(17) İstanbul'da ve diğer illerde 21 Aralık grevi...

2 Kasım’da yayınlanan, Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görev Yapısını Düzenleyen 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle birlikte sağlık alanının hızla yıkıma sürüklenmesini, çalışanların haklarının gasp edilmesini, halkın nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti alma hakkının ortadan kaldırılmasını protesto eden sağlık çalışanları bugün (21 Aralık 2011) GöREV’deydi.

Türk Tabipleri Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Türk Dişhekimleri Birliği, Türk Hemşireler Derneği, Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası, Sağlık Hizmetleri Sınıfı Çalışanları Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Tıbbi Laboratuvar Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği, Türkiye Diyetisyenler Derneği tarafından organize edilen GöREV etkinliğine İstanbul’da katılım oldukça yüksekti.


Hayat durdu

Üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerin yanı sıra Aile Sağlığı Merkezlerinde de hayat durdu. Katılımın oldukça yüksek olduğu etkinlikte Acil hizmetleri dışında sağlık hizmeti verilemedi.
Sabah 7:30'da hastane bahçelerinde grev çadırını kuran sağlık çalışanları, polikliniklerde dolaşarak neden grev yaptıklarını anlatan bildirileri hastalara dağıttı.


Sağlık çalışanlarının iradesi 663 sayılı KHK’yı reddetti

Saat 9:30'dan itibaren tüm sağlık çalışanları ve GöREV'e destek veren hastalar, hastane bahçelerinde ‘Sağlık Hakkı Meclisleri'ni kurmaya başladı. Sağlıkta Dönüşüm Programı ve buna bağlı olarak yürütülen politikaların sağlık alanında yarattığı yıkıcı etkilerin değerlendirildiği Sağlık Hakkı Meclisleri’nde 663 Sayılı KHK’da oylandı. Halkın, sağlık çalışanlarının ve TBMM’nin iradesinden kaçırılarak bir gece yarısı operasyonuyla Resmi Gazete’de yayınlanan 663 Sayılı KHK, Sağlık Hakkı Meclisleri’nde tartışmaya açıldı ve tüm sağlık çalışanlarının, vatandaşların katılımıyla reddedildi.

İstanbul’da GöREV’in üç ana ayağı vardı. Avrupa yakasında sağlık çalışanları Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve Çapa’da toplanırken Anadolu Yakası sağlık çalışanları öncelikle Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir araya geldi. 663 sayılı KHK'yı oylayan ve sağlıkta yıkımı reddeden sağlık çalışanları yaptıkları basın açıklamasının ardından İstanbul’daki diğer sağlık çalışanlarıyla bir araya gelmek üzere Avrupa Yakası’na hareket etti.


Haseki’de 15 bin Sağlık çalışanı

İstanbul’un dört bir yanından bir araya gelen sağlık emekçileri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden yürüyüşe geçti. İstanbul Sağlık Hakkı Meclisi sloganlar, şarkılar, halaylar eşliğinde büyük bir coşkuyla Haseki'de toplandı. Yakın bölgelerden yürüyüş kollarıyla, uzak bölgelerden otobüslerle Haseki önünde toplanan 15 bini aşkın sağlık çalışanı burada basına ve kamuoyuna hitaben bir açıklama okudu. GöREV gerekçelerini ve İstanbul Sağlık Hakkı Meclisi’nin kararını açıkladı.
Başta Sağlık Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görev Yapısını Düzenleyen 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname olmak üzere, 2003 yılından beri sağlık sistemini yıkıma sürükleyen Sağlıkta Dönüşüm Programı eleştirilirken, Bakanlığın yürüttüğü “sağlığı piyasalaştırma” politikalarına karşı sağlık çalışanlarının kararlılığı vurgulandı.
15 bini aşkın sağlık çalışanının bulunduğu kalabalık, burada yapılan konuşmaların ardından saat 13:00’de Beyazıt Meydanı’nda yapılacak mitingde KESK’e bağlı sendikalarda örgütlü olan kamu emekçileriyle buluşmak üzere yürüyüşe geçti.


