Kadınlar aile paketine karşı yürüdü: ‘Aileye köle, sermayeye kul olmayacağız’

Kadın Emeği Platformu’nun çağrısıyla kadınlar, Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması Yasası’na karşı Tünel’den Galatasaray’a yürüdü

İstanbul’da Kadın Emeği Platformu’nun çağrısıyla kadınlar, 27 Şubat günü Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması Yasası’na karşı sokağa çıktı. Kadını yalnızca aile içerisinde tanımlayan ve asli görevi olarak anneliği gören AKP hükümeti, bu tasarıyla kadını aile içine hapsederken emeğini de güvencesizleştiriyor.

Çeyiz hesabı, çocuk karşılığında altın ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılmasını “fırsat” gibi sunan AKP’ye “Bu yasaya itirazımız var” diyen kadınlar Tünel Meydanı’nda buluştu.”Aileye köle sermayeye kul olmayacağız” pankartıyla Galatasaray Meydanı’na yürüyen kadınlar yürüyüş boyunca yasanın getireceklerini anlattı.

Esnek ve kısa çalışma saatleriyle işyerlerinde kadınların iş yükünün artacağını, 150 işçinin üzerinde çalışanın olduğu işyerlerinde zaten hak olan kreşin devlet teşviki olmadan açılmayacağını, yarı zamanlı çalışma nedeniyle kadınların kıdem ve nitelikli işlerde yükselme şansının ortadan kalkacağını söyleyen kadınlar yasanın kadınlara daha fazla sömürü getireceği söylendi. Çocuk bakım emeğinin ve eviçi emeğin kadın ve erkeğin eşit biçimde bölüşebileceği çalışma koşullarının sağlanmasını isteyen kadınlar Galatasaray Meydanı’nda iki dilde basın açıklaması yaptı.

Türkçe ve Kürtçe yapılan açıklamada yasa tasarısının temelde iki hedefe sahip olduğu şöyle ifade edildi:

“Biz kadınlara göre açıklanan yasa tasarısının temelde iki hedefe sahip. Bir yandan kadınları sadece annelikle tanımlayıp, kamusal alanda ve ücretli emek gücünde öncelikle annelik “görevinin” belirlediği çizgilerle var etmeye çalışmak. Diğer yandan da sermayenin ana yönelimi olan esnek ve güvencesiz çalışmayı doğum/annelik bahanesiyle kadın emekçilerden başlayarak sınıfın genelinde yaygınlaştırmak.”

Açıklamada son iki üç yıldır AKP’nin her altı ayda bir ama anneliği ama kadın istihdamını teşvik etme başlığı altında sunduğu paketlerin/yasaların arkasında üç nedenin olduğu söylenerek şu şekilde sıralandı:

“Sermayeyi ve erkek egemenliğini güçlendirirken kendi iktidarını daimi kılmak için otoriter ve anti demokratik yasalara rıza gösterecek muhafazakâr aileleri yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Boşanmalarını engellemek ve evlerdeki erkek baskısı karşısındaki kadın direnişini kırmak için Aile Danışmanlığı Hizmeti adı altında kadınları sürekli olarak denetlemeyi yasalaştırıyor.

Sosyal hizmet uzmanları ve diyanet temsilcileri aracılığıyla kadınlar üzerindeki erkek- aile baskısının yanı sıra toplumu dindarlaştırma dayatmalarını da yasal güvence altına almaya çalışıyorlar.”

Basın açıklamasının sonunda talepler dile getirildi.

- Çocuk bakım izinleri, hiçbir hak kaybı ya da yarım zamanlı çalışma dayatması olmaksızın, erkeklerle eşit hak ve sorumluluklarla düzenlensin

- Doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde kullanılmak şartıyla erkeklere en fazla ikiye bölünecek şekilde ücretli zorunlu ebeveyn izni verilsin

- Çalışma süreleri tüm çalışanlar için günde en fazla 7, haftada en fazla 35 saate indirilsin

- “Aile sorumlulukları”, “çocuk bakım yükümlülükleri” gibi bahanelerle kadınlara esnek çalışma dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak ve cinsiyete dayalı iş ayrımını sınırlandıracak yasal düzenlemeler yapılsın.

- Devlet tüm kadınlara çalışma süresine ve prime bağlı olmayan işsizlik maaşı ve prim ödemesiz sağlık güvencesi sağlansın.

- Kadınların çifte mesaisi göz önüne alınarak erken emeklilik ve yıpranma payı uygulamaları sosyal güvenlik sistemine dâhil edilsin.

- Kapatılan tüm kamu kreşleri 24 saat açık ve anadilde hizmet verecek şekilde yeniden açılsın.

- Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 50 işçi çalıştıran kamu/özel tüm işyerlerinde ücretsiz, nitelikli bakım evleri ve kreşler açılsın.

- Kadın bakanlığı yeniden kurulsun, kadın erkek eşitliğini sağlamak üzere Anayasa dâhil tüm yasal düzenlemelerde kadınları koruyacak politikalar ve pozitif ayrımcılık ilkesi hayat geçirilsin.”