Divan Pastanesi İşçileri: ‘’Direnişimiz kırılmayacak! Biz onların bize karşı göstermiş oldukları direnişini kıracağız’’

Divan Pastanesi İşçileri: ‘’Direnişimiz kırılmayacak! Biz onların bize karşı göstermiş oldukları direnişini kıracağız’’
 
Geçtiğimiz şubat ayında katıldığı bir konferansta “çocuklarımın geleceğinden endişeliyim”  diyen Koç Holding Yönetim Kurulu üyesi Ali Koç’un fabrikalarından biri olan Çekmeköy’de Divan Pastanesi Fabrikası’nda 55 işçi “Çocuklarımızın geleceğini bu ücretle güvence altına alamayız” diyerek sendikalaştı ve bu nedenle 16 Şubat’ta tazminatsız işten çıkartıldılar. Direnişteki işçiler de hem kendi geleceklerinden hem de Ali Koç gibi çocuklarının geleceklerinden endişe ediyor. 60 gündür bunun için mücadele veriyorlar!
 
Asgari ücretin çok az üstünde, düşük ücretle çalışan işçiler, son yılbaşı zammının da düşük gelmesiyle imza toplayıp yönetime gitme kararı vermişler.“10 yıllık eleman ile anca 1130-1200 lira arası alabiliyordu ortalama. Zamlardan memnun değildik. İmza topladık. Yönetime gittik. 109 kişi imza verdi. Yönetim ciddiye almadı bize. İmza veren üç arkadaşımıza baskı uygulamaya başladılar. Biz de sendikaya üye olduk10 gün içinde 70 kişi sendikaya üye olmuştu. İmzadan sorumlu tuttukları 3 arkadaşımızı çıkardılar. Tepki olarak yemek boykotu yapma kararı aldık. Akşamına işyerinin huzurunu bozduğumuz gerekçesiyle yönetim telefon ederek 9 kişiyi daha işten çıkardı. Ertesi gün fabrika genelinde iş bırakıldı. O günden beri de burada direnmeye devam ediyoruz.”
 
Fabrikada çalıştıkları süre içerisinde karşılaştıkları tek sıkıntı düşük ücretleri değil. Çalışma saatleri yüksek. Fazla mesai isteğe bağlı değil, zorunlu. Gün içinde beş saat fazla mesai yaptıkları günler olmuş. Fazla mesailerin ücretlerini ise tam olarak alamamışlar. 
 
İşçi sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun çalışıyorlar. Hamile işçiler de aynı diğer işçiler gibi uzun saatler çalıştırılıyor. Koruyucu ekipman talep ettiğinde işçiler 4-5 ay sonra ancak alabiliyorlar. Ya da 2 yıldan daha uzun süre koruyucu ekipmanları eskiyene kadar kullanmak zorunda kalıyorlar. Eğitimleri periyodik olarak verilmiyor. Verilen eğitimler de göstermelik. Sadece 6-7 kişiye eğitim veriliyor ve eğitim tamamlanmış gibi gösteriliyor. 
Bir kadın işçi yaşadığı iş kazasını paylaşıyor. “Parmağımı asansörle kapının arasına sıkıştırdım. 10 günlük raporum vardı. Ama ustabaşı beni 5 gün sonra aradı gel çalış diye. Paketleme işi yapıyorum ben. Elim sargılı olmasına rağmen 5 gün erken geldim, çalıştım.”Kayma, düşme, makineye el, parmak kaptırma, yanık en çok karşılaşılan sağlık problemleri olduğunu ifade ettiler. Aynı zamanda fabrikada ortak olan işçi sağlığı sorunu ise ayaklarında varis ve mantar oluşmasıdır. Uzun süre ayakta kalınmasından dolayı özel ayakkabılarverilmesi gerekirken, firma uzun süre yeni ayakkabı vermediği için ayak sağlık sorunları devam etmektedir.
 
Fabrika bu yılın başında Ümraniye’den Çekmeköy’e taşınmış. Böyle olunca çocuk sahibi işçiler için fabrikaya gidip gelmesi ya da çocuklarını sabah erken bir saatte bırakacak bir yer bulamamaları sıkıntısı başlamış. İşe başlama saati sabah 06.30 ve işçilerin büyük çoğunluğu Avrupa yakasından gelmektedir. Ayrıca fabrikanın taşınması da işçilere yaptırılmış. Taşınma aşamasında işçiler 1,5 – 2 ay hafta izinlerini kullanamadıkları gibi, gelmedikleri günler de senelik izinlerinden düşülmüş. Aynı zamanda fabrika dışından gelen yemekler geç geldiğinde işçiler geç yemek yediklerinde işçilerin geç yemek yemeleri de molalarından düşürülmüş. 
 
Öte yandan ustabaşılarının ve üretim müdürünün baskısı ve hakaretlerine maruz kalmışlar. Elindeki ürünü tamamlamak için başka bölüme giden işçiyi gören üretim müdürü, “bu eşeğin ne işi var burada, boş boş dolaşmasın” diyerek hakaret etmiş ya da yıpranan dondurucuların suçunu “siz ne biçim insansınız, böyle kullanılmaz” diye hakaret ettiği işçilere yüklemiş. Direnişe katılan bir kadın işçiye ustabaşının üretim müdürünün üslubuna benzer şekilde, “direnişe çıktın, o senin hayvanlığın, terbiyesizsin. Çocuğunuz olsa sakin kendinize benzetmeyin.”İnsan onurunu kıran, baskı ve zulmemaruz kalınmıştır.
 
Divan direnişi işçilerininaileleri de yanlarında destekleri güç veriyor. İşçiler, kararlı ve azimli olarak direnişlerini sürdürüyorlar. İşçiler, direnişini bölmek isteyenlere karşı şöyle sesleniyor:“Biz onların bize karşı göstermiş oldukları direnişini kıracağız. Bırakıp gideceğimizi düşünüyorlarsa yanılıyorlar. Direnişimiz kırılmayacak! Yılmayacağız, kazanacağız!”

İSİG Kadın Meclisi