Fukuşima'da tahminler verilerle yanlışlandı

Fukuşima nükleer felaketinde atmosfere yayılan radyasyon miktarının Japon hükümetinin tahminlerinin iki katı olduğu ve Çernobil felaketi sırasında yayılan radyasyonun yüzde 42'sine ulaştığını Norveçli araştırmacılar ortaya çıkarttı.

Bir ön rapor, Fukuşima nükleer felaketinde atmosfere salınan radyasyonun tahminlerin iki katı olduğu ve bu toplamın Çernobil'den salınan radyasyon miktarının yüzde 40'ına ulaştığını ortaya koydu. 

Veriler tüm dünya üzerinde kurulmuş olan alıcı şebekesinin ölçümleri ile oluşturuldu. Çalışmanın yazarı Norveç Hava Araştırmaları Enstitüsü'nden Andreas Stohl, Japon hükümetinin tahmininin sadece Japonya'dan elde edilen verilerle yapıldığını ve dolayısıyla denize karışan radyasyonu hesaba katmamış olabileceğini belirtti.
 
Atmosfere salınan radyasyonun önemli bir kısmını oluşturan sezyum-137 çevrede onyıllarca bozulmadan kaldığı ve kansere yol açan radyasyon olduğu için oldukça tehlikeli.
 
Geçtiğimiz yaz, Japon hükümeti 11 Mart'ta başlayan Fukuşima nükleer felaketinde atmosfere 15 bin terabekerel sezyum salındığı hesabını yapmıştı. Ancak Stohl ve ekibinin yaptığı tahmin, 20 Nisan'dan itibaren 36 bin terabekerel sezyum salındığı yönünde. Bu da Çernobil'den salınan miktarın yüzde 42'sine denk geliyor. 

Raporda bu salınımın beşte birinin Japonya'ya düştüğü beliritlirken, kalan miktarın çoğunun Pasifik Okyanusu'na düştüğü belirtiyor. 

Japonya'da birçok küçük çocuk ebeveyni çocuklarında radyasyon lekeleri keşfediyorlar ancak hükümet yetkilileri bunların bir sağlık problemi teşkil etmediğini belirtiyor.
 
Böyle bir araştırmanın Pasifik'in diğer tarafındaki ABD'de yapılmaması, yapılmışsa da yayımlanmaması da dikkat çekti.
 
Fukuşima'nin ıslahı en az 30 sene sürecek
 Japonya eski başbakanı Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali etrafındaki bölgede onyıllarca yaşam olmayacağını ifade etmişti.
 
Japon Enerji Komisyonu da yeni bir raporda santralin ıslahı için 30 senelik bir yol haritası çıkarttı. Rapor 2041 itibariyle ıslahın tamamlanacağını öngörürken, kaydadeğer gecikmelerin de olabileceğini zira raktörlere ve yakıt çubuklarının hasarına dair tüm detayları içeren kapsamlı hasar raporlarına ulaşmadıklarını belirtiyor.