Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “kader” dediği maden facialarından birinin yaşandığı Avşîn’de 2’si mühendis toplam 9 işçi bir yıldır toprak altında. Ciner grubuna ait Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin (EÜAŞ) Avşîn’deki Çöllolar kömür sahasında, 6 ve 10 Şubat 2011 tarihlerinde iki kez “şev kayması” olarak adlandırılan toprak kayması meydana gelmişti. İlk toprak kaymasında bir işçi yaşamını yitirirken, ikinci faciada ise 2’si maden ve jeoloji mühendisi olmak üzere toplam 10 işçi toprağın altında kaldı.

Enerji Bakanlığı ne yapıyor?

“Göçük altındaki işçilere ulaşılması için neler yapılıyor?” diye soran Maden Mühendisleri Odası (MMO) Genel Başkanı Mehmet Torun, “Kazanın üzerinden bir yıl geçti. İşçiler ve mühendis arkadaşlarımız göçük altında. Bakanlığa sorduğumuz soruların yanıtı alamadık” dedi. Bugün sahada üretime devam edildiğine dikkat çeken Torun, “O sahada üretim yapılıyor. Ancak Bakanlık göçük altındaki işçilere ulaşılması için neler yapıyor? Bunca zamandır bir adım yol alınmadı. Bu olayın muhatabı Enerji Bakanlığı’dır. Bunların nedenlerini soruyoruz. Cevap yok” diye konuştu.

Gerçek ‘ticari sır’ oldu

MMO, facianın ardından teknik rapor hazırlamak için EÜAŞ ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan bazı belgeler talep etti. Konu Meclis’te bir soru önergesi ile de gündeme getirilirken, Oda’nın istediği belgeler ve yönelttiği sorular hâlâ yanıtsız. Çünkü Oda’nın istediği belgeler “ticari sır” ve “taraf” olmadığı gerekçesiyle reddedildi. Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü’nce Oda’ya gönderilen 07.10.2011 tarih ve 0881 sayılı yazıda şunlar kaydedildi: “İlgili yazınızda belirtilen bilgi ve belgeler, hem ticari sır niteliğinde hem de Çöllolar Açık İşletmesi’nde meydana gelen heyelan olayları ile ilgili devam eden adli ve idari soruşturmalara dahil edilmiş dökümanlardır. Odanız bu dökümanlara istinaden açılan bir davaya ya da devam eden bir soruşturmada taraf olmadığından, şirketimiz, hem Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi hem de Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bu dökümanların verilmesinin uygun olmayacağı görüşündedir.”

Özgür Gündem / Murat Selenoğlu - DİHA

TMMOB raporu için tıklayınız... 

Jeoloji ve Maden Mühendisleri Odalarının açıklaması için tıklayınız...


 Afşin'de "üretim zorlaması" öldürdü 

Afşin’de bir sene önce meydana gelen ve 11 kişinin yaşamını yitirdiği iş kazasına TMMOB raporu yayınlandı. Rapor insanların daha fazla kar için öldüğünü gözler önüne seriyor.

TMMOB, Maraş’ın Afşin ilçesindeki Çöllolar kömür sahasında bir yıl önce meydana gelen ve 11 kişinin ölümü ile sonuçlanan ve 9 kişiye hala ulaşılamayan heyelanla ilgili bir rapor yayınladı.

Raporu hazırlayan komisyon kömür havzasında bir üretim zorlamasının olduğunu tespit etti. Projede 2011 yılı sonuna kadar yaklaşık 200 milyon m3 toprak kazısına karşılık 12 milyon ton kömür üretilmesi planlanırken, 60 milyon m3 eksik kazı yapılarak planlanandan 14 milyon ton daha fazla kömür üretildiğine dikkat çekilen raporda “gerekli güvenlik sağlanmadan, bir üretim zorlaması olmuştur” denildi. Raporda tespit edilen güvenlik sorunları şunlar:

* Projede öngörülenden daha dik şev açıları oluşturulması.

