Kıbrıs'ta taşocağı kurulma iznine iptal istemi

Tabipler Birliği, bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, İnönü köyünde insan sağlığına çok büyük zararlar verecek olan Taş Ocağı izninin iptalini talep ettiler

İnönü köyünde yaşayan insanların ve çevrenin sağlığını olumsuz yönde etkileyecek olan, yaşam alanlarının içerisinde taş ocağı izni verilmesini kınıyor, durdurulmasını talep ediyoruz.

Taş ocakları çevreyi ve halk sağlığını olumsuz etkilediği için olabildiğince sınırlı sayıda ve yerleşim yerlerinden uzak bölgelerde olmalı ve etkin bir şekilde denetlenmelidir. Ülkemizde taş ocaklarının ekonomik kullanılaması ve adil bir şekilde denetlenmemesinin verdiği sıkıntılar gün gibi ortada iken İnönü Köyü’nde taş ocağı açılmak istenmesi kabul edilemez. Taş ocaklarından çevreye yayılan ve en fazla zarar veren atık tozlardır. Tozlar hem bitkiler, hem insanlar üzerinde, hem de çevre üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu tozlar işletmenin çalışmaları sırasında (taş kırma, yükleme, taşıma, stoklama vb.) oluşmakta ve hava kalitesini bozarak insan ve çevre sağlığı üzerine olumsuz etkiler yapmaktadır.

Söz konusu taşocağında, güvenlik şeridi oluşturulabilecek genişlikte bir alan da olmadığından, buradaki faaliyet yandaki bahçeleri doğrudan etkileyecektir. Tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı bir alanda yer alacak olan taş ocağı bu bölgede büyük bir ekonomik kayıp ve yıkıma neden olacaktır. Eko-sistem parçalanması, erozyon, arazi kaybı, su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi gibi belirgin etkiler yaratacak bu tesisin açılması büyük bir hata olacaktır. Toz artışı nedeniyle hava kirliliği  titreşim, gürültü, su kirliliği katı ve sıvı atık artışı, toprakta hidrokarbon kirliliği o bölgenin trafik yükünün artışı gibi  bir çok olumsuzluğa yol açacağından İnönü köyündeki yerleşim alanına yakın taş ocağı izninin kaldırılması en doğru yaklaşım olacaktır.

Maddi kazanç için halk sağlığının ve çevrenin gözden çıkarılması, köyün gelişme alanına böylesi bir olumsuzluk yerleştirilmesi kabul edilemezken taş ocaklarının yeniden gözden geçirilmesi, iyleştirilmesi, kurallara uymayanların kapatılmasını ve aşağıda belirtilen sakıncaların dikkate alınarak yetkililerden en kısa sürede söz konusu iznin iptalini talep ediyoruz.

Peyzaj bozulması ve görsel kirlilik:

Peyzaj ekolojik anlamda kullanılmıştır. Ekoloji’de peyzaj “birbiriyle etkileşim halindeki ekosistemler kümesinden oluşan, bu özelliğini geniş alanlarda yineleyen, eş yapılı olmayan arazi” anlamına gelir. Özgün peyzajıyla geniş bir kıtasal bölümü kaplayan biyosistemlere biyom denir. Görsel kirlilik terimi taş ocakları açısından daha çok “görüntü bozulması” olarak kullanılmıştır. Teknik bir kavram olmasına rağmen peyzaj bozulması görüntü bozulması anlamına da kullanılması görüntüsel etkinin temelini oluşturması nedeniyle bir anlamda doğrudur.

Taş ocağı bölgelerindeki peyzaj bozulmasıyla ilgili endişeler salt psikolojik algılamalar olarak değerlendirilirse çok büyük olumsuz sonuçlar doğabilir. Sözgelimi yamaçların oyulması bölge peyzajını olumsuz etkileyerek ekosistemler arasındaki bağlantıları bozar. Taş ocaklarının etkilerinin bir bölümü mühendislik uygulamalarına bağlı etkilerdir. Kuşkusuz görüntüsel sonuçları vardır. Ancak temel etki jeomorfoloji ve arazi kullanım değişikliğidir. Bu durum peyzaj bozulmasıyla birlikte olur.

