(17) İstanbul Hekim Meclisi: 21 Aralık'ta g(ö)revdeyiz!

Biz hekimleri yok sayan, talep, görüş ve önerilerimize kulaklarını tıkayan, sorunlarımızı görmezden gelen zihniyete karşı emeğimizi, mesleğimizi, meslek onurumuzu ve geleceğimizi savunacağız.” İstanbul’un dört bir yanından gelen; kamuda, özel sektörde çalışan hekimler, öğretim üyeleri, asistan hekimler, tıp öğrencileri, işyeri hekimleri, kurum hekimleri, aile hekimleri, emekli hekimler bu tarihi çağrıya cevap vererek Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu’nu hınca hınç doldurdu.

İstanbul Hekim Meclisi, 4 Aralık 2011 Pazar günü 700’ü aşkın hekimin katılımıyla gerçekleştirildi.

Toplantıya sağlık alanında örgütlü meslek odası, sendikaların yanı sıra hasta derneklerinden temsilciler ve CHP İstanbul Milletvekili Dişhekimi Kadir Öğüt de katıldı.

Hekim Meclisi; Odamız Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu’nun konuşmasıyla açıldı. Dr. Çerkezoğlu, “Hekimlerin irade ve mücadele beyanı olan bu toplantının devamını getireceğiz. Hekimliğin bütün alanlarında, bütün sağlık çalışanı ekip arkadaşlarımızla birlikte; mesleğimize, özlük haklarımıza, iyi ve onurlu hekimliğe sahip çıkacağımız bir mücadele programını umuyoruz ki bu Meclis kararlılıkla ve güçlü bir iradeyle yaşama geçirecektir. Bu salonda olsun ya da olmasın bütün hekim arkadaşlarımızın; durumdan rahatsız olan, gelecek kaygısı taşıyan, mesleğine sahip çıkmak için güçlü bir birliktelik oluşturma kararlılığında olan tüm meslektaşlarımızın İstanbul Hekim Meclisi’nin etkinliklerine, kararlarına katılacağına inanıyoruz” dedi.

Ardından toplantıyı yönetmek üzere Divan Heyeti’nin seçimine geçildi. Divan Heyeti’nde Dr. Ayşegül Bilen, Dr. Yelda Emek, Dr. Raşit Tükel ve Dr. Ali Özyurt yer aldı.

Divanın oluşturulmasından sonra açılış konuşmalarını, Türk Tabipleri Birliği İkinci Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Taner Gören yaptılar.

Dr. Aktan yaptığı konuşmada; “İstanbul Hekim Meclisi’nin yoğun katılımlı, görkemli görüntüsü, tıp öğrencilerinden öğretim üyelerine, özel sektörde çalışan hekimden kamuda çalışan hekime dek çok geniş bir yelpazede katılım sağlanması geleceğe ilişkin beklenti ve ümitlerimizi artırıyor” dedi. Dr. Aktan hekimlerin, halkın ve TBMM’nin iradesini hiçe sayan idarecilere karşı, Türkiye’nin dört bir yanında Hekim Meclisleri’ni kurmanın zorunluluk haline geldiğini aktardı. Türkiye’nin ve sağlık ortamının kanun hükmünde kararnamelerle yönetilmeye çalışıldığını, iktidar partisine mensup milletvekillerinin dahi yapılan düzenlemelerden haberdar olmadıklarını belirtti. Hekimlerin, halkın ve TBMM’nin iradesini yok sayan bu zihniyete karşı oluşturulan Hekim Meclislerinde; yaşanan sorunlar karşısındaki çözüm önerilerimizin ve yürütülecek mücadele programının bir bütünlük içinde ortaya konacağını vurguladı. Hekimlerin, hangi alanda görev yaparsa yapsın Sağlıkta Dönüşüm Programı’na bağlı olarak gerçekleştirilen düzenlemelerden mağdur olduğunu ve bu yıkıma karşı büyük bir mücadele kararlılığı içinde olunduğunu belirten Dr. Aktan, bu kararlılığın bir ifadesi olarak 21 Aralık’ta tüm Türkiye’de GöREV’de olunacağını, aciller dışında hizmet sunulmayacağını da duyurdu.