* Kömür üretimine geçmeden sahanın susuzlaştırılması gerekirken tam tersi bir uygulama yapılarak kömür üretimine ağırlık verilmesi.

* Sahada açılmış drenaj kuyularının hangi seviyelere kadar açıldığının ve ne kadar su pompalandığının bilinmemesi.

* Pompalanan suyu havza dışına taşıyacak kanalların toprak içinde açıldığı ve sızdırmazlık konusunda hiçbir önlem alınmaması.

Madencilikte kazaya davetiye çıkarılıyor
TMMOB raporunda çok riskli bir alan olan kömür madenciliği üretimi konusunda geçmişten gelen hiçbir deneyimi, birikimi ve yeterli kadroları bulunmayan Elektrik Üretim A.Ş.’ye kömür rezervlerinin yarıya yakınının ruhsatının verildiğine de dikkat çekiliyor.

Özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb gibi uygulamalarla kamu madenciliğini küçültüldüğünün hatırlatıldığı raporda, “kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikiminin dağıtılmıştır” deniliyor. Komisyon madenciliğin şirketlere bırakılmasının yanında kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamamasının iş kazalarının artmasına neden olduğunu vurguluyor. Rapora göre 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirmişken, 2009 yılında bu sayı 92’ye, 2010 yılında 105 kişiye çıkıyor. 2011 yılında ise 92 maden emekçisi yaşamını yitirdi ve bu kazaların yüzde 98’i önlenebilirdi.

Raporda çözüm de var
TMMOB tarafından hazırlanan raporda madenilik sektöründeki iş kazalarının önlenmesi için yapılması gerekenler şu şekilde sıralanıyor:

• Özelleştirmeler durdurulmalı, taşeronlaşma uygulamaları iptal edilmelidir.

• Kar öncelikli ve ucuz işgücüne dayalı çalışma anlayışı terk edilmelidir.

• Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, örgütlenmenin ve sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, çalışma yaşamı ile birlikte çalışanların sosyal ve ekonomik yaşamlarının da iyileştirilmesi zorunludur.

• İş güvenliği denetiminden birinci derecede sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yaşanan iş kazalarının önlenebilmesi için görevlerini tam olarak yerine getirmelidir. Yasal mevzuatlarda yapılacak düzenlemelerle denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekirken, çıkarılan yönetmeliklerde denetimin özelleştirildiği ve ticarileştirildiği, meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınmadığı görülmektedir.

• Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın, gerekli denetimleri yapabilmeleri için, kadrolarının maden mühendisleri ile güçlendirilmesi gereklidir.

• Sektörde ulusal düzeyde acil durum planı ve risk haritaları çıkarılmalı ve saha denetimleri bu doğrultuda yapılmalıdır.

• Ölümlere, yaralanmalara ve maddi kayıplara neden olan kazaların ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi amacıyla gerekli olan düzenleme, araştırma ve geliştirme programlarının doğru şekilde yapılandırılabilmesi için; ilgili bakanlıkların, madencilik kurum ve kuruluşlarının, üniversitelerin, sendikaların ve madencilik sektörünün, bilgi ve birikimini bünyesinde taşıyan odalar ile birliktelik ve işbirliği yapmaları zorunludur.

• İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, TMMOB’nin görüşleri de dikkate alınarak acilen çıkarılmalıdır.

• İş kazalarının önlenmesi çalışmaları başta olmak üzere, ulusal madencilik politikalarının oluşturulması için, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde tüm sektör bileşenlerinin, meslek odalarının ve üniversitelerin katılacağı Madencilik Şurası acilen toplanmalıdır.

• Madencilik Bakanlığı kurulmalı ve sektöre hak ettiği önem verilmelidir.


