Açılış konuşmasını yapan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu, iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı mücadele vurgusu yaptı.

"İşsizlik ve güvencesizlik kıskacında işçi sağlığı" konulu ilk oturumda söz alan Yrd.Doç. Berna Müftüoğlu işçi sınıfı mücadele tarihi ve emek sömürüsünü anlattıktan sonra Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın çalışma sürelerinin artırılmasına yönelik açıklamalarına değindi. Müftüoğlu, bu tip açıklamaların hukuksuzluğa meşruiyet kazandırma amacını taşıdığını söyledi. Daha sonra söz alan Güvenli Çalışma.Org editörü Nevra Akdemir ise, son dönem hükümet politikalarının esnek ve güvencesiz çalışma ortamını meşrulaştırmaya çalıştığına dikkat çekerek yeni üretim pratiklerinin sermayenin karını artırırken bir maliyet olarak gördükleri işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını belirtti. Bu durum nedeniyle meslek hastalıkları ve iş kazalarının daha da artacağı bir ortam yaratıldığını söyledi. Moderatörlüğünü Araştırma Görevlisi Ahmen Bekmen'in yaptığı oturumda karşılıklı soru, cevap ve değerlendirmelere yer verildi.

"Dünyada ve Türkiye'de işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadele örnekleri" konulu ikinci oturumda söz alan Araştırmacı Aslı Odman ise Fransa, İngiltere ve Kanada'dan konu ile ilgili kampanyalara ve örgütlenmelere değindi. Odman, sunumunda beyaz ve mavi yakalı çalışanlara dair birçok soruna değinirken slayt gösterimi eşliğinde verdiği bilgiler katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Onur Gökulu ise İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin oluşum süreci, mücadele perspektifi ve bileşenleri üzerine bilgi verdi. Ayrıca bugüne kadar gerçekleşen Meclis faaliyetlerini anlattı. Moderatörlüğünü Araştırma Görevlisi Meryem Kıroğlu'nun yaptığı oturumun soru-cevap bölümünde ise özellikle dünya örnekleri ışığında Meclis'in neler yapabileceğine dair canlı bir tartışma yürütüldü.

Öğleden sonraki oturumun konusu "Meslek Hastalıkları" idi. Moderatör Dr. Ercan Duman yaptığı sunumda ülkemizde mesleki hastalık olarak kimyasal maddelerle olan hastalıklar, deri hastalıkları, bulaşıcı hastalıklar, fiziki etkenlerle olan hastalıklar, pnömakonyoz ve solunum sistemi hastalıklarının tanımlandığını ve kabul edildiğini belirtti. Duman'ın konuşmasının ardından diş teknisyenleri, enerji işçileri, sağlık işçileri, demiryolu çalışanları, çağrı merkezi çalışanları gibi birçok sektörden gelen işçiler ve hekimlerle mühendisler söz aldılar.

Son oturumun konusu ise "Meslek hastalıklarının önlenmesi için ne yapmalı?" idi. Moderatör Avukat Evren Demircan iş kazaları ve meslek hastalıkları mevzuatı, işçilerin izlemesi gereken yollara değinirken hukuki yolların önemli olduğunu ama asıl olarak siyasal bir karşı çıkışın örülmesi gerekliliği üzerinde durdu. Daha sonra söz alan Çalıştay katılımcıları ise iş cinayetlerinin önlenmesi ve iş güvenliğinin sağlanması için atılacak adımlara dair önerilerde bulundular. Ortaklaşılan nokta ise örgütlülüğümüzü güçlendirmek ve geliştirmek oldu.

Bileşenini metal işçileri, sağlık işçileri, enerji işçileri, hava işçileri, deri işçileri, çağrı merkezi çalışanları, psikologlar, sinema emekçileri, plaza eylemcileri, doktorlar, mühendisler, avukatlar, gazeteciler, akademisyenler ve kitle örgütleri temsilcilerinin oluşturduğu "Çalışırken Hastalanıyoruz" Çalıştayına 110 kişi katıldı. 

Fotoğraflar için sevgili İrfan Ertel teşekkür ederiz...  

