(4) Başbakan bir gün gel de halimizi gör!

Gaziantep’te Nizip Caddesi olarak bilinen bölgede tüm gün tiner, bally gibi kimyasalları soluyan genç işçiler adeta kölelik koşullarında çalışıyor. ‘Dindar bir gençlik istiyorum’ sözlerine gelen tepkiler üzerine ‘Bu gençlik tinerci mi olsun’ diyen Başbakana seslenen gençler, “Gelip plastik fabrikalarında hangi koşullarda çalıştığımıza bir bak. Bir de bizim halimizi gör” diyorlar.
 
Gaziantep şehir merkezinde, plastik sektöründe üretim yapan onlarca fabrikanın bulunduğu Nizip Caddesi’nde günde 12–14 saat, sigortasız ve çok düşük ücretlerle çalışan genç işçiler Başbakanın kendilerini görmesini istiyor. Çoğu 12-25 yaş arasında olan gençler tüm gün tiner, bally ve benzeri kimyasallarla çalışıyor. Birkaç yıl bu şartlarda çalışınca vücutlarının bu kimyasallara alıştığını ve bağımlı olduklarını söyleyen işçilerle çalışma ve yaşam şartlarını, sorunlarını, AKP Hükümetinin uygulamaya koyduğu çalışma yasalarını ve GSS’nin kendilerini nasıl etkilediğini konuştuk.
 
‘BAŞBAKAN NİZİP CADDESİ’Nİ GÖRSÜN’
 
Başbakanın ‘Dindar gençlik yetiştirmeyelim de gençler tinerci mi olsun’ sözlerini hatırlatan Halil Yalçın adlı işçi “Eğer Başbakan tinerci bir nesil yetiştirmek istemiyorsa, gelsin Nizip Caddesi’nde plastik fabrikalarında tinerci neslin nasıl yetiştiğini kendi gözleriyle görsün” diyor. “Nizip Caddesi’nde 10 bin işçi çalışıyor. Bu 10 bin işçinin sadece 1000 tanesi sigortalıdır” diyen Yalçın, “Diğerleri sigortasız çalıştırılıyor. Bunun nedeni denetimsizlik, devletin başı bozukluğu, devletin patronlara yaptığı yağcılıktır” sözleriyle hükümetin kölelik koşullarında çalışan işçileri görmezden gelmesine tepki gösteriyor. Yalçın, “Bizim çocuklarımız imkanlarımız olmadığı için okuyamıyor. Ancak 8. sınıfa kadar okuyabiliyorlar. 8. sınıfın sonunda çocuklarımızın kollarından tutup fabrikalara getiriyoruz. O çocuklar kimyasal maddeler içinde çalıştığı için o maddeyi çeke çeke tinere alışıyor” diyor.
 
‘DEVLET FABRİKALARI DENETLESİN’
 
Nizip Caddesi’nde hamallık yapan Lami Akkuş ise “Benim iki çocuğum burada çalışıyor. Ekonomik sebeplerden çocuklarımı okutamadım.  Çocuklarım bally kokusunu gün boyu ciğerlerine çekiyor. Zamanla alışkanlık haline geliyor. Yarın ondan nasıl kurtulacak” diyerek Başbakanın ‘Gençler tinerci mi olsun’ sözlerine atıfta bulunuyor. Lami Akkuş’un da en önemli gündemlerinden biri GSS. “Sağlık güvencesi çıkarmışlar. Emeklilik yok. Yaşlanınca biz nasıl geçineceğiz. Çocuklarımız da sigortasız çalışıyor” diyen Akkuş, “Devlet bu sigortasızlığı önlemek için fabrikaları denetlesin” diyor.
 
‘İŞ OLMAZSA EVE AÇ GİDERİZ’
 
Nizip Caddesi’nde 12 yıldır hamallık yapan Cuma Güler adlı işçi, yükleme-boşaltma işi olursa parça başı çalıştığını, iş olmazsa eve aç gittiğini söylüyor. Sigortasının olmadığını, GSS primini ise ödeyecek gücünün olmadığını belirterek “İş olursa aylık 250-300 lira kazanıyorum. Bu parayla nasıl GSS primi ödeyeyim?” diye soruyor.
 
‘AKP 10 YILDIR İKTİDAR BENİM HAYATIM AYNI’
 
23 yaşındaki Mehmet Yıldız bütün gün kimyasal soluyan plastik işçilerinden biri. Haftada 230 lira kazandığını söyleyen Yıldız, gününün 14–16 saatinin işte ve yolda geçtiğini, iş yerinin servis ve yemek vermediğini, yemek parasını işçilerin kendi ceplerinden karşıladıklarını anlatıyor. Aldığı paranın yarısını yol ve yemeğe verdiğini dile getiren Yıldız, “Bir yıl önce evlendim, gırtlağa kadar borç içindeyim. Bir türlü azaltamıyorum” diyor. Bir çocuğu olduğunu söyleyen Yıldız, “Şimdi bir de GSS primi çıktı. Haftalığımı alınca beni takip edin, bakın o haftalık ne olacak. Olmaz abi olmaz! İnsanların bu durumu nereye kadar böyle gidecek” diyor. Başbakanın hep vaatlerde bulunduğunu belirten Yıldız “Vaatten başka bir şey yok. 10 senedir AKP iktidarda, durumuzda bir değişiklik olmadı. Aynı tas, aynı hamam” diye konuştu.
 
‘HASTALANSAM ÖLÜRÜM’
 
24 yaşında olduğunu ve 14 yıldır plastik işçisi olduğunu söyleyen Müslüm Bozkurt hayatında hiç 8 saat çalıştığını hatırlamıyor. 10 yıldır günün büyük bölümünü iş yerinde geçiren Bozkurt, hükümetin sağlık politikasına tepkili. “Yeşil kart gitti, şimdi tam rezil olduk” diyen Bozkurt, “Başbakan halkın refahı yerinde diyor. Şimdi ben çocuğumu hastaneye götüremiyorum. Hangi halk mutlu. Herkesin sıkıntısı var. Başbakan boşa konuşuyor” diyor. GSS primini ödemesinin mümkün olmadığını söyleyen Bozkurt, “Prim ödeyemezsem muayene olamam. Muayene olamazsam da hasta olurum, ölürüm” diyor.