2013'ten bugüne Ankara'da en az 300 işçi yaşamını yitirdi... - Ankara İSİG Meclisi

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Rapor Özeti

Bu rapor, ana hat olarak Ankara’yı işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından, özellikle de iş cinayetleri bakımından değerlendirirken diğer yandan işçi sağlığı ve iş güvenliğine biçim veren yapı ve koşulları da değerlendirmek üzere Ankara’da istihdam ve çalışma koşulları, Ankara’nın sermaye yapısı, Ankara’da ücretler, Ankara’da kadın, çocuk ve mülteci işçilere özgü çalışma koşulları, Ankara’da işçi sağlığı ve iş güvenliği, 2013 yılının başından başlayarak 2018’in Eylül ayı sonuna kadar yaşanan iş cinayetleri ve son olarak da Ankara’da sendikalaşmayı ele almıştır. Ankara’da yaşanan iş cinayetleri bu bütünlüklü tablonun bir çıktısıdır.

Ankara istihdamın en düşük olduğu 27. ildir

Ankara’da resmi olarak 1 milyon 900 yüz bin kişi istihdamda yer alırken, Türkiye’deki toplam istihdamın yüzde 7’si Ankara’dadır. Ankara istihdamın en düşük olduğu 27. ildir. 2017 yılında Ankara’da istihdamın yüzde 73,2’sini hizmetler, yüzde 23,6’sını sanayi, yüzde 3,2’sini ise tarım sektörü oluşturmaktadır.

Ankara’da 250 bin işsiz bulunuyor

İşsiz sayısı giderek artan Ankara’da 250 bin işsiz bulunmaktadır. İşsizlik oranı yüzde 11.4 ile 10.9 olan Türkiye ortalamasının üzerindedir ve Ankara işsizliğin en yüksek olduğu 15. ildir.

Bir memur kenti olarak bilinen Ankara giderek daha çok işçi kentine dönüşmektedir. Dahası, Ankara diğer şehirlere oranlara görece güvenceli istihdamın yoğun olduğu bir kent olarak bilinirken bu durum pek çok alan bakımından değişmektedir.

Ankara’da genç bir işgücü kitlesi bulunmaktadır. Kayıtlı işgücünün neredeyse üçte ikisi 15-34 yaş arası genç işgücüdür. İşsizlik oranı da gençler bakımından oldukça yüksektir. Ankara’da işçilerin en çok şikâyetçi olduğu konuların sırasıyla aylık ücretin verilmemesi, kıdem tazminatını alamama, fazla çalışma ve ücretini alamama, yıllık ücretli izin hakkını kullanamama, ihbar tazminatının verilmemesi, hafta tatil ücretinin verilmemesi ve resmi tatil ücretinin verilmemesi olmuştur.

Ankara sanayi bakımından önemli bir kenttir. Sağlık hizmetleri (ilaç ve hammadde), savunma sanayi (otomotiv ve tarım aletleri), hizmet, mobilya ve ağaç işleri sanayinin ön planda. Ankara’da bulunan 7 organize sanayi bölgesi ve 13 sanayi sitesi ilin sanayini belirlemektedir. Ankara, inşaat sektörü bakımından da önemli bir alan. Ankara’da büyük, orta ve küçük toplam 192 adet inşaat şirketi faaliyet göstermektedir.

Ankara’da emekçiler giderek daha az ücrete mahkum ediliyor

Ankara kamu işyerlerinden kaynaklı ücretlerin ortalamanın üstünde olduğu bir yer olarak bilinmesine karşın, bu durum kamuda 2018 yılına kadar ağırlıklı istihdam olan taşeron işçilerin ücretlerinin düşüklüğü, hem de kadrolu işçi-memur sayısının giderek azaltılıp güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışmanın kamuda da yaygınlaşması sebebiyle giderek değişmekte.

Kamudaki işçiler ve İŞKUR’un kursiyer olarak çalıştırdığı işçilerin ücretleri asgari ücret seviyesinde. Özel sektörde daha orta ölçekli işyerleri dışında pek çok alanda asgari ücret seviyesinde ya da bunun biraz üzerindedir. Kadın işçiler hem ev işleriyle bağlantılı işlerde çalıştırılıyor, hem daha az ücret

alıyor. Çocuk işçiler ve göçmen-mülteci işçilerse pek çok aynı işi yapan yetişkinlerin aldığı ücretin yarısı ya da daha azını alıyor.

Ankara’da sokakta çalışmaya başlama yaş ortalaması 10,26

Ankara çocukların çalışma oranının yüksek olduğu bir il. Ankara’da çocuk işçilerin yoğun olarak çalıştığı yerler Ostim, Sincan gibi OSB’lerin kurulu bulunduğu alanlar, bunun yanı sıra atık toplama ve mendil satma üzerine yoğunlaşan “sokakta çalışma” da yaygın bir çalışma alanı. Sokakta çalışmaya başlama yaş ortalaması 10,26. Çalışan çocukların çoğu okula devam edemiyor. Sokakta çalışan her 10 çocuktan 4’ü fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor. 2016’da Ankara’da çıraklık sigortası kapsamında çalıştırılan 83.348 çocuk bulunuyor.

Kadın istihdamı ucuz, geçici ve niteliksiz işlerde yoğunlaşıyor

Ankara’da tam zamanlı çalışan 445 bin, yarı zamanlı çalışan 86 bin kadın bulunuyor. Kadın istihdamının görece yüksek olduğu Ankara’da kadın istihdamı genel olarak ucuz, geçici ve niteliksiz işlerde yoğunlaşıyor. Kamu dışında kadınların büyük bölümü küçük işletmelerde ve atölyelerde, ev işlerinin uzantısı işlerde çalışıyorlar. Erkek işçilere göre daha az ücret alıyor, daha güvencesiz koşullarda çalıştırılıyor ve kadın olduğu için ayrımcılığa uğruyor. Ankara, kadınlar bakımından kayıt dışı çalışma ve ev eksenli çalışmanın oldukça yaygın olduğu bir il. Kadın işçilerin sağlıklarını doğrudan etkileyen ve daha ziyade kadın işçilerin maruz kaldığı risklerin başında işyerinde ayrımcılık, cinsel taciz, mobbing ve şiddet geliyor.

Göçmen ve mülteci işçiler yarı ücretle ve kayıt dışı çalıştırılıyor

Ankara’da yaklaşık olarak 130.000 civarında kayıtlı göçmen ve mülteci olduğu bilinmektedir. Çalışma izniyle çalışan 9.888 mülteci/göçmen işçi bulunmakta. Göçmen ve mülteciler sosyal güvencesiz, düşük ücretli, riskli çalışma koşulları ile karakterize kayıt dışı istihdamla karşı karşıyadır. Ankara’da göçmen ve mülteci işçiler en çok mobilya, inşaat, metal, gıda, tarım gibi işkollarında istihdam edilmektedir. Göçmen ve mültecilerin çalıştığı yerlerin başında Siteler geliyor. Göçmen ve mülteciler, yerli işçilere kıyasla daha düşük ücretle çalışıyor.

Ankara en fazla iş kazasının yaşandığı 3., en fazla meslek hastalığı teşhisi konulan 4. il

Ankara en fazla iş kazasının yaşandığı illerden biri. SGK kayıtlarına göre Ankara’nın iller içerisindeki sıralaması geçtiğimiz 7 yıl boyunca çarpıcı bir biçimde artmıştır. 2010’da en fazla iş kazasının yaşandığı 7. il olan Ankara, 2016’da 3. sıraya kadar çıkmıştır.

Ankara en çok meslek hastalığı tanısı konulan 4. ildir. 2016’da 30 meslek hastalığı teşhisi konulan Ankara’da Türkiye’de 2016 yılında Ankara’da 8 bin ile 24 bin arası meslek hastası tanısı konulması gerekirdi. SGK kayıtları, 2016’da Ankara’da meslek hastalıklarına bağlı ölümlerin sayısı resmi olarak 0 olduğunu söylemektedir. Oysaki ILO hesaplamasına göre yalnızca 2017 yılında Ankara’da en az 396 meslek hastalığına bağlı iş cinayeti olması gerekirdi.

