17 yaşındaki oğlunu iş cinayetinde kaybeden Erdinç Eroğlu: “5 yıl oldu Eren’i kaybedeli ama adalet yok”

17 yaşındaki Eren Eroğlu, 2013 yılının Ekim ayında Esenyurt-Depo’da bulunan Özel Doğa Hastanesi’nin dış cephesindeki düşen harfleri takmak için çalışırken, yüksek gerilim hattından geçen akıma kapılarak yaşamını yitirdi. Eroğlu’nun yaşamını yitirmesinin üzerinden 5 yıl geçti ancak dava henüz sonuçlanmadı.

Dava dosyasına giren evraka göre Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) 2002’de Esenyurt Belediyesi’ne, 4 Mart 2008’de bina sahibine ve belediyeye, 17 Temmuz 2013’te belediyeye “Gerekli önlemlerin alınmadığını, buradan geçen hatta arızaların meydana geldiğini, bunların tehlike arz ettiğini” bildirdi. Ancak önlem alınmadı. Son uyarıdan üç ay sonra meydana gelen iş kazası nedeniyle de Eren Eroğlu hayatını kaybetti.

Eren Eroğlu’nun babası Erdinç Eroğlu yaşananları Sendika.Org’a anlattı. Baba Eroğlu, oğlu Eren’in ölümünün bir ihmaller zinciri sonucu gerçekleştiğini belirterek süreci şöyle özetledi:

Yüksek gerilim hattı geçen bir arsada, yönetmelikte belirtilen kesinlikle girilmeyecek alanı ihlal eden bina inşaatına ruhsat verdiği ve kullanıma izin verdiği için Esenyurt Belediyesi yetkilileri, 5 metrelik alanı tapuya şerh ettirmediği için Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) yetkilileri, bu ihlale rağmen binaya Hastane Binası Ruhsatı verdiği için İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri ve gerekli önlemleri ve eğitimleri aldırmadan binaya çıkaran işveren şirketleri TDS Reklam ve Özel Doğa Hastanesi yetkilileri sorumludur.

Uyarıya rağmen belediye gerekeni yapmıyor. Mevzuatı bildikleri halde olası kast değil de ne bu. Belediye yerine getirmiyor, adam öldürmeye tam teşebbüs bu. Oğlumu kaybettiğimiz yerde, orada çalışma yapılırken işçiler tehlike atlatmış ‘canımızı zor kurtardık’ demişler. Oğlum da oraya tamire gidiyor sonrasında. Buna rağmen çocuğumu ve bir kişiyi daha oraya göndermişler. Hatta Eren’in yanındaki çalışanın da ilk iş günüymüş.

Oğlunun 3 aydır çalıştığını ancak son bir haftada sigortasının yapıldığını da hatırlayan Eroğlu, “Anayasa ihlali bile var burada. Anayasanın 50. maddesi şöyle diyor: ‘Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.’ Ama Eren 17 yaşında olmasına rağmen bu işe gönderildi. Bu olası kast değil de nedir?” denildi.

Hükümete yakın diye hastane yöneticilerini korudular
Eroğlu ilk başta sorumluların hepsinin iddianamede yer almadığını, hükümete yakınlığı nedeniyle Doğa Hastanesi yöneticilerinin korunduğunu belirterek, “İddiamız şuydu: İddianame eksik hazırlandı. Mahkeme sürecine direkt yansıdı bu durum, çünkü mahkeme iddianameye bağlı. Mesela Doğa Hastanesi’ne kurumsal kusur verilmesine rağmen yetkili yönetim kurulu üyesi yargılanmadı, çünkü hükümete yakın. Yetkisiz bir işletme müdürü vardı ona dava açıldı. Aynı zamanda belediyeye, İl Sağlık Müdürlüğü’ne dava açılmadı” dedi.

Bugüne kadar 20 duruşma görüldüğünü belirten Eroğlu, dava açtıktan sonra 1 Umut Derneği ile tanıştıklarını ve dava sürecine derneğin gönüllü avukatları ile devam ettiklerini söyledi.

Belediye de yargılanıyor
Doğa Hastanesi’nin işletme müdürü, Eren Eroğlu’nun çalıştığı firmanın müdürü ve işvereni ve bir ustabaşı da yargılananlar arasında. Bir de arabulucu Feridun Taktak var ama adresi bilinse de kendisi firari.

