MMO Adana İSİG Kongresi’nin ardından: İşçi Sağlığı İş Güvenliğine nereden, kiminle bakıyoruz? - A.Selçuk Atalay

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) alanı her anlamda politik bir alan olduğunu biliyoruz. Tarafların bulunduğu yerden kim ya da kimlerle akit yaptığı, yol yürüdüğü, son kertede onların alana bakışını/yaklaşımını da belirliyor. Bu akitler, alandaki özneler tarafından ya sermaye lehine ya da emekçiler lehine imzalanıyor.[1] Dolayısı ile iktidar/devlet, sermaye, sendikalar, işçiler, odalar, İSİG profesyonelleri yola çıkarken ceplerine koydukları akit neyse ona göre bir rotayı yürüyorlar.

İçinde yaşamaya çalıştığımız, artık büyük kitleler için azaba dönüşmüş olan kapitalist sistem içinde, iktidarın/devletin İSİG alanına bakışı, sermaye ile ilişkisinden dolayı doğal olarak çarpık oluyor. Bu çarpıklık; devletin sloganları, eylemleri, projeleri vb. arasında sürekli bir karışıklığa sebep oluyor. Bunun belki herkes için en somut örneği, İSİG alanı için “müstakil yasa” yaptık diye övünen iktidarın, çalışma alanı ile ilgili “müstakil bakanlığı” ortadan kaldırarak, isminin bir kere de söylenmesi bile zor olan bir yeni bakanlık ihdas etmesi olabilir.

İSİG alanında teknik konular üzerine hazırlanmış bazı kongreler son yıllarda giderek artan sayılarla kimi odalar, dernekler vb. üzerinden düzenlenmektedir. Ancak ülkemizde İSİG politikalarının, tarafların tutumlarının, yasal düzenlemelerin tartışıldığı zeminlerin en başında TMMOB’a bağlı Makine Mühendisleri Odası (MMO) Adana Şubesi’nin 10 yıldır düzenlediği İSİG Kongresi gelmektedir. Bu kongre bu yıl ilk kez sadece ulusal değil, uluslararası bir katılımla kurgulanmıştır.

23-26 Ekim 2019 tarihlerinde yapılan Adana MMO İSİG kongresinde oturum aralarındaki sohbetlerde birbirinden ayrı olarak dört ya da beş kişiden “Kongrenin bu sefer biraz farklılaştığına, değiştiğine” ilişkin cümleler dinledim. Açıkçası son altı ya da yedi kongreye katılmış biri olarak, kongre süresince bende de böyle bir duygu oluşmuştu. İnsanlarla bu algı üzerine ilerlettiğimiz sohbetlerde, kongre yapısında oluşan değişim konusunda şöyle tespitler yapıldı:

  1. Bakanlığın İstanbul’da düzenlemeye başladığı kongreler hem alanda çalışanların hem de şirketlerin daha fazla ilgisini çekiyor.
  2. MMO Kongresine katılım azalıyor.
  3. Alanda karar vericilerin (İSİG Bürokrasisi ve iktidar partisi temsilcileri) MMO kongresine katılmaması kongrede bizler için “kendin söyle kendin çal havası” oluşturuyorİ.

İşte bu birbirinin sebebi/sonucu olan tespitler sebebiyle “Kongre Bakanlıkla olan ilişkilerini yakınlaştırmaya çalışmış/çalışıyor” deniyor. Bu yakınlaşmanın varlığı, yokluğu konusunda tahminler yürütmeye gerek de yok aslında… Çünkü bu yıl Kongre’nin Yürütme Kurulu’nda Bakanlık’tan isimleri zaten görebiliyoruz.[2]

Ancak sözünü ettiğim, Bakanlık ile bu yakınlaşmanın Kongre üzerinde bazı tesirlerinin de olduğunu görmezden gelmek yanlış olacaktır. Bakanlığın Kongre atmosferi üzerindeki etkisi, yapılan sunumlarda, konuşmacılara salondan gelen tepkilerin niteliğinde hissedilmiştir.