On binler Hükümeti uyardı

Haseki’den gelen sağlık çalışanlarının katılımıyla birlikte Beyazıt Meydanı’nda yaklaşık 30 bin kişilik coşkulu bir miting gerçekleştirildi.
KESK'e bağlı sendikalar, sağlık çalışanları, binlerce emekçi, Beyazıt Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. "İnsanca bir yaşam için grevdeyiz" yazılı pankart taşıyan emekçiler Beyazıt Meydanı'nı doldurdu.

Yaklaşık 30 bin kişilik mitingde şu talepler dile getirildi:
"-Grev hakkımızın yasal teminat altına alındığı bir Toplu Sözleşme düzeni,
-Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine son verilsin,
-Genel Sağlık Sigortası kapsamında zorunlu sağlık primi dayatmasına ve katkı payı, fark ücreti gibi yollarla ilave ücret alınmasına son verilsin,
-“KHK demokrasisi” ne son verilsin,
-Her türlü güvencesiz çalıştırmaya son verilerek tüm çalışanlara kadrolu iş güvencesi sağlansın,
-Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlansın, çalışma yaşamı demokratikleştirilsin,
-Emekçilere dayatılan angarya ve zorunlu fazla mesaiye son verilsin,
-Temek ücretlerin arttırılarak, eşit işe eşit ücretin gerçekten hayata geçirilsin,
-Ek ödemelerin tüm emekçiler için eşitlenerek emekliliğe yansıtılsın,
-Net asgari ücretin açlık sınırı olan bin TL'ye çıkarılarak tüm ücret ve maaşlarda bu tutarın vergi kesintisi dışında bırakılsın,
-Kıdem Tazminatı başta olmak üzere işçi sınıfının kazanılmış haklarına dönük saldırıları durdurulsun,
-Hukuksuz, haksız ve mesnetsiz biçimde yapılan gözaltı ve tutuklamalara son verilsin, tutuklular serbest bırakılsın."

İstanbul Tabip Odası 


 
 Sağlık emekçilerinin kararını aldığı, KESK ve TTB'nin çağrısıyla ülke çapında örgütlenen 21 Aralık G(ö)revi sabahın erken saatlerinde başladı. KESK ve TTB üyelerinin işyerleri önünde yaptıkları açıklamalarla başlayan G(ö)rev emekçilerin bulundukları tüm kentlerde meydanlara çıktıkları ortak eylemlerle sürdü. Güvencesiz öğretmenler ve taşeron sağlık işçileri de G(ö)rev'in ilk eylemlerini yapanlar arasında


Lami Özgen greve çıkarken haykırdıkları talepleri şöyle sıraladı:
* Grev hakkımızın yasal teminat altına alındığı bir Toplu Sözleşme düzeni için,
* Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine, "KHK Sultasına", Angarya ve zorunlu fazla mesaiye, her türlü güvencesiz çalıştırmaya son verilmesi için,
* Tüm çalışanlara kadrolu iş güvencesi, insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması için,
* Çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi için,
* Temel ücretlerin artırılmasıyla sağlanacak gerçek bir eşit işe eşit ücret sistemi için,
* Ek ödemelerin tüm emekçiler için eşitlenerek emekliliğe yansıtılması için,
* Net asgari ücretin açlık sınırı olan 1.000 TL'ye çıkarılarak tüm ücret ve maaşlarda bu tutarın vergi kesintisi dışında bırakılması için,
* Hukuksuz, haksız ve mesnetsiz biçimde yapılan gözaltı ve tutuklamalara son verilmesi, tutukluların serbest bırakılması için,
Temel haklarımıza yapılan tüm saldırılara karşı bugün grev hakkımızı kullanıyoruz.

