(12) Gözlerini kaybeden işçiye ‘çalış’ baskısı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2008 yılında açılışını yaptığı Şahinler Metal Fabrikası iş kazaları nedeniyle gündemden hiç düşmüyor.
 
Tuzla Tepeören’de kurulu olan fabrikada gece mesaisi sırasında yaşanan patlamada vücudunun çoğu yanan bir işçi iki gözünü birden kaybetti. 4 yıldır aynı fabrikada çalışan ve iki gözünü de patlamada kaybeden 4 çocuk babası Nayim Yılan’ın eşi de geçtiğimiz aylarda kanser nedeniyle yaşamını yitirmişti.
 
HER GÜN KAZA
 
Şahinler Metal Fabrikasında devamlı iş kazalarının meydana geldiğini aktaran Yılan çalışma koşullarını, “Her gün bir kaza yaşanırdı işyerinde, iş güvenliği için tedbir alınmıyordu. Yaptığımız iş ağır sanayiye giriyor, günde 12 saat çalışıyoruz. Bu da yetmiyor, sabahlara kadar fazla mesai yaptırıyorlar. Bu koşullara itiraz eden ya da ses çıkaran olursa hemen işten atılıyor” şeklinde anlatıyor.
 
‘ANNEM BANA BAKIYOR OĞLUM EV GEÇİNDİRİYOR’
 
Hiçbir sosyal hakları olmadığını vurgulayan 42 yaşındaki Nayim Yılan, gözlerini kaybettiği patlamayı da anlatıyor: “Gece mesaisi sırasında temizlik yaparken bir patlama meydana geldi. Patlamada tüm vücudum yandı. Beni apar topar Kartal Devlet Hastanesine kaldırdılar. Genelde iş yerinde kaza olduğunda örtbas etmek için özel hastanelere götürürler ama gece saat 03.00’te bu olay olunca mecburen devlet hastanesine kaldırıldım..Doktorlar bana gözlerimin birinin sadece yüzde 10 görebileceğini söylediler ve bana iş göremez raporu verdiler. Özürlü raporu da verdiler. Yolda yürüyemiyorum, insanları göremiyorum, sadece bir karartı fark ediyorum, eşim vefat ettiği için köyden annem geldi. Bana şimdi o bakıyor, yemeğimi o yediriyor. Çoçuklarım daha çok küçük. Okuyorlar ama bir oğlum lahmacuncuda çırak olarak çalışıyor, evin geçimini sağlamaya uğraşıyor. Çok mağdur bi durumdayız. Aylardır kirayı, faturalarımızı ödeyemedik”
 
PATRON HÂLÂ ‘ÇALIŞ’ DİYOR
 
Öte yandan kazanın ardından iş yerine ücretini almaya giden Yılan, ücretini ve tazminatını isteyince patronun “Dava açmazsan seni hizmete geri alabilirim” dediğini aktarıyor. İki gözü de görmeyen Yılan, “Ben kendi yemeğimi yiyemiyorum, yolda yürüyemiyorum, bana çaycılık teklif ettiler” diyerek tepki gösteriyor. Patronun, Kartal Devlet Hastanesinin verdiği raporları kabul etmediğini belirten Yılan, başka hastaneye gönderildiğini burda da aynı sonuç çıkınca tazminat talebini geri çekmesi için baskı gördüğünü kaydediyor.
 
Fabrika müdürünün polise verdiği ifadede, “kaza esnasında fabrika kameralarının çalışmadığını, yaşanan kazadan Yılan’ın sorumlu olduğunu” iddia ettiğini ifade eden Yılan,  davasından vazgeçmemekte kararlı.
 
BAŞBAKAN’A VE İŞÇİLERE SESLENDİ
 
“Hayatta tek beklentim çocuklarımın yaşamı.  Ben davadan vazgeçmeyeceğim. Beni mağdur ettiler, iki gözümü kaybetim. Daha kaybedecek neyim var? Keşke gözlerim görseydi, ne iş olsa yapardım. Ama patron tazminat ödememek için her türlü yolu kullanıyor. Bana durmadan baskı yapıyorlar. Bir kez olsun geçmiş olsun bile demediler” diyor Yılan ve ekliyor, “Bu ülkede Başbakanın açılışını yaptığı fabrikada işçlerin elleri, gözleri kopuyor ama denetim yok, iş güvenliği yok! 100 işçinin çalıştığı bu fabrikada her an bir işçi ölebilir. Buradan Başbakana sesleniyorum, yeni anayasa diyorsunuz haksızın karşısında olduğunuzu söylüyorsunuz peki benim bu durumumda hangi yetkili sahip çıktı bana? Kör olmama rağmen iş yerindeki alacaklarımı bile alamadım. Kime gittiysem yardım etmedi. Biz işçi arkadaşlar birbirimize biraz inanırsak, patrona karşı haklarımızı ararsak bu durumlara düşmeyiz. Herkes ekmek peşinde olduğu için kimse ses cıkaramıyor. Olan yine bizim gibi işçilerin hayatlarna oluyor. Ama bu durum böyle neretye kadar gidecek bilmiyorum”.