Güvenli Çalışma.Org 


İş kazaları ve meslek hastalıkları çalıştayı

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından düzenlenen çalıştayda, iş cinayetleri ve meslek hastalıkları masaya yatırıldı. “Bu sorun işçi olsun olmasın, hayatı üreten herkesin mücadele etmesi gereken bir durumdur” denildi.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, TMMOB Makine Mühendisleri Odası'nda “Meslek Hastalıkları Çalıştayı” düzenledi. Çalıştay İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu'nun açılış konuşması ile başladı.

Türkiye'de yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıklarının, “basit olaylar” olmaktan çıktığını belirten Çerkezoğlu, “Bu bütün olarak bizi tüketen bir dişlinin çarkından geçiyor. Bu sorun hayatı üreten herkesin, işçi olsun olmasın herkesin mücadele etmesi gereken bir durumdur” dedi.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin talebiyle çalıştayın düzenlendiğini kaydeden Çerkezoğlu, “Bu sisteme karşı daha örgütlü, daha içten bir çalışma yürütülmelidir” diye konuştu.

'İŞSİZLİK VE GÜVENCESİZLİK KISKACINDA İŞ GÜVENLİĞİ'

Çalıştayın ilk oturumunda, “İşsizlik ve Güvencesizlik Kıskacında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” konusu ele alındı.

Bu başlıkta Berna Güler Müftüoğlu, işçi sınıfı mücadelesinin, emek süreci ve sömürüsünün gelişmesi gibi tarihsel sürece ilişkin sunum yaptı. “Çalışırken hastalanıyoruz” diyen Müftüoğlu, hastalanmanın sonuç olduğunu ve bunun ekonomik ve sosyal yönünün ağırlıklı olduğunu kaydetti.

Kapitalizmin kendini krizler üzerinden var ettiğini belirten Müftüoğlu, “Krizlerin, aşırı birikim, metaların değersizleşmesi, dünya ölçeğinde sermaye birikim hızının düşme eğilimi içinde olması” gibi nedenleri sıraladı.

1970'li yıllardan itibaren çalışma alanında rekabetin arttığını, '80'den sonra ise çalışma hayatının yeniden yapılandırıldığını kaydetti. Müftüoğlu, çalışma ilişkilerinin düzensizleşmesiyle esnek çalışmanın başladığını belirtti.

'TÜRKİYE İŞ KAZALARINDA AVRUPA'DA BİRİNCİ'

Müftüoğlu, Türkiye'nin meslek hastalıkları ve iş kazalarında Avrupa'da birinci dünyada ise üçüncü olduğunu kaydetti. Meslek hastalıkları ve iş kazalarını önlemenin örgütlü mücadeleden geçtiğine işaret eden Müftüoğlu, Türkiye'de işçilerin sadece yüzde 5'inin sendikalı olduğunu hatırlattı.

Bakan Yıldız'ın çalışma saatlerinin artırılması ve cumartesi günü de çalışılması yönündeki açıklamalarına tepki gösteren Müftüoğlu, “Hukuksuzluğa devlet tarafından meşruiyet zemini kazandırılmak isteniyor” dedi.

Müftüoğlu konuşmasını, “Emek gücü örgütsüzleştiriliyor, edilgenleştiriliyor, değersizleştiriliyor, bağımlılaştırılıyor. Bunlara karşı örgütlenme dönüştürücü, engelleyici güçtür” sözleriyle noktaladı.

'İŞ KAZALARININ NEDENİ GÜVENCESİZLEŞTİRME VE ESNEKLEŞME'

Meclisin web sitesinin editörü Nevra Akdemir ise Türkiye'de durum ve son gelişmelere ilişkin sunum yaptı. Güvencesizleştirme ve esnekleşmeyi meslek hastalıkları ve iş kazalarının nedeni olarak ortaya koyan Akdemir, esnekleştirme ile işin parçalandığını, işçi sınıfının sektörel olarak ayrıştırıldığını belirtti. Verim almak için az işçiye çok iş yaptırıldığını ve daha çok çalıştırma sonucunda meslek hastalıklarının ve iş kazalarının arttığını kaydetti.

“Evde çalışma, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının görünmez bir süreci” diyen Akdemir, “İşler parçalanıyor ve en ince işçilik isteyen kısımları evlere gönderiliyor. İkinci olarak iş parçalanarak atölyelere gönderiliyor. Buda işin sadece belirli yönlerinin denetlenebilmesini sağlıyor. İş verilen atölyeler denetlenmiyor. Güvence öteleniyor, kar olabildiğince artırılıyor. Merkezde çalışan işçiler garantileniyor ama yan sanayide çalışan işçiler için böyle bir durum yok. Çünkü, bu maliyetli” diye konuştu.

