Ölüm fabrika kapılarındayken susulmaz - Ahmet Özdemir

Bu ülkenin çalışanlarının en iyi bildiği şey ölmek. Yine yüz seksen çalışanı toprağa verdik. Tahammülümüz kalmadı ölümlere, iş cinayetlerine.
Yanıyor yürekler, durmuyor gözyaşları.
Bir yanda yetim, öksüz kalmış çocuklar
Diğer yanda dul kalmış kadınlar
Acılar aynı, yaralar aynı
Ölümler aynı, gözyaşları aynı
Ölüm fabrika kapılarında,
Şantiyeler cinayet mahalli.
Biz uzmanlar hala susuyoruz
Ve biz sustukça emeklerinden, canlarından başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan çalışanlar iş cinayetlerine kurban gidiyor.
Evlerine ekmek götürebilmek için, çocuklarını okutabilmek için, gelecekleri için canlarını yitiriyorlar.
Peki ya biz, iş güvenliği uzmanları; iş yeri hekimleri…
Biz çalışanlar ölmesin diye ne yaptık.
Bizleri sahaya bile sokmayan, önlem almayan, çalışanlarına kişisel koruyucu donanımları çok gören, çocuk işçi çalıştıran patronlara ve onların yalakası müdür ve yöneticilere, SUSTUK…
Görmezden geldik, sustuk…
Biz sustuk, mezar taşları çoğaldı.
Uzman arkadaşlar, iş yeri hekimlerimiz; maden işçisinin, inşaat işçisinin, tekstil, tersane işçilerinin ölmemesinin tek bir koşul var o da çalışanlarının emeğini sömüren, güvenlik önlemleri almayan patron ve saz arkadaşlarına karşı susmamamız, gerekirse şikayet etmemiz.
İşçiler bizim annemiz, babamız, abimiz…
Ve onlar ölmesin diye toplumsal bilinci artırmak, çalışanlarda farkındalık yaratmak için mücadele etmeliyiz.