Sendika.Org 


 TMMOB: Ölümlerin nedeni aşırı üretim
 

 TMMOB’un Afşin Çöllolar kömür sahasında 11 kişinin ölümüne neden olan şev kaymasının birinci yılı nedeniyle hazırladığı raporda cinayetin asıl nedeninin “daha az maliyetle daha fazla üretme çabası” olduğu ifade edildi. Rapora göre işletme hakkı özel bir şirkete verilen kömür sahasında planlanandan daha az kazı yapılarak, daha çok kömür üretilmiş. Bu da gerekli tedbirler alınmadan üretimin arttırılması anlamına geliyor. Raporda, özelleştirme ve taşeronlaştırmanın kamunun madenler üzerindeki denetimini ortadan kaldırdığı, bunun da iş kazalarının hızla artmasına neden olduğu vurgulandı. Meslek örgütleri de, kazanın üstünden bir yıl geçmesine rağmen yetkililerin sessizliğini korumasına tepki gösterdi.

 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Elektrik Üretim Anonim Şirketine (EÜAŞ) ait olan ve özel sektöre 28 yıllığına işletilmek üzere verilen Çöllolar kömür sahasında, 6 Şubat 2011 ve 10 Şubat 2011 tarihlerinde iki kez şev kayması yaşanmış, ikisi mühendis 11 maden emekçisi toprak altında kalarak yaşamını yitirmişti.

AŞIRI ÜRETİM
 
Raporda, Park Teknik A.Ş.’nin EÜAŞ ile sözleşme yaparak madeni işletmeye başlamasının ardından, gerekli güvenlik önlemleri alınmadan kömür havzasında üretim zorlaması olduğu tespiti yer aldı. Ayrıca raporda, özelleştirme, taşeronlaştırma ve rödovans uygulamalarının madenlerdeki denetimi ortadan kaldırarak, iş kazalarının artmasına yol açtığı vurgulandı. 

MİNAREYİ ÇALAN...
 
Maden Mühendisleri Odası ve Jeoloji Mühendisleri Odasının ortak açıklamasında, Afşin’de yaşanan kazanın dünyada örneği nadir görülecek türden bir olay olduğu ve sorumluların cezalandırılması gerektiği belirtildi. Açıklamada, kazanın nedenlerini araştırmak ve sonuçlarını paylaşmak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına yapılan başvuruların “ticari sır” gerekçesiyle yanıtsız bırakılması da eleştirildi.  Açıklamada, “Üretimin parçalara ayrılarak çalışma yaşamının esnekleştirilmesi, bilimsel bilginin yok sayılarak üretim zorlaması, kâr hırsının her şeyin önüne geçmesi, bunlarla birlikte kamusal denetimin yeterince yapılmaması ve benzeri nedenler kazaları işçi ve emekçilerin yaşamının bir parçası haline getirmektedir. ‘Minareyi çalan kılıfını hazırlar’ anlayışı çerçevesinde ‘ticari sır’, ‘devam eden dava’, ‘taraf değilsiniz’ gibi oyalamalar iş kazalarını sonlandırmayacaktır” denildi.

Evrensel

  9 işçi bir yıldır toprak altında

 
Maden önce özel şirkete kiralandı, sonra denetim raporları göz ardı edildi. Sonuçta 11 kişiye mezar oldu. Afşin-Elbistan’da Çöllolar Kömür Havzası’nda göz göre göre gelen kazanın üzerinden bir yıl geçti. İkisi mühendis 9 kişi hâlâ toprak altında. Gazetemizin açığa çıkardığı ve kazadaki ihmali ortaya koyan belgeler ise ‘Ticari sır’ denilerek kamuoyundan gizleniyor.
 
Konuyu daha önce soru önergeleri ile Meclis gündemine taşıyan HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, işçilerin cenazelerinin çıkarılarak ailelerine teslim edilmesi için yetkilileri göreve çağırdı.
 
‘UNUTTURULMAK MI İSTENİYOR?’
 