Ankara
Ankara'da sağlık ve sosyal hizmet emekçileri başta olmak üzere kamu emekçilerinin çağrısıyla gerçekleşen grev, Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi ile Hacettepe Üniversitesi'ndeki buluşmayla başladı. Konuşmalar ve halaylarla geçen bir saatin ardından Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nden yürüyüş başladı. Yürüyüşe Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri, Hacettepe sağlık öğrencileri, Halkevleri Sağlık Hakkı Meclisi ve Öğrenci Kolektifleri katıldı. Öte yandan Hacettepe Üniversitesi'nde, İbn-i Sina Hastanesi'nde, Numune Hastanesi'nde greve katılımın yüzde 100 olduğu açıklandı.

Hacettepe Üniversitesi'nin karşısında yer alan İbn-i Sina Hastanesi'nden gelen Ankara Tabip Odası üyeleri ve TKP üyeleri ile birleşen sağlık emekçilerine 25 CHP milletvekili ile İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel de eşlik etti. Müzik eşliğinde ilerleyen kortejde sağlık öğrencilerinin renkli dövizleri ve sloganları dikkat çekti. Yürüyüşe halk da alkışlarıyla destek verdi. Yürüyüşün ardından Sağlık Bakanlığı önündeki Abdi İpekçi Parkı'na gelindi ve Sağlık Hakkı Meclisi kuruldu.

'Halkın sağlık hakkına sahip çıkacağız'
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey üyesi Eriş Bilaloğlu'nun açılış konuşmasıyla meclis oturumu başladı. Oturum gündemlerinin, sağlık alanındaki tüm emekçileri etkileyen Sağlıkta Dönüşüm Programı ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname olduğunu söyleyen Bilaloğlu, "Ne yapacaksak meclisin asılları ile birlikte yapacağız" sözünün altını çizdi. Herkese eşit, parasız, nitelikli sağlık hakkını, güvenceli iş ve geliri, güvenli sağlık koşullarını talep ettiklerini açıklayan Bilaloğlu, AKP'nin bu politikalarda diretmesi halinde süresiz grevi oylayacaklarını da açıkladı.

Bilaloğlu'nun ardından Dev Sağlık-İş üyesi taşeron işçilerin, sağlık alanındaki kamu emekçilerinin, SES Öğrenci Kolu'nun, sağlık teknisyenlerinin, öğretim üyelerinin, hemşirelerin, diş hekimlerinin, asistan hekimlerinin, tıp öğrencilerinin temsilcileri söz aldı ve taleplerini dile getirdi. Mecliste son sözü, meclisin en asli üyeleri olarak duyurulan halk aldı. Tüketici Hakları Derneği temsilcileri, kamusal alanın tasfiye edilme sürecinde halkın en temel haklarına sahip çıkma çağrısı yaptı.

'663 sayılı KHK oy birliği ile reddedildi'
Konuşmaların ardından tekrar söz alan Eriş Bilaloğlu, 663 sayılı KHK'yi meclisin oylamasına sundu. Meclis, kırmızı kartlarını da göstererek oy birliği ile kararnameyi reddetti.

Oylamanın ardından oturum sonlandırıldı. Ankara Tabip Odası üyeleri Abdi İpekçi Parkı'nda grev programlarını sürdürürken, SES üyeleri, Halkevleri Sağlık Hakkı Meclisi, Öğrenci Kolektifleri, TKP, HKP üyelerinin oluşturduğu yaklaşık 2500 kişi ise KESK'in grev programını sürdürdüğü Ziya Gökalp Caddesi'ne yöneldi.







Eğitim ve büro emekçileri ile her yer grev alanı
Grev, eğitim ve büro emekçilerinin programları ve yürüyüşleriyle Ankara'nın dört bir yanında hissedildi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyesi yaklaşık 2 bin kişi Kızılay'daki YKM önünde buluşarak Milli Eğitim Bakanlığı'na yürüdü. Yolu trafiğe keserek bakanlığa gelen eğitim emekçileri, eğitim alanında uygulanan piyasalaştırma ve gericileştirme politikalarına tepki gösterdiler. Eğitim-Sen üyeleri basın açıklamalarının ardından KESK mitinginin gerçekleşeceği Ziya Gökalp Caddesi'ne yürüdü.