Görülmeyen, teşhis edilmeyen, istatistiklere yansımayan meslek hastalıklarına, iş kazalarına ve iş cinayetlerine rağmen Ankara’da emekçilerin çalışma koşulları gerçek tabloyu ortaya koymaktadır. Uzun saatler boyunca çalışma, iş yükü, mobbing, stres, sağlık ve güvenlik önlemi alınmaması ve güvencesizlik pek çok sağlık ve güvenlik sorununa yol açmakta.

Ankara’da 2013’ten bu yana 300 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi

Ankara’da 2013 yılının başından, 2018 yılının Eylül ayı sonuna kadar en az 300 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

2013’te 26, 2014’te 56, 2015’te 44, 2016’da 72, 2017’de 66 emekçi yaşamını yitirdi. 2018’in ilk 9 ayında ise en az 35 işçi hayatını kaybetti. İş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin 25’i kadın, 9’u çocuk, 11’i ise mülteci-göçmen işçilerdi.

Türkiye’deki iş cinayetlerinin giderek artmasının yanı sıra Ankara’nın iş cinayetlerinin en çok yaşandığı iller bakımından sıralaması da giderek yükseldiği görülmektedir.

Ankara’da en çok iş cinayeti inşaat ve yol yapımında, taşımacılıkta, metal işkolunda ve tarımda

Ankara’da en çok iş cinayeti inşaat ve yol yapımında, taşımacılıkta, metal işkolunda ve tarımda olmuştur. Ankara’da en çok iş cinayetinin gerçekleştiği işkolları güvencesiz ve sendikasız çalışmanın yoğun olduğu işkollarıdır. En fazla iş cinayeti inşaatlarda yaşanmış, her 4 iş cinayetinden birisi inşaat işkolunda gerçekleşmiştir.

Taşımacılık ölümleri inşaat sektörüyle de iç içe değerlendirilmesi gereken ve büyük çoğunluğunun servis başı para alma, iş yetiştirme ve performans usulü çalışma yüzünden gerçekleşen trafik kazası sebepli iş cinayetleridir. 26 işçinin iş cinayetinde öldüğü metal işkolundaki ölümler daha çok Ostim ağırlıklı olmak üzere Organize Sanayi bölgelerinde yaşanmış, pek çoğu küçük işletmelerde olmasına karşın büyük işletmelerde ve kamuda da iş cinayetleri yaşanmıştır.

Ankara’da yaşanan iş cinayetleri en çok düşme, trafik kazası, ezilme, düşme, kalp krizi, silahla vurulma, patlama ve göçük sebebiyle olmuştur. Ankara’da yaşanan iş cinayetleri merkez ve çevre ilçelerin nüfusları ve işgücüyle orantılı düşünüldüğünde, iş cinayetlerinin daha çok çevre ilçelerde yaşandığı görülmektedir.

2013’ten bu yana 25 Kadın, 9 Çocuk, 11 Mülteci-Göçmen çalışırken öldü

2013-2017 yılları ile 2018’in ilk 9 ayı toplamında arasında Ankara’da en az 25 kadın emekçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetmiştir. Kadın iş cinayetleri en çok savunma, ardından tarım sektöründe yaşanmıştır.

2013 yılının başından, 2018’in ilk 9 ayının sonuna kadar Ankara’da en az 9 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiştir. Çocukların çalıştığı sektörler ile iş cinayetlerinin yaşandığı sektörler paralellik göstermekte. En çok çocuk iş cinayeti inşaat ve tarım işkollarında gerçekleşmiştir.

Ankara’da 2013 yılı başından 2018’in Eylül ayı bitimine kadar en az 11 göçmen/ mülteci çalışırken yaşamını yitirmiştir. Mülteciler için yaygın çalışma alanı atık toplayıcılık, inşaat, taşımacılık ve tarım iş cinayetlerinin de en fazla yaşandığı alanlar olmuştur.

Ankara sendikalaşmanın en düşük olduğu 23. il

Bakanlık verilerine göre 2016 Temmuz istatistiklerine göre Ankara’da toplam 1.994.671 işçi varken, bu işçilerin 117. 324’ü sendikalıdır. 9.82 sendikalaşma oranıyla sendikalaşmanın en düşük olduğu 23. il olan Ankara’da kadın işçilerin sendikalaşma oranı ise 6.63 ile genel sendikalaşma oranının çok daha altındadır.

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Raporu

Bu rapor, ana hat olarak Ankara’yı işçi sağlığı ve iş güvenliği bakımından, özellikle de iş cinayetleri bakımından değerlendirirken diğer yandan işçi sağlığı ve iş güvenliğine biçim veren yapı ve koşulları da değerlendirmek üzere Ankara’da istihdam ve çalışma koşulları, Ankara’nın sermaye yapısı, Ankara’da ücretler, Ankara’da kadın, çocuk ve mülteci işçilere özgü çalışma koşulları, Ankara’da işçi sağlığı ve iş güvenliği, 2013 yılının başından başlayarak 2018’in Eylül ayı sonuna kadar yaşanan iş cinayetleri ve son olarak da Ankara’da sendikalaşmayı ele almıştır. Ankara’da yaşanan iş cinayetleri bu bütünlüklü tablonun bir çıktısıdır.

Ankara’da İstihdam ve Çalışma Koşulları
Ankara’da resmi olarak 1 milyon 900 yüz bin kişi istihdamda yer alırken, Türkiye’de toplam istihdamın yüzde 7’si Ankara’dadır (İstihdam edilen her yüz kişiden 71’i erkek, 29’u da kadın). İstihdam oranının en düşük olduğu 27. ildir.

Ankara işsizlik oranının en yüksek olduğu 15. ildir. Kayıtlı 250 bin işsiz bulunmaktadır. Ankara’daki işsizlik oranı yüzde 11.4 ile 10.9 olan Türkiye ortalamasının üzerindedir (her işsizden 56’sı erkek, 44’ü de kadındır). Ankara’da işsiz sayısı giderek artmaktadır. 2016-2017 arasında kayıtlı işsiz sayısı en az 6 bin artmıştır. Ankara’da İŞKUR’a başvuran kayıtlı ve kayıtsız olan kişiler hesaplandığında rakam 359.400’a çıkmaktadır. 2017 yılında 100.285 kişi işsizlik maaşı almak için başvuruda bulunmuştur.

2017 yılında Ankara’da istihdamın yüzde 73,2’sini hizmetler, yüzde 23,6’sını sanayi, yüzde 3,2’sini ise tarım sektörü oluşturmaktadır.

Hizmet sektörü, oransal olarak bir değişim göstermezken, özellikle 2014 yılından itibaren tarım sektöründen sanayi sektörüne doğru bir iş göçü/iş değişimi olduğu görülmektedir. 2013 yılında genel istihdamda yüzde 5,61’lik bir paya sahip olan tarım sektörü, bir sonraki sene yüzde 3’e düşmüş, sanayi sektörü de 2 puan yükselerek yüzde 26 olmuştur. 2017 yılı itibariyle tarım sektöründe çalışan 61 bin kişi vardır.

Bir memur kenti olarak bilinen Ankara, yeni açılan OSB’lerle de birlikte giderek daha çok işçileşen bir kent haline gelmektedir. Dahası, Ankara görece diğer şehirlere oranlara güvenceli istihdamın yoğun olduğu bir kent olarak bilinirken bu durum pek çok alan bakımından geçerli değildir. Ankara kayıtlı işgücünün 43 binini büro hizmetlerinde çalışan elemanlar, 61 binini hizmet ve satış elemanları, 60 binini nitelik gerektirmeyen meslekler (inşaat gibi işkolları burada değerlendiriliyor.) 40 binini profesyonel meslek grupları ve 23 bini sanatkârlar ve ilgili meslekler, 41 binini teknisyen, tekniker ve yardımcı profesyonel meslekler, 19 binini ise tesis ve makine operatörleri oluşturmaktadır.

Ankara’da genç bir işgücü kitlesi bulunmaktadır. Kayıtlı işgücünün neredeyse üçte ikisi 15-34 yaş arası genç işgücüdür. Kayıtlı işgücünün üçte ikisinin eğitim seviyesi ortaöğretime kadardır. Üçte biri ise lise ve daha üst eğitim seviyesindedir. Kayıt dışı sektörle birlikte ele alındığında bu oranın değişeceği öngörülmektedir.

