Asya Avustralya İşçi Sağlığı (AAWL) 1-16 Mart 2019 Haberleri

8 MART’IN TARİHİ
8 Mart kadın hakları için mücadele günüdür. Kadınlar istedikleri işkolunda, aşağılanmadan, ayrımcılığa ve cinsel tacize uğramadan çalışma hakkına sahiptir. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1909 yılında çoğu göçmen olan onbinlerce kadın tekstil işçisinin daha iyi ücret ve çalışma koşulları için New York’ta yaptığı yürüyüşten doğdu. Ertesi yıl ve 1917’de (Rusya’da) aynı taleplerle yapılan yürüyüşlerde savaşın son bulması, pahalılık ve kadın işçilerin koşullarının iyileştirilmesi sloganları yükseltildi. Bu yürüyüş Çarlığın düşüşünün başlangıcı oldu ve Rus devriminin fitilini ateşledi.

http://aawl.org.au/content/international-women-day-%E2%80%93-march-8

ENDONEZYA’DA GÖÇÜKTE İŞÇİLER CAN VERDİ

Endonezya’danın Kuzey Sulawesi eyaletinde bulunan bir ruhsatsız altın madeninde 26 Şubat’ta meydana gelen göçükte pek çok madenci mahsur kaldı. Çıplak elle ve el aletleri ile çalışan kurtarma ekipleri 7 işçinin yaşamını yitirdiğini ve çoğu ağır yaralı 19 işçinin kurtarıldığını açıkladılar. 50 işçi ise hala mahsur vaziyette. Endonezya’da ruhsatsız küçük madenlerin sayısı artıyor. Madenciler buralarda toprak kaymaları, göçükler, su baskını ve tehlikeli kimyasallar riski ile boğuşuyor.

http://aawl.org.au/content/indonesian-mine-collapse-kills-scores-workers

ÇİN’DE ÖNCÜ İŞÇİLER TUTUKLANDI

Çin makamları ülkenin güneyindeki Şenzen kentinde üç tanınmış öncü işçiyi tutukladı ve kamu düzenini bozmaktan hapis cezası verdi. Wu Guijun, Zhang Zhiru ve He Yuancheng, halen tutuklu. Jian Hui ve Song Jiahui ise tutuklu fakat henüz ceza almadılar. Cezanın neye ilişkin verildiği ise belirsiz. Ancak ekonominin durgunlaşmasıyla işçi hareketinin yükselmesinden korkan Çin yönetiminin önleyici tedbir olarak bu tutuklamalara başvurduğu biliniyor.

http://aawl.org.au/content/labour-activists-arrested-southern-china

BANGLADEŞ’TE İŞÇİLER TOPLUSÖZLEŞME HAKKINI KAZANDI

Bangladeş’te Hollanda merkezli Perfetti Van Melle şekerleme fabrikası işçileri sonunda toplusözleşme hakkını kazandılar. Perfetti Mentos ve Chupa Chups gibi şekerlemeleri üretiyor. İşçiler geçen Kasım ayında sendikada örgütlenip yetki başvurusu yaptılar. Şirket ise işçilere başvuruyu geri çekmeleri için baskı yaptı, sendikacıların işçilere ulaşmasını engelledi. İşçilerin evlerine gidip sendikaya zorla üye yapıldıklarına dair evrak imzalatmaya çalıştı. İşçiler birlik halinde hareket ettiler ve IUF’in başlattığı uluslararası kampanyanın da desteği ile şirketi masaya oturtmayı başardılar.

http://aawl.org.au/content/bangladeshi-workers-win-right-bargain

ENDONEZYA BİR “AÇIK HAPİSHANE”

Yaklaşık iki yıldır Endonezya’daki bir toplama kampında üzerine benzin döküp kendini yakan 24 yaşındaki Afgan mülteci Sajad Jacob bir hastanede yaşamını yitirdi. Mart ayı başında meydana gelen olay gözleri yeniden mülteci sorunlarına çevirdi.

Endonezya’da bulunan 14.000 mülteci çalışma ve eğitim hakkı olmaksızın iltica talebinin kabul edilmesi için beklemeye mahkum edilmiş durumda. 2000 yılından bu yana Endonezya’dan ayrılmasına izin verilen kişi sayısı sadece 556. Avustralya hükümeti Uluslararası Göç Örgütü (IOM) vasıtasıyla insanları göçten caydırmak için her şeyi yapıyor. Avustralya’ya gelmeyi başarabilenler de başvurularının “işleme koyulduğu” söylenerek Nauru ve Manus adalarındaki kamplara gönderiliyor. Mülteci statüleri kabul edilse bile Avustralya’ya giremeyecekler.

https://www.aljazeera.com/news/2019/02/prison-growing-despair-refugees-stuck-indonesia- 190225055714272.html

SAMSUNG MESLEK HASTALIĞI KURBANLARINA TAZMİNAT ÖDEMİYOR

Samsung ve taşeronları, çalışma koşullarının sebep olduğu 200’den fazla meslek hastalığı için tazminat ödemiyor. Yarı İletken Endüstrisinde İnsan Hakları ve Sağlığı Savunucuları örgütü (SHARPS), 2018 Kasım’ından beri Samsung ve taşeron şirketlerinde çalışan 206 meslek hastalığı kurbanının profilini çıkardı. 2007-2018 yılları arasında 450 işçinin meslek hastalığı kurbanı olduğu belirlenmişti. Mart 2019 itibariyle SHARPS’ın tespit ettiği 616 kurbandan yalnızca 137’si tazminat alabildi. 185’i ise yaşamını yitirdi.

https://stopsamsung.wordpress.com/2019/03/05/more-than-100-occupational-disease-victims-of-samsung-likely-remain-uncompensated/

SINIFIMIZIN IRKÇILIKLA BÖLÜNMESİNE İZİN VERMEYİN

15 Mart günü Yeni Zelanda’da bir grup neo-nazinin gerçekleştirdiği beyaz ırkçı saldırıda onlarca Müslüman yaşamını yitirdi. Irkçılık ve Faşizme Karşı Kampanya (CARF) saldırının kurbanlarıyla ve beyaz ırkçılığın ve faşizmin düşmanlarıyla dayanışma yürüyüşü düzenliyor. CARF Yeni Zelanda’daki terörist saldırıları en sert biçimde kınıyor:
“Katil, kendi manifestosunda neo-nazi olduğunu söylüyor. 1930’lardaki İngiliz Faşistler Birliği lideri Oswald Mosley’den ve Norveçli neo-nazi terörist Anders Brevik’ten ilham aldığını savunuyor. Beyaz ırkı ‘kurtarmak’ için dünyayı Müslümanlardan temizlemek istiyor. Bu tipler Blair Cottrell, Neil Erikson ve Fraser Anning gibi politikacıların bayıldığı türden. Aynı politikayı savunuyorlar. Onlar bu teröristi kahraman olarak görüyorlar. İmkan bulsalar aynı şeyi seve seve kendileri de yaparlardı. CARF, işçi sınıfını ırk, din, milliyet temelinde bölmeye çalışan bütün faşistleri, gericileri ve ırkçıları düşman olarak görür.”

https://www.facebook.com/AAWL.Solidarity/posts/10155952956602115

Çeviren: Nilgün Güngör