Bakanlığın desteği
Kongrenin son günü söz alarak, İsmail Saymaz’ın bir gün önce Kongre’de yaptığı konuşmada “İş müfettişlerine ilişkin sözlerini” kınayan, Bakanlığın Rehberlik ve Teftiş Adana Grubu’nda çalışan bir kadın müfettişin “Biz buraya bu kadar emek verdik” diye başladığı konuşma oldukça ilgi çekici olmuştur. Kadın müfettişin konuşmasındaki emek vurgusu, Bakanlık adına emeğinin karşılığını arayan, hakkını isteyen bir tutum hissettirmiştir. Müfettiş belki de bu konuşmasında, “Bakanlık bunca destek verdikten sonra, İsmail Saymaz gibi insanlar artık bu Kongre’de Bakanlığa istedikleri gibi laf edemezler” demek istemekteydi. Haydi Bakanlığın hakkını koruma konusunu bir yere bırakalım, Bakanlık müfettişinin MMO Adana Kongresi’nde bu derece rahat konuşmasının kendisi, yıllardır bu Kongre’ye katılanlarda tuhaf bir yabancılaşmaya yol açmıştır.

İş müfettişi kadının, salonun en önünde oturduğu yerden söz alarak yaptığı kınama konuşmasının devamında oturum başkanı M. Selçuk Göndermez müfettişe cevaben (TMMOB’den Kongre düzenleme kurulu üyesi) “İsmail Saymaz heyecanlı biri, karakteri icabı böyle… kınadığınız cümleler herhalde çok düşünmeden, heyecanla ağzından çıkmıştır” anlamında bir şeyler söyledi. Aynı oturumda konuşmacı olan bir başka Düzenleme Kurulu Üyesi de Göndermez’i onaylayan bir gülümsemeyle birkaç sözcük ekledi.

Kongre oturumlarında Bakanlığın desteği, ağırlığı (programı da inceleyince de görülüyor) yoğun bir bakanlık mensubu katılımı ile görünür durumdaydı. Bakanlık mensuplarının olduğu oturumlara özel bir hassasiyet gösterildiği, örneğin sözlü soru alınmadığı, sorular varsa yazılı olarak alındığı görüldü.

Nereye gidiyorsun?
Bakanlık çalışanlarının sunumlarında geçen ve İSİG alanına azıcık olsun politik bakan birinin “insaf” diye isyan edebileceği yerler vardı. Ancak salondan bu sunumlara bir itirazın da olduğunu görmedim.

Örneğin bir Bakanlık mensubunun yaptığı sunumda yer alan ve Bakanlık tarafından alanda kullanıldığı anlaşılan bir “karikatür görsel” Bakanlığın İSİG alanına olan bakışını ve Kongre’ye yaptığı katkının politik içeriğini açıktan ortaya koyuyordu. Oturum başkanı tarafından da en ufak bir tartışmaya sebep olmayan bu görselde, inşaattan aşağıya düşen bir işçiye formen/postabaşı şöyle bağırıyordu: “Nereye gidiyorsun?” Kongrede iş kazalarının kusur boyutunu uzun uzun konuşan Bakanlığın, iş kazalarında kimi kusurlu bulduğu bu görselde açıkça ortaya çıkıyor. Formen/postabaşının sorduğu bu sorudan sonra inşaattan düşmekte olan işçiye söylediği söz: “Daha iş bitmedi!”dir. Herhalde bu sözden sonra Bakanlığın çalışma hayatında “neyi öncelediğini de” araştırmaya gerek kalmamaktadır.

Bugünün Türkiye’sinde iş kazaları bu kadar artmışken, iş cinayetlerinde bunca işçi hayatını kaybederken İSİG politikalarını, yasal düzenlemeleri konuşmak, İSİG başlığı üzerinden örgütlenmeleri kuvvetlendirmek çok önemli görünmektedir.

TMMOB’a bağlı MMO’nun Adana Şubesi’nin bunca yıl fedakârlık ve disiplinle sürdürdüğü İSİG Kongresi’nin önemi ortadadır. Bu Kongre’nin emekten yana bir çizgide devam etmesi için, İSİG alanına ilişkin “emekten yana sözleşme imzalamış” olan tüm aktörlere görev düşmektedir.

Dipnotlar:

[1] İSİG alanındaki bu “sözleşme” sözünü, X. Ulusal, 1. Uluslararası Adana İSİG Kongresi’nde politik hat olarak kanımca en güzel konuşmayı yapan Ferruh Ayoğlu’ndan ödünç alıyorum.

[2] Bu yazıyı TMMOB’u buradan politik bir eleştiriye tabi tutmak için yazmıyorum. Şüphesiz TMMOB, Kongre Düzenleme Kurulu zaten bu tartışmaları enine boyuna yapmış ve ancak ondan sonra bazı yönelimlere girmiştir.

* Dr. A.Selçuk Atalay: İşyeri hekimi, Kamu Yönetimi Bilim Uzm., 2004-2008,2010-2014 Ankara Tabip Odası YK Üyesi

Sendika.Org