçi bugün şirketin işçi sağlığını hiçe sayan uygulamaları yüzünden emeğinden yararlanamıyor, üretimde bulunamıyor. Öte yandan fazla çalışmalar, sağlıksız iş koşulları ve sendikal örgütlenme özgürlüklerini bloke edecek tüm bu emek gaspı yanında şirket kâr uğruna doğayı da hiçe sayan uygulamalarına devam ediyor.

Savranoğlu şirketi 1993'ten bu yana Menemen ilinde faaliyetini sürdürürken sayısızca kez endüstriyel atıklarını çevreye doğrudan bırakmış ve yarattığı çevre kirliliğiyle Menemen halkının sağlığını ve bölgedeki ekosistemi tehlikeye atmıştır. Şirket yıllar içerisinde kapasitesi artan üretiminden kaynaklanan tüm atıkları, arıtma altyapı tesisinden geçirilmeksizin kanalizasyon sisteminde izinsiz gerçekleştirilen gizli bir kapak yardımıyla kanalizasyona boşaltmaktadır. Yine şirket üretimde kullanılan boya artıklarını işçiler aracılığıyla varillerle doğrudan kanalizasyona döktürmektedir. Şirketin mevzuata aykırı olarak insan sağlığını ve ekolojik dengeyi hiçe sayan ve aynı zamanda suç oluşturan eylemlerinin yarattığı çevre kirliliği, işletmenin hemen önünde bulunan Menemen Deresi boyunca uzanan simsiyah görüntüsüyle de dikkat çekiyor. Belediye şirketin mevzuata aykırı eylemleri karşısında fabrikanın taştığı yeni alanı da kapatmış durumda. Ancak şirket çevreyi kirletmeye, kimyasal atıklarını doğaya bırakmaya devam ediyor. Daha 2 gün önce logarın taşması sonucu içerisinde pek çok kimyasal bulunduran atıksular Menemen yollarına saatlerce aktı.

Şirketin daha fazla kâr elde etmek uğruna insan sağlığını ve ekolojik dengeyi hiçe sayan faaliyetlerinin devamı halinde Menemen ovası civarında oturan halkın sağlığı olumsuz yönde etkilenmeye; Menemen deresi ve İzmir Körfezi zehirli atıklarla kirletilmeye devam edecek. Aynı zamanda tarım alanlarının bulunduğu bölgede yetiştirilen ürünlere karışan zehirli kimyasal maddeler nesilden nesile aktarıldıkça insan sağlığı ve ekosistem açısından uzun vadede telafisi imkânsız zararlar da doğacak.

Bugün görüyoruz ki sermaye yalnızca emeği değil doğayı da eşzamanlı olarak sömürüyor. Yalnızca işçilerin sağlığını değil, üretim faaliyetine katılmayan halkın sağlığını da hiçe sayıyor. Doğayı sınırsız bir hammadde kaynağı olarak tüketmeye devam ederken kötü çalışma koşullarıyla insanı var eden emeği de ucuz işgücü olarak kullanıyor. Şirketin en az maliyetle en çok büyüme hırsı karşısında insanlar ve doğa bedava birer kaynak olarak sömürülmeye devam ediyor."

Emek Dünyası