Prof. Dr. Özdemir Aktan’ın ardından kürsüye Odamız Başkanı Prof. Dr. Taner Gören geldi. Prof. Dr. Taner Gören, konuşmasının başında sağlık ortamında yaşanan şiddet olaylarındaki artışa dikkat çekti. Şiddetin, özel hastane, aile sağlığı merkezi, üniversite hastanesi ayırt etmeksizin her yere yayıldığını ifade eden Dr. Gören, bu durumun tesadüf olmadığına, Sağlıkta Dönüşüm Programı’na ilişkin düzenlemelerin, sağlık alanında yıkıma yol açtığına ve hekimlerin, sağlık çalışanlarının bu yıkımın sorumlusu olarak gösterildiğine, hedef tahtası haline getirildiğine dikkat çekti. Dr. Gören, sağlık alanının yıkıma uğratıldığı bu dönemde, 1961 tarihli Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Yasası’nı hatırlamak gerektiğini belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yasanın çıkartılmasında çok büyük emeği olan Prof. Dr. Nusret Fişek’i de saygıyla anmak istiyorum. Bu yasayla sosyal devlet anlayışıyla herkese nitelikli, ulaşılabilir bir sağlık hizmeti vermek felsefesi yatmaktaydı ve çok ileri görüşlü bir yasaydı ve uygulansaydı sağlık alanında çok büyük kazanımlar elde edilebilecekti. Ancak sağlık hizmetlerini kar getiren bir alan olarak gören küresel sermaye bu olumlu adımları baltaladı ve 80 darbesi yapıldı. 80 darbesini Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın başlangıç zemini sayabiliriz. 2003 yılında da Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulanmaya başlandı.” Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın hekimliğin her alanında; mesleği erozyona uğratan, sorunları büyüten, özlük haklarını gerileten sonuçlar doğurduğunu, sağlığın her alanının ticarileştirildiğini dile getiren Dr. Gören, iyi hekimlik değerlerinin ve nitelikli sağlık hizmetlerinin ortadan kaldırıldığına dikkat çekti. Bu yıkım ortamına karşı durma iradesinin hekim meclisleri üzerinden oluşturulabileceğini belirten Dr. Gören, hekimlik mesleğinin bütün bileşenlerinin bu meclisin doğal üyesi olduğunu, hekimlerin sağlık alanının, yaşananların bütününe bakma ve birlikte mücadele etme sorumluluğunu göstermesi gerektiğini vurguladı.

İstanbul Hekim Meclisi’nin bu anlamda tarihsel bir öneme sahip olduğunu söyledi.

Ardından söz alan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Osman Öztürk; 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin sağlık alanına etkilerini ve getirdiği değişiklikleri özetleyen bir sunum gerçekleştirdi. Dr. Öztürk 663 sayılı kararnamenin, son 50 yılın, hatta Cumhuriyet tarihinin sağlık alanındaki en önemli düzenlemesi olduğunu; kamu-özel bütün sağlık kurumlarını ve bütün sağlık çalışanlarını ilgilendiren düzenlemeler içerdiğini belirtti. 
 
Yapılan sunum sonrasında; öğretim üyelerini temsilen Prof. Dr. Raşit Tükel, eğitim ve araştırma hastanelerinde çalışan hekimleri temsilen Doç. Dr. Muzaffer Başak, serbest çalışan hekimleri temsilen Dr. Ümit Şen, aile hekimlerini temsilen Dr. İsmet Sayman, asistan hekimleri temsilen Dr. Koray Yalçın, işyeri hekimlerini temsilen Dr. Turabi Yerli ve tıp öğrencilerini temsilen Ferit Koç birer konuşma yaptılar.

Alanları temsilen yapılan bu konuşmaların ardından toplantının ikinci bölümüne geçildi. Yaklaşık 5 saat süren İstanbul Hekim Meclisi’nde 50’ye yakın hekim söz alarak Sağlıkta Dönüşüm Programı, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve AKP Hükümeti’nin sağlık politikaları hakkında görüş ve önerilerini paylaştı. Yapılan konuşmalarda; 663 sayılı kararnamenin ve bir parçası olduğu Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın kabul edilemeyeceği ve bu gidişata karşı, süresiz grev de dahil tüm eylem biçimlerinin gündeme getirilmesi önerildi. Hekim meclisinde ortaya konan iradenin tek tek birimlere, hastanelere, fakültelere taşınabilmesinin önemli olduğu bu doğrultuda tüm sağlık çalışanlarını buluşturacak işyeri meclislerinin kurulması gerektiği vurgulandı. Mücadelenin tüm sağlık çalışanlarını ve sağlıkta yaşanan yıkımın mağduru olan kesimleri bir araya getirecek zeminlerde yürütülmesi gerektiği belirtildi. Bu çerçevede; gerek 18 Aralık 2011 Pazar günü Tünel'den Taksim Meydanı'na yapılacak yürüyüş ve basın açıklamasının, gerekse 21 Aralık 2011 Çarşamba günü ülke genelinde gerçekleştirilecek GöREV etkinliğinin büyük önem taşıdığı ortak bir şekilde dile getirildi.

Toplantı, “Hekimlerin Kararlılık Beyanı”nın okunması ve kamuoyuna ilan edilmesiyle sona erdi.