Başka bir mahkemede belediyeye dava açtıklarını belirten Eroğlu, “Bunun için 2-3 sene uğraştık. Belediye hakkında suç duyurusunda bulunduk ve yargılama başladı. Belediyeye açtığımız davanın dosyası da 1-2 sene öncesinde ana dava ile birleştirildi” dedi.

“Karşı taraftan kimse davaya gelmiyor”
Yargılamanın ağır aksak ve eksik şekilde ilerlediğini söyleyen Eroğlu “26 Aralık’ta karar duruşması görülecekti dosyada. Ama bir yandan İl Sağlık Müdürlüğü’nün yargılaması sürüyor. Bir yandan da dosya karara çıktı. Yargılama yargılama değil, etkin bir yargılama yok. Ağır aksak ve eksik ilerliyor. Mesela baştan beri karşı taraftan hiç kimse davaya gelmiyor, tam 20 celse oldu. Sadece biz katılıyoruz” dedi.

Yargılama süresi boyunca 18 üye, 7 hakim ve 7 savcının değiştiğini söyleyen Eroğlu, bu duruma tepkili:

Eren’in dava dosyasını bilen heyet yok. Önceki duruşmadaki savcı duruşmaya geç geldiği halde hemen mütalaa hazırlamaya kalktı. Bu savcı da önceki savcının mütalaasını yineledi. Bilirkişi raporunda belediyeyi kusurlu buldu ancak savcı, belediyenin beraatını istedi. Son celsede o savcı da değişti. Böyle bir yargılama olabilir mi? Lakaytlık mı yoksa adil yargılama mı yok desem, işçi ailelerine bunu mu layık görüyorlar, ne desem bilemiyorum. Soma’da da karar aşamasında heyet değişmiş.

“İnsanları adalet aradığına pişman etmeye çalışıyorlar”
Son duruşma yetkili mahkeme başkan ve üyesinin geçici iş görmezlik raporları nedeni ile geçici kurul oluşturularak düzenlendi ve dava karar duruşması için 15 Ocak 2019 gününe ertelendi. Bu karara da tepki gösteren Eroğlu, “Yeni bir heyet mi gelecek bilmiyoruz. 5 senede bitmeyen dosyaya 15 günde gelen heyet nasıl karar verip çözecek bilmiyoruz. Bu aşamaya geldi iş. İnsanları adalet aramaya pişman etmeye çalışıyorlar” dedi.

“Adalete inancımı yitirdim ama mücadele ediyoruz”
Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadoğlu ve eski Belediye Başkanı Gürbüz Çapan hakkında suç duyurusunda bulunduklarını da ekleyen Eroğlu, “İdare bunların yargılanmasına izin vermedi. Bu konuda iç hukuk yolları tükendi. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunduk, 4-5 ay oldu. Hak ihlali olduğunu söyledik. Devlet denetim görevini yapmıyorsa bu olayın sonucunda insan ölüyorsa devlet vatandaşını korumak zorunda, belediye denetim yapmak zorunda” ifadelerini kullandı.

“Eren’in davasında suçluların yargılanacağına şahsen inanmıyorum” diyen Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnancımı bu süreçte yitirdim. Ama davanın sonuna kadar sorumluların ceza alması için mücadele ediyoruz. Ama yargılama süreçleri kaybettiği canın sorumlusunu arayan aileleri yıldırmaya çalışıyor. İşverenlere ceza yok, kamu yöneticilerine ceza yok. Belediye oraya Gürbüz Çapan döneminde usulsüz bir ruhsat vermiş. Tamamen imar yasasına aykırı şekilde. Elektrik yüksek gerilim hatlarına yönelik yönetmeliğe aykırı.”

“Toplumsal tepki oluşmazsa cezasızlıktan başka bir şey olmayacak”
Davanın bir sonraki duruşmasının 15 Ocak tarihinde saat 09.30’da Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüleceğini belirten Eroğlu, toplumsal muhalefete çağrı yaptı:

Bizim ülkemizde bu mücadeleye bir avuç insan sahip çıkıyor. Mahalleler Birliği bize destek veriyor. Sayımız az. Sendikalar, siyasal partiler, sosyalist örgütler, emek yanlısı hareketler bizlere destek olsun. Bizler hiçbir yerde temsil edilemiyoruz. Biraz bu ailelerin yanına gelsinler, adalet ararken çok şey yaşanıyor. Esenyurt çadır yangını davası, Davutpaşa Davası. Böylesi bir sürü dava var. Bu davalarda toplumsal tepki oluşmazsa cezasızlıktan başka bir şey olmayacak.

Sendika.Org (Gül Gündüz)