Suriyeli göçmen işçiler: İşsizliğin sebebi biz değiliz

İzmir’de yaşayan Suriyeli mültecilerle vatandaşlık meselesini ve Suriyelilere yönelik artan ırkçı saldırıları ve nefret söylemlerini konuştuk. Suriyeliler bu konuda farklı görüşlere sahip. Bir kısmı vatandaşlık verilmesinden yana iken bir kısmı da mülteci statüsünün tanınması istiyor ancak hepsi eşit şartlarda yaşamak istediklerini dile getiriyor.
Kendileri ile ilgili medyada çıkan yanlış haberlere tepki gösteren Suriyeliler, devletten herhangi bir yardım almadıklarını belirterek, yaşanan işsizliğin, artan kiraların sebeplerinin kendilerinin olmadığını ifade etti. Tepkinin kendilerine değil, hükümetin mülteci politikasına gösterilmesini isteyen Suriyeli mülteciler, artan ırkçı gösteriler ve linç girişimleri nedeniyle artık dışarıda rahat gezemez hale geldiklerini belirttiler.
Wefa Muhammed, Türkiye vatandaşları ile eşit şartlarda yaşamak istediklerini belirterek “Vatandaş olduğumuzda ikinci sınıf olmayacağız. Daha adaletli olacak. Sorunlarımızın çözülmesine katkı sağlayacak. Bütün insanlar nasıl yaşadıysa biz de öyle yaşamak istiyoruz. Sadece belirli bir kesime vatandaşlık verilmesi bence zalimce bir karar. Başka ülkelerde böyle uygulama yok. Bir tür ayrım yapıyorlar” dedi.

‘ÇOK DEFA AYRIMCILIĞA UĞRADIK’
Kendilerine yönelik “Sizin yüzünüzden iş bulamıyoruz. Ucuza çalışıyorsunuz. Kiralar arttı” söylemlerine de değinen Wefa “Bunların sebebi biz değiliz. Biz buraya geldiğimizde ne kadara çalışılması gerektiğini bilmiyorduk. Ne verdilerse kabul etmek zorunda kaldık. Biz zaten yüksek maaş istesek de vermeyeceklerdi. Ben sosyal hizmet uzmanıydım Suriye’de, buraya geldim 3 sene tekstilde çalıştım. Biz Türkiye vatandaşları kadar alamıyoruz. Çok defa ayrımcılığa uğradık, hastanelerde bakılmadık, maaş alamadık. Polise gittik, sorunlarımızı anlattık, polis ‘bizi ilgilendirmez’ dedi. Haklı olduğumuz halde suçlu durumuna düşüyorlar” diye konuştu.

‘BEN BURADAYIM AMA KALBİM SURİYE’DE’
Mecburi olarak geldiklerini hatırlatan Wefa “Ben vatanımı bıraktım, mutlu değilim. Biz burada yeni bir hayata başlamak istedik. Bize bu fırsat verilmeli. İnsanlar kendilerini bizim yerimize koysunlar, nasıl hissedecekler? Ben buradayım ama kalbim Suriye’de. Savaş bittiğinde zaten döneceğiz. Suriye’ye,  Filistin’den ve Lübnan’dan insanlar geldi ve onlara devlet maaş, ev ve vatandaşlık verdi. Biz buna karşı çıkmadık. Onlar da bizim gibi yaşadılar. Biz bunu sorun etmedik. İnsanca yaşamak herkesin hakkıdır” dedi.
İsmini vermek istemeyen ama Suriye’de iken doktor olarak çalışan başka bir mülteci de, Türkiye’ye vatandaşlık için gelmediklerini belirterek “Benim isteğim vatandaşlık değil. Biz mülteci konumundayız. Hayatımızın kolaylaşmasını istiyoruz. Özellikle bu ırkçı söylemler ‘Vatandaşlık verilecek, evler verilecek’ dendikten sonra çok arttı. Artık Suriyeliler dışarıda rahat gezemez hale geldi” dedi.

‘TEPKİYİ HÜKÜMETE GÖSTERSİNLER’
Suriye halkı ile Türkiye halkı arasında çok ciddi bir sürtüşme başladığını da dile getiren mülteci doktor sözlerini şöyle sürdürdü “Daha kötü davranmaya davrandılar. Bu durumla bizim alakamız yok. en çok zararı biz gördük. Türkiye halkı bir tepki gösterecekse bunu Suriyelilere yönelik değil, hükümetine, hükümetin mülteci politikasına göstersin. Biz eğitim, sağlık, çalışma haklarından insanca faydalanmak istiyoruz. Bunlar vatandaşlıktan daha önemli.”

‘SAVAŞ NE KADAR DEVAM EDECEK BİLMİYORUZ’
İsmini vermek istemeyen bir mülteci kadın da “Durumumuzu anlattığımızda anlayanlar oluyorlar. Biz de sizin gibi çalışarak hayatta kalmaya çalışıyoruz. Bize karşı haksızlık yapıyorlar, her söylenene inanmasınlar. Ben mülteci kalmak istemiyorum. Savaş ne kadar devam edecek bilmiyoruz. Vatandaş olursak haklarımız belli olacak. Ayrıca vatandaşlık herkese verilmesi lazım. Bu ileride Türkiye halkının da başına gelebilir. Kimse isteyerek vatanından ayrılmak istemez. Bu tartışmalar bizim psikolojimizi daha da bozuyor” dedi.

ÜLKENİZİ ALMAK İSTEMİYORUZ, YAŞAMAK İSTİYORUZ
Ahlem Mukdet: Geçici koruma yönetmeliğinden kaynaklı haklarımızı tam alamıyoruz. Bir çok işlem yaparken zorlanıyoruz. Vatandaş olursak daha iyi yaşayacağız. Türkler bize daha iyi bakacak. Suriyelilere daha alçak bakıyorlar. Ev bulmaya çalışıyorum. ‘Siz Suriyelisiniz’ diyorlar vermiyorlar. Sizin ülkenizi almak istemiyoruz, sadece yaşamak istiyoruz. Suriye’de savaş bitip, yaşanabilir bir durum olursa ben elbet oraya döneceğim ama iyi değilse mecbur burada kalacağım.

DİPLOMASI OLMAYANIN HAKKI YOK MU?
Ahmet Gendi: Vatandaşlık hakkının sadece diplomaları olanlara verilmesi, diğerlerini dışlamaktır. Diploması olmayanların hakkı yok mu? Şu an ben bir Suriyeli mülteci olarak hayatım geçici. Biz mülteci olarak çok sıkıntı yaşıyoruz. Hiç sabit bir şey yok. Yarın ne olacak hiç belli değil ama vatandaşlık verilecekse elimde sabit bir şey olacak. Ama  bu vatandaşlık nasıl olacak. Suriye vatandaşlığı silinecekse ben kabul etmeyeceğim. Kimse toprağını bırakmaz.
 
Haber: Metehan Ud