İşçi sağlığı önderi Gürhan Fişek - Ercüment Akdeniz

Ağır çalışma koşullarına maruz kalan çok işçi gördüm. Grevlere, direnişlere tanık oldum. İşçi önderleri ile tanışma fırsatı buldum. Ama bir “işçi sağlığı önderi” nedir, kimdir, bunu Prof. Dr. Gürhan Fişek ile öğrendim.

Onunla yüz yüze tanışmayı çok isterdim. Maalesef 2017’de hayata gözlerini kapadı. Doğum günü 30 Mart bizi hem Ankara’da bir araya getirdi hem tarifsiz gurur yaşattı. Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı “Çocuğun İnsan Hakları Ödülü”ne bu yıl Evrensel’den beni ve Burcu Yıldırım’ı layık gördü. Saya işçisi çocuklar üzerine yazdığım haber ve makaleler ödülün gerekçesi. (Adana’dan İzmir’e, İstanbul’dan Kayseri’ye saya eylemlerini izleyen bütün muhabir arkadaşlarımın emeği var bu ödülde). Burcu da çocuk istismarı haberi ile ödül aldı. Cumhuriyet’ten Ozan Çepni ödül alan bir diğer meslektaşımız. Sosyal makale dalında yarışan Yonca Elma, Murad Karabulut ve Rabia Dalkılıç da övgüye değer sosyal politika makale ödülünü kazandılar.

Kuşkusuz bu ödül çok kıymetli. Fakat A. Gürhan Fişek şahsında “işçi sağlığı ve çocuk işçiler” konusunu yeniden tartışmak, bu mücadeleyi yaşatmak da bir o kadar önemli.

***

Gürhan Fişek’in yaşamını yitirmesinin ardından bir işçi şöyle demiş: “Adım Hüseyin Dervişoğlu. Gürhan Hocam Ostim sanayi bölgesine gelene kadar kendimiz bile insan mıyız, yaşıyor muyuz, ölü müyüz bilmiyorduk. Sabah girerdik izbeliğe gün doğmadan gece çıkardık... Çalış ha çalış. Gürhan Hocam biz kir pas içinde çalışırken çat kapı yanımıza geldi. Haklarımızı anlattı, çayımızı içti, ekmeğimizi paylaştı. Koskoca profesör benim ayağıma kadar gelip derdimi sordu. Üstüm başım kirliymiş filan demeden her hafta gelip beni ve öteki işçileri muayene etti. Çevremdeki herkese kabara kabara ‘Benim profesör dostum, arkadaşım var’ derdim...”

Bu sözler boşa değil. Çünkü Gürhan Hoca, işçi sağlığı üzerine geliştirdiği “Fişek Model”ini ilkin Ankara’da denemiş. Ardından İstanbul, İzmir ve Denizli’de. Peki, nedir bu Fişek Modeli?

Fişek Modeli’nin odağında küçük işletmelerde çalışan işçiler var. Çünkü 50 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde işyeri hekimi zorunlu. Ama küçük işletmelerde değil. Daha vahimi, sanayi sitelerinde çocuk işçiler çalıştırılıyor. Gürhan Hoca’nın bulduğu modelin üç sac ayağı var:

1- Küçük sanayi sitelerinde sağlık merkezi oluşturmak ve acil durumlara müdahale imkanı sağlamak.

2- Küçük işyerlerinde çalışan işçileri düzenli sağlık muayenesinden geçirmek. Sağlık birimine gelemeyen işçilere “yürüyen klinik”lerle gitmek.

3- İşçilere “işçi sağlığı ve iş güvenliği” üzerine eğitim vermek. Hekimleri de bu konuda eğitmek.

Fişek Modeli, işçileri, sağlığından olduktan sonra tedavi etmeyi değil, esas olarak işçilerin sağlığını yitirmelerini önlemeyi amaçlıyor. Fişek Enstitüsü’nün yılda 700 küçük işyerine sağlık hizmeti götürmesi ise takdire şayan.

***

Biraz da A. Gürhan Fişek’i tanıyalım. Kendi kaleminden bize şöyle sesleniyor: “Emek olmasa, emekçiler olmasa, üretim olmasa, yaşam süremezdi. Gerçekten üretenlere ‘vefa borcumuz’ var. Onlar için ne kadar uğraşsak az. İnsan gönencini hedefleyen üretime, acı ve kan karıştırılmamalı.”

Ömrünü işçi sağlığına adamış bir aydın olarak, onun neden “işçi sağlığı önderi” unvanını aldığını sanırım bu sözler gayet net özetliyor.

Gürhan Hoca, doktorluğa işyeri hekimi olarak başlamış. Sonra Çalışma Bakanlığında iş müfettişliği. Prosedürün ötesine geçip işçileri bilinçlendirmeye kalkınca işinden olmuş. 12 Eylül’de uzaklaştırılan 1402’liklerden. Yılmamış, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda doktorasını tamamlamış. Fişek Modeli’nin temellerini atmış. İşçi sınıfına kattıkları saymakla bitmez: Çırak okullarında eğitimler, kız çocuklarının eğitime kazandırılması, “Çalışma Ortamı” dergisinin çıkarılması ve daha neler neler.

***

Ödülü alacağımızın açıklandığı gün Ankara Ata Sanayi Sitesi’nde yangın oldu. Atık kağıt işçisi 5 Afgan göçmen can verdi, 11’i yaralandı. Oysa meslek örgütleri, Ankara İSİG Meclisi Altındağ Siteler yangınına dikkat çekerek yetkilileri uyarmıştı. Dinleyen kim? (Aldığım ödülü yanarak can veren isimsiz mülteci işçilere adadım).

Bu durum bize, işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinin de keskin bir sınıf mücadelesi olduğunu gösteriyor. Fişek Enstitüsü’nün bir süredir iktidar baskısı altında olması da bu yüzden. Çırak okullarında yürütülen işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimlerine ket vurulması da. Gürhan Hoca’nın TTB’de başlattığı “işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitim programı”nın işlevsizleştirilmesini de ekleyelim.

Öyleyse, başta işçiler olmak üzere, Fişek Enstitüsü etrafında kenetlenme zamanı. Bizlerin aldığı her bir ödül ise; çocuklar/çocuk işçiler için daha fazla haber, daha fazla araştırma yapma çağrısı.

Makaledeki bilgiler Siyasal Kitabevi tarafından basılan “Prof. Dr. Gürhan Fişek’in İzinde Ortak Emek ve Ortak Eylem” kitabından alınmıştır.

Evrensel