'İŞSİZLİK ÜCRETLERİ DÜŞÜRMEK İÇİN KULLANILIYOR'

Üçüncü olarak ise zaman ve kapasite nedeniyle işin parçalandığını kaydeden Akdemir, bu üç esnekliğin işçi sağlığı ve güvenliğini bölen, iş kazası, meslek hastalıklarını arttıran bir üretim yapısını ortaya çıkardığını kaydetti. Akdemir, Türkiye'de 24 milyon kişinin istihdam edilmeyi beklediğini söyleyerek, devletin işsizliği ücretleri düşürmek için kullandığını vurguladı. Akdemir, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının engellenmesi ve tüm sömürü sisteminin değiştirilmesi için örgütlenmenin önemine dikkat çekti.

'DÜNYA VE TÜRKİYE'DE MÜCADELE ÖRNEKLERİ'

Çalıştayın ikinci oturumu, “Dünya ve Türkiye'de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mücadele Örnekleri” başlığıyla devam etti.

Sosyal bilimci Aslı Odman, “Avrupa'da işçi sağlığı ve iş güvenliğinde yeni akımlar, kampanyalar ve oluşumlar” üzerine sunum yaptı. Genel olarak Avrupa özel olarak ise Fransa ve İngiltere'deki mücadele yöntem ve örneklerini aktardı. Avrupa'da, sanayi üretimine bağlı iş kazalarının, asbest ve kimyasal kullanımına bağlı olarak da meslek hastalıklarının arttığını söyledi.

Odman, ofislerde yoğunlaştırılmış çalışmaya bağlı psikososyal hastalıklarda artış yaşandığını kaydetti, 2008'den bugüne 26 beyaz yakalı France Telekom çalışanın intihar ettiğini açıkladı.

Asbest kullanımını şimdiye kadar 55 ülkenin yasakladığını, Türkiye'nin ise 2011 yılında yasakladığını açıkladı. Odman, ülkelerde sendikalar ve konfederasyonların yürüttüğü kampanya ve eylemlere ilişkin bilgi verdi, slayt gösterimi eşliğinde sunum yaptı.

'İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ MECLİSİ'

Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yöneticisi Onur Gökoğlu ise, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin kurulması için yapılan çalışmalar, Meclis'in gerçekleştirdiği eylem ve materyallere ilişkin bilgi verdi.

Meclisin 3 yıllık sürecin sonucunda OSTİM ve Elbistan'da yaşanan iş kazalarının ardından kurulduğunu söyleyen Gökoğlu, ilk olarak "İşçi Sağlığı Çalışma Grubu" oluşturulduğunun bilgisini verdi.

Sendika, mühendis ve tabip odaları, akademisyenler, iş kazalarında yaşamını yitirenlerin aileleri, basın gibi geniş katılımdan oluşan Meclis'in bilgiyi kamusallaştırmak, yaymak için 'güvenli çalışma.org' adıyla site kurduğunu söyledi.

Kağıthane'de bir okulda iki işçinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili inceleme heyeti oluşturduklarını kaydeden Gökoğlu, OSTİM ve Davutpaşa davalarının izlenmesi, aylık kaza ve meslek hastalıkları değerlendirmesi raporu açıklanması gibi çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Çalıştay, "Meslek Hastalıkları", "Meslek Hastalıklarının Önlenmesi İçin Nasıl Mücadele Edilmeli" konu başlıklarıyla devam ediyor.

 

Etkin Haber Ajansı

'Çözüm örgütlenmede'

 İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin “Çalışırken hastalanıyoruz” ana temasıyla düzenlediği Çalıştayda, iş cinayetlerinin önlenmesi ve işçi güvenliğinin sağlanmasının yolunun örgütlenmeden geçtiğine işaret edildi.

“Çalışırken hastalanıyoruz” ana temasıyla İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından Elektrik Mühendisleri Odası'nda düzenlenen Çalıştay'ın öğleden sonraki bölümüne, “Meslek Hastalıkları” başlığı ile devam edildi. 