Ankara’da 2017 yılında 273 bin kişi İŞKUR’a başvurmuş, 69 bin kişi işe yerleştirilmiştir. İş başvurusu yapanların neredeyse yarısı 15-29 arası gençlerden oluşmaktadır. Başvuruda bulunanlar üçte ikisi ilköğretim ve ortaöğretim seviyesindeyken, önemli bir kısmını da lisans mezunları oluşturmaktadır.

Ankara’da İŞKUR tarafından 5785 aktif işgücü programı açılmıştır. Bu programlara 26 bin kişi katılmıştır. 22 bin kişi işsizlik ödeneği almaktadır. 2017 yılında 2.599’u erkek, 5.713’i kadın olmak üzere toplam 8.312 kişi toplum yararına çalışma programı kapsamında sözde kursiyer olarak geçici-güvencesiz asgari ücretle çalıştırılmıştır. İŞKUR kayıtlarında bu program kapsamında çalıştırılıp daha sonra düzenli işe yerleştirilen kısım boş bırakılmış.

Yapılan araştırmalar Ankara’da işçilerin en çok şikâyetçi olduğu konuların sırasıyla aylık ücretin verilmemesi, kıdem tazminatını alamama, fazla çalışma ve ücretini alamama, yıllık ücretli izin hakkını kullanamama, ihbar tazminatının verilmemesi, hafta tatil ücretinin verilmemesi ve resmi tatil ücretinin verilmemesidir. İşçilerin yarısından çoğu ücretlerle ilgili sıkıntıları olduğunu belirtmiştir. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine bu konularla ilgili şikâyetlerde bulunmuşlardır. Bu konularda yalnızca 2016 yılında yaklaşık 15 bin işçi şikâyetçi olmuştur.

Ankara’da Sermayenin Yapısı
Ankara, sağlık hizmetleri (ilaç ve hammadde), savunma sanayi (otomotiv ve tarım aletleri), hizmet, mobilya ve ağaç işleri sanayinin ön planda olduğu bir yapıya sahiptir. Ankara’da en çok imalat ve savunma sanayi gelişmiştir.

Ankara, gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 10’unu oluşturmaktadır. 2015 yılında Ankara’da faaliyet gösteren bu işletmelerin net karı 10,3 Milyar TL’dir.

Türkiye’deki işletmeler arasında Ankara’da faaliyet gösteren işletmelerin net satışlardaki payı yüzde 8 olup söz konusu işletmelerin faaliyet karının yüzde 7,6’sını, net karın ise yüzde 10’unu oluşturuyor. Ankara’da 141.823 işletme var. Türkiye’nin en büyük 100 şirketi arasında Ankara’dan Aselsan (20), TUSAŞ (28), Türk Traktör(29), Roketsan (75) ve MAN (84) gibi şirketler de bulunuyor. Ankara’da faaliyet gösteren işletmelerin 2015 yılı toplam çalışan sayısı 1 milyonun üzerinde.

Türkiye’deki sanayi işletmelerinin yüzde 8’i Ankara’da bulunuyor. Bu sanayi işletmeleri, çalışan sayısı bakımından, yüzde 65’ i mikro, yüzde 27’si küçük, yüzde 6’sı orta, yüzde 1'i büyük ölçekli işletmelerdir. Ankara’da en çok demir ve metal işyerleri bulunmaktadır. İkinci büyük sektör ise gıda sektörüdür. Savunma sanayi kuruluşlarının yüzde 40’ının üretim yaptığı alan da Ankara’dır.

Ankara’da sektörlerin ihracat payı, sanayi sektöründe yüzde 84, madencilik sektöründe yüzde 9 ve tarım sektöründe yüzde 7’dir.

Ankara’da faaliyet gösteren Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve 13 sanayi sitesi ilin sanayisi bakımından belirleyicidir. OSB’ler ve Bölgede yer alan ağırlıklı sektör grupları:

• Ankara Başkent Organize Sanayi Bölgesi (ana metal sanayii imalatı, diğer imalatlar ve kimyasallar ve kimyasal ürünlerin imalatı sanayi)

• Ankara Sanayi Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi (motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı, başka yerde sınıflandırılmamış̧ makine ve ekipman imalatı, diğer ulaşım araçlarının imalatı sanayi)
• Ankara Sanayi Odası 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgesi (diğer imalatlar, temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı ve elektrikli teçhizat imalatı sanayi)

• Ankara Anadolu Organize Sanayi Bölgesi (ana metal sanayi imalatı, elektrikli teçhizat imalatı ve gıda ürünleri imalatı sanayi)

• Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi (motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı, kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı ve ana metal imalatı sanayi)

• Ankara OSTİM Organize Sanayi Bölgesi (makine ve ekipmanların kurulumu imalatı, elektrikli teçhizat imalatı ve kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı sanayi)

• Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi (gıda ürünleri imalatı, elektrikli teçhizat ürünleri imalatı ile ağaç̧, ağaç̧ ürünleri ve mantar ürünleri imalatı sanayi)

2015 yılında imalat sanayii sektöründe Ankara’da faaliyet gösteren işletmelerin sayısı 16.518. Söz konusu işletmelerin Türkiye’deki net satışlardaki payı yüzde 5’tir. Bu işletmelerde yaklaşık 200 bin kişi çalışmaktadır.


Ankara, inşaat sektörü bakımından da önemli bir alandır. Ankara’da büyük, orta ve küçük toplam 192 adet inşaat şirketi faaliyet göstermektedir.

Ankara’da Ücretler
Ankara kamu işyerlerinden kaynaklı ücretlerin ortalamanın üstünde olduğu bir yer olarak bilinmesine karşın, bu durum kamuda 2018 yılına kadar ağırlıklı istihdam olan taşeron işçilerin ücretlerinin düşüklüğü, hem de kadrolu işçi-memur sayısının giderek azaltılıp güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışmanın kamuda da yaygınlaşması sebebiyle giderek değişmektedir.

Ankara’da tarım sektöründe çalışan işçilerin ücretlendirilmesi noktasında günlük işçi yevmiyeleri 60-80 TL arası değişmektedir. Kadın işçiler ortalama 60-65 TL arası bir ücret alırken, erkek işçiler 75-80 TL arası bir ücret almaktadır (Göçmen işçilerin 40-55 TL arası çalıştıkları bilinmektedir). Ayrıca ücretlendirmeler üzerine TUİK 2017 raporunda yapılan araştırmaya göre; tarımsal işletmelerde ücretlendirmede sürekli tarım işçilerine yapılan ödemeler noktasında kadınlara en yüksek ücret 1500 TL ile Ankara’da ödenmiştir.

Bununla birlikte çocuk işçilerin çalıştırılması yasak olmasına rağmen tarım sektöründe çalıştırılmaktadırlar. Çocuk işçiler 40-45 TL arası bir ücret almaktadır. Bu noktadaki ücretlendirilme iki türlü olmaktadır: Günlük işçilik ücreti/yevmiyesi ve ya Birim alan(miktar) işçilik ücreti. Günlük yevmiye usulü olan sistemde bir gün içinde yapılacak işin başlangıç ve bitiş saatlerinin belirli olduğu, günlük ücrete göre istihdam biçimi. Genellikle 12 yaş üstü çocuklar bu üretim sürecinde çalışmaktadır. Birim alan (miktar) işçilik ücretinde esas olan kişinin bir günde kazandığı değil ailenin bir günde kazandığıdır. Bu nedenle çocuk işçilik resmi kayıtlarda gözükmemekle birlikte, çocuk emeği sömürüsü söz konusudur.

Bir başka önemli not olarak da; ücretlendirmelerde tarla sahipleri ve firmaların tarafından yapılan ücret sömürüsüne ek olarak; işçi ücretlerinin yaklaşık yüzde 10’luk bir kısmının kendilerini işçilerin elçisi (dayıbaşı-çavuş) olarak tanımlayan kişilerce kesildiği görülmüştür. Buna ek olarak, işçiler, iş yerlerine ulaşımlarını sağlayan şahıslara (servisçilere) da ödeme yaptığı belirtilmektedir. Bu durumda günlük yevmiyenin yaklaşık 10-15 TL’si daha ele geçmeden elçi ve servisçilere gitmektedir. Oysaki kölece bir çalışma sistemi olan dayıbaşı ve elçiliği “Tarımda İş Aracılığı Yönetmeliği” Bakanlık tarafından yasallaştırmıştır. 7’si Ankara’da olmak üzere Türkiye genelinde toplam 726 kayıtlı tarım aracısı vardır.

