Bakan raporları yok saydı: Ölümlü iş kazasında yüzde 44'lük azalma var

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, yürüttükleri çalışmalar neticesinde iş cinayetleri oranında yüzde 44'lük azalma olduğunu iddia etti. Bakan Selçuk’un konuşmasında işçi hayatının değerini patronların sermayesi ile kıyaslaması da dikkat çekti.

Selçuk, Antalya Kültür Merkezi'nde düzenlenen “33. İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası Toplantısı”nın kapanış programında konuştu. İş güvenliği önlemleri için patronlara sağlanan teşviklere değinen Bakan Selçuk, patronlara zaten almak zorunda oldukları güvenlik önlemleri için teşvik ödediklerini söyledi.

“10'dan az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli işletmelerimize iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde kullanılmak üzere maddi olarak devlet desteği sağlıyoruz. 50'den fazla çalışanı olan çok tehlikeli işletmelere de iş sağlığı ve güvenliği açısından önemli bir teşvik uygulamasını bu yıl başlattık. Bu iş yerlerinde 3 yıl içinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmezse, işsizlik sigortası işveren payı üç yıl süreyle yüzde 50 indirimli olarak alınacak.”

“YÜZDE 44'LÜK AZALMA SÖZ KONUSU”
Ortaya koydukları çalışmaların gelecek hedeflerin teminatı olduğunu iddia eden Selçuk, "Sektörel olarak yaptığımız eğitim, rehberlik amaçlı projelerimiz, işveren, çalışan, iş sağlığı, güvenliği profesyonellerine yönelik düzenlediğimiz konferans, çalıştay, sempozyumlar ve tüm tarafların katkıları neticesinde ölümlü iş kazası oranında yüzde 44'lük bir azalma söz konusu” ifadelerini kullandı.

BAKAN İŞÇİ HAYATI ÜZERİNDEN MALİYET HESABI YAPTI
Konuşmasının devamında işçinin canını patronların sermayesi ile kıyaslayan Bakan Selçuk, “Bu çalışmaya göre, sürekli iş göremezlikle sonuçlanan bir iş kazasının hukuki maliyeti bir KOBİ'nin öz sermayesinin yüzde 30'una denk gelmektedir. Oysa önlemek ödemekten çok daha insani ve ucuz. İşverenlerimizin iş sağlığı ve güvenliğini sadece bir maliyet unsuru olarak görmemelerini istiyoruz. Çünkü çalışanlarının sağlık ve güvenliklerini önemseyen işletmelerin gelecekte de rekabet gücü kazanarak öne çıkacağına inanıyoruz” dedi.

İSİG RAPORLARI BAKANI YALANLIYOR
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin aylık olarak açıkladığı iş cinayeti raporları Bakan Selçuk’un açıkladığı rakamlarını yalanlıyor. İSİG Meclisinin basından ve meslek örgütlerinden elde ettiği verilere göre, 2003’ten Mart 2019’a kadar en az 22 bin 612 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Yine İSİG’in raporlarına göre:

2014’te en az 1886 işçi hayatını kaybetti
2015'te en az 1730 işçi hayatını kaybetti
2016’da en az 1970 işçi hayatını kaybetti
2017’de en az 2006 işçi hayatını kaybetti
2018’de en az 1923 işçi hayatını kaybetti

RAKAMLARLA HALKI ALDATIYORLAR
AKP’nin rakamlarla halkı aldatmaya çalıştığını ifade eden İSİG Meclisi Genel Koordinatörü Murat Çakır, “Enflasyon dün açıklandı Bakan Albayrak diyor ki enflasyon azaldı verilere bakıyorum enflasyonda artış var. Kasımdan beri düşüş vardı bu ay artış var alt kalemlere bakıyoruz gıda fiyatı yüzde 29.5 artmış, alkollü içecek yüzde 2.5 artmış” diye konuştu.

