Yabancı kaçak işçilik - Mehmet Akkaya

Türkiye’ye yabancı işçiler birkaç yoldan gelmektedir.

1-) Özellikle Balkan ülkeleri ile yapılan göçmen takasları ile gelenler. Türk vatandaşlığına geçirilen bu grup, artık bütün Türk vatandaşları ile aynı hak ve sorumluluklara sahiplerdir.

2-) AB’ye katılım sevdasının ürünü olanlar. Doktor, mühendis, diş hekimi, hastane müdürü gibi yabancılara yasaklı mesleklerin dahi yabancılara açılması sonucu gelenler…

Henüz yeterli sayıda ve gerekli alanda kalifiye elemanın olmayışı yüzünden, ihtiyaca yetecek kadar yabancıyı geçici sürelerle çalıştırmak şeklindeki uygulama, emperyalist ülkelerin işsizlerine iç pazarımızda iş kapısı açmaya dönüştü. Bu kapsamda çalışma izni verilen sayısı, 2017’de 87 bine ulaştı.

3-) Arnavutluk, Romanya, Bulgaristan, Kırgızistan, Gürcistan gibi ülkelerde sosyalizmin yıkılmasından sonra vahşi kapitalizmin yarattığı işsiz pazarından ülkemize gelenler.

İran ve çeşitli Afrika ülkelerinden gelenler.

4-) ABD’nin işgal ettiği Afganistan, Irak ve Suriye’den kaçarak gelenler.

KAÇAKLAR ORDUSU

Bugün ele alacaklarımız, son iki maddedekilerdir. Ciddi sorunlar yaşıyorlar ve çok yönlü sorunlara yol açtılar.

1-) Türk işçilerin ortalama koşullarından daha kötü koşullarda çalıştırılıyorlar. Çalıştıkları yerin en ağır işleri bunlara yaptırılıyor.

2-) Tamamı asgari ücretin altında, büyük kısmı asgari ücretin üçte biri, hatta yarısı kadar paraya çalışıyor.

3-) Neredeyse hiçbir sosyal hakları yok.

4-) İşyeri ve bakanlık kayıtlarında, çalıştıklarına dair bir kayıt olmadığı için, yaşlılık sigortasına, hatta sağlık sigortasına sahip değiller.

5-) Kayıtlarda çalıştıkları görünmediği için, bütün işçileri kapsayan İş Yasasına da tabi değiller. Ücretleri, çalışma koşulları, işten atılmaları, atılma biçimleri, tamamen işverenin keyfine bağlı.

6-) İşten atıldıklarında kıdem ve ihbar tazminatı alamıyorlar.

7-) Çalışmak isteyen iki milyonu aşan sayıları, ucuz işçilik peşindeki işverenlerin iştahını artırmaktalar. Kabaran bu iştah bütün çalışma hayatını etkilemektedir.

8-) Ucuza çalışmaya mecbur bırakılan bu dev kitlenin çalışma hayatına hücum edişi, krizin derinleştiği zamana da denk gelince, işçilikte çıta düştü, düşmeye devam ediyor.

9-) Bütün bu etkenler, bütün işçileri için işçiliğin ucuzlamasına, iş güvenliğinin rafa kaldırılmasına, sendikalaşmanın, kıdem tazminatı alabilmenin mümkün olmadığı yeni kölece çalışma biçimlerinin üretilmesine yol açtı.

10-) Sendikalaşma çabaları daha da zorlaştı.

YABANCI KAÇAK İŞÇİ HER YERDE

Maliyeti düşük işçiyi bulunca işveren, Türk işçini sokağa atıyor. Türk işçisinin ücretinin yarısı, hatta üçte birine razı olan, sigorta primi ve vergi sorunu olmayan, soysal hak talep etmeyen, sendikalaşma şansı olmayan, istendiği zaman işten atılabilen, atıldığında kıdem ve ihbar tazminatı verme zorunluluğu da olmayan milyonlardır bu… Ağzı var dili yok köleler yığını…

Turizm sektöründe Türk işçi neredeyse kalmadı. Otel, lokanta, kafeterya yabancı kaçak işçi tercih ediyor artık. Tekstil, inşaat, gıda, toprak, çimento, kaçak maden ocakları yabancı kaçak işçi tercih ediyor. Ve diğer sektörlere de yayılıyor bu eğilim…

YABANCI KAÇAK İŞÇİ KATLİAMI

Ya iş güvenliği?

Neredeyse adı kaldı. Krizle zora düşen işveren, iş güvenliği için yapılacak yatırımı lüks sayıyor. İşçiyi pek umursamayan, sadece işverenin sesine kulak veren iktidarın iş güvenliği yasasını 2020’ye erteleyince, bu yöndeki iştah daha da kamçılandı. Sonuç, tırmanan iş cinayetleri oldu. Yakın zamanlardan birkaç örnek;

Tarih 16 Ocak 2019. Ankara’da Siteler’de bir mobilya fabrikasında yangın çıkıyor, 5 Suriyeli işçi yanarak can veriyor. 1.000 TL’ye çalışıyorlardı. Yasal asgari ücretin bile yarısına.

Tarih 29 Mart 2019. Ankara’da Ata Sanayi Sitesi’nde iki katlı bir bina… Atık kâğıt toplama işi yapan yabancı kaçak işçilerin yatakhane yaptığı yer. Yangın çıkıyor ve 5 Afgan kökenli işçi yanarak can veriyor. Yaralı Afganlı sayısı ise 11.

Tarih 22 Haziran 2019. Büyükçekmece'de, bir süre önce, yangına müdahale tedbirlerinin uygun olmadığı gerekçesiyle mühürlenen ve ruhsatsız olan bir fabrikada yangın çıkıyor. İran, Afganistan ve Özbekistan uyruklu 4 kaçak işçi yanarak can veriyor.

Gelin şimdi de yabancı kaçak işçiliğin arttığı son yıllarda, yabancı kaçak işçi cinayetinin nasıl tırmandığına birlikte bakalım;

- 2013’de 22,

- 2014’de 53,

- 2015’de 67,

- 2016’da 96,

- 2017’de 88

- 2018’de ise 110 yabancı kaçak işçi, iş cinayetine kurban gitmiş.

- 2019’un ilk 5 ayında ölenlerle beraber 2013 yılından bu yana tam 485 yabancı kaçak işçi, boğaz tokluğuna bile olmayan kölelik koşullarında iş cinayetlerine kurban gitmiş.

Sonuç olarak altı çizilecek durum şu ki, kriz yüzünden sokağa atılan ya da çalışma koşulları kötüleşen işçiliğe, ciddi sayıdaki yabancı ucuz kaçak işçiliğin de eklenmesi, krizin daha da derinleştiği günlerde, bazıları yeni, ama hepsi ciddi olan sorunlar çıkaracaktır.

Aydınlık