Büro Emekçileri Sendikası (BES) üyeleri de sabah 09.00'da işyerleri önünde, 10.00'da Ulus'taki Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'nda, 10.30'da ise Ankara Adliyesi önünde bir araya geldi. 10.00'da Ankara Tren Garı'nda buluşan 300 kişilik Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) üyelerinin de katlımıyla sayısı 1500'ü bulan emekçiler KESK'in buluşma noktası Kolej Meydanı'na geldi. Büro emekçilerinin Çankaya Vergi Dairesi dışındaki işyerlerinde yüzde 100'e yakın katılım sağladığı duyuruldu.



'Söz veriyoruz, mücadeleyi yükselteceğiz'
Abdi İpekçi Parkı'ndan, Tren Garı'ndan, vergi dairelerinden ve Milli Eğitim Bakanlığı önünden yürüyerek Ziya Gökalp Caddesi'nde yaklaşık 8 bin kişi bir araya geldi. Çok sayıda BDP milletvekilinin katıldığı, Gülten Kışanak ve Sırrı Süreyya Önder'in ise DİHA adına muhabirlik yaptığı eylemde kamu emekçileri adına basın açıklamasını KESK Genel Başkanı Lami Özgen yaptı.



TBMM'de oylanan bütçe görüşmelerinde kamu emekçilerine, asgari ücretlilere, işçilere, köylülere, esnafa yer verilmediğini söyleyen Özgen, bütçeden sermayeye teşvik, rantiyecilere kıyak, asgari ücrete vergi kesintisi, kamu hizmetlerin paralı hale gelmesi, silahlanmaya ayrılan payın artırılmasının çıktığını ifade etti. "Kim büyüyor?" diye soran Özgen, büyüyenin halkın sefaleti olduğunun altını çizdi.

KESK olarak taleplerini sıralayan Özgen, AKP'yi son defa uyardıklarını söyledi ve mücadeleyi yükselteceklerinin sözünü verdi.

Twitter'da z or_navis adlı kullanıcının "Grev Karşıyaka'dan Konak'a devam ediyor" diyerek paylaştığı fotoğraf
Ankara'da kürsüden yapılan duyuruda Dersim, Diyarbakır ve İzmir'de greve katılımın yüzde 100 olduğu duyuruldu.

Diyarbakır
15.20
Diyarbakır'da grev dün gece saat 24.00'de demiryollarında başladı. BTS üyesi emekçiler geceden itibaren trenleri durdurdular. Bugün saat 11'de TCDD Bölge Müdürü emekçileri tehdit ederek istasyona çevik kuvvet çağırdı. Emekçilerin tehditlere rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürmesi üzerine Bölge Müdürü'nün suç duyurusunda bulunduğu, bugün öğleden sonra emekçilerin savcılığa ifade vermeye gideceği öğrenildi.

Sağlık alanında Devlet Hastanesi'nde grev oldukça etkili oldu ve poliklinikler tamamen durdu. Üniversite hastanesinde sabah coşkulu bir şekilde davul zurnalarla başlayan eylemde de poliklinikler uzun süre çalışmadı. İlerleyen saatlerde meydana gelen bir trafik kazası nedeniyle yaşanan yoğunluk ve durumun aciliyeti nedeniyle büyük oranda işbaşı yapıldı.

Diyarbakır'da grev en çok eğitim alanında etkili oldu. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde grev kararını asan öğretmenler daha sonra Eğitim-Sen'e yürüdüler. Eğitim-Sen'den Dağkapı meydanındaki mitinge yürümek isteyen eğitim emekçilerinin önü iki defa polis tarafından kesildi. Emekçilerin meydana yürümekteki kararlılıkları üzerine polis her defasında geri adam attı. Ancak güzergahın değişmesi neticesinde çok daha kısa sürecek bir yürüyüş, kentin büyük bölümünün dolaşıldığı uzun bir yürüyüşe dönüştü.

