(3) Milas'ta madende ‘Dikkat göçük tehlikesi’ yazısı altında çalıştırdılar

Milas’ın Sarıkaya mahallesindeki Yumrutaş mevkiinde faaliyet gösteren ve Kömürcüoğlu Group tarafından işletilen feldspat madeninde, bazı işçilerin işi bırakıp kaçtığı, yanında “dikkat göçük tehlikesi” yazdığı madende bir göçük meydana geldi ve Şükrü Otlak, Engin Tutuk, Servet Çapacıoğlu adlı işçiler yaşamlarını yitirdi.

Yumrutaş denilen dev kaya, yüz binlerce ton ağırlığındaki bir doğal kaya. Göçüğün nedeni, bugünün meselesi değil, yıllarca o dev kayaya doğru yapılan madencilik çalışmaları, kayayı yıllar içerisinde yorar. Burada da doğal etmenlerin ve madencilik faaliyetlerinin kaya üstündeki etkisi sonucunda devasa bir kütle koparak ana kayadan ayrılmış. O kayanın dış müdahalelerin etkisiyle bir gün çökeceği bilinen bir gerçek. Bu büyüklükteki bir kayanın altında, dibinde, yanında ve yöresinde uzun yıllar madencilik çalışması yapılırsa, yağmur sularının da etkisiyle, o kayanın bir gün bu müdahalelere tepki vereceği de bilinen bir diğer gerçek. Göçük de bu nedenle meydana geldi. Önlemler elbette alınabilirdi. Üniversitelerin maden mühendisliği bölümlerinden; madencilik açısından nasıl bir çalışma yapılabileceği yönünde bir rapor istenebilirdi. Önlemler alınsaydı, yıllarca o kayaya doğru kazılar, çalışmalar yapılmasaydı, bugün bu göçük meydana gelmezdi, 3 işçi de ölmezdi.

TAŞERONUN DA TAŞERONU BİR SİSTEM
Seramik, cam, kaynak elektrotları ve boya sanayisinde kullanılan feldspatın çıkarıldığı maden sahalarının asıl patronu Toprak Holding. Ancak buradaki feldspat ocaklarını Toprak Holding doğrudan kendisi işletmiyor. “Rödevans” denilen yöntemle taşeronun da taşeronu bir şirket tarafından işletiliyor. Toprak Holding’in 2015'te Kömürcüoğlu Group’a kira sözleşmesiyle devrettiği feldspat alanları, o tarihten beri bu grup tarafından işletiliyor. Kömürcüoğlu Group kendi içerisinde farklı alt taşeronlar olarak kurulmuş bir aile şirketidir.

"AKP’LİYSEN BİR ŞEY OLMUYOR" İDDİASI

Olayın ardından haberlerde madenci firmanın adı yerine “özel bir maden ocağı” ifadesi kullanılarak, şirketin ve patronların adları gizlenmeye çalışıldı. İşletme sahiplerinin AKP’li vekillerle bölgedeki AKP’li belediye başkanları ile yakın ilişkide olduğu biliniyor, bu dönem Cumhur İttifakının Aydın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Savaş’ın da yakın ilişkileri biliniyor.

Gelelim madeni işleten Kömürcüoğlu Group’a. Kömürcüoğlu ailesi daha önce farklı işletmeler adı altında madencilik sektöründe faaliyet göstermeye çalışmış ama 2 kere iflas etmişti. Daha sonra Rodos Maden, Efes Maden, Çınartaş Maden’i içeren Kömürcüoğlu Group kuruldu. Baba Mustafa Ali Kömürcüoğlu Efes ve içerisinde yer aldığı Kömürcüoğlu Group’un patronu olurken, oğulları da diğer Çınartaş ve Rodos’un sahibi oldu. Örneğin Bircan Kömürcüoğlu; Rodos Madenciliğin sahibi, aynı zamanda bu dönem Çine’den AKP belediye başkan aday adayı olarak ailenin siyasetteki daha aktif yüzü. Nihat Zeybekçi, Berat Albayrak, Bilal Erdoğan’la fotoğraflarını sosyal medyadan paylaşan Bircan Kömürcüoğlu AKP içindeki adaylık sürecinde kendine yer tutmaya çalıştı.

