DİSK direniş ateşini Kocaeli’nden yaktı

DİSK’in “Kıdem tazminatı, istihdam büroları, torba yasa ve dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Yılmayacağız, teslim olmayacağız, direneceğiz” başlıklı kampanyasının startı Kocaeli’den verildi. Lastik-iş sendikası üyesi lastik işçilerinin yoğun katılımın dikkat çektiği eyleme Birleşik Metal-İş, Genel-İş, Dev Sağlık-İş, Nakliyat-İş üyesi işçiler de kendi pankartları ile katıldılar. Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı eylemde DİSK yönetim kurulu üyelerinin tamamı ve DİSK’e bağlı sendikaların genel başkanları da hazır bulundu. Kampanya çerçevesinde pazartesi günü Gaziantep, salı günü ise Konya’da kitlesel basın açıklamaları ve yürüyüşler gerçekleştirileceği ifade edildi.

KIDEM TAZMİNATINA VURGU
 
Yürüyüş boyunca kıdem tazminatında yapılmak istenen değişikliklere, torba yasa sonucu işçi sürgünlerine, işsizlik ödeneğinin düşürülmesine, özel istihdam büroları ve zamlara karşı pankart ve dövizler taşıyan işçiler sık sık “Tazminata uzanan eller kırılır” sloganını attılar.
 
İnsan Hakları Parkı’nda açıklama yapan DİSK genel sekreteri Tayfun Görgün, çalışma yaşamının yeniden yapılandırılmasına yönelik hükümetin öngördüğü düzenlemelerin sermaye çevrelerinin beklentilerini karşılamaya yönelik olduğunu, emeğin kazanımlarını yok etmeyi amaçlayan bir içeriğe sahip olduğunu söyledi. Görgün “Yeniden ısıtılıp gündeme getirilen Özel istihdam büroları, torba yasa ve şimdi de kıdem tazminatının sorun haline getirilmesinin nedeni budur” diye konuştu.
 
Kıdem tazminatı konusunda iktidarın söylediklerinin yeni olmadığını ifade eden Görgün “bu tartışmalarla yapmak istedikleri şey çalışanların en temel haklarından birisini daha emek maliyetlerini ucuzlatmak için yok etmeye çalışmaktır. Bizleri olmayan bir sorun üzerinden tartışmaya çekerek sorun varmış gibi göstererek emeğin hakkını gasbedecek yeni bir model oluşturmak ve bizleri güvencesizliğe hapsetmek istiyorlar” dedi.

GENEL GREV UYARISI
 
Görgün sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu düzenlemeye karşı işçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullanarak en sert tepkisini vereceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Torba yasayla gündemimize taşınan genç işçilerin, çırakların sömürüsünü derinleştiren, belediyelerde çalışan binlerce hizmet işçisine sürgün kapısını açan, bölgesel asgari ücret düzenlemesi ile asgari ücreti bölge kalkınma ajanslarının inisiyatifine terk etmeyi amaçlayan, işçi simsarlığını özel istihdam büroları ile yasalaştıran, uygulamalara karşı mücadelemiz devam edecektir. Eğer görmemeye, duymamaya, sırtlarını dönmeye devam edeceklerse işçi sınıfı bütün demokratik mücadele araçlarını seferber edecek genel grev de dahil olmak üzere üretimden gelen gücünü de kullanmaktan çekinmeyecektir.”