Eğitim-Sen kortejinin alana geç ulaşması nedeniyle Dağkapı meydanındaki miting de uzadı ve saat 13.30 civarı başlayabildi. Ataması yapılmayan öğretmenler, Dev Sağlık İş üyesi taşeron sağlık emekçileri ve Enerji-Sen üyelerinin de aralarında olduğu binlerce emekçinin katıldığı mitingde KESK ve Sağlık Meslek Örgütleri ve sosyalist partiler adına konuşmalar yapıldı. Eylemde konuşan Diyarbakır Milletvekili Altan Tan iktidarı emekçilerin sesine kulak vermeye çağırdı. Mitingde dün gözaltına alınan gazeteciler de selamlandı.

İstanbul

İstanbul'da GöREV Avrupa ve Asya yakalarındaki birçok hastanede sağlık emekçilerinin bildiri dağıtımları ve KESK'li emekçilerin işyerlerinde yaptıkları açıklamalarla başladı. Daha sonra tüm emekçiler önceden belirlenen yerlerde bir araya gelmeye başladı. Buluşma yerlerinde yangından mal kaçırırcasına bir gece yarısı Meclis'ten geçirilen Kanun Hükmünde Kararname emekçiler tarafından oylandı. Greve katılımın çok yüksek olduğu hastanelerde, emekçiler güvencesiz çalışmaya, sağlığın ticarileştirilmesine, performansa dayalı çalışma sistemine kırmızı kart çıkararak "Hayır" dedi.



Avrupa yakasında Cerrahpaşa ve Çapa tıp fakültesi hastanelerinde buluşan emekçiler, saat 11.00'da mitingin gerçekleştirileceği Beyazıt Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca yapılan konuşmalarda AKP'nin yıkım politikalarıyla halkın sağlık hakkını gasp etmeye çalıştığı dile getirildi.

Cerrahpaşa ve Çapa'dan yürüyen kitleler buluşma noktası olan Haseki'de birleşti. Binlerce emekçi buradan Beyazıt Meydanı'na doğru sloganlarla, türkülerle yürüdü. Taşeron sağlık emekçileri, eğitim emekçileri, büro emekçileri, güvencesiz öğretmenler, parasız eğitim isteyen öğrenciler, İstanbul'un ana arterlerinden Millet Caddesi'ni ve Ordu Caddesi'ni kapatarak yaptıkları yürüyüş sonunda Beyazıt Meydanı'na vardı.



İstanbul'un Anadolu Yakası'nda sabahın erken saatlerinden itibaren iş bırakan KESK üyeleri Kadıköy Meydanı'nda buluştu.

KESK'lilerin yanı sıra sağlıkçılar da g(ö)revdeydi. Kartal Koşuyolu Hastanesi'nde sağlıkçıların sabah saatlerinde yaptıkları eyleme demokratik kitle örgütleri de destek verdi. Sabah iş bırakan sağlıkçılar Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde buluştu. Hastanenin
Poliklinik binası önündeki eylemde Devrimci Sağlık-İş ve SES üyeleri oldukça coşkuluydu.

Eylemde konuşan TTB İkinci Başkanı Özdemir Aktan, sağlığın geleceğinin tehlike altında olduğunu söyledi. AKP'nin çıkardığı 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yi kurulan sağlık hakkı meclislerinde oylayacaklarını belirtti. Aktan'ın ardından Haydarpaşa Numune
Hastanesi Tabip Odası Temsilcisi Hikmet Karagül ortak basın açıklamasını okudu. Sağlıkçılar buradan Cerrahpaşa Hastanesi'ne geçti.

Greve yüzde 100 katılım
Süreyyapaşa Hastanesi'nde g(ö)reve yüzde 100 katılım sağlanırken Anadolu Yakası'ndaki hemen hemen tüm hastanelerde yüzde yüze yakın katılım oldu.

Haydarpaşa Numune Hastanesi'ndeki eylemde hasta ve hasta yakınlarının da sağlıkçıların dövizlerini taşıdı. Sendika.Org'a konuşan Mahmure Ersin, tansiyon ve şeker hastası olduğunu grevi hastaneye geldiğinde öğrendiğini söyledi. Ümraniye'den Haydarpaşa Hastanesi'ne gelen Ersin, grev yapan sağlıkçıları haklı bulduğunu ifade ederek "Zaten ilaç alamıyoruz, çok pahalı" dedi.



