“Salt ücretlendirilmiş poşetler çözüm mü, bu uygulama ile esas kazanan kim?” - TMMOB KMO İstanbul Şube

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, Ambalaj Atıkları Yönetmenliği kapsamında 01 Ocak 2019 itibariyle başlayan ücretli plastik poşet uygulaması üzerine bir açıklama yaptı.

Açıklamada, plastik poşetlerin ücretlendirilmesinin, geri dönüşümün temel felsefesi olan “azalt, yeniden kullan ve geri dönüştür” çerçevesinde doğru bir adım gibi görünse de aslında sorunların çözümünden oldukça uzak bir uygulama olduğu ifade edildi.

Plastik poşet, buzdağının üzerindeki parça bile değil!
“Geri dönüşüm sorunu, yalnızca ülkemizde değil, dünya genelinde temel problemin çözümünden uzak, sadece plastik poşetlere indirgenmekte, yasaklama veya ek vergi gibi ücretlendirmelerle çözüldüğü var sayılmaktadır” denilen açıklamada geri dönüşümde plastik poşet sorunu bir buzdağı metaforuna benzetilecek olursa, bunun suyun üzerindeki parça olmaktan dahi fersah fersah uzak olduğu ifade edildi.

“Çöp sahasına gidecek olan plastik miktarında büyük bir değişim olmayacak”
Alışveriş poşetlerinin ağırlıkla, sonrasında tüketiciler tarafından çöp torbası olarak kullanılıp çöp konteynerlerine atıldığı hatırlatılan açıklamada “Uygulama ile, bunun yerini daha çok çöp torbaları alacak ve çöp sahasına gidecek olan plastik miktarında büyük bir değişim de olmayacaktır” denildi.

“Esas kazanan kim?”
“Peki bu uygulama ile esas kazanan kimdir?” diye sorulan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Poşetlerin ücretlendirilmesi ile satış noktaları, özellikle ulusal market zincirleri kazanacak, milyonlarca liralık plastik poşet maliyetinden kurtulacaklar ve bununla beraber maliyeti 5 kuruştan az olan poşeti 10 kuruşa satarak kazancını artıracaktır. 25 kuruş olan poşet ücretinden geriye kalan 15 kuruş da geri dönüşüm için kaynak yaratılmak için vergi olarak ödenecektir. Poşetler ücretlendirildiğinde satış noktaları öncelikle ücretli sattığı poşetlerin daha kalın ve tüketici için tekrar kullanabilir nitelikte olmasını sağlamalıdır, ayrıca alternatif olarak rafya ve dokumasız kumaşlardan yapılan daha uzun ömürlü torbaları alternatif olarak sunmalıdır.

İlgili yönetmeliğin geri dönüşüm ile ilgili birçok hedef koyduğu ve bunun önemli bir adım olduğu vurgulanan açıklamada Türkiye’deki uygulama eksikliklerine dikkat çekildi:

Burada görev yerel yönetimlere düşmektedir. İstanbul gibi büyük şehirlerde bile, ambalaj atıklarını kaynağında ayırmayı sağlayacak konteynerler mevcut değildir; mevcut olanlarında ise türlerine göre ayırdığımız atıkları bir kamyonun gelip karıştırarak römorkuna aktardığını görmekteyiz. Ayrıca belediyelerin ambalaj atıklarını belirli günler toplama uygulaması kesinlikle çalışmamaktadır.

Yapılması gerekenler
Açıklamada ayrıca geri dönüşüm uygulamaları için yapılması gerekenler de sıralandı:

  • Geri dönüşüm kültürünün değişimi sadece yasal düzenlemeler yapmakla mümkün görünmemekte, tüketicilere bu kültürün kazandırılması gerekmektedir. Kamunun bilgilendirilmesi için yaygın bir çalışmaya ek olarak, okullarda uygulamalı eğitim de bilinçli bir tüketim ve ekolojiye karşı sorumluluğu daha yaygınlaştırabilecektir.
  • Geri dönüşüm uygulamaları için Avrupa’da yaygınlaşan, özelikle su ve gazlı içecek pet şişelerinde depozito uygulaması da kaynağında ayırma ve geri dönüşüm için tüketiciyi teşvik eden iyi örneklerdendir.
  • Geri dönüşüm için kaynağında ayırma ve toplanma ilk adımdır. Bunun artırılması ülkemiz için sadece çevre kirliğinin azaltılması değil ayrıca ithal yolla sağladığımız hammaddelerin bir kısmının ikamesi ve ithalatın azaltılması anlamına gelmektedir. Ülkemizin plastik, kağıt, metal sanayinin bu çerçevede yeniden planlaması ve yönlendirilmesi elzemdir.
  • Özetle, geri dönüşüm için daha detaylı düşünülmüş ve somut adımların atıldığı politikaların uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.

Problemin esas çözümü
Açıklamada, “bol bol poşet kullanımı gerçekleşsin” denildiği anlamının çıkmaması gerektiğine vurgu yapılarak “Kuşkusuz ki ekolojik denge için hepimiz sadece plastik poşetlerle ilgili değil, doğaya zarar veren tüketimlerimizi gözden geçirmeli, azaltmalı, mümkünse yok etmeliyiz. Ve kuşkusuz ki içerisinde yaşadığımız doğaya olan sorumluluklarımız, yalnızca bireysel önlemlerle kalmamalı! Problemin esas çözümü hükümetlerin ve devletlerin çözüm odaklı, ekolojiyi gözeten esaslı politikalar üretmesinden geçiyor” denildi.

Sendika.Org