Türkiye’de hâlâ sigortasız çalıştırmanın devam ettiğini ve bu nedenle iş kazası ile cinayeti kaydının tam olarak tutulamadığına dikkat çeken Çakır, şöyle devam etti: “Bunun bir örneği geçen ay bir dizi setinde yaşandı. Sette bir arkadaşımız iş cinayetine kurban gitti. Şimdi eğer bir sette sigortasız çalıştırma varsa bunu inşaatlarda düşünemiyorum ya da göçmenlerde düşünemiyorum. Türkiye’de çok yoğun bir kayıt dışı çalışma var. Bu nedenle de ölüm ya da iş kazası oranlarını tam olarak bilmiyoruz. Kaç tanesinin bildirimi yapılıyor kaç tane iş kazasını iş kazasından sayıyorlar. Mesela TÜİK açıklama yapıyor en son 2012 de yapıldı sonra yaptırmıyorlar. O zaman açıkladılar 600 bin iş kazası diye o zaman bakanlığın açıklamasında 60-80 bin arasındaydı. Bu yüzden devletin istatistik verisi tam gerçeği yansıtmadığı için bir şey diyemiyorsun. Ekonomik daralmadan dolayı mutlaka iş kazalarında azalma olmak zorunda. Çünkü metal sektörü işlemiyor ya da inşaat sektörü durdu. Geçen sene mesela 1923 açıkladık bu sene 1700 açıklayabiliriz. Ancak bu rakam herhangi bir önlem alındığı, denetim yapıldığı için değil ekonomik üretim azaldığı için yaşanıyor. Yüksekten düşmeler azalıyor mu mesela, inşaatlarda bunun cevabı hayır. Resmi tatil olan 1 Mayıs günü bile 3 tane maden işçisi ölüyor. Bu yüzden bu açıklamalar çok görece. 3 tane kritere bakmak lazım sendikalaşmada artış var mı? Sendikalaşma oranındaki artıştan dolaylı ancak iş kazaları azalabilir böyle bir şey yok. ikincisi en basit önlemler alınıyor mu? Alınmayan önlemler nedeniyle işçi direnişinin devam ettiği Kale Kayış’ta gördük. Kişisel koruyucu donanım yetersiz, denetim yok. Devlet bilmediğimiz bir denetim mi yapıyor harıl harıl. İş kazaları rakamlarında bu yıl azalma olabilir, olması da çok normal. Bu durum ekonomideki daralmayla alakalı. Ancak bu oranı azaltmış sayılmıyor. Güvencesizliğin temeline dönük bir şey yok yani bunu salt istatistik okuduğun zaman olmuyor.”

KMO: İŞ KAZALARI ARTARAK DEVAM EDİYOR
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Uğurlu imzasıyla önceki gün yayımladığı açıklamada da iş kazalarının 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasası’na rağmen iş kazaları ve iş cinayetlerinin önlenemediğini ve iş kazaları ve cinayetlerinin önlenmesi bir yana her yıl artarak devam ettiğini ifade etti.

İSİG Meclisinin verilerini hatırlatan Uğurlu, 6331 sayılı İş Sağlığı Güvenliği Yasası’nın tek başına iş kazaları ve cinayetlerini önlemek için yeterli bir yasa olmadığına dikkat çekti.

“Kendi meslek alanımızdan da çok iyi bildiğimiz Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik gibi çok önemli yönetmelikler yedi sekiz yıl önce çıkarılmasına rağmen bir türlü yürürlüğe sokulmamakta sürekli nedensiz olarak yürürlük tarihi ertelenmektedir” diyen Uğurlu şöyle devam etti: “Keza iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği ve diğer sağlık personeli ile ilgili yönetmelikler de defalarca değiştirilmesine rağmen iş kazaları ve iş cinayetleri artarak devam etmektedir. Sermayenin talepleri doğrultusunda ortaya çıkan serbestleştirme - özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek/ güvencesiz istihdam biçimleri, çalışma koşullarının ağırlığı, kadın, genç, çocuk emeği sömürüsü ile kayıt dışı istihdam, iş kazaları ve meslek hastalıkları sürekli artmaktadır.”

Evrensel