Sanayi bölgelerinde günlük yevmiye usulü çalışan göçmen/mülteci işçilerin bir kısmı günlük 40-50 TL arası ücret almaktadır. Fakat çoğu zaman haftalık ücret karşılığı çalışmakta olan mülteci işçiler haftalık olarak 150-300 TL arası bir ücrete çalışmaktadırlar. Bu durum, Ankara’nın Dışkapı semtindeki ‘amele pazarı’nda daha da vahim bir hal almaktadır. Türkiyeli işçiler günlük en fazla 50 TL ücret alırken, mülteciler ise 20 TL’ye çalışmaktadır.

OSB’lerde ücretler genel olarak asgari ücret seviyesindedir. Kimi işyerlerinde ise 1.900-2.000 TL gibi görece daha yüksek ücretler verilebilmektedir. MESS kapsamındaki sendikalı işyerlerinde yeni işe başlayan işçiler için sosyal haklarla birlikte 2.300 TL civarında bir ücret söz konusu. Ancak sosyal haklar çıkarıldığında (saat ücreti olarak) bu rakam asgari ücret civarına denk geliyor. 8-10 yıllık işçilerde bu rakam 2.800-3.000 TL civarına çıkıyor. Ostim'de vasıflı çalışmanın daha yaygın olduğu için ücretler görece daha yüksek olabiliyor. Özellikle vasıf sahibi işçilerde rakam 2.500-3.000 TL civarına ulaşabiliyor.

Yine Başkent ve Anadolu Organize Bölgesi'nde de ücretler görece daha yüksek olabiliyor. Bunda mekansal uzaklıkla birlikte Sincan'da oturan işçileri oradaki işyerlerine çekebilmek eğilimi etkili oluyor. Ancak özellikle Ostim'den bu bölgeye taşınan işletmelerin bir bölümü geçtiğimiz yıllarda işini orada sürdüremeyerek Ostim'e geri döndü. Ostim, Sincan gibi organize sanayi bölgelerindeki kimi küçük işletmelerde ve Siteler’de asgari ücret düzeyindeki ücretin bankaya yatırıldığı, ancak işçilerin bu ücretin bir kısmını işverene elden iade ettiği örnekler de görmek mümkündür.
Belediyelerde çalışan kadrolu işçilerin ücretleri 2.500-6.000 TL aralığındadır. Belediyelerde çalışan taşeron (696 Nolu KHK ile Belediye Şirketlerine geçişi yapılan) işçilerin ücretleri ise sınırlandırılmış ve asgari ücret ila 2.000 TL arası değişmektedir. Belediyelerde, İŞKUR vasıtasıyla asgari ücret ile çalıştırılan Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında ve sayısı her geçen gün “kursiyer” kapsamındaki işçiler en temel işçi haklarından dahi yoksundur.

Ankara’da kamu hastanelerinde işçi olarak çalışan emekçilerin ücretleri asgari ücret ila 2.000 TL arasında değişkenlik göstermektedir.

Ankara’da, sayısı 40.000 kadar olan AVM çalışanlarının ücretleri genel olarak asgari ücret düzeyindedir. Sendikalaşmanın oldukça düşük olduğu AVM’lerde işçi ücretlerinin toplu sözleşme yoluyla arttırılmış hali 2.000 TL civarında seyretmektedir.

Basım ve matbaa işyerlerinde ücretler 2.500-3.500 TL civarındadır. Yardımcı işçiler asgari ücretle çalıştırılırken çocuk işçiler 800 TL civarında ücretlerle çalıştırılıyor.

İnşaat işlerinde yardımcı olarak çalışan inşaat işçileri 50-80 TL yevmiye alırken, inşaat ustalarının yevmiyesi 100-140 TL civarında değişmekte. Ankara’daki en büyük inşaatlar olan ve en çok işçinin çalıştığı Etlik ve Bilkent Şehir Hastanelerinde yardımcı eleman olarak çalışan işçilerin büyük çoğunluğu asgari ücret düzeyinde ücret alıyor. Ustalar ise 2.000-2.500 TL civarında ücret alıyor. Bunun yanı sıra inşaatlarda çalışan mülteci ve göçmen işçiler yerli işçi ücretlerinin yarısı ile üçte ikisi arası değişen ücretlerle çalıştırılıyor.

Ankara’da kadınların aldıkları ücretler genellikle asgari ücret seviyesinde ya da altındadır. Kamu kurumlarında çalışan kadınlar bakımından ücretler daha yüksek seyrederken özel sektördeki kimi kadın emeği yoğun işlerde günlük/haftalık ücretlendirme yaygındır.

Gündelikçilerin aldıkları ücretler komisyon ücreti ile birlikte 200 TL civarında, ancak komisyon ücreti kesilince bu ücret 100-160 TL civarında seyrediyor. Göçmen kadınların çalıştığı bakım hizmetleri daha çok özel istihdam bürosu niteliğinde yerler tarafından yapılıyor. Bu bürolar, 6 gün çalışma ve evde kalma için 1500-2000 TL talep ediyor. Göçmen kadınlardan kesilen komisyon ücreti net bilinmiyor.

OSB’lerde kadınlar genellikle montaj bölümlerinde çalıştırılıyor. Ücretlerin en düşük olduğu ve kadınların en yoğun çalıştığı bölüm olan montajda saat ücretleri kadınlar için 3,81 ve 4,20 TL arasında değişiyor. Enjeksiyon bölümleri kadın ve erkek işçilerin işi genelde aynı işi yaptığı alanlar olmasına karşın saat ücretleri arasında çok ciddi farklar var. Burada kadınların aldığı en yüksek saat ücreti 4,35 iken erkeklerin ortalama saat ücreti 4,55 civarında.

Ankara’da Çocuk Emeği

Ankara çocuk işçiliğin yoğun olduğu bir ildir. 0-18 yaş arası nüfusu 754.912 kişi olan Ankara’da kaç çocuğun çalıştığına dair net bir bilgi yoktur.

Çocuklar en çok hizmetler sektöründe, ikinci olarak sanayi sektöründe ve son olarak da tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Çocuk emeğinin en çok kullanıldığı alan olan tarım sektörü istihdamının Ankara’da düşük olması sebebiyle hizmetler sektöründe istihdam en üst sıradadır.

Ankara’da çalışan çocukların büyük oranı erkek, kız çocuklarının ailedeki bir yetişkinle birlikte çalıştığı ya da yetişkinlerin çalışması sırasında evdeki küçük çocukların bakımı ve ev işleri kız çocuklarına yüklenmesi sıkça görülüyor.

Ankara’da çocuk işçilerin yoğun olarak çalıştığı yerler Siteler mobilya sitesi, lokanta gibi küçük işletmeler ve çıraklık adı altında Ostim, Sincan gibi OSB’lerin kurulu bulunduğu alanlardır. Bunun yanı sıra atık toplama ve mendil satma üzerinde yoğunlaşan “sokakta çalışma” da çocuklar için yaygın bir çalışma alanı.

Ankara’da çocukların en yoğun biçimde yaptığı işlerden biri de sokakta çalışmadır. Ankara’da sokakta çalıştırılmaya başlama yaş ortalaması 10,26. Ankara’da sokakta çalışan çocuklar eğitim durumu bakımından “İlkokul terk” (yüzde 26,1), “ortaokula devam edenler ” (yüzde 20,7) “hiç̧ okula gitmeyen, okuma yazma bilmeyenler” (yüzde 18,5) olarak dağılım göstermektedir. Sokakta çalışan çocuklar, fiziksel ve cinsel istismara maruz kalma riski yüksek ortamlarda çalışmaktır. Her 10 çocuktan 4’ü çalışırken fiziksel şiddet gördüğünü ifade etmiştir. Türkiye vatandaşı çocukların yüzde 30’undan, Suriye’den gelen çocukların ise yarısından fazlası fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Sokakta çalışan çocuklarda halsizlik, kas zayıflığı, bağırsak sorunları, üst solunum yolu enfeksiyonları, cilt sorunları, genital sorunlar, diş problemleri en sık görülen sağlık problemleri.