3. oturumun Moderatörlüğünü Halk Sağlığı Uzmanı Doktor Ercan Duman yaptı. 

Duman, Türkiye'de, “kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları, Mesleki deri hastalıkları, mesleki bulaşıcı hastalıklar, fiziki etkenlerle olan hastalıklar ve Pnömakonyoz ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları”nın sadece meslek hastalıkları olarak tanımlandığını ve kabul edildiğini kaydetti. 

Duman'ın konuşmasının ardından Diş teknisyenleri, çağrı merkezi çalışanları, enerji, deri, metal, tersane, sağlık, hava yolu ve demiryolu işçileri ve güvencesiz öğretmenler, çalıştıkları sektörlere ilişkin yaşadıkları sorunlara aktardı. 

'ÇÖZÜM ÖRGÜTLENMEKTE'

Çalıştay'ın son oturumunda ise, “Nasıl yapmalı? Meslek hastalıklarının önlenmesi için nasıl mücadale edilmeli?” sorularına yanıtlar arandı, öneriler sunuldu. 

İlk olarak Avukat Evren Demircan, hukuki olarak yapılması gerekenlere ilişkin bilgilendirme yaptı. 

“İşin hukuki ayağı önemli ama asıl önemli olan siyasi ağayı” diyen Avukat Demircan, mücadele sonucu iş kanunu ve işçi güvenliği mevzuatlarında önemli değişiklikler yapıldığını kaydetti. 

İş güvenliği yada iş kazalarının işverenin sorumluluğunda olduğunu belirten ve işverenin meydana gelecek olayları ilgili kurumlara bildirmek zorunda olduğunu vurgulayan Demircan, iş yerlerinde denetimin yapılamasının önemine işaret etti. Demircan, bu anlamda işçilere önemli rol düştüğünü söyledi. 

Çalıştay, “Ne yapmalı? Meslek hastalıklarının önlenmesi için nasıl mücadale edilmeli?” soruları üzerine katılımcıların yaptığı konuşmalarla devam etti. 

Meclis üyeleri, iş cinayetlerinin engellenmesi, iş güvenliğinin sağlanması için görüşlerini aktardı, önerilerde bulundu. 

Yapılan konuşmaların hepsinde, iş cinayetlerinin önlenebilmesinin, iş güvenliğinin sağlanabilmesinin çözüm yolu olarak sendikal örgütlenme gösterildi.

 

Etkin Haber Ajansı


“Çalışırken Hastalanıyoruz”

DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’nin İstanbul bileşenlerinin çağrısı ile oluşmuş olan ve çeşitli akademisyenlerin özel emeği ile çalışmalarını sürdüren İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 16 Ekim Pazar günü Beyoğlu Makine Mühendisleri Odası’nda “Çalışırken Hastalanıyoruz” başlıklı bir çalıştay düzenledi. 

Çalıştaya Nevra Akdemir, Aslı Odman, Berna Güler-Müftüoğlu, Meryem Kıroğlu gibi akademisyenlerin yanı sıra, Dr. Ercan Duman, Dr. Mustafa Tamyürek, Av. Evren Demircan, Onur Gökulu, Ahmet Bekmen çalıştay kapsamında konuşmacı ve moderatör olarak katıldılar. 

Ali Çerkezoğlu’nun gerçekleştirdiği kısa açılış konuşmasının ardından başlayan çalıştaya çeşitli sektörlerden yaklaşık 100 civarında işçi ve sendika temsilcisi katılım gösterdi. Enerji ve sağlık işçileri, diş teknisyenleri, çağrı merkezi çalışanları, tersane işçileri, demiryolu işçileri ve göçmen işçilerin yaşadıkları sorunlar, meslek hastalıkları ve iş kazaları üzerine yaşamın içerisinden canlı örnekler verdiler ve deneyim aktarımı gerçekleştirdiler. Dünyada ve özellikle Avrupa’da işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadele örnekleri üzerine Aslı Odman’ın gerçekleştirdiği sunum da ilgiyle izlenen sunumlardan biri oldu. 