Çınartaş Madencilik sahibi Özkan Kömürcüoğlu’nun da Cumhurbaşkanı ile olan fotoğrafını sosyal medyadan paylaşması dikkat çekmişti.

Mustafa Ali Kömürcüoğlu’nun sahibi olduğu ve Milas bölgesinde faal olarak çalıştırdığı 1 adet kuvars 3 adet feldspat ocağı mevcut. Söz konusu işletmelerde işçi sağlığı ve güvenliği yönünden; teknik ve mevzuat anlamında birçok eksikleri olmasına karşın gerekli denetlemelerin yapılmadığı biliniyor. Kazadan sonra tutuklananlar da Mustafa Ali Kömürcüoğlu (Kömürcüoğlu Group sahibi), Serkan Anar (üretim müdürü olarak görünen asgari ücretli çalışan), Özkan Kömürcüoğlu (Çınartaş Maden yetkilisi Mustafa Ali Kömürcüoğlu’nun oğlu) oldu. Yine bir seçim önü olduğu için Kasım ayından beri iş teftiş kurulunun işyeri teknik ve işin yürütümü denetimlerinin durdurduğu biliniyor. Bu kazada da devletin en önemli yükümlülüğü olan denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği açık. Devlet yetkilileri dahil tüm sorumluların yargılanması gerekir.

OCAKTA İŞ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN YAŞANAN EKSİKLER
Ocaktaki kademe boyları; yükseklikleri, basamak açıları ve yüzey genişliklerinin mühendislik açısından uygun değildi (ilgili mevzuat gereği en fazla bir ekskavatör boyu 12 metre civarında olması gerekirken facia olan işletme de 40 metreyi aşan bir yükseklik söz konusu olduğu ilk incelemede Maden Mühendisleri Odası teknik heyeti tarafından da tespit edilmiştir.) Kademelerin sonlarında herhangi bir uyarı levhası olmadığı gibi emniyet şeritleri yoktu Çalışılan iş makinalarının periyodik bakımlarının yapılmamasından kaynaklı arızalı olduğu halde çalıştırılıyordu Çalışılan açık ocak işletmesinde teknik olarak “ters ıskarpa” denen aslında “bindiği dalı kesme” olarak tarif edebileceğimiz, kademenin altını oyarak üstüne göçertmek yöntemi ile çalışıldığı için bu facia yaşanmıştır. Çalışan personele gerekli kişisel koruyucu donanımın verilmemekteydi Bu ocakta patlatma ruhsatı bulunmadığı halde patlatma yapılması (patlatma ruhsatı olan ocaklarda patlayıcı satan firmadan jandarma nezaretinde alınan patlayıcılar; jandarma olay yerinden ayrıldıktan sonra patlayıcı taşımaya uygun olmayan araçlarla izinsiz bir şekilde patlayıcı ve ateşleyici ekipmanlar bir arada olmak suretiyle patlayıcı taşımaya uygun olmayan araçlar içerisinde yerleşim yerleri (köyler) ve ormanlık araziler içerisinden nakliyatı yapılıp ruhsatsız sahalarda kullanıldığı bilinmektedir. Bu konu bölgede bulunan diğer işletmelerde de olduğu duyumlar arasında yer almaktadır.) İş cinayeti olan ocağın ise Karpuzlu Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Mayıs 2018’de ocak sahası sınırının ihlal ettiği için uyardığı ve MİGEM tarafından da kademe yüksek olduğundan dolayı geçici olarak çalışmanın durdurulduğu biliniyor

İŞÇİLER DERT KÜPÜ
Çalışanların yemeklerini saatinde yiyemediği istirahat molalarının olmadığı olay günü de bölge de bulunan sorumlu formenin çay molasına bile müsaade etmediği İşletme de bulunan yatakhane yemekhane ve duşların insanlık onuruna yakışır şekilde olmadığı Servis araçlarının sürekli değiştiği ambulanstan bozma arka kabininde bir tane bile koltuğun olmadığı araçların kullanıldığı (servis plakası olmayan) Çalışan tüm personelin mühendis dahil olmak üzere maaşlarının asgari ücretten gösterildiği Fazla sefer atacak olan şoförlerin ve operatörlerin pirim vaadiyle emniyetsiz bir şekilde çalıştırıldığı. Bundan kaynaklı olarak iş kazalarının ve trafik kazaların yaşandığı (yöre halkına verilen can ve mal kaybı) bilinmektedir.