Arazi kaybı

Taş ocaklarının alanı genellikle 10-150 hektar arasında değişir. Genellikle tarım arazisi kaybı söz konusu olabilmektedir. Açılan yollar, geçişler, su kaynaklarıyla ilgili müdahaleler arazinin niteliğini değiştirebilmektedir. Arazi kaybı, yüzölçümü küçük olan ülkelerde üzerinde durulan en önemli konulardan biridir.

Erozyon

Erozyon, yüzeysel aşındırıcı akıntıların artmasına bağlı olarak artar. Taş ocağında maden alanının toprak üstü zaten açılmaktadır. Ağaçlıklar, çalılıklar ve bitki örtüsü en önemli akıntı düzenleyici ekenlerdir. Yapılan müdahaleler akıntı miktarı kadar hızını da artırır. Akıntıların aşındırıcı etkisiyle önemli nitelikli toprak çökelti maddesi olarak suya, akarsulara ve yüzeysel su kaynaklarına taşınır. Akıntıların yol açabileceği toprak kaymaları orman ve tarım alanlarının da zarar görmesine yol açabilmektedir.

Ekosistem parçalanması

Taş ocaklarının en önemli etkilerinden biri ekosistem parçalanmasıdır. Kapladıkları geniş alan, açılan yollar, nakliye araçları ekosistem parçalanmalarına yol açabilmektedir. Taş ocağı açılan yollar, döşenen hatlar, artan trafikle birlikte ele alındığında ekosistemler üzerindeki etkileri daha iyi anlaşılacaktır.

Yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarının kirlenmesi

Havaya ve yüzeye yayılan bazı kirletici maddeler yağışlar ve akıntılarla yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarının kirlenmesine neden olabilir. Taşınan çökelti maddeleri dip birikintilerinin dinamiğini etkiler. Kimi çökeltiler çökelmiş toksik maddelerin salınımını ve taşkınlarla çevreye yayılmasını kolaylaştırır. Yüzeysel akarsuların hamsu kaynağı olarak kalitesini düşürebilir.Kullanılan petrol ürünlerine bağlı toprak kirliliği su kaynaklarına taşınabilir.

Yangınlar

Taş ocaklarında yapılan işlemler, nakliye işleri, yakıt depoları yangınlara neden olabilmektedir. Taş ocağı yangın nedenleri arasında: Toz, Taş ocaklarında oluşan toz bir iş sağlığı sorununun olmasının yanı sıra önemli bir çevre sağlığı sorunu olarak ta kabul edilmektedir.

Tozun en önemli nedeni kaplamasız ham yollardaki ağır trafik, delme, oyma, patlatma, parçalama, taşıma ve yığma işlemlerine bağlı olarak meydana gelmektedir. Kuru ve rüzgârlı koşullarda toz sorunu büyümektedir. İnce kırma işlemleri varsa toz oranı daha da artar (6, 25).

Küçük ölçekli bir taşocağında yapılan ölçümler oluşan tozun saniyede 28, 2 gram, saatte 101 kg ve 10 saatte 1 ton olduğunu göstermektedir. Alandan toz yayılımı ise saniyede 8, 15, saatte 29, 5 kg, 10 saatlik bir çalışma gününde ise 236-300 kg olarak verilmektedir. Söz konusu çalışmada tozun batıya 400 m yayılmasına karşın güneye 1 km yayılabildiği belirtilmektedir. Bu durum etkin rüzgârların önemini ortaya koymaktadır. Taş ocaklarından çıkan toz kimi bitki türlerini olumsuz etkilemekte, yakın olan yerleşim yerlerinde beldesel ve konut içi tozlanmayı artırmaktadır.

Titreşim

Taş ocaklarında titreşim genellikle patlatma işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Kimi jeolojik koşullarda titreşimler kilometrelerce uzağa yayılabilmektedir. Bu durum nadiren yapısal yıkılmaya yol açmakla birlikte çevre yerleşim yerlerinde yaşayanlarda rahatsızlık ve huzursuzluk nedeni olabilmektedir .