Binlerce emekçi, parasız ulaşım haklarını kullanarak Numune Hastanesi'ndeki buluşmadan sonra Kadıköy'den Beyazıt Meydanı'na yapılacak yürüyüşün buluşma noktası olan Sirkeci'ye geçti. Sirkeci'den Beyazıt Meydanı'na kadar sloganlar ve alkışlar eşliğinde yürüdü.



İki koldan yapılan yürüyüşlerin ardından Beyazıt'ta yaklaşık 10 bin kişi AKP'nin yıkım politikalarına karşı birleşti. Büyük bir coşkuya sahne olan meydanda ilk olarak İstanbul Üniversitesi'nin kapısına "Bu işyerinde grev vardır" yazılı pankart asıldı.



İstanbul Üniversitesi öğrencileri de dersleri boykot ederek greve destek verdi. "Arkadaşların tutuklu haberin var mı? Tutuklu öğrencilere özgürlük" yazılı pankart taşıyan öğrenciler bir ellerine taktıkları kelepçelerle, öğrencilere yönelik baskıları protesto etti.



'Özgür basın susturulamaz'
Kürsü konuşmalarından önce, dün (20 Aralık) KCK operasyonları adı altında basın emekçilerine yapılan saldırılar, basın emekçileri tarafından protesto edildi. Fotoğraf makinelerini ve kameralarını yere bırakan basın emekçileri "Baskılar bizi yıldıramaz" ve "Özgür basın susturulamaz" sloganlarını atarken alanda bulunanlar da basın emekçilerine destek verdi.



İlk olarak söz alan Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, AKP'nin çıkardığı yasalarla ülkede bir virüs gibi yayılmaya çalıştığına değinerek, "Sen TBMM'de yasa yap, biz sokakta bu yasaları bozarız" dedi.

Atilay Ayçin'in ardından söz alan sanatçı Pınar Sağ, AKP'nin mahkemeleri tarafından suç delili yapılmak istenen puşiyi boynuna takarak "Bu ülkede parasız eğitim isteyenler hapishanelerde yatıyor" dedi.

DİSK Genel Başkan Vekili Tayfun Görgün, açlık sınırının altında asgari ücretle esnek ve güvencesiz çalışmanın dayatıldığını belirterek "12 Eylül'ün karanlığı AKP'yle devam ediyor" dedi.

Sizin alnınızın karasını bizim önlüklerimizin 'ak'ı bile temizleyemez
TTB Merkez Konsey Üyesi Osman Öztürk, "Sağlık Bakanı'nın eli halkın cebinde, herkes sağlığına, cebine dikkat etsin" diyerek 2 Kasım gecesi çıkarılan ve sağlıkta dönüşüm politikalarının son halkası olan 663 sayılı KHK'yı alanda bulunan emekçilere bir kez daha oylattı.

"Bugün sağlık hakkı mücadelesinin gün dönümü" diyen Öztürk, "Kendilerine Ak Parti diyorlar, sizin anlınızın karasını bizim önlüklerimizin beyazı bile temizleyemez diyerek sözlerini noktaladı.

KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul Meclis'te yapılan bütçe görüşmelerine değinerek, "Bütçede kamu emekçisi, asgari ücretli yok" dedi.

Mitingin misafiri olan Ekvador Demokratik Halk Hareketi'nden bir temsilci de konuşma yaparak "Parasız eğitim, parasız sağlık mücadelesi hayat mücadelesidir" dedi.

Konuşmaların ardından miting Grup Yorum konseriyle sona erdi.











İzmir
İzmir'de mesai saati ile başlayan greve İzmirli emekçilerin katılımı yoğundu. Konak'ta Büyükşehir Belediyesi önünde saat 12.30'da buluşan emekçiler sloganları ve taşıdıkları dövizlerle 'Sağlıkta yıkıma dur' dedi.