4 Oturum biçiminde gerçekleşen çalıştayda “Ne yapmalı” kapsamında somut öneriler içerisinde, hukuki broşürlerden sendikal eğitimlere, aylık takip istatistiklerinden işyeri denetimlerine, ürün güvenlik bilgi formlarının talep edilmesinden bilgilendirici, eğitsel, görsel materyal ve filmlere dek bir dizi öneri ortaya atıldı. Meclisin bir bölge-saha belirlemesi ve burada odaklanarak anket çalışmaları yapması, dizi kampanyalar düzenlemesi, sendikaların hem TİS kapsamında hem de rutin üye toplantılarında işçi sağlığı konusunu gündemleştirmeleri, tüm işçi sınıfını kesen ortak taleplerin belirlenmesi ve bu tür meclislerin farklı illerde de kurulması ve yaygınlaştırılması çalıştayda öneriler kapsamında gündeme getirildi. 

Çalıştaya katılan İşçi Meclisi okurlarının meslek hastalıkları ve iş kazalarının bir “arıza”, bir “hata” değil; kapitalist çalışmaya içkin, onun kaçınılmaz sonucu olduğu yönünde vurguları oldu. Yapılan güncel anayasa tartışmalarında sendika ve siyasi partilerin hiç gündeme getirmediği, ancak esas “değiştirilmesi teklif dahi edilemez” maddenin kapitalist çalışmanın bu niteliği olduğunun altı çizildi.
 
İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi henüz yeni bir oluşum. Meclisin çalışmalarını http://www.guvenlicalisma.org/ adresinden takip edebilirsiniz. 

Devrimci Proletarya

‘Çalışırken hastalanıyoruz’

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi güvencesiz çalışmanın işçi sağlığı üzerindeki etkilerinin tartışıldığı bir çalıştay gerçekleştirdi. Dün Makine Mühendisleri odası’nda gerçekleştirilen “Çalışırken Hastalanıyoruz” sempozyumunda 3 oturum gerçekleştirildi.

 Çalıştayda “İşsizlik ve Güvencesizlik Kıskacında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği”, “Dünyada ve Türkiye’de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mücadele Örnekleri”, “Meslek Hastalıkları” ve “Ne Yapmalı? Meslek Hastalıklarının Önlenmesi İçin Nasıl Mücadele Edilmeli?” başlıklı oturumlarda; Berna Güler Müftüoğlu, Nevra Akdemir, Aslı Odman ve Onur Gökulu yanı sıra Diş Teknisyenleri, Çağrı Merkezi Çalışanları, Enerji İşçileri, Deri İşçileri, Metal İşçileri, Tersane İşçileri, Sağlık İşçileri, Güvencesiz Öğretmenlerin temcilcileri birer konuşma yaptı. Güvencesizleştirmenin işçi sağlığı üzerindeki yansımalarının, Türkiye’den ve dünyadan mücadele deneyimleriyle birlikte tartışıldığı çalıştay saat geç saatlere kadar devam etti.

Özgür Gündem

 

15 saniyede 1 işçi ölüyor

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin düzenlediği  ‘Çalışırken Hastalanıyoruz’ çalıştayı dün yapıldı.  Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi konferans salonunda yapılan çalıştaya, değişik iş kollarından işçi ve emekçiler, sendikacılar, akademisyenler, demokratik kitle örgütü temsilcileriyle meslek örgütü üye ve yöneticileri katıldı. Meslek hastalığı ve iş kazalarının nedenlerinin ve bunlara karşı nasıl mücadele edileceğinin tartışıldığı çalıştay dört oturum halinde yapıldı.

İstanbul Tabip Odası Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayın “İşsizlik ve Güvencesizlik Kıskacında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” başlıklı ilk oturumunda

Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Endüstri Bölümü Öğretim Görevlisi Berna Güler Müftüoğlu, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Üyesi Nevra Akdemir sunum yaptı.