Türkiye vatandaşı çocuklar bakımından Kale Mahallesi-Atpazarı, Öveçler 2. Cadde, ve Kızılırmak Mahallesi en çok çocuk işçi olan yerleşimlerken, Suriye vatandaşı çalışan çocuklar Ankara’da en çok Önder Mahallesi, Demetevler, Ulubey Mahallesi’nde yaşamaktadır. Bunun yanı sıra sokakta çalışan çocuklar bakımından daha güvencesiz ve tehlikeli işlerin giderek Suriyeli çocuklara çalışmasına doğru kaydığı gözlemlenmektedir.

2016’da Ankara’da çıraklık sigortası kapsamında çalıştırılan 83.348 çocuk bulunuyor. Bu sayı, 2015’te 29.998 iken bir yıl içerisinde 53 bin yeni çırak eklenmesi “mesleği öğrenme” altında daha çok çocuğun sömürüldüğünü göstermektedir.

Ankara’da Kadın Emeği
Ankara’da çalışan kadın emekçilerin durumu Türkiye genelindeki durumdan farklı değil. Bunun temel sebebi kadın istihdamının genel olarak ucuz, geçici ve niteliksiz işlerde yoğunlaşması. Ankara’da tam zamanlı çalışan 445 bin, yarı zamanlı çalışan 86 bin kadın bulunuyor. Bunun yanı sıra, Ankara kadın istihdamının görece yüksek olduğu bir il. Kadınlar yüzde 24 ile istihdama katılırken erkeklerde istihdam oranı yüzde 66 ile bu oranın oldukça üzerinde.


Ankara’da kadın emekçiler en çok hizmetler, ardından sanayi, en az da tarım sektöründe istihdam ediliyor. Kadınların yarısından fazlası, hizmetler sektöründe istihdam ediliyor. Ankara’da tarım sektöründeki düşük istihdam kadın istihdamını da doğrudan etkiliyor. Tarım istihdamının azalması kadınların işgücü dışında kalmasının nedenlerinden birisi. Kadın işçilerin kamu dışında, kentteki hizmetler, sanayi ve inşaatta formel işlerdeki istihdamları erkeklere nazaran oldukça düşük. Kadınların büyük bölümü küçük ve orta işletmelerde, ev işlerinin uzantısı işlerde çalışıyorlar. Erkek işçilere göre daha az ücret alıyor, daha güvencesiz koşullarda çalıştırılıyor ve kadın olduğu için ayrımcılığa uğruyor.

Ankara’da sanayide kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı alanlar gıda, ilaç sanayi ve elektronik. Ankara, kadınlar bakımından kayıt dışı çalışma ve ev eksenli çalışmanın oldukça yaygın olduğu bir il. Özellikle kadınların yoğun olarak çalıştığı hizmet ve tarım sektörlerinde bu tip çalışmaya, büyük oranda rastlanmaktadır. Ancak, konuya dair kurumlar tarafından yürütülen bir çalışma bulunmamakta.

Taşeronluğun ve kayıt dışılığın yaygın olduğu bu sektörlerde, özellikle son dönemlerde artan rekabet karşısında şirketlerin günlük işçi çalıştırmaya başlaması kadınların içinde bulundukları güvencesiz

Devletin kadın istihdamını arttırmaya yönelik girişimleri daha ziyade kriz dönemlerine özgü “girişimciliği destekleme” politikaları üzerinden şekilleniyor. Bunun dışında kalan kadın istihdamı politikası ise yalnızca kadınların istihdama dahil oluşunu –üstelik en kötü koşullarda- hedefleyen, diğer yandan da bakım ve ev işlerini yürütmesi beklenen bir devlet politikası üzerinden şekillendiriliyor.

Kadınlar, İŞKUR kapsamındaki işlerde, özel istihdam bürolarındaki işlerde ve gündelik-geçici işlerde istihdam ediliyor. Ankara’da İŞKUR tarafından ‘toplum yararına programlar’ kapsamında geçici-güvencesiz ve işçi statüsünde olmayan 8.312 kişinin 5713’ünün kadın olması kadın istihdamına dair politikaları göstermektedir. Bu istihdam biçimiyle devlet bir yandan işsizlik fonunda biriken parayı bir ‘yardım’ olarak kullanıyor, hem de belediye, okul gibi kamu alanlarında tüm haklarından yoksun geçici-güvencesiz istihdamın belkemiğine kadınları oturtuyor. Kadın işçiler; bizzat devlet eliyle; düşük ücretli, güvencesiz, sendikasız ve ömür boyu emekli olamayacakları bir işe mahkûm ediyor.

Kadın işçilerin sağlıklarını doğrudan etkileyen ve daha ziyade kadın işçilerin maruz kaldığı risklerin başında işyerinde ayrımcılık, cinsel taciz, mobbing ve şiddet geliyor.

Ankara’da Göçmen-Mülteci Emeği
Ankara’da yaklaşık olarak 130.000 civarında kayıtlı göçmen ve mülteci olduğu bilinmektedir. Bakanlık verileri Ankara’da geçici koruma kapsamında 95 bin 331 Suriyelinin yaşadığını belirtiyor.

Ankara’daki göçmen ve mültecilerin en fazla ikamet ettiği ilçe Altındağ. Keklikpınarı, Uluğbey ve Hüseyingazi’de mülteci ve göçmenlerin ağırlıklı yaşadığı yerler. Altındağ’ın Önder Mahallesinde 40.000’i aşkın göçmen ve mültecinin yaşandığı tahmin edilmektedir.

Altındağ ilçesinin Siteler Sanayi Bölgesi’ne yakınlığından dolayı ve bu bölgede geçici-güvencesiz- kayıt dışı istihdam göçmen ve mültecilerin daha çok Siteler’de çalışmasına neden olmakta. Ancak, Ankara genelindeki artan işsiz sayısı ve mültecilerin yaşam koşullarından kaynaklanan nedenlerle özellikle Siteler Sanayi Bölgesi’nde çalışan göçmen ve mültecilerin yerli işçilere kıyasla daha düşük ücretle çalıştıkları görülüyor. Göçmen ve mülteciler yerli işçilerin aldığı ücretin yarısı kadar ücretler almakta.

Haziran 2016’dan bu yana Suriyeli mültecilere koşullu çalışma izni verilmişse de Ankara’da çalışma izniyle çalışan 9.888 mülteci/göçmen işçi bulunmakta. Bu işçilerin, 6.746’sı erkek, 3.142’si kadın. Göçmen ve mülteciler sosyal güvencesiz, düşük ücretli, riskli çalışma koşulları ile karakterize kayıt dışı istihdamla karşı karşıyadır. Ankara’da göçmen ve mülteci işçiler en çok mobilya, inşaat, metal, gıda, ve tarım gibi işkollarında istihdam edilmektedir.

Ankara’ da İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği
Ankara en fazla iş kazasının yaşandığı illerden biridir. SGK kayıtlarına göre Ankara’nın iller içerisindeki sıralaması geçtiğimiz 7 yıl boyunca çarpıcı bir biçimde artmıştır. 2010’da en fazla iş kazasının yaşandığı 7. İl olan Ankara, 2016’da 3. Sıraya kadar çıkmıştır.

Türkiye’de iş kazaları, meslek hastalıkları ve iş cinayetlerine ilişkin kayıtları tutan ve veriler oluşturan kurum SGK’dır. Ancak SGK verileri bu anlamda oldukça yetersizdir. Bunun başlıca nedeni devletin bu konuya ilişkin bir tanımlama ve mücadele etme politikasının olmamasıdır. Bunun yanı sıra sonuçların toplanması konusunda da çok ciddi eksiklikler ve bilinçli bir gizleme politikası izlenmektedir. Dahası, SGK verilerinde çıraklar, kendi hesabına çalışanlar, kısmi-geçici süreli çalışanlar, kayıt dışı çalışanlar ve SGK’ya bildirilmeyen iş kazaları dahil edilmemiştir.

2016’da, Türkiye genelinde meslek hastalığı tanısı konulan toplam kişi sayısı 597’dir. 81 ilin yalnızca 35’inde meslek hastalığı teşhisi konulurken; İstanbul’da 112 kişiye, Zonguldak’ta 87 kişiye, İzmir’de 34 kişiye, Ankara’da ise 30 kişiye meslek hastalığı tanısı konulmuştur.