Eğitim-Sen'li öğretmenler, SES üyesi sağlıkçılar, BES üyesi kamu çalışanları, BTS üyesi taşımacılar, DİSK'e bağlı emekliler ve belediye çalışanları, Türk-İş'e bağlı Sendikal Güç Birliği'nden işçiler Konak'ta buluştu.



TMMOB, TKP, ÖDP, Halkevleri, SDP, BDP, CHP, DSP de greve destek verdi. Deri-İş üyesi Savranoğlu işçileri de eyleme katılarak hem greve destek verdi hem de kendi mücadelelerini alana taşıdı.

İşyerlerinden otobüslerle Konak'a gelen emekçiler burada 12.30'da başlayan mitinge katıldı. Yaklaşık on bin kişinin katıldığı eylemde, emekçiler halaylar eşliğinde grevi sürdürdü. KESK adına Hukuk, TİS ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri Ali Kılıç basın açıklamasını yaptı. Kılıç, KESK olarak neden grev kararı aldıklarını açıkladığı konuşmasında, "Temel haklarımıza karşı yapılan tüm saldırılara grev hakkımızla cevap veriyoruz" dedi.




"AKP'yi son kez uyarıyoruz"
"Emek düşmanı politikalardan vazgeçin. Uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla sahip olduğumuz grevli toplusözleşme hakkımızı tanımak zorundasınız" diyen Kılıç mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

Kılıç'ın ardından TTB MYK üyesi Hüseyin Demirdizen söz aldı. Demirdizen, güvencesizliğe ve sağlığın piyasalaştırılmasına sessiz kalmayacaklarını belirtti.




Emekçiler, "Parasız eğitim parasız sağlık", "AKP sağlığa zararlıdır", "İnsanca bir yaşam istiyoruz" sloganları ile eylem boyunca grev coşkusunu sürdürdü.

Konuşmaların ardından Grup Yeldeğirmeni sahne alarak emekçileri halaya davet etti. Saat 14.30'da son bulan eylemin ardından sağlık emekçileri grevlerini sürdürmek için hastanelerine geri döndü.



Adana'da binlerce sağlık emekçisi ve kamu emekçisi alanlara çıktı. Hastanelerde ve işyerlerindeki greve yoğun bir katılım sağlandığı görülürken, gerçekleştirilen eylemde "AKP'ye son uyarımızı yapıyoruz" denildi.


Eğitim emekçileri, Adana'nın Seyhan İlçesi'nde de eylemdeydi.


Adana'da eğitim emekçileri Karşıyaka Teknik ve Meslek Lisesi önünde bir araya geldi. Bir basın açıklaması yapan emekçiler, grev pankartlarını da okullarına astılar.


Mersin'de grev, Mersin Devlet Hastanesi'nde yüzde 100, Toros Devlet Hastanesi'nde yüzde 90, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nde yüzde 70 katılımla gerçekleşti. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı yürüyüş, Mersin Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Metropol Meydanı'na yapıldı. Basın açıklamasının ardından aşure yiyen emekçiler, halaylarla eylemlerini sonlandırdı.


Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi bahçesinde kurulan Sağlık Hakkı Meclisi, 663 sayılı KHK'yi de oyladı. Kararname oy birliği ile reddedildi.


Çanakkale'de Güzel Sanatlar Lisesi önünde buluşan öğretmenler, veliler, öğrenciler sloganlar eşliğinde yürüyüşlerini gerçekleştirdiler.


Çanakkale Eğitim Hakkı Meclisi, 18 Mart İlköğretim Okulu önünde Eğitim-Sen üyeleri ile bir araya geldi. Emekçiler, polisin engellemelerine karşın yolu trafiğe kapatarak yürüyüşlerini gerçekleştirdi. Çanakkale Devlet Hastanesi'nden gelen TTB ve SES üyelerinin de katılımıyla coşkulu bir grev mitingi gerçekleştirildi.


