(10) Ders: Atanamayan öğretmenlerin mücadelesi

Atanamayan öğretmenler İstanbul'dan, Samsun'dan Ankara'ya doğru Bakanlığa sözlerini hatırlatmak için yürüyor; "Hani 55 bin öğretmen atanacaktı?"

Onlar, her öğretmen atama döneminde televizyon ve gazetelerde gördüğümüz, atandıkları için sevinçten ağlayanlardan değil.
 
Sayıları 300 bini bulan, yıllardır "Öğretmen adayı değil, öğretmen" olmalarına rağmen, devletin kendi verdiği eğitimle yetinmeyip, "Çalış kazan, sen de öğretmen ol" diyip, yarı yolda bıraktığı ataması yapılmayan öğretmenler.
 
Yıllarca, KPSS sınavlarına hazırlanmak için bulduğu işleri bırakan, bankadan kredi çeken, askerliğini erteleyen ve sonunda "öğretmen açığı" olduğu için "ücretli öğretmenliğe", "dersane öğretmenliğine" mahkum edilen öğretmenler.
 
Çünkü Türkiye'de öğretmenlerin atanamamasının nedeni öğretmen açığı olmaması değil. Milli Eğitim Bakanı (MEB) Ömer Dinçer'in de dediği gibi binlerce öğretmen açığı var.
 
"Mevsimlik işçi miyiz?"
 
Ancak bu açık, sigortasız, düşük ücretli ve güvencesiz çalışma demek olan "ücretli öğretmenlik sistemi" ile öğrencinin yılda beş kez öğretmen değiştirdiği bir "ara formülle" kapatılıyor.
 
Öğretmenler "Biz mevsimlik işçi miyiz?", "Ücretli köle olmak istemiyoruz" diyor.
 
Atanamayan öğretmenler, artık atanmak için beklemek yerine sosyal medya aracılığıyla örgütleniyor ve sesini çıkarıyor.
 
İşte onlardan ikisi geçenlerde Samsun'dan  Ankara'ya yürüyüş başlatmıştı; şimdi de İstanbul'dan beş kişi 19 Kasım'da Ankara'da diğer atanamayan öğretmenlerle buluşmak için yürümeye başladı.
 
Taksim Meydanı'ndan Kabataş İskelesi'ne yağmur altında, birlikte yürüdüğümüz öğretmenler, "Kadrolu güvenceli atama"  tişötleri ile yoldan geçenlere bildiri dağıttı.
 
Normalde dağıtılan bildirilere pek de sıcak bakmayan insanlar, bu sefer bildirilere ellerini uzattı.
 
Yedi yıla 500 gün sigorta
 
Yedi yıldır ataması yapılmayan Duygu Semiz, altı yıl ücretli öğretmenlik yapmış ancak daha fazla dayanamayıp, daha iyi olduğundan değil ama mecburen dersane öğretmenliğine geçmiş.
 
"Bu kadar yıl çalışıyorum, 500 günlük sigortam var. Ama dersanelerde de başka sömürü koşulları dayatılıyor. Dersane yöneticilerinden, ücretlerin yükseltilmesini istediğimizde bize kapıda bekleyen yüz binlerce öğretmenin olduğunu söylüyor ve 'buna razı ol' diyor. MEB, kamudaki görevini yerine getirmezken, özelde de denetimi sağlamıyor, öğretmenleri kayıt dışı çalıştırıyor."
 
Gittikçe şişen bir balon

Eski Bakan Nimet Çubukçu'nun "seçim atağı" olarak 55 bin atama sözü vermesine rağmen, sadece 11 binin atandığını hatırlatan Semiz, "En azından hepimiz değilse bile verilen söz tutulsun, 44 bin kişi atansın" diyor.
 
Semiz, ücretli öğretmenliğin mutlaka kaldırılması gerektiğini söylüyor; "Bu sayede hem atamalar daha sağlıklı ilerleyecek hem de çocukların nitelikli eğitim alması sağlanacak" diyor.
 
İki yıllık mezun Cenk Sanat, KPSS'den 84.8 alıp atanamadığını söylüyor; bu esnada askerliğe gidip, atanmayı bekleme devam edeceğini söylüyor.
 
"Artık atanamayan öğretmenler gittikçe şişen bir balon haline dönüştü. Bunun patlamasından çok korkuyoruz. Zira bu nedenle intihar eden arkadaşlarımız oldu."
 
Atanamayan öğretmenlere destek için yürüyen atanan öğretmen Fatma Terzi, okulda ücretli öğretmenlere, aynı işi yapmalarına rağmen gerçek bir öğretmen gibi bakılmadığını söylüyor. Bu yüzden ücretli öğretmenler artık bunu gizleyerek çalışıyor.
 
Yürüyüş, Kocaeli ve Bursa'dan Ankara'ya devam edecek. 19 Kasım'da kitlesel bir miting olacak.