HER YIL 360 BİN KİŞİ ÖLÜYOR

Sunumuna, Türkiye’nin iş kazalarında Avrupa birincisi, dünya üçüncüsü olduğunu hatırlatarak başlayan Berna Güler Müftüoğlu, krizlerle birlikte güvencesiz çalışmanın arttığına dikkat çekti. Özellikle 1980 sonrasında çalışma yaşamında önemli değişimler yaşandığını söyleyen Müftüoğlu, işçi-emekçi yerine çalışan-işgören,  emek gücü yerine, insan kaynağı, işçi sağlığı yerine iş sağlığı, düzenli çalışma yerine düzensiz çalışma, kadrolu yerine sözleşmeli,kamu işletmeciliği yerine özelleştirme gibi kavramların kullanılmaya başlandığını dile getirdi. Aynı sürecin düzensizleşme, esnekleşme ve tam bağımlılığı da beraberinde getirdiğini anlatan Müftüoğlu, İLO’nun 2009 verilerine göre kriz öncesi verilere göre dünyada her 15 saniyede bir işçinin iş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini, her yıl 360 bin kişinin iş kazalarında 1 milyon 950 kişinin ise meslek hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti. Türkiye’de ise her iş saatinde 32 iş kazası olduğunu her 80 dakikada ise bir işçinin iş göremez duruma geldiğini, her 2 saat 40 dakikada ise bir işçinin iş kazasında hayatını kaybettiğini anlatan Müftüoğlu, iş kazalarının yüzde 50’sinin 1 ila 49 kişinin çalıştığı iş yerlerinde olduğunu dile getirdi. Türkiye’de 2010 verilerine göre 1 milyon 300 bine yakın kayıtlı işyeri olduğunu buna karşılık sadece 811 iş müfettişi olduğunu dile getiren Müftüoğlu, 1 müfettişe 50 bin işyeri düştüğüne, Almanya’da ise  1 iş müfettişine 5 bin 500 işyeri düştüğüne dikkat çekti.

KADIN İŞÇİLER DAHA FAZLA EZİLİYOR

Müftüoğlu’nun ardından söz alan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Üyesi Nevra Akdemir, iş kazaları ve meslek hastalıklarını engellemek için alınması gereken tedbirlerin maliyet olarak görüldüğünü dile getirdi. Kadın işçilerin durumuna da dikkat çeken Akdemir, kadınların erkeklere göre daha fazla sorun, daha esnek çalışma koşulları ile boğuşmak zorunda olduğunu söyledi. Kadın işçilerin erkeklere göre iş yerinde daha fazla azarlanıp, ezildiğini belirten Akdemir, kadın işçilerin ücretlerinin bir kreş ücretiyle eş değer halde olduğunu söyleyerek durumun önemine dikkat çekti.

SORUMLULUK İŞÇİYE YÜKLENİYOR

Dünyada ve Türkiye’de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mücadele Örnekleri’ isimli ikinci oturumda Sosyal Bilimci Aslı Odman ile Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu üyesi Onur Gökulu sunum yaptı. Fransa, İngiltere ve Almanya’da meydana gelen iş kazaları, meslek hastalıkları ve bunlara karşı düzenlenen kampanya ve verilen mücadelelerden örnekler veren Aslı Odman, artan mesleki kanserlere ve intiharlara dikkat çekti. Özelleştirilen Fransa Telekom’da 2008 yılından bu yana 26 kişinin intihar ettiğine dikkat çeken Odman, Fransa’da ki kanser hastalıklarının yüzde 10’unun mesleki kanserler olduğuna dikkat çekti. Büyük tekellerin ve şirketlerin yeni çalışma şekillerinin, sorumluluğu bireylere yüklemesinin yeni birçok mesleki hastalığa yol açtığını dile getiren Odman, şirketlerin işçi sağlığını iş sağlığına dönüştürdüğünü, meslek hastalıkları ya da iş kazalarının sorumluluğunun ise çalışana yüklenmek istendiğini ifade etti. Bunun şirketlerin ve devletlerin yeni politikası olduğu işçilere ‘hata bende’ fikrinin yerleştirilmeye çalışıldığını aktaran Odman, bu girişimlere karşı bazı ülkelerde yürütülen kampanyalardan örnekler vererek benzer deneyimlerin Türkiye’de de uygulanabileceğini ifade etti.

Odman’ın ardından söz alan Onur Gökulu ise Meclislerinin ne amaçla bir araya geldiği ne gibi çalışmalar yaptığını anlattı. Öğleden sonra düzenlenen ilk oturumda ise değişik iş kollarından katılımcılar, işyerlerinde yaşadıkları deneyimleri paylaştılar. Düzenlenen son oturumda ise İşçi sağlığı ve İş güvenliği Meclisinin yapması gerekenler tartışıldı.