Tüzel, konuya ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlarının yanıtlaması istemiyle verdikleri soru önergelerine “ticari sır”, “yargı süreci” gerekçeleriyle tatmin edici yanıtlar gelmediğini ifade etti. Hâlâ göçük altında bulunan 9 işçinin cesedinin çıkarılması için çalışma yürütülüp yürütülmediğine yönelik sorularına da yanıt verilmediğini belirten Tüzel, “Madenciler toprak altında unutturulmak mı isteniyor?” diye sordu. Maden işçilerinin toprak altında unutturulmasına izin vermeyeceklerini belirten Tüzel, işçi sağlığı ve güvenliğini sağlamak için sorunun gerçek boyutlarının görülerek, gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısı yaptı. Özelleştirme, taşeronlaştırma, esnek ve kuralsız çalıştırmanın yasaklanması, güvenceli, sendikalı çalışma hakkının güvence altına alınmasını da isteyen Tüzel, hükümeti de bir an önce işçilerin cenazelerini çıkarıp, ailelerine teslim etmek için göreve çağırdı. 

Evrensel
 

 1 yıldır toprak altındalar 

Maraş'ta faaliyet gösteren Afşin-Elbistan Termik Santrali B ünitesine kömür sağlayan Çöllolar bölgesinde 6 ve 10 Şubat 2011 tarihlerinde 4 gün arayla meydana gelen 2 heyelanda 2'si mühendis toplam 9 işçinin halen göçük altında olduğu işçi katliamının üzerinden 1 yıl geçti.

Ciner'lere ait kömür sahasında meydana gelen ilk toprak kaymasında bir işçi yaşamını yitirirken, ikinci faciada ise 2'si maden ve jeoloji mühendisi olmak üzere toplam 10 kişi yaklaşık 50 milyon tonluk toprağın altında kaldı. AKP şefi Tayyip Erdoğan'ın "kader" dediği iş cinayetlerinden biri olan Afşin'deki katliamın üzerinden geçen 1 yıl boyunca, iş cinayetinin yaşandığı ilk zamanlarda arama ve kurtarma çalışmaları yapıldı. İşçilerin cep telefonundan sinyal alınmaya çalışılmasında sonuç çıkmadı, yerleri belirlemeye çalışan insansız helikopter düştü. Yer yer de sondajlarla toprak altında arama çalışması yapıldı. Ancak bütün bu çalışmalardan bir sonuç çıkmazken, sahada üretim yeniden başladı.

 JMO ve Maden MO'dan açıklama

 Jeoloji Mühendisleri Odası ve Maden Mühendisleri Odası, Afşin Çöllolar kömür sahasında 6 Şubat 2011 ve 10 Şubat 2011 tarihlerinde meydana gelen ve 11 kişinin ölümüne yol açan şev kaymalarının yıldönümünde basın açıklaması yaptı.

 Açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na değişik tarihlerde üç kez yazıyla başvurularak kazayla ilgili teknik bilgiler istenmesine rağmen söz konusu sahanın ruhsat sahibi olan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü'nce gönderilen yazıda;" İlgi yazınızda belirtilen bilgi ve belgeler, hem ticari sır niteliğinde hem de Çöllolar Açık İşletmesinde meydana gelen heyelan olayları ile ilgili devam eden adli ve idari soruşturmalara dahil edilmiş dokümanlardır. Odanız bu dokümanlara istinaden açılan bir davaya ya da devam eden bir soruşturmada taraf olmadığından, Şirketimiz,hem Avukatlık Kanunu‘nun 2. maddesi hem de Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bu dokümanların verilmesinin uygun olmayacağı görüşündedir." şeklinde yanıt verildiği belirtildi.

Meslek odalarının, Anayasanın 135. maddesine göre 6235 sayılı kanunla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olduğunun hatırlatıldığı açıklamada söz konusu olayda üyeleri de yaşamını yitirmiş ve halen göçük altında olan meslek odalarının "taraf" olarak görülmemesini anlamanın mümkün olmadığına vurgu yapıldı.

