(5) Kampana Deri işçilerine destek ziyareti

Türk-İş'e bağlı 10 sendikanın oluşturduğu Sendikal Güç Birliği Platformu bileşeni sendikalar Tuzla'da mücadelelerini sürdüren Kampana ve Savranoğlu Deri işçilerine destek ziyareti gerçekleştirdi.
 
Deri-İş Sendikası tarafından yürütülen sendikal örgütlenme sürecine destek amacıyla gerçekleştirilen eyleme Deri-İş üyesi deri işçileri de işyerlerinden çıkarak katılım sağladılar. Güç Birliği bileşeni sendikalar arasından ise TÜMTİS, Kristal-İş, Petrol-İş genel başkanları ziyarette yer alırken Belediye-İş, Tek Gıda-İş ve Almanya Gıda-İş Sendikası'ndan yöneticiler de destek için fabrika önündeydi.
 
Tay: Hiçbir baskı mücadelemizi zayıflatamaz!
 
Eylemde ilk olarak söz alan Deri-İş Sendikası Tuzla Şube Başkanı Binali Tay, konuşmasına, Platform adına katılım sağlayan sendika yöneticilerini selamlayarak başladı. 213 gündür sendikal hakları ve gelecekleri için direndiklerini belirtti. İşçilerin, işverenin sömürü ve baskılarına karşı Deri-İş Sendikası'nda örgütlendiklerini aynı şekilde İzmir'de de Savranoğlu fabrikasında üç ayrı taşeron firmada işçilerin sendikaya üye olduklarını bu nedenle de işçilerin daha çok baskıya maruz kaldıklarını özellikle Savranoğlu işçilerinin resmen sürgün yaşadıklarını söyledi. Savranoğlu işçilerini sürgüne yollayan işverenin işçilerin barınacak yer talebi üzerinden gerçekleştirdikleri fabrikada yatma tutumuna işten atma saldırısı ile cevap vermesi sonucu kapı önündeki çadıra geldiklerini ifade eden Tay, işverenin hiçbir baskısının mücadelelerini zayıflatamayacağını belirterek konuşmasına son verdi.
 
"Üretimden gelen gücümüzü kullanacağız" 

Binali Tay'ın konuşmasının ardından Deri-İş Genel Başkanı Musa Servi bir konuşma gerçekleştirdi. “213 gündür burada bir insanlık ayıbı sergileniyor” diyerek konuşmasına başlayan Servi, işçilerin insanca çalışabilecekleri bir ortamın yaratılması için mücadele ettiklerini ve bu nedenle sendikaya üye olduklarını belirtti. İşverenin sendika düşmanı tutumunu teşhir eden Servi işverenin, parasıyla yasaları satın almaya çalıştığını yasa dışı hareket ettiğini sözlerine ekledi. İşverenin manevralarını yine yasal yollardan boşa çıkardıklarını vurgulayan Deri-İş Başkanı, mücadelelerini kırmak adına işverenin işyerine taşeron sokma manevralarını da kapı önüne yatarak boşa çıkardıklarını belirtti. İşverenin, Tuzla'daki örgütlülüğü boşa çıkarmak adına “işyerimi Menemen'e taşıyacağım vazgeçin” dediğini fakat tutmayınca Menemen'deki işçileri de aynı oyunla buraya gönderdiğini dile getiren Servi mevcut iktidarın işverenlerin sırtında yük olarak gördükleri işçi haklarını kaldırmaya çalıştığını bu nedenle kıdem tazminatının kaldırılmak istendiğini belirtti. Bu uygulamaların işvereni korumak olduğunu belirten Servi “buna karşılık biz de mutlaka üretimden gelen gücümüzü kullanacağız” dedi.
 
Ayçin: Sınıf dostlarıyız 

Musa Servi'nin ardından söz alan Platform Sözcüsü ve Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, konuşmasına “Biz gönül dostlarıyız sınıf kardeşleriyiz onun için buradayız. Biz bu tablolara alışığız. Nerede bir sendikal örgütlenme varsa nerede patronlara ve hükümetlere başkaldırmak varsa orada işten atma ve işyeri kapatması var orada sürgün var” diyerek başladı. “Yeni anayasa adına nutuk atanlar bölgesel asgari ücreti getirmeye çalışanlar köle işçi bürolarını açmaya çalışanlar çalışma yaşamını esnekleştirip yarınları güvencesizleştirmeye çalışanlar ile varlığını sistemlerden beslenerek sürdüren iktidarın arka bahçesi olmuş bürokratik sendikacılık anlayışı da iktidarınız gibi sonuna gelmiştir” sözleriyle konuşmasını sürdüren Ayçin, emekçilere karşı her türlü saldırının uygulayıcısı hükümetin bölge halklarına dönük kirli hesaplarını teşhir etti. Füze kalkanının korunmak için değil saldırı amaçlı kurulduğunu ve bu ülkedeki emekçiler başta olmak üzere Ortadoğu'da baskı ve sömürüye başkaldıranların karşısına yine bu füzelerin çıkarılacağını belirtti. 

Konuşmaların ardından, yurt dışından Kampana işçilerinin direnişine destek amacıyla gelen mesajlar okunarak eylem sonlandırıldı. Eylem boyunca “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “İşçiler burada Türk-İş nerede!”, “İnadına sendika inadına direniş!”, “Direne direne, birleşe birleşe kazanacağız!” sloganları atıldı.