Evrensel


'Çözüm örgütlenmede'

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin “Çalışırken hastalanıyoruz” ana temasıyla düzenlediği Çalıştayda, iş cinayetlerinin önlenmesi ve işçi güvenliğinin sağlanmasının yolunun örgütlenmeden geçtiğine işaret edildi.

“Çalışırken hastalanıyoruz” ana temasıyla İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi tarafından Elektrik Mühendisleri Odası'nda düzenlenen Çalıştay'ın öğleden sonraki bölümüne, “Meslek Hastalıkları” başlığı ile devam edildi.

3. oturumun Moderatörlüğünü Halk Sağlığı Uzmanı Doktor Ercan Duman yaptı. 

Duman, Türkiye'de, “kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları, Mesleki deri hastalıkları, mesleki bulaşıcı hastalıklar, fiziki etkenlerle olan hastalıklar ve Pnömakonyoz ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları”nın sadece meslek hastalıkları olarak tanımlandığını ve kabul edildiğini kaydetti.

Duman'ın konuşmasının ardından Diş teknisyenleri, çağrı merkezi çalışanları, enerji, deri, metal, tersane, sağlık, hava yolu ve demiryolu işçileri ve güvencesiz öğretmenler, çalıştıkları sektörlere ilişkin yaşadıkları sorunlara aktardı.

Çalıştay'ın son oturumunda ise, “Nasıl yapmalı? Meslek hastalıklarının önlenmesi için nasıl mücadale edilmeli?” sorularına yanıtlar arandı, öneriler sunuldu.

İlk olarak Avukat Evren Demircan, hukuki olarak yapılması gerekenlere ilişkin bilgilendirme yaptı.

“İşin hukuki ayağı önemli ama asıl önemli olan siyasi ağayı” diyen Avukat Demircan, mücadele sonucu iş kanunu ve işçi güvenliği mevzuatlarında önemli değişiklikler yapıldığını kaydetti.

İş güvenliği yada iş kazalarının işverenin sorumluluğunda olduğunu belirten ve işverenin meydana gelecek olayları ilgili kurumlara bildirmek zorunda olduğunu vurgulayan Demircan, iş yerlerinde denetimin yapılamasının önemine işaret etti. Demircan, bu anlamda işçilere önemli rol düştüğünü söyledi.

Çalıştay, “Ne yapmalı? Meslek hastalıklarının önlenmesi için nasıl mücadale edilmeli?” soruları üzerine katılımcıların yaptığı konuşmalarla devam etti.

Meclis üyeleri, iş cinayetlerinin engellenmesi, iş güvenliğinin sağlanması için görüşlerini aktardı, önerilerde bulundu.

Yapılan konuşmaların hepsinde, iş cinayetlerinin önlenebilmesinin, iş güvenliğinin sağlanabilmesinin çözüm yolu olarak sendikal örgütlenme gösterildi.

Atılım Haber

 


Meslek hastalıkları çalıştayı düzenlendi

 

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi 16 Ekim günü 'Çalışırken Hastalanıyoruz' başlıklı çalıştay düzenledi. Saat 10.00 - 17.30 arasında Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya meslek hastalıklarının mağduru olan çeşitli işkollarından işçiler, akademisyenler, hekimler, avukatlar, sendikacılar, basın mensubu katıldı...

Sendika.Org internet sitemizin haberini kaynak göstermiştir...


Çalışırken Hastalanıyoruz

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 16 Ekim 2011 Pazar günü, TMMOB Makine Mühendisleri Odası'nda “Meslek Hastalıkları Çalıştayı” düzenledi. Çalıştayda, iş cinayetlerinin önlenmesi ve işçi güvenliğinin sağlanmasının yolunun örgütlenmeden geçtiğine işaret edildi.

Odamız İstanbul Şube Yönet Onur Gökulu ise, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin kurulması için yapılan çalışmalar, Meclis'in gerçekleştirdiği eylem ve materyallere ilişkin bilgi verdi. Detaylı bilgi için: www.guvenlicalisma.org 

Kimya Mühendisleri Odası




" /> 'Çalışırken hastalanıyoruz' Çalıştayı - İSİG Meclisi - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

'Çalışırken hastalanıyoruz' Çalıştayı - İSİG Meclisi

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak 16 Ekim Pazar günü saat 10.00 - 17.30 arasında 'Çalışırken Hastalanıyoruz' temalı bir Çalıştay düzenledik...