Açıklamada şöyle denildi: “Üretimin parçalara ayrılarak çalışma yaşamının esnekleştirilmesi, bilimsel bilginin yok sayılarak üretim zorlaması, kar hırsının her şeyin önüne geçmesi, bunlarla birlikte kamusal denetimin yeterince yapılmaması ve benzeri nedenler kazaları işçi ve emekçilerin yaşamının bir parçası haline getirmektedir. "Minareyi çalan kılıfını hazırlar" anlayışı çerçevesinde ticari sır, devam eden dava, taraf değilsiniz gibi oyalamalar iş kazalarını sonlandırmayacaktır.

Bu değerlendirmeler ışığında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, hala toprak altında bulunan 9 kişinin durumlarıyla ilgili olarak neler planladığını, yapılması gerekenleri kamuoyuyla paylaşmak durumundadır. Hiçbir şey olmamış gibi davranarak olayı unutturmaya hakkı yoktur. Meslek odaları olarak olayın takipçisi olacağımızı bildiriyor, yaşamını kaybeden maden emekçilerini bir kez daha saygıyla anıyoruz."

Kızıl Bayrak 


 Öldürdükleri madencilerin cenazesini bile çıkarmadılar!

Maraş’ta dokuz maden emekçisinin şev kayması sonucunda toprak altında kaldığı olayın üzerinden bugün tam bir yıl geçti. Geçen bir yıla rağmen 9 maden emekçisinin cansız bedenleri hâlâ göçük altından çıkarılamadı.

Geçtiğimiz yıl 6-10 Şubat tarihleri arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ilgili teşekkülü Elektrik Üretim Anonim Şirketi'ne (EÜAŞ) ait olan ve 28 yıllığına özel sektöre devredilen Maraş Afşin'deki Çöllolar kömür sahasında gerçekleşen işçi katliamının üzerinden tam 1 yıl geçti. 9 maden emekçisinin cansız bedenlerine ulaşılamazken ne bir açıklama yapan var ne de bir çalışma…

"Hiçbir ciddi çalışma yok"

Olayın üzerinden geçen bir yılın ardından bugün bir rapor yayınlayan TMMOB, 9 maden işçisinin cansız bedenlerinin çıkarılması için hiçbir ciddi çalışma yapılmadığını duyurdu.

 TMMOB’nin olay yerinde ve bölgede yaptığı incelemelerin ardından yayınladığı raporda, EÜSAŞ’a ait olan ve 28 yıllığına Park Teknik A.Ş’ye kiralanan madende, işçi ölümlerinin yaşandığı tarihe kadar çok ciddi bir üretim zorlaması yapıldığını açıkladı.

 Üretim zorlaması ve alınmayan önlemler ölüm getirdi

Özelleştirildikten sonra üretim zorlamasının çok ciddi boyutlara ulaştığı madende 2 yıl içinde 26 milyon ton kömür üretimi yapıldığının tespit edildiği raporda, bölgedeki sahada susuzlaştırmaya dönük bir çalışma yapılmadığı ayrıca pompalanan suyu havza dışına taşıyacak kanalların da sızdırmazlığı konusunda hiçbir önlem alınmadığına dikkat çekildi.

 Bir kamu kurumu olan Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ)’nin asıl işinin elektrik üretmek olduğu buna karşın hiçbir deneyimi olmamasına rağmen kömür üretiminin özelleştirilmesi sürecinde bu işin EÜAŞ’a verildiğine dikkat çeken raporda, bu karardan acilen vazgeçilmesi talep edildi.

 Madenci ölümlerinin durdurulması için talepler

TMMOB heyeti incelemelerinin ardından maden kazaları ve ölümlerinin durdurulması için alınması gereken önlemleri açıkladı.

 Buna göre acil olarak atılması gereken kimi adımlar şöyle sıralandı:

- Özelleştirmeler durdurulmalı, taşeronlaşma uygulamaları iptal edilmelidir.

- Kar öncelikli ve ucuz işgücüne dayalı çalışma anlayışı terk edilmelidir.

- Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, örgütlenmenin ve sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, çalışma yaşamı ile birlikte çalışanların sosyal ve ekonomik yaşamlarının da iyileştirilmesi zorunludur.

- İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, TMMOB’nin görüşleri de dikkate alınarak acilen çıkarılmalıdır.

- İş kazalarının önlenmesi çalışmaları başta olmak üzere, ulusal madencilik politikalarının oluşturulması için, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde tüm sektör bileşenlerinin, meslek odalarının ve üniversitelerin katılacağı Madencilik Şurası acilen toplanmalıdır.

 Son 3 yılda 289 maden işçisi hayatını kaybetti

Madenlerin özelleştirilmesi süreciyle doğrudan alakalı olarak son 4 yıl içinde maden kazalarında ve ölümlerinde çok ciddi artış meydana geldi. Buna göre 2008 yılında 43 maden çalışanı iş kazası sonucu yaşamını yitirirken, 2009 yılında bu sayı 92’ye çıkmış, 2010 yılında ise 105 olmuştu. 2011 yılında ise madenci ölümlerinin sayısı 92 olarak açıklandı.

 Sol 



Afşin-Elbistan maden faciasının üstü örtülüyor 
 
Aradan bir yıl geçmesine rağmen göçük altında halen 9 maden emekçisi bulunuyor.

Dünyadaki en büyük maden kazalarından birisi olan ve Kahramanmaraş Afşin Çöllolar kömür sahasında meydana gelen faciada ikisi mühendis olmak üzere toplam 11 maden emekçisi hayatını yitirmişti. 6 Şubat 2011 ve 10 Şubat 2011 tarihlerinde arda arda meydana gelen iki olayda 75 milyon m3’ün üzerinde toprak kütlesi çökmüştü. Aradan bir yıl geçmesine rağmen göçük altında halen 9 maden emekçisi bulunuyor.
 
“Park Teknik” ve Çöllolar’ın Hikayesinde Facianın İpuçları
 
Çöllolar kömür sahasının ruhsat hukuku Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ilgili teşekkülü Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne (EÜAŞ) ait.  Saha, 28 yıllığına işletilmek üzere özel sektöre verildi. 

1994 yılına kadar Türkiye Kömür İşletmeleri(TKİ)’ne bağlı Afşin  Elbistan Linyitler İşletmesi (AEL) Müessesesi ismiyle linyit üretimi yapılarak EÜAŞ’ye ait A termik santralinin yakıt gereksinimi sağlanıyordu. 23.01.1995 tarih, 95/T-5 sayılı Yüksek  Planlama Kurulu kararı ile AEL Müessesesinin, TKİ’den alınarak EÜAŞ’ye devredilmesi kararlaştırılmıştı. Devir işlemleri 3.11.1995 tarihinde sonuçlandı.
 
EÜAŞ; 1995 yılından itibaren bir taraftan Kışlaköy sektöründe linyit üretimini yaparak A santralinde elektrik üretimini sürdürürken diğer taraftan havzanın Çöllolar bölümündeki linyitle beslenecek B termik santralinin inşası için 1996 yılında ihaleye çıkıldı.  İhale sonucunda 1440 MW gücündeki 4 üniteli santral inşaatı 2004 yılında tamamlandı. Santral inşasının tamamlanmasına karşın, linyit üretim ihalesinde ortaya çıkan sorundan dolayı santralin kömür gereksinimi 2007 yılına kadar A termik santraline kömür veren Kışlaköy işletmesinden karşılandı. B santraline kömür sağlayacak Çöllolar sahası, 2007 yılında ihale ile Park Teknik Elektrik Madencilik Turizm San. ve Tic. A.Ş.’ye verildi.
 
Park Teknik işletmeye başladıktan tam 4 yıl sonra 2011 yılında ise 11 maden emekçisinin yaşamını yitirdiği facia yaşandı.
 