Gürültü

Kamyonlar, ezme ve taşıma işlemlerinin hepsi gürültüye neden olur. Gürültü genellikle bir kaç yüz metre mesafede etkili olabilir. Yankılanma gürültü etkinliğini artırır .

Su kirliliği

Her ne kadar taş ocakları taş kaynaklarının bulunduğu yerlerde açılır. Ancak bunların yerel su kaynaklarını etkilediği belirlenmiştir. Yeraltı suları çok kişinin sandığı gibi yeraltındaki oyuklarda değildir. Su taşıyan tabakalarda ya da bazı kayaların gözeneklerinde yer alır. Bu suların boşalması ya da çekilmesi komşu bölgelerdeki kuyuların su düzeylerinde düşmeye yol açabilmektedir. Özellikle kalkerli bataklık bölgeler ve büyük su kaynaklarının yakınında taş ocağı açılmaması önerilmektedir (32).  Taş ocaklarının yüzeysel sular üzerindeki etkisi pH, toplam asılı katılar ve biyolojik oksijen talebi ile değerlendirilmektedir. En yüksek değerler toplam asılı katılar için 20-100 mg/ l, biyolojik oksijen talebi için 40-125 mg/ l, pH için 5-11 olarak verilmektedir .

Katı ve sıvı atıklar

Çalışanların fizyolojik atıklarının yanı sıra oluşturdukları katı atıklar, yakıt bidon ve kapları yakın çevrede biriktirilmektedir. Uzun önemde önemli bir katı atık yükü oluşur.

Sıvı atıkların vidanjörlerle çekilerek uzaklaştırılması söz konusu ile boşaltılacağı yer önceden planlanmalıdır. Bu atıklar tehlikeli bir kirleticidir ve ormanlık alanlarda boşaltılması ağaçların kurumasına yol açar.

Toprakta hidrokarbon kirliliği

Gelişmiş ülkelerde hidrokarbon kirliliğine büyük önem verilmektedir. Petrol atıklarına, kaza sonucu dökülmelere bağlı hidrokarbon kirliliği büyük boyutlara ulaşabilir. Ölçüt 0 hidrokarbon kirliliğidir.

Kontrolsüz ve izinsiz avlanma

Uzak bölgelerde kontrolsüz ve izinsiz avlanma, kurulan tuzaklar bazı türler üzerinde baskı oluşturabilmektedir. Bu tip taş ocağı çalışanlarının avlanma yasağına uyup uymadıklarının izlenmesi zordur. Tehlike altındaki ve korunması gereken canlılar açısından dikkatli olunmalıdır.

Trafik hacmi

Pratik açıdan taşıma mesafesi birkaç yüz kilometreyi aşmamaktadır. Avrupa ülkelerinde mermer ocakları için taşıma mesafesinin ortalama 150 km olarak verilmektedir. Çimento için taşıma uzaklığının150 kilometreyi aşan her 50 kilometresinde maliyetin iki katına çıktığı belirtilmektedir.

Terk edilen taş ocakları

Taş ocaklarının ömrü birkaç aydan ortalama otuz yıla kadar değişebilmektedir. Verimsiz hale geldikten sonra terk edilen taş ocakları atık biriktirme yerleri olarak ta kullanılabilmektedir.

Taş ocakları sadece bir bölgede bulunmalı

Beşparmak ağlaı üzerindeki tüm taş ocaklarının bir bölgede toplanması ve tahribat ile kirliliğin sadece bir bölgeye lokalize edilmesi gerekirken, mesaryanın ortasına taş ocağı izni verilmemeli.

TOPLUMCU DEMOKRASİ PARTİSİ (TDP)

BİYOLOGLAR DERNEĞİ

ÇEKOVA

KKTC TEMA

KIBHAD

KIBRIS TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ

MANAGEMENT CENTER

YKP 

YEŞİL BARIŞ HAREKETİ

Ortam Gazetesi