2016’da tüm Türkiye’de meslek hastalıklarına bağlı ölümlerin sayısı resmi olarak 0’dır. Halbuki ILO kriterlerine göre genel olarak meslek hastalığı görülme sıklığının genel istihdam içinde binde 4-12 arasında değişmesi beklenirken bu veriye göre Türkiye’de 2016 yılında Ankara’da 8 bin ile 24 bin arası meslek hastası tanısı konulması gerekirdi.

Tanı konulan meslek hastalıklarının en büyük nedeni solunum sistemi hastalıkları iken pek çok meslek hastalığının nedeni “listede olmayan başka bir hastalık” olarak tanımlanmıştır. Bu durum Türkiye’nin meslek hastalığı tanısı koyma sistemi kadar meslek hastalıkları listesinde de sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Örneğin kadın işçilerin en fazla maruz kaldıkları stres ve depresyon meslek hastalıkları arasında tanımlanmamaktadır.

ILO hesaplamasına göre her bir ölümlü iş kazasına ortalama 6 meslek hastalığına bağlı ölüm düşmesi gerekir. Bu hesap esas alınırsa yalnızca 2017 yılında Ankara’da en az 396 meslek hastalığına bağlı iş cinayeti olması gerekirdi. Dahası meslek hastalığına bağlı ölümler bu denli yüksekken meslek hastalığı teşhisi konulan rakamın da bundan çok daha fazla olması gerekir.

SGK kayıtlarına göre 2016 yılı boyunca Ankara’da 21. 046 kişi iş kazası geçirdi. Ankara’da SGK’nın 2016 yılı içinde iş kazası geçirdiği için gelir bağladığı toplam kişi sayısı 1’dir. Meslek hastalığına yakalandığı için gelir bağlanan kişi sayısı da 1’dir. Geçmiş yıllarda geçirdiği iş kazası sebebiyle 20’si kadın toplam 336 kişiye, geçmiş yıllarda yakalandığı meslek hastalığı sebebiyle 1’i kadın 24 kişiye gelir bağlanmıştır. Ankara’da 3.709 kişi iş kazasına bağlı gelir almakta, 121 kişi ise meslek hastalığına bağlı gelir almakta. SGK, Ankara ‘da meslek hastalığı sebebiyle ölen kimsenin olmadığı iddiasındadır. 2 milyonu aşkın kişi çalışan Ankara’da bir yıl boyunca toplam 1 kişiye meslek hastalığı tanısı konularak gelir bağlanması Türkiye’de bu anlamdaki fotoğrafın bir parçasını yansıtmakta.

Güvencesiz ve geçici işlerin yoğun olduğu alanlarda bu gelirlerin bağlanması için başvuru yapmak, dava açma süreçleri emekçiler bakımından sancılı süreçlere dönüştürülmektedir. Kayıt dışı çalışmanın yoğun olduğu tarım, inşaat ve küçük atölyelerin yoğun olduğu yerlerde ise bu neredeyse imkansız bir sürece dönüşmekte.

Devletin işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması için uygulayabileceği en önemli tedbir ve görevlerden birisi işyerlerini denetlemekken, veriler İş Teftiş Kurulu’nca 2016’da Ankara’da 524 programlı teftişte yalnızca 46 iş kazası, 1 meslek hastalığı teşhis edildiğini göstermekte. 948 programlı teftişte ise hiçbir işverene çalışma yasağı uygulanmamış, hiçbir güvenlik raporu tutulmamıştır. Toplamda 328 iş kazası, 25 meslek hastalığı teşhisi yapılmıştır. Ankara’daki iş sağlığı ve güvenliği teftişleri 90.940 işçiyi kapsamış, bu teftişlerdeki işyerlerinde 41 genç işçi, 46 çırak ve 645 stajyer görülmüştür.

Görülmeyen, teşhis edilmeyen, istatistiklere yansımayan meslek hastalıklarına, iş kazalarına ve iş cinayetlerine rağmen Ankara’da emekçilerin çalışma koşulları gerçek tabloyu ortaya koymaktadır. Çalışma saatlerinin esnekliği ve uzunluğu özellikle hizmetler sektöründe çalışanların en önemli sorunu. Uzun saatler boyunca çalışma, hafta sonları ve resmi tatillerde çalışma, yıllık izinleri kullanama gibi sıkıntıları olan işçiler yalnızca fiziksel değil, psikolojik olarak da tehlike altında. Ankara’daki kamu kurumlarında, özellikle de duygusal emek yoğun işlerde emekçiler stres, mobbing ve baskı ile karşı karşıya iken özel sektörde mobbing, iş yükü, sağlıksız çalışma koşulları, güvencesizlik pek çok sağlık ve güvenlik sorununa yol açmakta.

İnşaat sektörü genel olarak pek çok sağlık riskini barındırmakta. Yapımları süren “mega projeler” Bilkent ve Etlik Şehir Hastanesi inşaatlarında çalışan binlerce işçi en temel işçi hakları ile işçi sağlığı ve güvenliği koşullarından mahrum, sağlıklı ve temiz yemek, insana yakışır barınma olanaklarından mahrum çalışmaktadır. İşçiler izne çıktıkları zaman işten çıkışını yapıp izin dönüşü tekrar giriş yapılması yaygın bir uygulama. Özellikle Etlik Şehir Hastanesi sık sık ücretlerin verilmemesi, yemeklerin kalitesiz olması sebebiyle eylemler yapıyor. Yemek ve barınma her iki şantiye için de en önemli problemlerden birisi. Kalabalık koğuşlar, temiz olmayan içme ve kullanma suyu, yatakhanelerin temiz olmaması, revir hizmetinin yetersiz olması başlıca barınma problemleri. Çalışan sayısına yetmeyecek yemek çıkarılan şantiyelerde yemekler kötü ve sağlıksız. İşçiler yemek sebebiyle sürekli sağlık sıkıntıları yaşamaktalar. Bunun yanı sıra uzun yemek sıraları nedeniyle işçilerin dinlenme saatlerinin büyük bir kısmı bu kuyruklarda bekleyerek geçiyor.

Ankara’da bulunan OSB’de çalışan işçiler büyük işyerlerinde görece daha “kurallı” koşullarda çalışırken, küçük işletme ve atölyelerde kayıt dışı, kural dışı, iş kazaları ve diğer risklerle karşı karşıya çalışmaktadır.

Bakanlık’ın ALO 170 mobbing hattına en çok başvuru hastanelerde çalışanlardan gelmiştir. MEB, üniversiteler, TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gibi devlet kurumlarının da belirtilenler içinde en yüksek oranlarda olduğu düşünüldüğünde Ankara özelinde ve özellikle devlet kurumlarında mobbing oranının boyutlarını yansıtmaktadır. Eğitim düzeyi yüksek olanların daha çok mobbing şikayet başvurusu yapmış olması bir yandan nitelikli işlerde-masa başı işlerde mobbing yoğunluğunu, diğer yandan eğitim düzeyine göre mobbinge uğradığının farkında olma durumunun da değiştiğini göstermektedir. Bunun yanı sıra geçici-güvencesiz işlerde çalışanların mobbing şikayetinde dahi bulunamayacak durumda olduğu da göz önünde tutulmalıdır. Mobbing şikayetlerinin yarısından fazlası amirlere ilişkin ve en çok şikayet edilen konu iş yükünün arttırılmasıdır. Ankara İstanbul’la hemen hemen aynı oran(yüzde 14) ile en çok mobbing şikayetinde bulunulan il olmuştur. Ankara’da 3 yıl içinde 478 kişi mobbing şikayetinde bulunmuştur.

Ankara’da İş Cinayetleri
Ankara’da 2013 yılının başından, 2018 yılının Eylül ayı sonuna kadar en az 300 emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

2013’te 26, 2014’te 56, 2015’te 44, 2016’da 72, 2017’de 66 emekçi yaşamını yitirdi. 2018’in ilk 9 ayında ise en az 35 işçi hayatını kaybetti. İş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin 25’ü kadın, 9’u çocuk, 11’i ise mülteci-göçmen işçilerdi.

Türkiye’deki iş cinayetlerinin giderek artmasının yanı sıra Ankara’nın iş cinayetlerinin en çok yaşandığı iller bakımından sıralaması da giderek yükselmekte.