TMMOB Faciaya İlişkin Rapor Yayımladı
 
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) yaşanan kaza sonrası hazırlamaya başladığı raporunu tamamladı. Yayımlanan raporda, 30 yıldan beri yapılan madencilik faaliyetleri değerlendirilerek kazanın nedenleri ortaya konulmaya çalışılmış.
 
Raporda, “Havzanın iki ayrı bölümüne ilişkin genel bilgiler birbirine çok yakın olmasına karşın Kışlaköy bölümünde 1984 yılından beri madencilik faaliyetinden kaynaklanan üretim kesintisi ve önemli sayılabilecek iş kazası yaşanmamıştır. Çöllolar bölümünde ise daha 4. yıl dolmadan dünya madencilik tarihinin belki de en büyük kazalarından biriyle karşı karşıya kalınmıştır.” denilerek özelleştirmenin yaşanan faciadaki rolüne dikkat çekiliyor.
 
Özellikle 80‘li yılların başından itibaren uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaşma, rodövans vb. gibi esnek çalışma uygulamalarının sonucunda kamu madenciliğinin küçülmesinin, kamu kurum ve kuruluşlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyim birikimini dağıtılmasının faciaya çıkardığı davetiye de raporda vurgulanıyor. 

Daha Fazla Kar Hırsı İşçilerin Canına Mal Oldu
 
Raporda üretim zorlaması yapıldığını gösteren veriler dikkat çekiyor.
 
Kaza tarihine kadar yaklaşık 140 milyon m3 toprak kazılmış 26 milyon ton kömür üretimi yapılmış. Bu rakamlar Çöllolar kömür havzasında bir üretim zorlamasının olduğunu gösteriyor. Kömür üretimine geçmeden Kışlaköy bölümünde olduğu gibi öncelikle sahanın susuzlaştırılması gerekirken tam tersi bir uygulama yapılarak kömür üretimine ağırlık verilmiş. Sahada açılmış drenaj kuyularının hangi seviyelere kadar açıldığı ve ne kadar su pompalandığı ise bilinmiyor. Ayrıca pompalanan suyu havza dışına taşıyacak kanallar toprak içinde açılmış ve sızdırmazlık konusunda hiçbir önlem alınmamış.  
Gerekli güvenlik sağlanmadan (projede öngörülenden daha dik şev açıları oluşturularak)  bir üretim zorlaması olmuş. Şev açılarının dikliği kar hırsının bir sonucu olarak zorlanmış ve kazanın yolu bilinçli olarak açılmış.
 
Bu durum raporda “B termik santralinin tamamlanma süreci dikkate alınmadan, geciktirilmiş madencilik faaliyetinin etkisini gidermek amacıyla teşvik edilen üretim ne yazık ki 11 kişinin hayatına ve milyarlarca lira zarara yol açmıştır.” olarak ifade ediliyor.
 
Maden ve Jeoloji Mühendisleri Odaları Tepki Gösterdi
 
Aradan geçen bir yıla rağmen sorumluların harekete geçmediği ve gerekenlerin yapılmadığını belirten Maden Mühendisleri Odası ve Jeoloji Mühendisleri Odası 10 Şubat Cuma günü yaptıkları ortak açıklamada olayın takipçisi olacaklarını belirtti.
 
Açıklamada, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘na değişik tarihlerde üç kez yazıyla başvurularak kazayla ilgili teknik bilgiler istenmesine rağmen sahanın ruhsat sahibi olan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğünün bilgileri vermemesine de tepki gösteriliyor.

Muhalefet

 

" /> (3) ‘Kader’ deyip toprak altında bıraktılar - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

(3) ‘Kader’ deyip toprak altında bıraktılar

Gurgum Avşîn’de (Maraş/Elbistan) Ciner grubuna ait kömür sahasında 10 Şubat 2011’de meydana gelen göçüğün altında kalan 9 işçinin cesedi, üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen halen çıkarılmadı. Cenazelerin bulunması için herhangi bir çalışma yapılmazken Enerji Bakanlığı toprak altındaki cenazelere kör-sağır.