21 Aralık grev eylemi Eskişehir'de de iki farklı yerde yerde yapıldı. Eskişehir Tabip Odası ve SES Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde AKP'ye kırmızı kart çıkarırken, KESK'e bağlı sendikalar Hamamönü Saat Kulesi önünde grevli toplu sözleşme hakkı için mücadelelerini büyüteceklerinin mesajını verdi


Kocaeli'nde BES üyeleri işyerlerinin önünde başlattıkları eylemin ardından bir basın açıklaması da düzenlediler.


Trabzon'da KESK Trabzon Şubeler Platformu tarafından düzenlenen miting Meydan Parkı'nda gerçekleşti. Çok sayıda kamu emekçisinin yanı sıra siyasi parti ve demokratik kitle örgütünün de destek verdiği mitingde açıklamanın ardından kemençe eşliğinde horonlar oynandı


Kamu emekçilerinin Rize Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinginde Rize Üniversitesi'nin adının Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi olarak değişmesine ilişkin Gençlik Muhalefeti "RTE Üniversitesi'ne hayır! Yalakalık istemiyoruz, bilim istiyoruz" pankartı açtı. Eyleme Hopa'dan da çok sayıda kişi gelerek destek verdi.


Çorum'daki 21 Aralık grevine çok büyük bir katılım gerçekleşti. Gazi Caddesi'ni trafiğe kapatarak yürüyen KESK üyeleri, Hürriyet Anıtı'nda bir basın açıklaması düzenledi. Sağlık emekçilerinin de katılımıyla binden fazla kişinin katıldığı eylemde AKP'ye "süresiz grev" uyarısı da yapıldı


Sağlık emekçileri, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nin bahçesinde saat 10.00'da bir araya geldi ve Sağlık Hakkı Meclisi'ni kurdu. Kürsünün özgürce kullanıldığı toplantıda telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak 663 sayılı KHK oy birliği ile reddedildi. Toplantının ardından 12.30'da KESK ortak bir basın açıklaması yaptı ve grev halayları çekildi. Sivas'ta greve yaklaşık 300 kişi katıldı.


Afyon'da kamu emekçileri Eğitim-Sen Şubesi önünde buluşarak PTT Binası önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe KESK'e bağlı tüm sendikaların etkin bir biçimde katıldığı dikkat çekti


Niğde'de Eğitim-Sen ve SES üyelerinin katıldığı grevde kamu binalarından çıkan emekçiler, 12.00'da Hükümet Meydanı'na yürüdü. Greve katılımın az olduğu gözlenen Niğde'de basın açıklamasının ardından emekçiler sendikalarına döndü.


Sağlıkta dönüşüme, güvencesizliğe karşı insanca bir yaşam isteyen emekçiler, Bolu'da da grevdeydi. Kardelen Meydanı'na yapılan yürüyüşe polisin tüm engellemelerine karşın 100 kişi katıldı.


Çaycuma'da Eğitim-Sen ve SES üyelerinin katılımıyla gerçekleşen grev, Çaycuma Çarşı Meydanı'nda gerçekleşti. Eyleme 300 kişi katılırken, halkın hastanelere gitmemesi ve emekçilere yoğun destek vermesi de oldukça önemliydi.


Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi de sabah saatlerinden itibaren grev alanına dönüştü. 09.30'da Acil Polikliniği önünde başlayan eylemin ardından öğle saatlerinde Eğitim-Sen ve diğer bileşenlerle buluşuldu.


Artvin Hopa’da Eğitim Sen ve SES üyeleri de Belediye Parkı’nda toplandı. Burada Eğitim Sen Hopa temsilcisi Fatih Asilkefeli bir açıklama yaparak kamu çalışanlarının taleplerini sıraladı.


KESK üyesi emekçiler Silifke'de de sokaktaydı










Sendika.Org/ Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Adana, Ceyhan, Mersin, Çanakkale, Kocaeli, Trabzon, Çorum, Sivas, Afyon, Niğde, Bolu, Karadeniz Ereğli, Çaycuma, Silifke