BTS'nin İSG Kanun Tasarısı Taslağı Görüşleri

Görüşülmekte olan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı'na dair KESK Genel Merkezi'ne BTS'nin ilettiği metin aşağıdadır. (Kaynak: İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi bileşenlerinden Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası İstanbul 1 No'lu Şube)
 
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU TASARISI TASLAĞI
Sendikamız Görüşleri


Amaç Kapsam ve Tanımlar

Tanımlar
Madde 4 (1) Bu kanunun uygulanmasında;
(g) fıkrası iş güvenliği uzmanı demiryollarında özellikle Bakım ve Onarım Atölye Müdürlükleri ile Depo Müdürlüklerinde çalışan bir çok farklı unvanlarda Memur, Tekniker ve Mühendisler bulunmaktadır. Demiryollarında iş güvenliği uzmanları daha çok buralarda çalışan işçi statüsündeki arkadaşlarla fikir alışverişinde bulunarak İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda fikirlerini aktarmaktadırlar. Emek yoğunluklu bir işkolu olan demiryollarında işçinin dışında memur olarak çalışan sözleşmeli personelle aynı yerde çalışmalarına rağmen memurlar bunun dışında tutulmaktadır. Burada önemli olan aynı iş yerinde aynı koşulda çalışan işçi ve memur ayrımı yapılmadan bunun bütünlüklü olarak uygulanması gerekmektedir.

(ı) fıkrası maddesinde işçi ve memurun çalıştığı birçok birimde İş Sağlığı ve Güvenliği çalışan temsilcisi yok denecek kadar azdır. Bunun tüm işyerlerinde özellikle; atölye, fabrika ve depolarda muhakkak olması gereken bir durumdur.

(r) fıkrası demiryollarında çalışma koşullarından dolayı birçok unvanda çalışan arkadaşlar meslek hastalıklarına yakalanarak uzun süre tedavi görmektedirler. Tren Teşkil Memuru çalışanlarında; bel ve boyun fıtığı, Makinistlerde; yüksek gürültüden dolayı işitme kaybı, elektrikli trenlerde çalışan makinistlerde ve diğer yardımcı personelde yüksek gerilim hattı dolayısıyla (26000-30000 volt arasından) kalp krizi sonucu çoğunun baypas olmakta, bu nedenlerle çalışanlar yaşamlarını yitirmektedirler. 


2.BÖLÜM
İşveren ve Çalışanların Görev, Yetki ve Yükümlülüğü


İşverenin Genel Yükümlülüğü
Madde 5

(1) 1. ve 2. maddede belirtilen hususlar dahilinde TCDD nin işçi çalıştırdığı atölye ve fabrikalarda böyle bir uygulama yapmaya çalışmaktadır. 399 tabi sözleşmeli çalışan personelin hemen hemen tümüne (özellikle faal personel dediğimiz tren üstü personel) açık arazide çalışan Tren Teşkil Memurları olmak üzere tüm bunlara yönelik kurumun iş sağlığına yönelik bir yaklaşımının olmadığı, 
(2) 3 ay önce bizzat Sendikamız tarafından kurumun iş sağlığı ve güvenliğinin çok yetersiz olduğunu (son dönemlerde 2007’den bu tarafa 13 arkadaşımız Tren Teşkil Memuru yaşamını yitirmiştir) birçok arkadaşımızın çeşitli yerlerinden yararlandığını söyleyerek kurum TCDD Genel Müdürlük bünyesinde yeni bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu oluşturulduğu görülmektedir. Ve yetersizdir. Memur arkadaşların ölümlü kazalarına ve yaralanmalarına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından İş Müfettişleri gelmemektedir. Ancak işçi statüsündeki çalışanların ölümlü ve yaralanmalı kazalara soruşturma yapmaktadırlar. Genel anlamda yasal değişiklik yapılması bir zorunluluktur. 

Risk Değerlendirmesi Kontrol, Ölçüm ve Araştırma
Madde 10 
(1) Şu anda demiryollarında iş sağlığı ve güvenliği yönünden memurlara yönelik risk değerlendirmesi yapmamıştır 
(2) Kurum hangi unvanda çalışan ve meslek grubunun iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk analizi yapamadığından ve buna yönelik mevzuat ve yönetmeliklerde olmadığından gerekli önleyici ve koruyucu ekipmanları vermediği gibi bunlara yönelik bir eğitimde vermemiştir. Risk analizi ve meslek unvanlarını belirtmediği için çalışma koşullarından dolayı insanlar hayatını kaybetmekte yada ciddi iş kazalarına maruz kalmaktadırlar. Bu temelde TCDD’de tüm mesleklere yönelik en alttan en üste kadar meslek risk analizinin yapılması bir zorunluluktur. 


İş Kazaları Ve Meslek Hastalıklarının Kayıt Ve Bildirimi 
(Madde 13)
(1) İşveren) sadece TCDD’de 5510 sayılı yasa gereği işçiler üzerinden tam olmamakla birlikte inceleme ve ilgili rapor düzenleyebilmektedir. En önemli sorun burada memurlar için ölümlü ve yaralamalı kazalarda çoğu zaman kendi iç denetim(Teftiş Kurulu Müfettişleri) üzerinden soruşturma yapılarak objektif bir teftiş sonucu çıkarılamamaktadır (daha çok kurum lehine kararlar verilmektedir) Bu ölümlü ve yaralanmalı kazalarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerine haber verilmediği için tek taraflı bir soruşturma yapılmaktadır. Bu işleyiş kabul edilebilir değildir. Çünkü ölümlü ve yaralanmalı kazalarda Çalışma Bak. müfettişleri ile ilgili kurum müfettişleri birlikte yapmalıdırlar (memurlar için de)


Çalışanların Görüşlerinin Alınması Ve Katılımlarının Sağlanması 
(Madde 16)
1-2 ve 3.maddelerde belirtilen konuların çoğunda kurum sivil toplum örgütleri, sendika ve çalışanlar da dahil olmak üzere çoğu zaman görüşlerini almamaktadır. 


İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi amaçlı yürütülecek tüm çalışmalarda Sendika, Dernek ve örgütlü bulunan kurumların görüşlerinin alınması ve organlarda yer almaları sağlanmalıdır.  

Çalışma koşulları nedeniyle sağlığını yitiren çalışanların, hak kaybına uğratılmaması gerekmektedir.

Çalışanların işyerlerine gidiş gelişleri İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında değerlendirilmelidir.