İş cinayeti haberlerinde kadının adı yok

2018’de hayatını kaybeden 1.923 işçinin 112’si kadındı. 2019’un ilk dört ayında ise 31’i kadın olmak üzere 545 işçi hayatını kaybetti. Uzmanlara göre iş cinayetine kurban giden kadınların oranının istatistiklerde gerçekte olduğundan düşük görülmesinin nedeni; birçoğunun kayıtsız, güvencesiz, geçici ve “görünmez” işlerde çalıştırılmaları. Bu yüzden iş cinayeti haberlerinde “kadının adı yok.”

Her yıl 1000’i aşan işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Bu konuda aylık ve yıllık istatistikler paylaşan İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi (İSİG) 2018’de 1.923 işçinin hayatını kaybettiğini “Hangi savaşta bu kadar arkadaşımızı kaybediyoruz?” sözleriyle duyurmuştu. Hemen her gün yaşanan iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin önemli bir kesimi ise kadınlar. 2018’de hayatını kaybeden 1923 işçinin 112’si kadın, yedisi kız çocuğuydu. Bu kadınlardan 10’u göçmendi. Yedi kadın işyerindeki ya da işyerine dışarıdan gelen erkekler tarafından öldürüldü. 2019’un ilk dört ayında ise 31’i kadın olmak üzere 545 işçi hayatını kaybetti.

İSİG Üyesi Pınar Abdal ile iş cinayetlerinde kadınların neden görünmez olduğunu konuştuk. Bunun temel nedenini şöyle açıklıyor: “Kadınlar için toplum, sosyal hayat, ev hayatı korumasız olduğu gibi iş hayatı da korumasız. Kadının ve emeğinin değersizleştirilmesi ölümünü de görünmez kılıyor.”

‘Kadınlar istatistiklerde de yok’
“Kadınlar her zaman daha güvenli ve basit işlerde çalışıyor” şeklinde yanlış bir algı olduğunu hatırlatan Abdal, “Oysa kadın, kadın olmaktan kaynaklı birçok riskle karşı karşıya kalıyor. Kadınlar çoğunlukla güvencesiz, geçici ve tehlikeli işlerde çalıştırılıyor. Ama ne emeği görülüyor, ne yaşadığı riskler, ne de ölümü. Üstelik kadınlar iş yerinde mesaileri bittikten sonra ortalama dört saat de evde çalışıyor. Yani gün içerisinde çifte mesai yapıyorlar” diyor.

Kadın iş cinayetlerinin istatistiklere de yansımadığını belirten Pınar Abdal bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Kadınlar güvencesiz işlerde çalıştırıldığı için özellikle SGK istatistiklerinde kadın iş cinayeti, yaşadıkları iş kazası ve meslek hastalıkları istatistiklere yansımıyor. Yani kadınlar istatistiklerde de görülmüyor. Kadının kayıt dışı istihdama yönlendirilmesi, ücretsiz aile işçiliğinde verdiği emeğin görülmemesi; gündelikçilik, bakıcılık gibi hizmet işlerinde güvencesiz çalıştırılması kadınları görünmez kılıyor.”

‘Kadın iş cinayeti en fazla tarımda yaşanıyor’
Kadınların toplu olarak tekstil ve tarım gibi iş kollarında istihdam edildiğini söyleyen Abdal, en çok iş cinayetinin de bu alanlarda yaşandığını vurguluyor. Kadın iş cinayetlerinin en fazla Mayıs – Ekim ayları arasında yaşandığına dikkat çeken Abdal konuşmasını şöyle sürdürüyor:

“Kadınlar tekstil ve tarımda toplu istihdam ediliyor. Özellikle tarım, kadın istihdamı ile var olan bir alan. En fazla kadın iş cinayeti de tarımda yaşanıyor. Tarım devlet koruması altında olan yasaların yapıldığı, denetimlerin uygulandığı bir alan değil. Tarımda istihdam nisan-mayıs aylarında başlayıp eylül-ekim aylarına kadar sürüyor. Tarım iş cinayetleri de mayıs ayında başlayıp temmuz-ağustosta en yükseğe ulaşır. İnsanların, insan onuruna yakışmadığı şekilde çalıştırıldığı tarımda kadınların da en fazla hayatını kaybettiği dönem bu aylar oluyor. Yani mevsimlik tarım işçiliği dönemleri.”

‘Kadınların meslek hastalıkları da görünmüyor’
Tekstil ve büro işlerinde çalışan kadınların da meslek hastalığı riskleri ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Pınar Abdal, kadınların meslek hastalıklarının da iş cinayeti gibi görünmez olduğunu söylüyor.

Abdal, “Kadınlar çalışırken ayrımcılıkla, cinsel tacizle, şiddetle, mobbingle karşı karşıya kalıyor. Tarım iş kolunda kadınlar sağlıksız su kullanımı, sağlıksız barınma, zehirlenme, tekstil atölyelerinde astım ve tüberkülozla mücadele ediyor. Büroda çalışırken de kas-iskelette sağlık sorunları yaşıyorlar. Özellikle büro işlerindeki kadınlar çok fazla stres altında çalışıyorlar. Sağlıkları ve güvenlikleri tehlikeye atılarak çalıştırıldıkları için stres de fazlasıyla görülüyor. Ancak iş cinayetleri gibi kadınların yaşadıkları meslek hastalıkları da görünmez kalıyor” diyor.

‘İşyeri kadına yönelik şiddetin adreslerinden biri’
Türkiye’de hemen her gün kadın cinayeti ve kadına yönelik şiddet yaşanıyor. İş yerleri de kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin yaşandığı yerler arasında. Kadınlar iş yerlerinde fiziksel şiddet, duygusal şiddet, sözlü şiddet, cinsel şiddet, mobbing ve tacizle karşı karşıya kalıyor. İş yerlerinin kadına yönelik şiddetin yeniden üretildiği yerler olduğuna dikkat çeken Abdal sözlerini şöyle sürdürüyor: “İş cinayetlerinin yanı sıra kadınlar çalışırken öldürülebiliyor. 2018’de öldürülen kadınlardan yedisi dışarıdan ya da iş yerindeki bir erkek tarafından öldürüldü.”

Pınar Abdal, kadın iş cinayetlerinin, meslek hastalıklarının görünmez olmasının bir nedenini de şöyle açıklıyor: “Kadınlar güvencesiz ve geçici işlerde çalıştırıldıkları için sendikalaşamıyor, örgütlenemiyor. Zaten kadınların yoğun olarak çalıştırdıkları sektörler genel olarak sendikalaşmanın da düşük olduğu iş kolları.”

Rabia Çetin / Journo