Ankara’da en çok iş cinayeti inşaat ve yol yapımında, taşımacılıkta, metal işkolunda ve tarımda olmuştur. En fazla iş cinayeti inşaatlarda yaşanmış, her 4 iş cinayetinden birisi inşaat işkolunda gerçekleşmiştir. 2013’ten bu yana hayatını kaybeden 78 inşaat işçisinin 50’si inşaattan düşerek yaşamını yitirmiştir. Her 3 inşaat iş cinayetinden 2’sinin gerçekleşme nedeni olan ‘düşme’nin gerçekleşme nedeni uygun korkuluk, iskelet ve koruyucu donanım eksikliğidir. Yalnızca baret ya da emniyet kemeri ile bir koruma sağlanamayacak olan inşaatlardaki bu açık ihmal ve bugüne kadar da tedbir alınmasına dair herhangi bir adımın atılmamış olması Ankara’da 6 yıldan az sürede 50 işçinin yaşamına sebep olmuştur. Dahası, bu kötü çalışma koşulları, kuralsızlık ve cezasızlığın arttığını gösterecek biçimde, Ankara’daki iş cinayetleri içinde inşaat iş cinayetlerinin oranı da artmıştır. 2018’in başından bu yana gerçekleşen ölümlerin yüzde 42’si inşaat işçisi.

İnşaat iş cinayetlerinin diğer önemli sebepleri ise “göçük ve ezilme”. Bu iş cinayetlerinde de yine, işçinin güvenli olmayan alanda çalıştırıldığı, bina sağlam olmadığı halde işçiye çalışması söylendiği için göz göre göre gelen iş cinayetleri olduğu görülmektedir. Bu yönüyle inşaat işkolundaki iş cinayetleri, alandaki güvencesiz-kayıt dışı-kural dışı çalışma başat çalışma biçiminin çarpıcı bir yansıması durumunda. İnşaat işkolundaki iş cinayetleri en çok Mamak, Keçiören, Gölbaşı ve Yenimahalle gibi Ankara’nın inşaat bakımından genişlediği yerlerde gerçekleşmiştir. İnşaat işkolunda gerçekleşen iş cinayetlerinde ölen işçiler içinde Ordu’dan Ankara’ya göç eden işçiler yoğunluktadır. Ölümlerin ağırlıklı bir kısmı özel sektörde gerçekleşmişken, kamuya ait işyerlerinde de iş cinayetleri yaşanmıştır. Ağustos 2018’de Memur-Sen’in binasında yaşanan iş cinayeti, bir sendikanın inşaatında gerçekleşen ve sendikanın Ankara İSİG Meclisi kamuoyunun gündemine taşıyana kadar hiçbir açıklama yapmadığı iş cinayeti bunun en çarpıcı örneğidir.

Ankara’da iş cinayetlerinin en fazla yaşandığı ikinci işkolu taşımacılık. Taşımacılık işkolunda 2013’ten bu yana 42 iş cinayeti yaşandı. Taşımacılık işkolu kimi alanlarda inşaat faaliyeti ile birlikte düşünülmelidir (İnşaat alanında hafriyat kamyon şoförlüğü gibi). Yüzde 14 oranındaki ölümlerin bir kısmı asıl olarak inşaat faaliyetlerinden oluştuğu için inşaattaki iş cinayetlerinin oranı çok daha fazla olacaktır. Taşımacılık işkolunda yaşanan iş cinayetlerinin nedenlerinin ağırlıklı kısmı trafik kazalarıdır. Servis başı para alma, iş yetiştirme ve performans usulü çalışma taşımacılık işkolunda gerçekleşen iş cinayetlerinin gerçek nedenleridir.

Taşımacılık işkolunu yüzde 9 ile metal işkolu izlemektedir. 26 işçinin iş cinayetinde öldüğü metal işkolundaki ölümler daha çok Ostim ağırlıklı olmak üzere Organize Sanayi bölgelerinde gerçekleşen ölümlerdir. Bunun yanı sıra semtlerde bulunan küçük işletme ve atölyeler de ölümlerin meydana geldiği yerler. Metal işkolundaki iş cinayetleri her ne kadar küçük işletmelerde yoğunlaşıyor olsa da Hidromek, Termikel, Aselsan gibi büyük işletmelerde ve Türkiye Taş Kömürü gibi kamu işletmelerinde de iş cinayetleri yaşandı. Metal işkolunda yaşanan iş cinayetlerinin ağırlıklı nedeni asansör bakımı ya da tamiri yaparken boşluğa düşme ve yük asansörünün altında kalma iken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirme, iş makinelerinin ezmesi ve patlama sonucu ölümlerin oranı da oldukça yüksek.

Ankara’da tarım istihdamı yüzde 3 olmasına rağmen, toplam iş cinayetleri içinde tarım iş cinayetleri oranının yüzde 8 olması, bu işkolundaki çalışma biçiminin boyutlarını gözler önüne sermekte.

Belediye-genel işler işkolu Ankara’da ve Türkiye genelinde sendikal örgütlülüğün en yüksek olduğu işkollarından biri olmasına ve tehlikeli bir işkolu da olmamasına rağmen, iş cinayetlerinin yüzde 5’inin bu işkolunda gerçekleşmesinin nedeni atık kağıt-şişe toplayıcısı emekçilerin bu işkolunda olmasıdır. Bunun yanı sıra bu işkolundaki iş cinayetleri içerisinde 2013’ten bu yana Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 6 emekçinin de iş cinayetinde yaşamını yitirmesi dikkat çekicidir.

Ankara’da işçiler trafik kazalarında, ezilerek, düşerek hayatlarını kaybediyor
Ankara’da yaşanan iş cinayetleri en çok düşme, trafik kazası, ezilme, düşme, kalp krizi, silahla vurulma, patlama ve göçük sebebiyle olmuştur. İş cinayetlerinin yüzde 19’unun düşme sebebiyle olması inşaat işkolunun en çok iş cinayeti yaşanan işkolu olması ile birlikte düşünülmelidir. Trafik kazaları taşımacılık ve tarım başta olmak üzere bütün işkollarında görülen bir iş cinayeti nedenidir. Bunun yanı sıra kalp krizi sebebiyle ölümlerin sıklığı Türkiye geneline göre Ankara’da daha yüksektir. Hizmetler sektörünün ağırlığı ve buradaki çalışma koşulları bunun belirleyicisidir.

SGK verilerine göre iş kazalarının dörtte biri 9. çalışma saati ve sonrasında gerçekleşmekte. Fazla çalışmanın yansımaması, kayıt dışı çalışma gibi faktörleri hesaba kattığımızda bu oranın çok daha yüksek olduğunu söylemek mümkün. İşçi sağlığı ve güvenliği eğitimi almamış olmak, güvencesiz koşullarda çalışmak da iş cinayetlerinin “somut” nedenlerinin arka planındaki en büyük nedenlerdir.

Ankara’da yaşanan iş cinayetleri merkez ve çevre ilçelerin nüfusları ve işgücüyle orantılı düşünüldüğünde, iş cinayetlerinin daha çok çevre ilçelerde yaşandığı görülmektedir. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışmanın, küçük işletmelerin ve tarım sektörünün çevre ilçelerde birikmesi bu durumun nedenidir. Çankaya ilçesinde hemen hemen bütün işkollarında iş cinayetleri görülürken Yenimahalle’de yaşanan iş cinayetleri ağırlıklı olarak OSB’lerde ve inşaatlarda meydana gelmiştir. Mamak, Gölbaşı ve Keçiören de inşaat iş cinayetlerinin yoğun olduğu ilçelerdir. Bir kısmı OSB’lerde gerçekleşen metal iş cinayetlerinin neredeyse tamamı Yenimahalle, Sincan ve Etimesgut’ta gerçekleşmiştir. Tarım iş cinayetleri ise başta Çubuk, Nallıhan ve Polatlı olmak üzere Ankara’nın tarımsal faaliyetin yapıldığı çevre ilçelerinde yaşanmıştır.

