DİSK: Halkı düşünmediğiniz ortada... Peki siz kimleri düşünüyorsunuz?

Vicdanın ve adalet duygusunun köreltilmesinin bizzat yöneticiler tarafından kışkırtıldığı bir ülkede yaşadığımız hayal kırıklıkları artık yerini “hayat kırıklıkları”na bıraktı. 

600 yurttaşımızı yitirdiğimiz 7.2’lik depremin ardından Van’da meydana gelen 5.6’lık ikinci bir depremde şu ana kadar 12 yurttaşımız yaşamını kaybetti. 
 
Van depremi için yardıma gelen ve kendi ülkesinde 8 şiddetindeki depremlerde dahi can kaybı yaşanmayan Japon doktor Atsushi Miyazaki’yi 5.6’yla “öldürmeyi başaran” bir ülke olma ünvanını kazandık. 

Yetmedi!. Doğal afetlere, iş kazalarına “hükmedemeyenler”, yurttaşlarını susturma konusunda “hüküm-et” olduklarını kanıtlamaktan geri kalmadıklarını bir kez daha gösterdiler.
 
Bunca ölüm, yaralanma, umutsuzluk, yoksulluk ve acılar yaşanan kentin, tepkisini gösteren insanlarını cop, dayak, tazyikli su ve gaz bombalarıyla, “evlerine” ve çadırlarına girmeye zorladılar.
 
Fiili olarak halkın ama gerçekte ise devletin enkazın altında kaldığı bu süreçte görüldüğü kadarıyla Hükümet, ölümlerin, yaralanmaların, bireysel ve toplumsal travmanın vicdani ve ahlaki sorumluluğunu hissetmesi bir tarafa, “pişkinlik” yapmaktan asla çekinmiyor ve çekinmeyecek. 

Bu nasıl bir “yönetim” anlayışıdır?
 
Körelmiş duygularla “Deprem vergisini yola yatırdık” veya “Kendi potansiyelimizi görmek için yardım almadık” diyebilmek; kaderiyle başbaşa bırakılmış yurttaşların çaresiziği, tepkisi ve öfkesine karşı bu umursamazlık, bu boşvermişlik, bu insan yaşamını hiçe saymak nasıl bir insanlık anlayışıdır?
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin, Ekim ayında yaşanan iş kazaları ile ilgili yaptığı açıklama ve basın haberlerine göre, Ekim ayında meydana gelen iş kazalarında 53 emekçi hayatını kaybetti, 142 emekçi de yaralandı. En çok ölüm inşaatlarda yaşanırken, madenler can almaya devam etti, silikozis 48’inci canını aldı. 

Devletin hâlâ ciddi hiçbir önlem almadığı iş kazaları sonucunda 2009 yılında 1171 işçi yaşamını yitirdi. Türkiye’de iş kazalarında ölüm oranı yıllık ortalama 1200 civarında.
 
İcraatlarınızla, kararnamelerinizle, yasalarınızla, yasaklarınızla, zamlarınızla, hukuksuzluğunuz ve adaletsizliğinizle halkı ve emekçileri düşünmediğiniz ortada!.. 

Peki siz kimleri düşünüyorsunuz?