‘Demiryolları DB ve AB’ye havale edildi’
 
Demirkol, neoliberal ekonomi politikalarının uygulanmaya başlamasıyla kamusal hizmetlerin tasfiye olduğunu, bu kapsamda demiryollarının da Dünya Bankası ve Avrupa Birliğinin direktifleriyle “yeniden yapılandırma” adı altında özelleştirildiğini bildirdi. Demirkol, demiryolları yönetiminin bu süreçte çalışan sayısını hızla azalttığını ve esnek-kuralsız çalışmayı yaygınlaştırdığını vurguladı. ‘“TCDD Meslek Lisesi, basım ve dikimevleri, çamaşırhaneler ve kurum eczaneleri kapatılmıştır. TCDD hastaneleri önce SSK’ya, daha sonra Sağlık Bakanlığına devredilmiştir” diyen Demirkol, taşeron çalışmanın da yaygınlaştırıldığını ve bugün demiryollarında 4 bin taşeron işçinin bulunduğunu kaydetti.
 
'İşçi sağlığı ve iş güvenliği yok sayılıyor’
 
Demirkol, demiryollarında artan esnek ve kuralsız çalışma uygulamaları sonucunda ölümlü iş kazalarının da arttığına dikkat çekerek, demiryolları yönetiminin; bu konuda yaptıkları uyarılara kulak vermediğini belirtti. Çalışanlar arasında ücret adaletsizliğinin de her geçen gün arttığına atıf yapan Demirkol, demiryollarının ücret adaletsizliğinde ayak dirediğini ifade etti. Hükümetin ve demiryolları yönetiminin sendikaların ve meslek odalarının taleplerini görmezden gelmemesini isteyen Demirkol, “Dünya Bankası, IMF ve diğer uluslararası kurumların ve sermayenin istemleri doğrultusunda hazırlanan Demiryolları Kanun Tasarısı Taslakları geri çekilmelidir” dedi.

Evrensel

" /> (15) Demiryollarındaki sorunları büyütmekten vazgeçin - İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi

(15) Demiryollarındaki sorunları büyütmekten vazgeçin

Bağımsız Taşımacılık Sendikası (BTS), Demiryollarının 155. yıldönümünde gösteriş amaçlı yatırımlar yapmak yerine Demiryollarında yapılması gereken iyileştirmelerin bir an önce düzenlenmesini istedi. BTS Genel Başkanı Yavuz Demirkol yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin demiryollarına sürekli yatırım yapmakla övündüğüne dikkat çekti. Demirkol, hükümet tarafından reklamlarla duyurulan yatırımların yeterli olmadığını ve demiryolları çalışanlarının sorunlarına çare olmadığının altını çizdi. Hükümetin yatırım reklamları yapmasına karşın asıl önceliğinin karayolları olduğunu kaydeden Demirkol, “1950’de demiryollarının ulaşım sistemi içindeki payı yük taşımacılığında yüzde 78, yolcu taşımacılığında yüzde 42 iken bu oranlar izlenen politikalar sonucu karayolu ağırlıklı hale gelmiştir. Günümüzde yolcu taşımacılığında karayollarının oranı yüzde 92.2 iken demiryolları yolcu taşımacılığı yüzde 2’ye kadar gerilemiştir” dedi. Hükümetin demiryolu taşımacılığını kâr/zarar hesabı üzerinden yaptığını ifade eden Demirkol, gerekli bakım ve onarım çalışmalarının yapılmadığını, “verimsiz işletildikleri” ve “İşletildikleri parkurlarda yol çalışmaları yapılacağı” gerekçeleriyle yolların kullanıma kapatıldığı ve tren seferlerinin iptal edildiğini bildirdi.