İŞTEN ATMAYLA TEHDİT EDEREK ÇALIŞTIRIYORLAR
Madende iş güvenliği açısından yaşanan tüm sorunların patrona iletilmesine rağmen duyarsız kaldığı, yaşanan facianın günler öncesinden kendisini belli ettiği ancak buna rağmen işçilerin işsiz bırakmakla tehdit edildikleri bilinmekte. Üstelik bu sorunlar sadece Kömürcüoğlu’nda yaşanmıyor. Bölgede (Milas, Karpuzlu, Çine) madencilik sektöründe veya alt sektörlerde faaliyet gösteren birçok firmada yaşanan sorunlar olduğu yöre halkı tarafından yakinen biliniyor. Uzun saatler çalıştırılan ağır vasıta şoförlerinin karıştığı kazalar, iş güvenliğini maliyet olarak görüp tüm uyarılara rağmen emniyetsiz şekilde çalışılan maden ocakları, düşük maaş veya sigortayı asgari ücretten gösterme, kaçak maden ocakları ve ayrıca patlayıcıların jandarma nezaretinde teslim edildikten sonra kötü niyetli insanlar tarafından kullanılabileceği kaygısı…

Cam imalatında ham madde olarak kullanılan kuartz ve albit madenlerini çıkaran maden ocakları ayrıca ölüm saçıyor. Maden ocaklarında çalışan işçilerin hemen hemen hepsi soludukları zehirli toz yüzünden solunum rahatsızlığı çekiyor. İşçilerden koah hastalığına yakalanalar var hatta silikozise yakalanmaları an meselesi. Arada çekilen akciğer filmleriyle ciğer kapasitesi düşen veya koah olmuş işçiler tespit edilip işten atılıyor.

HÜKÜMET PATRON İLİŞKİSİ SOMA'DA DA ORTAYA ÇIKMIŞTI
Milas’ta 3 işçinin yaşamını yitirdiği madeni işleten Kömürcüoğlu Group’un AKP ile ilişkisi akıllara 301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma’yı getiriyor.

  • Soma’da faaliyet gösteren İmbat Madencilik ve Soma Kömür İşletmelerinde çalışan işçilerin 30 lira yevmiye ve kumanya verilerek Manisa’da yapılan AKP mitingine taşındığı ortaya çıkmıştı. AKP’nin 2011’de yaptığı Manisa mitingine, özellikle Soma Kömür İşletmelerinde gece vardiyasından çıkan işçiler fabrika içine getirilen 6 adet otobüsle götürülmüştü.
  • Soma Holding Maden İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun eşi Melike Doğru’nun 30 Mart yerel seçimlerinde AKP’den Belediye Meclis üyesi adayı olmuş ve seçilmişti. Doğru, Manisa Büyükşehir Belediyesinde de AKP’yi temsil ediyor.
  • Doğru ailesi aracılığıyla oldukça şaibeli bir şekilde yapılan kültür merkezinin tabelasında hem Soma Belediyesinin hem de Soma Holdingin logoları yer alıyor. Soma Şoförler Odası’nın arkasında yer alan ve belediyeye ait yeşil alan olarak geçen bölgede yapılan bu kültür merkezinin adı da Melike Doğru Sosyal Tesisleri.
  • Ayrıca Soma halkı, Soma Holding’in çıkardığı kömürlerin belediye tarafından Soma’da seçim öncesi dağıtıldığını, üzerinde ‘satılmaz’ yazan bu kömür torbalarının AKP’nin seçim çalışmalarında kullanılmak üzere Türkiye’ye dağıtıldığını söylüyor.

Milas bölgesinden bir maden mühendisi

Evrensel