2013-2017 yılları ile 2018’in ilk 9 ayı toplamında arasında Ankara’da en az 25 kadın emekçi iş cinayetlerinde yaşamını kaybetmiştir. Kadın iş cinayetleri en çok savunma, ardından tarım sektöründe yaşanmıştır. Savunma sanayinde gerçekleşen toplu ölümlerin yanında tarım işkolundaki iş cinayetleri süreğen ve trafik kazası, zehirlenme gibi sebeplerle gerçekleşmiştir. Tarım sektörünün Ankara istihdamı içerisindeki payı bu denli az iken, kadın iş cinayetleri bakımından iş cinayetleri oranının yüksekliği, tarım sektörünün daha çok kadın emeği üzerinden şekillenmesi ve sektörün güvencesiz, tehlikeli olması ile ilişkilidir. Kadın iş cinayetlerinin sebepleri trafik kazaları, kalp krizi, ezilme, boğulma ve silahla vurulma olmuştur.

2013 yılının başından, 2018’in ilk 9 ayının sonuna kadar Ankara’da en az 9 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiştir. Çocukların en fazla çalıştığı sektörler ile iş cinayetlerinin yaşandığı sektörler paralellik göstermekte. En çok çocuk iş cinayeti inşaat ve tarım işkollarında gerçekleşmiştir. Ankara’da çocukların yaptığı diğer işler olan sokakta çalışma, sanayide atölye ve tezgahlarda çalışma işlerinde kayıtlı iş cinayeti yoktur. Çocuklar en çok trafik kazası sebebiyle, ardından düşme sebebiyle yaşamlarını yitirmiştir.

Ankara’da yaşayan mülteciler de tüm Türkiye’de olduğu gibi düşük ücretle ya da sigortasız çalışmaktadır. Ankara’da 2013 yılı başından 2018’in Eylül ayı bitimine kadar en az 11 göçmen/ mülteci çalışırken yaşamını yitirmiştir. Mülteciler için yaygın çalışma alanı atık toplayıcılık, inşaat ve tarım iş cinayetlerinin de en fazla yaşandığı alanlar olmuştur.

Ankara’da Sendikalaşma
Bakanlık verilerine göre 2016 Temmuz istatistiklerine göre Ankara’da toplam 1.994.671 işçi varken, bu işçilerin 117. 324’ü sendikalıdır. 9,82 sendikalaşma oranıyla sendikalaşmanın en düşük olduğu 23. il olan Ankara’da kadın işçilerin sendikalaşma oranı ise 6,63 ile genel sendikalaşma oranının çok daha altındadır. Sendikalaşma verileri toplu sözleşme verileri ile birlikte değerlendirildiğinde anlamlı olacaktır. Bu haliyle bakıldığında sendikalaşma oranının çok daha düşük olduğu görülecektir. 2016 yılında Ankara’da toplam 2.157 işyerinde toplu sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme sayısındaki “işyeri” yanıltıcıdır. Gerçekte işyerindeki taşeron şirketlerin tümü de farklı işyerleri olarak numaralandırıldığı için toplu sözleşme kapsamına giren işyeri sayısı çok daha azdır.

Ankara’da sendikalaşma oranının görece yüksek olduğu alanlar kamu kurumlarıdır. Üniversiteler, belediyeler, bakanlıklar, büyükelçilikler sendikalaşmanın genel ortalamanın üzerinde olduğu yerlerdir. Ancak burada hükümet eliyle ve baskı yoluyla üye yapan sendikaların ağırlığı göz önünde bulundurulmalıdır. Kamu kurumlarında kadrolu emekçilerin ve memurların sendikalı olma oranı ile taşeron ( 696 sayılı KHK ile kadroya geçişleri yapılan işçiler) işçilerin sendikalı olma oranı arasında ciddi bir fark vardır. İşçiler bakımından en örgütlü olunan alan genel işler ile ticaret-büro ve güzel sanatlar işkoludur. Bu sebeplerle Ankara’da özellikle belediye işçileri arasında sendikalaşma oranı oldukça yüksektir.

Bunun yanı sıra metal, gıda, savunma sanayi gibi Ankara’nın geleneksel istihdam alanlarında sendikalaşma görece daha yüksek iken, sendikalaşma daha çok orta ölçekli işyerleriyle sınırlı kalmış olup OSB’lerde küçük işletmelerde sendikalaşma oranları çok daha düşüktür. Sincan OSB'de uzun yıllar boyunca temel işletmeler dışında sendika yoktu. 2015 metal eylemlerinden sonra ise sendikalaşma eğiliminde bir artış söz konusu oldu.

Türkiye sendikalaşma verileriyle çok benzer olarak Ankara’da sendikalaşmanın en düşük olduğu işkolları tarım ve inşaattır. İnşaat işkolunda kamu işyerinde örgütlülük olsa da özel sektör ile birlikte düşünüldüğünde sendikalaşma oranının oldukça düşük olduğu görülmektedir.

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

 

İlgili Haberler

https://www.abcgazetesi.com/guncel/ankaranin-is-cinayeti-raporu-her-4-isciden-biri-insaatlarda-oldu/haber-107153

https://gazete.alinteri1.org/ankarada-is-cinayetleri-5-yilda-300-isci

https://www.artigercek.com/haberler/ankara-da-her-4-isciden-biri-insaatlarda-oldu

https://www.birgun.net/haber-detay/son-5-yilda-en-az-300-is-cinayeti-baskent-alarm-veriyor-232204.html

http://www.devrimcidemokrasi.net/ankara-isig-meclisinden-is-cinayetleri-raporu.html

http://direnisteyiz24.org/ankarada-5-yilda-300-isci-can-verdi/

http://www.dokuz8haber.net/emekdunyasi/iscinayetleri/ankarada-2013ten-bu-yana-300-isci-is-cinayetinde-yasamini-yitirdi/

https://emek.org.tr/ankarada-son-bes-yilda-300-is-cinayeti.html

http://etha2.com/Haberler/ankarada-2013ten-bu-yana-en-az-300-isci-yasamini-yitirdi/11/5409

https://www.evrensel.net/haber/362611/ankarada-5-yilda-300-isci-can-verdi

https://www.gazetefersude.com/ankarada-5-yilda-en-az-300-isci-yasamini-yitirdi-21109.html

http://gazetemanifesto.com/2018/ankarada-5-yilda-300-emekci-is-cinayetlerinde-yasamini-yitirdi-209411/

http://www.gucluanadolugazetesi.com/ankaranin-issiz-sayisi-250-bin-55725.html

http://www.haberercis.com/guncel/ankaranin-is-cinayeti-raporu-her-4-isciden-biri-insaatlarda-oldu-h301532.html

http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/ankara/6-yilda-300-olum-40979141

https://ilerihaber.org/icerik/ankaranin-is-cinayeti-raporu-5-yilda-300-isci-yasamini-yitirdi-90269.html

https://isgbulteni.com/ankarada-son-6-yilda-300-olumlu-is-kazasi/

https://www.kocaelizirve.com/haber/guncel/ankara-is-cinayetleri-raporu/167788.html

http://mulkiyehaber.net/baskentte-is-cinayetleri-artiyor/

http://www.nethaberajansi.com/haber/ankara-da-2013-ten-bu-yana-300-emekci-is-cinayetlerinde-yasamini-yitirdi-2-h6103.html

https://odatv.com/ankarayla-ilgili-bu-gercekleri-hic-okumadiniz-01101819.html

https://www.politikyol.com/isig-raporu-ankarada-5-yilda-300-isci-yasamini-yitirdi/

http://www.presshaber.com/ankarada-250-bin-issiz-var-30209.html

http://sendika62.org/2018/10/ankara-isig-meclisi-ankaranin-isci-sagligi-ve-is-guvenligi-sicilini-ortaya-doktu-511903/

http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/ankara-isci-sagligi-ve-guvenligi-raporu-aciklandi-en-az-300-isci-yasamini-yitirdi

http://uidder.org/5_yilda_300_isci.htm

http://www.urfadabugun.com/haber/115913/2013ten-bugune-ankarada-en-az-300-isci-yasamini-yitirdi.html

https://vangazetesi.com.tr/haber-2342-guncel-6-yilda-300-olum.html

http://www.vegaste.com/ankara-isci-sagli-ve-is-guvenligi-meclisi-raporu-yayimlandi/

http://www.yapi.com.tr/haberler/ankarayla-ilgili-gercekler-bu-raporda_167980.html

https://yenidunya.org/haber/16254/ankarada-son-5-yilda-300-isci-yasamini-kaybetti

http://yeniyasamgazetesi.com/ankaranin-is-cinayeti-raporu-2013-yilindan-bu-yana-300-isci-yasamini-yitirdi/